6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ihbar süresi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15730 E. 2012/713 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Usul tespitleri

Zamanaşımı
6 ay
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar süresi garanti süresi garanti kapsamı garanti sözleşmesi satış sözleşmesi garantörlük ihbar ihtarname tacir zamanaşımı husumet

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 355 · TTK — TTK 25

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; araçta üretim hatası bulunduğu, aracın 2 yıllık garanti süresinin 08/12/2007 tarihinde dolduğu, tamir işleminin garanti süresi içerisinde yapılmakla birlikte arızanın garanti süresi dolduktan sonra oluştuğu, yapılan tamirat ile ilgili belgelerin davacıdan gizlenmediği, ticari araç kullanan ve tacir konumunda olan davacının 14/12/2007 tarihinde 2. arızanın oluşması sonrası, araçtaki ayıbı öğrenmesine rağmen öğrenme tarihinden itibaren TTK'nun 25/3 maddesindeki 2 ve 8 günlük süreler içinde davalılara ihbarda bulunmadığı gibi 6 ay içerisinde ihtarname de göndermediği, gönderilen ihtarnamenin ise 17/06/2008 tarihli olduğu, davalıların zamanaşımı itirazlarının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

Dava, garanti sözleşmesine istinaden açılmış olup husumet de garanti veren davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. ve servis hizmeti veren davalı .... ŞTİ'ne yöneltilmiştir.

Davacıya ait aracın garanti süresi içerisine arızalandığı ve servis başvurusunun da bu süre içerisinde yapılmış olduğu çekişmesiz olduğuna göre, uyuşmazlığın çözümü araçtaki arızanın garanti kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu noktada ihbarın süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı garanti veren açısından önemli değildir. Bu itibarla, mahkemece bu davalıya yönelik davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Davacı ile diğer davalı arasındaki ilişki ise BK 355. ve devamı maddelerinde düzenlenen istisna akti niteliğinde olup, bu davalıya yönelik taleplerin istisna akti hükümlerine göre değerlendirilmesi icap eder. Bu durumda mahkemenin, davacının bu davalıya yönelik istemini satış sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirerek sonuca gitmesi doğru bulunmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6439 E. 2023/6266 K.

    Ortak: · zamanaşımı 6 ay

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ayıplı Mal

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11293 E. 2012/18017 K.

    Ortak: · zamanaşımı 6 ay

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5634 E. 2023/360 K.

    Ortak: · zamanaşımı 6 ay

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/15730 E.  ,  2012/713 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

VEKİLİ Av. ...

DAVALILAR 1-Aykan Motor Servis Ltd. Şti.

VEKİLİ Av. ...

2-Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş.

VEKİLİ Av. ...

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2009 tarih ve 2009/72-2009/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait ticari minibüsün 09.12.2005 tarihinde trafiğe çıkış yaptığını, buna bağlı olarak 08.12.2005- 08.12.2007 tarihleri arasında davalı ithalatcı firma Doğuş Otomotiv Servis ve Tic A.Ş. ile diğer davalı .... Şti nin iki yıllık bakım ve onarım garantisi altında bulunduğunu,aracın motorundan ses gelmesi nedeniyle 22.10.2007 tarihinde davalı servise müracaat edildiğini, davalı tarafından gerekli işlemlerin yapıldığının bildirildiğini, ancak arızanın devamı üzerine 21.11.2007 tarihinde davalı tarafından aracın motor bloğunun değiştirildiğini, 14.12.2007 tarihinde Kahramanmaraş- Elbistan arası seyir halinde iken davalının monte ettiği araç motorunun iki yerinden dağıldığını ve motorun kullanılamaz hale geldiğini, davalı servisin arızanın garanti kapsamı dışında kaldığından bahisle tamiri kabul etmediğini, ancak bu sırada 2006 model ticari araca 2001 model hurda motor bloku takıldığının öğrenildiğini, hurda motor takılmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, ayıba bağlı olarak aracın kasko satış değeri olan 45.000,00 TL ile 14.12.2007 tarihinden itibaren aracın çalıştırılmaması nedeni ile uğranılan zarar karşılığı olan 16.040,00 TL' nin ve zarar sürekli devam ettiğinden yargılama sürecince devam eden maddi zararın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir

Davalı .... Şti. Vekili, aracın davacıya 08.12.2005 tarihinde teslim olunduğunu, dava sebebinin ayıp iddiasına dayanmakla dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, yetkili servis olan müvekkiline husumetin yöneltilmeyeceğini, motor bloğunun davacının onayı ile ve bilgisi dahilinde değiştirildiğini, araçtaki arızanın servislerince takılan motor bloğuna bağlanmasının imkansız olduğunu, zira arızanın kullanıcının hatası sebebiyle oluştuğunun tarafsız Öztaş firması tarafından raporlandırıldığını, garantiye bağlı olarak tamir isteminin garanti süresinin dolmuş olmasından değil arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanması nedeniyle kabul edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

./...

2011/15730

2012/713

S2

Davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. vekili, aracın ayıplı olmadığını, araçta üretimden kaynaklanan herhangi bir kusur bulunmadığını, bedel iadesi talebinin yasal koşullarının oluşmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin aracın ithalatçısı olup aracın davacıya müvekkili tarafından satılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; araçta üretim hatası bulunduğu, aracın 2 yıllık garanti süresinin 08/12/2007 tarihinde dolduğu, tamir işleminin garanti süresi içerisinde yapılmakla birlikte arızanın garanti süresi dolduktan sonra oluştuğu, yapılan tamirat ile ilgili belgelerin davacıdan gizlenmediği, ticari araç kullanan ve tacir konumunda olan davacının 14/12/2007 tarihinde 2. arızanın oluşması sonrası, araçtaki ayıbı öğrenmesine rağmen öğrenme tarihinden itibaren TTK'nun 25/3 maddesindeki 2 ve 8 günlük süreler içinde davalılara ihbarda bulunmadığı gibi 6 ay içerisinde ihtarname de göndermediği, gönderilen ihtarnamenin ise 17/06/2008 tarihli olduğu, davalıların zamanaşımı itirazlarının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

Dava, garanti sözleşmesine istinaden açılmış olup husumet de garanti veren davalı Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. ve servis hizmeti veren davalı .... ŞTİ'ne yöneltilmiştir.

Davacıya ait aracın garanti süresi içerisine arızalandığı ve servis başvurusunun da bu süre içerisinde yapılmış olduğu çekişmesiz olduğuna göre, uyuşmazlığın çözümü araçtaki arızanın garanti kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu noktada ihbarın süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı garanti veren açısından önemli değildir. Bu itibarla, mahkemece bu davalıya yönelik davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Davacı ile diğer davalı arasındaki ilişki ise BK 355. ve devamı maddelerinde düzenlenen istisna akti niteliğinde olup, bu davalıya yönelik taleplerin istisna akti hükümlerine göre değerlendirilmesi icap eder. Bu durumda mahkemenin, davacının bu davalıya yönelik istemini satış sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirerek sonuca gitmesi doğru bulunmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

23.02.2012 HŞ

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022276100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.