Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11952 E. 2012/3225 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acenteliği↗ davanın konusu↗ acente↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ ek prim↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için poliçenin imzalanmasının yeterli olmadığı, primin tamamının ya da ilk taksidinin ödenmesinin gerektiği, davacı tarafından 07.11.1999 tarihli makbuz karşılığında ödendiği iddia edilen peşinatın 12.11.1999 tarihinde meydana gelen depremden sonra 15.11.1999 tarihinde davalıya gönderildiği, makbuzun sonradan düzenlendiği savunması karşısında yapılan incelemede tam olarak ne zaman düzenlendiğinin tespit edilemediği ve sisteme sonradan kayıt yapılabileceğinin belirtildiği, 09.11.1999 tarihli poliçe için iki gün önce ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sigorta bedeli ile ilgili olarak peşinatı almayan sigortacının sigorta sözleşmesini başından iptal hakkı bulunduğu, bu yönde 13.12.1999 tarihli ihbarın davacıya gönderildiği, hasardan önce peşinatın ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan Dairemiz bozma kararında, davacının, prim tahsili ile ilgili davalı acentesi tarafından düzenlenmiş 07.11.1999 tarihli makbuza dayandığı belirtilerek, acente kayıtları üzerinde uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılması ve dava konusu sigorta poliçeleri ile ilgili primlerin ne zaman ödendiğinin açıklığa kavuşturulmasına işaret olunmuştur. Mahkemece, söz konusu makbuzu düzenleyen Ümit Yağlı sigorta acentesi defterleri üzerinde inceleme yapılması için talimat yazılmış, bilirkişilerce acentenin adresine gidilmiş, ancak acente anılan adresten ayrıldığından davanın konusu ile ilgisi olan 1999 yılı defter ve belgeleri temin edilememiştir. Her ne kadar acente kayıtlarının nerede olduğu tespit edilememiş ise de, mahkemece davalıdan söz konusu kayıtların ibrazının istenmesi, bu yolla da kayıtlara ulaşılamaz ise bu takdirde resmi makamlarn aracılığı ile kayıtların akıbetinin araştırılması gerekirken, bozma ilamındaki gerekçeler yerine getirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14292 E. 2018/5467 K.
Ortak:acente · sigorta sözleşmesi · acentelik · ek prim · sigorta poliçesi · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan Dairemiz bozma kararında, davacının, «prim» tahsili ile ilgili davalı «acentesi» tarafından düzenlenmiş 07.11.1999 tarihli makbuza dayandığı belirtilerek, «acente» kayıtları üzerinde uzman «bilirkişilerce inceleme» yaptırılması ve «dava konusu» «sigorta poliçeleri» ile ilgili primlerin ne zaman ödendiğinin açıklığa kavuşturulmasına işaret olunmuştur.
Mahkemece, söz konusu makbuzu düzenleyen Ümit Yağlı «sigorta acentesi» «defterleri» üzerinde inceleme yapılması için talimat yazılmış, bilirkişilerce acentenin adresine gidilmiş, ancak «acente» anılan adresten ayrıldığından «davanın konusu» ile ilgisi olan 1999 yılı defter ve belgeleri temin edilememiştir.
… ece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için poliçenin imzalanmasının yeterli olmadığı, «primin» tamamının ya da ilk taksidinin ödenmesinin gerektiği, davacı tarafından 07.11.1999 tarihli makbuz karşılığında ödendiği iddia edilen peşinatın 12.11.1999 tarihinde meydana gelen depremden sonra 15.11.1999 tarihinde davalıya gönderildiği, makbuzun sonradan düzenlendiği savunması karşısında yapılan incelemede tam olarak ne zaman düzenlendiğinin tespit edilemediği ve sisteme sonradan kayıt yapılabileceğinin belirtildiği, 09.11.1999 tarihli poliçe için iki gün önce ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sigorta bedeli ile ilgili olarak peşinatı almayan sigortacının «sigorta sözleşmesini» başından iptal hakkı bulunduğu, bu yönde 13.12.1999 tarihli «ihbarın» davacıya gönderildiği, hasardan önce peşinatın ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, davacı «acente» tarafından ferdi kaza, yangın ve «kasko sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Ancak «acente» tarafından «prim» borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından «acenteye» verilmiş prim tahsil etme «yetkisinin» bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete ... prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, sigorta şirketinin «prim alacağını» «acenteye» «temlik» etmesi veya «acente» tarafından prim borcunun sigorta şirketine ödenmiş olması halinde de acentenin prim tahsil talep etme hakkı mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · kasko sigortası · riziko · icra takibine itiraz · temlik · taraf ehliyeti · yetkisizlik kararı · teminat
Benzer bu kararda1- Dava, davacı «acente» tarafından ferdi kaza, yangın ve «kasko sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak, «sigorta sözleşmelerinde» belirlenen «primin» alacaklısı «rizikoya» «teminat» veren sigorta şirketidir.
Bununla birlikte, sigorta şirketinin «prim alacağını» «acenteye» «temlik» etmesi veya «acente» tarafından prim borcunun sigorta şirketine ödenmiş olması halinde de acentenin prim tahsil talep etme hakkı mevcuttur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacıya ferdi kaza grup «sigorta poliçesinin» peşinatının ve birinci taksitinin ödendiği, yangın sigorta poliçesinin peşinatının ödendiği, «kasko sigorta» poliçesinin bedelinin tamamının ödendiği, davalı şirket tarafından sigorta poliçelerinin ilk taksitleri ve sonraki ödemeleri yaptığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edemediği, davalının borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3085 E. 2011/14828 K.
Ortak:acente · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan Dairemiz bozma kararında, davacının, «prim» tahsili ile ilgili davalı «acentesi» tarafından düzenlenmiş 07.11.1999 tarihli makbuza dayandığı belirtilerek, «acente» kayıtları üzerinde uzman «bilirkişilerce inceleme» yaptırılması ve «dava konusu» «sigorta poliçeleri» ile ilgili primlerin ne zaman ödendiğinin açıklığa kavuşturulmasına işaret olunmuştur.
Dava, yangın «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, söz konusu makbuzu düzenleyen Ümit Yağlı «sigorta acentesi» «defterleri» üzerinde inceleme yapılması için talimat yazılmış, bilirkişilerce acentenin adresine gidilmiş, ancak «acente» anılan adresten ayrıldığından «davanın konusu» ile ilgisi olan 1999 yılı defter ve belgeleri temin edilememiştir.
Benzer bu karardaDava dilekçesinde davalı bankanın, hem «acente» hem de krediyi kullandıran sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu ileri sürülmüştür.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · kredi sözleşmesi · hasar
Benzer bu karardaDava, «hasar» nedeniyle «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/11952 E. , 2012/3225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2009 tarih ve 2002/1207-2009/824 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından 09.11.1999-09.11.2000 tarihleri için sigorta örtüsüne alınan müvekkiline ait fabrikanın 12.11.1999 tarihinde meydana gelen Düzce depreminde hasarlanmasına rağmen 684.000 TL sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek bu meblağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta primi rizikodan sonra ödendiği için müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen hasarın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için poliçenin imzalanmasının yeterli olmadığı, primin tamamının ya da ilk taksidinin ödenmesinin gerektiği, davacı tarafından 07.11.1999 tarihli makbuz karşılığında ödendiği iddia edilen peşinatın 12.11.1999 tarihinde meydana gelen depremden sonra 15.11.1999 tarihinde davalıya gönderildiği, makbuzun sonradan düzenlendiği savunması karşısında yapılan incelemede tam olarak ne zaman düzenlendiğinin tespit edilemediği ve sisteme sonradan kayıt yapılabileceğinin belirtildiği, 09.11.1999 tarihli poliçe için iki gün önce ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sigorta bedeli ile ilgili olarak peşinatı almayan sigortacının sigorta sözleşmesini başından iptal hakkı bulunduğu, bu yönde 13.12.1999 tarihli ihbarın davacıya gönderildiği, hasardan önce peşinatın ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan Dairemiz bozma kararında, davacının, prim tahsili ile ilgili davalı acentesi tarafından düzenlenmiş 07.11.1999 tarihli makbuza dayandığı belirtilerek, acente kayıtları üzerinde uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılması ve dava konusu sigorta poliçeleri ile ilgili primlerin ne zaman ödendiğinin açıklığa kavuşturulmasına işaret olunmuştur. Mahkemece, söz konusu makbuzu düzenleyen Ümit Yağlı sigorta acentesi defterleri üzerinde inceleme yapılması için talimat yazılmış, bilirkişilerce acentenin adresine gidilmiş, ancak acente anılan adresten ayrıldığından davanın konusu ile ilgisi olan 1999 yılı defter ve belgeleri temin edilememiştir.
Her ne kadar acente kayıtlarının nerede olduğu tespit edilememiş ise de, mahkemece davalıdan söz konusu kayıtların ibrazının istenmesi, bu yolla da kayıtlara ulaşılamaz ise bu takdirde resmi makamlarn aracılığı ile kayıtların akıbetinin araştırılması gerekirken, bozma ilamındaki gerekçeler yerine getirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022601900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz