Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9040 E. 2012/745 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
varşova konvansiyonu↗ yerleşim yeri↗ tazminat davası↗ taşıyıcı↗ yetki↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; HUMK'un 10. maddesindeki koşulların oluşmadığı, HUMK'un 9. maddesine göre davalının yerleşim yeri olan Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy (İstanbul) Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davada yetkili mahkemenin, taşımanın uluslararası niteliği gereği Varşova Konvansiyonu’nun 28. maddesine göre belirlenmesi gerekmektedir. Varşova Konvansiyonu’nun 28. maddesi uyarınca, tazminat davalarının davacının seçimine göre taşıyıcının ikametgahının ya da esas faaliyet merkezinin ya da varsa sözleşmenin yapıldığı iş yerinin bulunduğu yer veya varış yeri mahkemesinde açılması gerekmektedir. Dosyada mevcut yolcu biletinin ise nereden alındığı anlaşılamamakta olup davacı taraf bileti davalının Hatay acentasından aldığını iddia etmektedir. Anlaşmanın yapıldığı yer mahkemesinin yani biletin alındığı yerin neresi olduğu araştırılarak belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12788 E. 2013/22333 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaVarşova Konvansiyonu’nun 28. maddesi uyarınca, «tazminat davalarının» davacının seçimine göre «taşıyıcının» ikametgahının ya da esas faaliyet merkezinin ya da varsa sözleşmenin yapıldığı iş yerinin bulunduğu yer veya varış yeri mahkemesinde açılması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu’na göre gecikme halinde oluşan zarar nedeni ile «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle «ihbar süresi» içinde yazılı bir ihbarın yapılması gerektiği, davacının yaptığı «yazılı ihbarın» 24.02.2010 tarihinde ihbar süresi geçtikten sonra gönderildiği, taşıyıcının «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığını, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «yazılı ihbarının» «ihbar süresi» geçtikten sonra 24.02.2010 tarihinde yapıldığı, «taşıyıcının» «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığı, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 20.12.2010 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından 12.02.2010 tarihinde e-posta ile davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu belirterek e-posta yazışmalarını «ibraz» etmiş, davalı taraf ise bu yazışmalarla ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı ihbar · ihbar süresi · geç teslim · ihbar · kötüniyet · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «yazılı ihbarının» «ihbar süresi» geçtikten sonra 24.02.2010 tarihinde yapıldığı, «taşıyıcının» «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığı, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 20.12.2010 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından 12.02.2010 tarihinde e-posta ile davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu belirterek e-posta yazışmalarını «ibraz» etmiş, davalı taraf ise bu yazışmalarla ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu’na göre gecikme halinde oluşan zarar nedeni ile «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle «ihbar süresi» içinde yazılı bir ihbarın yapılması gerektiği, davacının yaptığı «yazılı ihbarın» 24.02.2010 tarihinde ihbar süresi geçtikten sonra gönderildiği, taşıyıcının «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığını, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «geç teslimden» doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı vekili tarafından «ibraz» edilen e-posta yazışmalarının Varşova Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde yazılı bildirim kabul edilip edilemeyeceği konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9040 E. , 2012/745 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
VEKİLİ AV. ...
VEKİLİ AV. ...
Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/05/2010 tarih ve 2010/3-2010/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Hatay/İstanbul/Batum yolculuğu için Türk Havayolları uçağına bilet alarak Hatay'dan valizlerini teslim ederek uçağa bindiğini, uçak Batum'a vardığında bagajlarının açık olduğunu, bir çok eşyasının eksik olduğunu belirlediğini, kayıp eşyalarının bulunamadığını ileri sürerek, kaybolan eşyalarının bedeli olan 11.500 TL. maddi tazminatın, olay nedeniyle yaşadığı üzüntü nedeniyle de 5.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve görev (işbölümü) itirazında bulunmuş, davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; HUMK'un 10. maddesindeki koşulların oluşmadığı, HUMK'un 9. maddesine göre davalının yerleşim yeri olan Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy (İstanbul) Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davada yetkili mahkemenin, taşımanın uluslararası niteliği gereği Varşova Konvansiyonu’nun 28. maddesine göre belirlenmesi gerekmektedir. Varşova Konvansiyonu’nun 28. maddesi uyarınca, tazminat davalarının davacının seçimine göre taşıyıcının ikametgahının ya da esas faaliyet merkezinin ya da varsa sözleşmenin yapıldığı iş yerinin bulunduğu yer veya varış yeri mahkemesinde açılması gerekmektedir. Dosyada mevcut yolcu biletinin ise nereden alındığı anlaşılamamakta olup davacı taraf bileti davalının Hatay acentasından aldığını iddia etmektedir. Anlaşmanın yapıldığı yer mahkemesinin yani biletin alındığı yerin neresi olduğu araştırılarak belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
27/02/2012-S/E
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022536800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz