6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Destekten yoksun kalma | Manevi tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5980 E. 2011/5258 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıslah harcı ihtiyari dava arkadaşlığı mecburi dava arkadaşlığı destekten yoksun kalma tazminatı başvurma harcı hakkaniyet yargılama giderleri taşıma sözleşmesi içtihadı birleştirme kararı maddi ve manevi tazminat yargılama gideri ıslah harç maddi tazminat yasal faiz eksik inceleme vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 47 · TMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların desteğinin davalı ...'ye ait ve kendisinin sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunduğu esnada davalı sürücünün tam kusuruyla meydana gelen kazada öldüğü, diğer davalının aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve zarardan poliçe limitiyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı eş ... için 8.000,00 TL, ... için 6.000,00 TL, Hüseyin için 6.000,00.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten, davacı eş ... için 73.740,28 TL, ... için 39.204,02 TL destekten yoksun kalma tazminatın davalı ... yönünden olay tarihi, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve poliçe limitiyle sorumlu olarak tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. BK'nun 47 nci maddesi hükmüne göre, hakim özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahiplerine verilebilecek tazminatı adalete uygun olarak belirlemelidir. Bu tazminat, zarara uğrayanlarda bir huzur duygusu oluşturmalıdır. Tazminatın sınırı, onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Diğer bir deyişle, takdir edilecek tazminat miktarı mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını MK'nun 4 ncü maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır.

Kaza nedeniyle eşini ve babalarını kaybeden davacılar için olayın meydana gelişi, davacıların eş ve babalarını kaybetmesi, ekonomik ve sosyal durumları ile diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

3) Diğer yandan taşıma, TTK’nunda düzenlenmiş olup anılan yasanın 4. maddesi uyarınca ticari işlerdendir. Davacı vekillerinin istemi dikkate alınarak alacağın 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesindeki avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerektirmiştir.

4) Mahkemece, davacılar lehine maddi ve manevi tazminat üzerinden ayrı ayrı tek vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı, davacıların ihtiyari dava arkadaşı oldukları bu nedenle davaların ayrı ve bağımsız oldukları gözetilerek her bir davacı için kabul edilen maddi ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maddi ve manevi tazminat üzerinden ayrı ayrı tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerektirmiştir.

5) Kabule göre de, davacılardan dava açılırken alınmış olan 1.2242,00 TLnispi harç, 13,10 TL başvuru harcı ve 1.524,00 TL ıslah harcının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken anılan harcın yargılama giderlerine katılarak kabul ve ret oranına göre davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

6) Davalı ... şirketinin temyizine gelince, sigorta şirketi maddi tazminattan poliçe limitiyle sorumlu olduğundan bu kısma ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinden diğer davalı ile birlikte sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

7) Davalı ... vekilinin temyizine gelince, davalı yanca, davacılara maddi tazminat karşılığında Güvence Hesabından ödeme yapıldığı savunulduğuna göre, anılan dosyanın getirtilerek ödeme yapılıp yapılmadığı yapılmış ise bu miktarın destekten yoksun kalma tazminatından mahsubunun gerekip gerekmediği üzerinde durularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Manevi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13615 E. 2012/1699 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13775 E. 2012/3495 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Manevi tazminat | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15089 E. 2012/2119 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Manevi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15348 E. 2012/6021 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4884 E. 2012/10431 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/5980 E.  ,  2011/5258 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/07/2009 tarih ve 2007/915-2009/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı ...'in malikve sürücüsü olduğu diğer davalı tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı araçta yolculuk yaptığı esnada sürücünün tam kusuruyla meydana gelen kazada öldüğünü, desteklerini yitiren müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, müvekkili ... için 22.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, Hüseyin için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalı ...'ten, müvekkili ... için 25.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL maddi tazminatın değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalı ... yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak ve dava tarihinden diğer davalı yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte her iki davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 20.06.2008 tarihli ıslahla maddi tazminat istemini davacı ...

için 73.740,28 TL'na, ... için 39.204,02 TL'na yükseltmiştir.

Davalı ... AŞ. vekili, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların desteğinin davalı ...'ye ait ve kendisinin sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunduğu esnada davalı sürücünün tam kusuruyla meydana gelen kazada öldüğü, diğer davalının aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve zarardan poliçe limitiyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı eş ... için 8.000,00 TL, ... için 6.000,00 TL, Hüseyin için 6.000,00.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten, davacı eş ... için 73.740,28 TL, ... için 39.204,02 TL destekten yoksun kalma tazminatın davalı ... yönünden olay tarihi, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve poliçe limitiyle sorumlu olarak tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. BK'nun 47 nci maddesi hükmüne göre, hakim özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahiplerine verilebilecek tazminatı adalete uygun olarak belirlemelidir. Bu tazminat, zarara uğrayanlarda bir huzur duygusu oluşturmalıdır. Tazminatın sınırı, onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Diğer bir deyişle, takdir edilecek tazminat miktarı mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

22. 06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını MK'nun 4 ncü maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır.

Kaza nedeniyle eşini ve babalarını kaybeden davacılar için olayın meydana gelişi, davacıların eş ve babalarını kaybetmesi, ekonomik ve sosyal durumları ile diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

3) Diğer yandan taşıma, TTK’nunda düzenlenmiş olup anılan yasanın 4. maddesi uyarınca ticari işlerdendir. Davacı vekillerinin istemi dikkate alınarak alacağın 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesindeki avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerektirmiştir.

4) Mahkemece, davacılar lehine maddi ve manevi tazminat üzerinden ayrı ayrı tek vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı, davacıların ihtiyari dava arkadaşı oldukları bu nedenle davaların ayrı ve bağımsız oldukları gözetilerek her bir davacı için kabul edilen maddi ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maddi ve manevi tazminat üzerinden ayrı ayrı tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerektirmiştir.

5) Kabule göre de, davacılardan dava açılırken alınmış olan 1.2242,00 TLnispi harç, 13,10 TL başvuru harcı ve 1.524,00 TL ıslah harcının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken anılan harcın yargılama giderlerine katılarak kabul ve ret oranına göre davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

6) Davalı ... şirketinin temyizine gelince, sigorta şirketi maddi tazminattan poliçe limitiyle sorumlu olduğundan bu kısma ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinden diğer davalı ile birlikte sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

7) Davalı ... vekilinin temyizine gelince, davalı yanca, davacılara maddi tazminat karşılığında Güvence Hesabından ödeme yapıldığı savunulduğuna göre, anılan dosyanın getirtilerek ödeme yapılıp yapılmadığı yapılmış ise bu miktarın destekten yoksun kalma tazminatından mahsubunun gerekip gerekmediği üzerinde durularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2),(3), (4), (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin (6) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, (7) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.22011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022407200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.