Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8904 E. 2012/733 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusu↗ marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ protokol↗ hukuki yarar↗ taşıyan↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça protokol hükümlerine uyulduğunun kabul edildiği, yön levhasının değiştirilmesinin belediyenin tasarrufunda bulunması bir yana davacı adına tescilli markanın davacıya ait otelin yerini gösteren levhada kullanılmasında reklam amacının olmadığı gerekçesiyle davacı tarafından açılan davanın konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava tarihinde uyuşmazlık konusu “Makumba” ibaresini taşıyan yön levhasının davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve taraflar arasındaki 13/03/2009 tarihli protokole aykırılık oluşturduğu sabittir. Nitekim, yargılama sırasında anılan yön levhası davalının başvurusu üzerine ilgili belediye tarafından mahallinden kaldırılmıştır. Her ne kadar mahkemece uyuşmazlık konusu “Makumba” ibaresini taşıyan yön levhasının sonradan bulunduğu yerden kaldırılmak suretiyle davanın konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde bir karar verilmişse de her dava açıldığı tarihteki hukuki duruma göre çözümleneceği gibi, davacının iş bu davada davalı eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit ve önlenmesine dair mahkemeden bir karar verilmesini istemekte hukuki yararı bulunmaktadır.Bu nedenle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde açılan davanın konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
./...
2010/8904
2012/733
S2
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/588 E. 2015/6336 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konkordato · sigorta acenteliği · acentelik sözleşmesi · acente · acentelik · iflas · taahhütname · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, 5684 sayılı Sigortacılık Yasası'nın 23. maddesinde «sigorta acenteliği» yapmak isteyenlerin Türkiye Odalara ve Borsalar Biriliği'nce tutulan levhaya yazılı olmasını şart koştuğu, davacının İzmir Ticaret Odasına 30.09.2009 tarihinde başvurarak 5684 Sayılı Yasaya göre TOBB levhasına kayıt olabilmesi için ön kayıt yaptırdığı, 40823 sırayı aldığı, bu belgenin ekinde sicil tastiknamesi, vergi levhası, «iflas» ve «konkortado» «kaydının» bulunmadığına ilişkin belge, «taahhütname», adli Sicil kaydı ve diğer belgelerin verildiği, ancak davacı şirket yetkilisinin sabıka kaydı bulunması nedeniyle işlemin uzun süre gerçekleşemediği, en sonunda 26.01.2010 tarihinde davacı şirketin levhaya kayıt edildiği, davacının bu yasa uyarınca levhaya kayıt yaptırmasının gerekli olduğunu bilmesine, bu konuda davalı tarafından uyarılmasına rağmen ancak 30.09.2009 tarihinde başvuruda bulunduğu, bu nedenle sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı olduğu, «acentelik sözleşmesi» ve 5684 sayılı Yasa'nın 23/16. maddesinde sözleşmenin «acente» tarafından haklı bir nedene dayanılmaksızın fesh edilmesi veya sözleşmenin kendi «kusuru» ile feshine neden olması halinde tazminat taleplerinin düşeceğinin belirtildiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi ü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11823 E. 2014/15920 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konkordato · sigorta acenteliği · acentelik sözleşmesi · acente · kısıtlılık · acentelik · fesih · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 5684 Sayılı Sigortacılık Yasası'nın 23. maddesinde «sigorta acenteliği» yapmak isteyenlerin Türkiye Odalara ve Borsalar Biriliği'nce tutulan levhaya yazılı olmasını şart koştuğu, davacının İzmir Ticaret Odasına 30.09.2009 tarihinde başvurarak 5684 Sayılı Yasaya göre TOBB levhasına kayıt olabilmesi için ön kayıt yaptırdığı, 40823 sırayı aldığı, bu belgenin ekinde sicil tastiknamesi, vergi levhası, «iflas» ve «konkortado» «kaydının» bulunmadığına ilişkin belge, «taahhütname», adli Sicil kaydı ve diğer belgelerin verildiği, ancak davacı şirket yetkilisinin sabıka kaydı bulunması nedeniyle işlemin uzun süre gerçekleşemediği, en sonunda 26.01.2010 tarihinde davacı şirketin levhaya kayıt edildiği, davacının bu yasa uyarınca levhaya kayıt yaptırmasının gerekli olduğunu bilmesine, bu konuda davalı tarafından uyarılmasına rağmen ancak 30.09.2009 tarihinde başvuruda bulunduğu, bu nedenle sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı olduğu, «acentelik sözleşmesi» ve 5684 sayılı Yasa'nın 23/16. maddesinde sözleşmenin «acente» tarafından haklı bir nedene dayanılmaksızın fesh edilmesi veya sözleşmenin kendi «kusuru» ile feshine neden olması halinde tazminat taleplerinin düşeceğinin belirtildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlene «acentelik sözleşmesinin» davalı sigorta şirketi tarafından tek taraflı olarak feshedildiği, «fesih» gerekçesi olarak davacı acentenin levhaya kayıt işlemini yapmamasının gösterildiği dosya kapsamı itibari ile çekişmesiz olup, davaya konu uyuşmazlığın çözümünde davalı sigorta şirketi tarafından yapılan fesih işleminin haklı nedene dayanıp dayanmadığı önem taşımaktadır.
Davacı vekili, 5684 sayılı Sigortacılık Kanun'un ve bu kanunun 23. maddesi kapsamında düzenlenen yönetmelik kapsamında, «sigorta acentelerinin» levhaya kayıt yaptırmalarının zorunlu olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin de başvuru işlemlerini gerçekleştirip levhaya kayıt yaptırdığını, başvuru ve kayıt işlemin …
Nitekim, dosyada mevcut 18.02.2009 tarihli «ihtar» ile davacı «acentenin» kayıt işlemini yaptırması talep edilmiş, bunun mümkün olmaması üzerine ikinci bir ihtar ile 26.11.2009 tarihine kadar kayıt işlemlerinin tamamlanması talep edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8904 E. , 2012/733 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
VEKİLİ Av. ...
VEKİLİ Av. ...
Taraflar arasında görülen davada Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2010 tarih ve 2009/422-2010/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait olan tescilli Makumba markasının izin alınmaksızın davalı tarafından otelini gösteren yön levhalarında kullanıldığını ileri sürerek, davalının haksız kullanımın sonlandırılmasına, bu kullanımın sonlandırılmasına ilişkin olarak taraflar arasında akdedilen 13.03.2009 tarihli protokolün 7. maddesi uyarınca 20.000 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça protokol hükümlerine uyulduğunun kabul edildiğini, davacı tarafından yapılan ceza şikayetinden vazgeçildiğini ve açılmış olan davadan da feragat edildiğini, davacının bu işlemi ile sözleşmeye aykırılığın giderildiğini kabul etmiş bulunduğunu, davanın iyiniyet kurallarına aykırı olarak açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça protokol hükümlerine uyulduğunun kabul edildiği, yön levhasının değiştirilmesinin belediyenin tasarrufunda bulunması bir yana davacı adına tescilli markanın davacıya ait otelin yerini gösteren levhada kullanılmasında reklam amacının olmadığı gerekçesiyle davacı tarafından açılan davanın konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava tarihinde uyuşmazlık konusu “Makumba” ibaresini taşıyan yön levhasının davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve taraflar arasındaki 13/03/2009 tarihli protokole aykırılık oluşturduğu sabittir. Nitekim, yargılama sırasında anılan yön levhası davalının başvurusu üzerine ilgili belediye tarafından mahallinden kaldırılmıştır. Her ne kadar mahkemece uyuşmazlık konusu “Makumba” ibaresini taşıyan yön levhasının sonradan bulunduğu yerden kaldırılmak suretiyle davanın konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde bir karar verilmişse de her dava açıldığı tarihteki hukuki duruma göre çözümleneceği gibi, davacının iş bu davada davalı eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit ve önlenmesine dair mahkemeden bir karar verilmesini istemekte hukuki yararı bulunmaktadır.Bu nedenle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde açılan davanın konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
./...
2010/8904
2012/733
S2
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
27.02.2012 HŞ
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022013800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz