Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9175 E. 2011/5231 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk sınırlaması↗ malvarlığına ilişkin dava↗ tüzel kişilik↗ vade↗ ek tasfiye↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından ibraz edilen inhisari sözleşme ile eser üzerinde hak sahibi olduğunun belgelendiği, davaya konu eserin telif ücretinin 25.000 USD olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği ve davalı siyasi parti kapatılıp mal varlığı Hazine'ye geçtiğinden davanın Hazine'ye yöneltilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, talep edilen dövizin dava tarihindeki kur karşılığı olan 5.685,84 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve Maliye Hazinesi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, müzik eserinin izinsiz kullanımı nedeniyle telif ücreti tazminatı istemine ilişkindir.
Davaya konu müzik eserinin davalı siyasi parti tarafından izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla açılmış olan davada yargılama devam ederken Anayasa Mahkemesi’nin 22.06.2001 tarih ve 2 nolu kararıyla davalı ... kapatılmış olup, Maliye Hazinesi vekili savunmasında, Hazine’nin kapatılan bir siyasi partinin borçlarından ancak Hazine’ye intikal eden aktif malvarlığının tespit ve tasfiye giderleri düşüldükten sonra kalan tutar nispetinde sorumlu olduğunu ileri sürmüş ve bu savunmasını 225 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğine dayandırmıştır. Mahkemece, Maliye Hazinesi’nin sorumluğunun sınırlı olduğuna ilişkin bu savunma karşılanmadan ve tüzel kişilik olan bir siyasi partinin borcundan Maliye Hazinesi’nin ne suretle sorumlu tutulduğu açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamıştır.
2-Mahkemenin kabul şekline göre de; Borçlar Kanunu'nun 83.maddesi uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının, bu alacağın vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Davaya konu eser için FSEK’nun 68. maddesi uyarınca bilirkişilerce tespit olunan telif ücreti de döviz cinsinden belirlendiğine, mahkemece bu tespit kabul edildiğine ve davacı talebi de bu yönde olduğuna göre hükmedilen tazminatın fiili ödeme günündeki kur karşılığı olarak tazmini yönünde hüküm kurulması gerekirken dava tarihindeki kur karşılığı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13965 E. 2012/244 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından «ibraz» edilen inhisari sözleşme ile eser üzerinde hak sahibi olduğunun belgelendiği, davaya konu eserin telif ücretinin 25.000 USD olduğunun bilirkişilerce tespit edildiğ …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından «ibraz» edilen inhisari sözleşme ile eser üzerinde hak sahibi olduğunun belgelendiği, davaya konu eserin telif ücretinin 25.000 USD olduğunun bilirkişilerce tespit edildiğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3258 E. 2017/2310 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · ihbar · ilan · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davalı parti aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davacı fotoğrafının izinsiz kullanılmasının hukuka aykırı olduğunun tespitine, taleple bağlı kalınarak 1.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davacı vekili ile davalı parti vekili ve «ihbar olunan» şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6996 E. 2011/293 K.
Ortak:tüzel kişilik
İncelediğiniz karardaMahkemece, Maliye Hazinesi’nin «sorumluğunun sınırlı» olduğuna ilişkin bu savunma karşılanmadan ve «tüzel kişilik» olan bir siyasi partinin borcundan Maliye Hazinesi’nin ne suretle sorumlu tutulduğu açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamıştır.
Benzer bu karardaOysa 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 71. maddesinde "siyasi partilerin yapacakları giderler sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler genel merkezde parti «tüzel kişiliği» adına, illerde il «yönetim kurulu» adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır.
Siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti «tüzel kişiliği» adına sözleşme yapılmasına ve yükümlülük altına girilmesine ilişkin esaslar, merkez karar ve yönetim kurulunca tesbit olunur.
Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı «yetki» verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı parti «tüzel kişiliği» hiçbir surette sorumlu tutulamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · kira sözleşmesi · yetki · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaBu takdirde sorumluluk sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olur" hükmü getirilmiş olup, açıklanan bu hüküm gözönüne alındığında davalı Parti Genel Başkanlığı tarafından davaya konu zarara neden olduğu iddia edilen parti ilçe teşkilatına «kira sözleşmesi» yapması konusunda bir «yetki» verilmediği gibi yapılan kira sözleşmesine de sonradan onay verildiği iddia ve ispat edilememiştir.
Dava, davalı siyasi partinin Beşiktaş İlçe Başkanlığının kiracısı olduğu dairedeki musluğun açık bırakılması sonucu davacıya sigortalı işyerine sızan sular nedenliyle oluştuğu iddia edilen zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 71. maddesinde "siyasi partilerin yapacakları giderler sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler genel merkezde parti «tüzel kişiliği» adına, illerde il «yönetim kurulu» adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır.
Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı «yetki» verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı parti «tüzel kişiliği» hiçbir surette sorumlu tutulamaz.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15005 E. 2013/12852 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · kâr payı · ıslah · temerrüt
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı kurumun yasal düzenlemenin açıklığı karşısında hazine tarafından karşılanması gereken katkı «payının» hazineden tahsili yerine davacının hak edişlerinden kesilerek, yapılan bu kesintinin Sosyal Güvenlik Kurumu ya da Hazineye aktarılmayarak kendi üzerinde bırakıldığı, yasa hükmü gereği bu bedeli haksız olarak elinde bulundurduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, toplam 28.368,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, davada «ıslah» edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ıslah ile birlikte hükmedilen tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğr …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15005 E. 2013/12852 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · kâr payı · ıslah · temerrüt
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı kurumun yasal düzenlemenin açıklığı karşısında hazine tarafından karşılanması gereken katkı «payının» hazineden tahsili yerine davacının hak edişlerinden kesilerek, yapılan bu kesintinin Sosyal Güvenlik Kurumu ya da Hazineye aktarılmayarak kendi üzerinde bırakıldığı, yasa hükmü gereği bu bedeli haksız olarak elinde bulundurduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, toplam 28.368,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, davada «ıslah» edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ıslah ile birlikte hükmedilen tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğr …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9175 E. , 2011/5231 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2009 tarih ve 2002/659 - 2009/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve Maliye Hazinesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Rasputin” adlı musiki eserinin Türkiye’deki yayın haklarının sahibi olduğunu, adı geçen eserinin davalı ... tarafından 18.04.1999 tarihinde yapılan seçim kampanyalarında izin alınmaksızın kullanıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı olarak şimdilik 10.000 USD telif ücreti tazminatının davalıdan tahsili talep ve dava etmiş, yargılama sırasında bahsi geçen siyasi partinin Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatılması nedeniyle dava Hazine’ye yöneltilmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Davaya dahil edilen Maliye vekili, dahili davalı şeklinde bir usul hükmünün bulunmadığını, davanın müvekkiline yöneltilmesinin yasal olmadığı ve Milli Emlak Genel Tebliği hükümleri uyarınca hazinenin ancak kendisine intikal eden malvarlığı nispetinde ödeme yapabileceğini, bahsi geçen siyasi partinin ise malvarlığı bulunmadığından müvekkilince ödeme yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından ibraz edilen inhisari sözleşme ile eser üzerinde hak sahibi olduğunun belgelendiği, davaya konu eserin telif ücretinin 25.000 USD olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği ve davalı siyasi parti kapatılıp mal varlığı Hazine'ye geçtiğinden davanın Hazine'ye yöneltilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, talep edilen dövizin dava tarihindeki kur karşılığı olan 5.685,84 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve Maliye Hazinesi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, müzik eserinin izinsiz kullanımı nedeniyle telif ücreti tazminatı istemine ilişkindir.
Davaya konu müzik eserinin davalı siyasi parti tarafından izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla açılmış olan davada yargılama devam ederken Anayasa Mahkemesi’nin 22.06.2001 tarih ve 2 nolu kararıyla davalı ... kapatılmış olup, Maliye Hazinesi vekili savunmasında, Hazine’nin kapatılan bir siyasi partinin borçlarından ancak Hazine’ye intikal eden aktif malvarlığının tespit ve tasfiye giderleri düşüldükten sonra kalan tutar nispetinde sorumlu olduğunu ileri sürmüş ve bu savunmasını 225 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğine dayandırmıştır. Mahkemece, Maliye Hazinesi’nin sorumluğunun sınırlı olduğuna ilişkin bu savunma karşılanmadan ve tüzel kişilik olan bir siyasi partinin borcundan Maliye Hazinesi’nin ne suretle sorumlu tutulduğu açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamıştır.
2-Mahkemenin kabul şekline göre de; Borçlar Kanunu'nun 83.maddesi uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının, bu alacağın vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Davaya konu eser için FSEK’nun 68. maddesi uyarınca bilirkişilerce tespit olunan telif ücreti de döviz cinsinden belirlendiğine, mahkemece bu tespit kabul edildiğine ve davacı talebi de bu yönde olduğuna göre hükmedilen tazminatın fiili ödeme günündeki kur karşılığı olarak tazmini yönünde hüküm kurulması gerekirken dava tarihindeki kur karşılığı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022391900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz