Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6996 E. 2011/293 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazmin↗ kira sözleşmesi↗ tüzel kişilik↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı siyasi partinin Beşiktaş İlçe Başkanlığının kiracısı olduğu dairedeki musluğun açık bırakılması sonucu davacıya sigortalı işyerine sızan sular nedenliyle oluştuğu iddia edilen zararın rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 71. maddesinde "siyasi partilerin yapacakları giderler sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler genel merkezde parti tüzel kişiliği adına, illerde il yönetim kurulu adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır. Siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti tüzel kişiliği adına sözleşme yapılmasına ve yükümlülük altına girilmesine
ilişkin esaslar, merkez karar ve yönetim kurulunca tesbit olunur. Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı parti tüzel kişiliği hiçbir surette sorumlu tutulamaz. Merkez karar ve yönetim kurulu veya genel başkan veya parti tüzel kişiliği aleyhine takipte bulunulamaz. Bu takdirde sorumluluk sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olur" hükmü getirilmiş olup, açıklanan bu hüküm gözönüne alındığında davalı Parti Genel Başkanlığı tarafından davaya konu zarara neden olduğu iddia edilen parti ilçe teşkilatına kira sözleşmesi yapması konusunda bir yetki verilmediği gibi yapılan kira sözleşmesine de sonradan onay verildiği iddia ve ispat edilememiştir. Bu durumda davalı parti genel merkezinin oluştuğu iddia edilen zarardan sorumlu tutulmasına olanak yoktur.
Bu itibarla, mahkemece, davalı hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1245 E. 2021/469 K.
Ortak:yetki · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaOysa 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 71. maddesinde "siyasi partilerin yapacakları giderler sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler genel merkezde parti «tüzel kişiliği» adına, illerde il «yönetim kurulu» adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır.
Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı «yetki» verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı parti «tüzel kişiliği» hiçbir surette sorumlu tutulamaz.
Merkez karar ve «yönetim kurulu» veya genel başkan veya parti «tüzel kişiliği» aleyhine takipte bulunulamaz.
Benzer bu karardaBu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı «yetki» verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde, partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları «hizmet sözleşmeleri» de dâhil her türlü sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzelkişiliği hiçbir suretle sorumlu tutulamaz; merkez karar ve «yönetim kurulu» veya genel başkan veya parti tüzelkişiliği aleyhine takipte bulunulamaz.
Bu kapsamda belirtmek gerekirse, 2820 sayılı Kanunun 71 nci maddesi, “Siyasi partilerin yapacakları giderler, sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler; genel merkezde parti tüzelkişiliği adına, illerde il «yönetim kurulu» adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır.
Bu durumda, Mahkemece davalının bu yöndeki savunması üzerinde durularak, fotoğrafın «temlikine» ilişkin davalılar arasında yapılan sözleşmenin Parti Merkez Yönetim Kurulu tarafından verilen yetkiye istinaden yapılıp yapılmadığı, böyle bir «yetki» verilmemesi durumunda ise sözleşmenin onaylanması yönünde alınmış bir karar bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve dolayısıyla «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı davalı ... aleyhine açılan davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, Kararın ... yararına bu yönden de bozulması gerekmiş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · tanıma · husumet ehliyeti · hizmet sözleşmesi · pasif husumet · temlik · taraf ehliyeti · taşıyan
Benzer bu kararda2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu ve Parti Tüzüğü hükümleri uyarınca davalı sıfatının bulunmadığını ileri sürerek davanın «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığı yönünden reddini istemiştir.
1.FSEK’in 1B/1-a hükmü ile eserin «tanımı», 2 ilâ 5 inci maddeleri ile de eser kategorileri düzenlenmiştir.
Başka bir ifade ile FSEK’e göre eser, sahibinin hususiyetini «taşıyan», ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri türlerinden biri içine giren ve fikri çabayı içeren her nevi fikir ve sanat ürünüdür.
Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı «yetki» verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde, partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları «hizmet sözleşmeleri» de dâhil her türlü sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzelkişiliği hiçbir suretle sorumlu tutulamaz; merkez karar ve «yönetim kurulu» veya genel başkan veya parti tüzelkişiliği aleyhine takipte bulunulamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3258 E. 2017/2310 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · ihbar · ilan · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davalı parti aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davacı fotoğrafının izinsiz kullanılmasının hukuka aykırı olduğunun tespitine, taleple bağlı kalınarak 1.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davacı vekili ile davalı parti vekili ve «ihbar olunan» şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9175 E. 2011/5231 K.
Ortak:tüzel kişilik
İncelediğiniz karardaOysa 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 71. maddesinde "siyasi partilerin yapacakları giderler sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler genel merkezde parti «tüzel kişiliği» adına, illerde il «yönetim kurulu» adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır.
Siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti «tüzel kişiliği» adına sözleşme yapılmasına ve yükümlülük altına girilmesine ilişkin esaslar, merkez karar ve yönetim kurulunca tesbit olunur.
Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı «yetki» verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı parti «tüzel kişiliği» hiçbir surette sorumlu tutulamaz.
Benzer bu karardaMahkemece, Maliye Hazinesi’nin «sorumluğunun sınırlı» olduğuna ilişkin bu savunma karşılanmadan ve «tüzel kişilik» olan bir siyasi partinin borcundan Maliye Hazinesi’nin ne suretle sorumlu tutulduğu açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırlaması · malvarlığına ilişkin dava · vade · ek tasfiye · ibraz
Benzer bu kararda… kararıyla davalı ... kapatılmış olup, Maliye Hazinesi vekili savunmasında, Hazine’nin kapatılan bir siyasi partinin borçlarından ancak Hazine’ye intikal eden aktif «malvarlığının» tespit ve «tasfiye» giderleri düşüldükten sonra kalan tutar nispetinde sorumlu olduğunu ileri sürmüş ve bu savunmasını 225 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğine dayandırmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından «ibraz» edilen inhisari sözleşme ile eser üzerinde hak sahibi olduğunun belgelendiği, davaya konu eserin telif ücretinin 25.000 USD olduğunun bilirkişilerce tespit edildiğ …
Mahkemece, Maliye Hazinesi’nin «sorumluğunun sınırlı» olduğuna ilişkin bu savunma karşılanmadan ve «tüzel kişilik» olan bir siyasi partinin borcundan Maliye Hazinesi’nin ne suretle sorumlu tutulduğu açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamıştır.
2-Mahkemenin kabul şekline göre de; Borçlar Kanunu'nun 83.maddesi uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının, bu alacağın «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13965 E. 2012/244 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından «ibraz» edilen inhisari sözleşme ile eser üzerinde hak sahibi olduğunun belgelendiği, davaya konu eserin telif ücretinin 25.000 USD olduğunun bilirkişilerce tespit edildiğ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6996 E. , 2011/293 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2009 tarih ve 2006/851-2009/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline dâhili su basması rizikolarına karşı sigortalı işyerine davalı siyasi partinin Beşiktaş İlçe Başkanlığının kiracı olarak bulunduğu daireden su sızdığını, bu nedenle sigortalı işyerinde hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 1.494 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2820 sayılı yasanın 71. maddesine göre parti genel merkezi hakkında dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı siyasi partinin Beşiktaş İlçe Başkanlığının kiracısı olduğu dairedeki musluğun açık bırakılması sonucu davacıya sigortalı işyerine sızan sular nedenliyle oluştuğu iddia edilen zararın rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 71. maddesinde "siyasi partilerin yapacakları giderler sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler genel merkezde parti tüzel kişiliği adına, illerde il yönetim kurulu adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır. Siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti tüzel kişiliği adına sözleşme yapılmasına ve yükümlülük altına girilmesine
ilişkin esaslar, merkez karar ve yönetim kurulunca tesbit olunur. Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı parti tüzel kişiliği hiçbir surette sorumlu tutulamaz. Merkez karar ve yönetim kurulu veya genel başkan veya parti tüzel kişiliği aleyhine takipte bulunulamaz. Bu takdirde sorumluluk sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olur" hükmü getirilmiş olup, açıklanan bu hüküm gözönüne alındığında davalı Parti Genel Başkanlığı tarafından davaya konu zarara neden olduğu iddia edilen parti ilçe teşkilatına kira sözleşmesi yapması konusunda bir yetki verilmediği gibi yapılan kira sözleşmesine de sonradan onay verildiği iddia ve ispat edilememiştir.
Bu durumda davalı parti genel merkezinin oluştuğu iddia edilen zarardan sorumlu tutulmasına olanak yoktur.
Bu itibarla, mahkemece, davalı hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009666800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz