6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3911 E. 2012/9601 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet yokluğu pasif husumet husumet yokluğu hasar husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davayı tapu kayıt malikine ya da taşınmazı fiilen kullanan kişiye karşı açmasının gerektiği, davalının tapu kayıt maliki olmadığı gibi sigortalı konutta hasara sebep olan ve sigortalı konutun üst katında yer alan konutun kullanıcısı olduğu hususunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nun 1301. maddesine dayalı rücuan alacak istemine ilişkindir. Her ne kadar davalının belirtilen yerde oturmadığı hususu mahkemece davanın reddine gerekçe yapılmış ise de; dava dilekçesinin davalıya söz konusu adreste tebliğ edilmesi olgusu ve yönetici tarafından tutulan tutanağa hangi nedenle itibar edilmediğinin gerekçeleri karar yerinde gösterilmemiştir. Bu durumda, mahkemece davalının hangi sıfatla hasarın meydana geldiği yer olduğu bildiren adreste oturduğu tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7370 E. 2011/5271 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/3911 E.  ,  2012/9601 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2010 tarih ve 2009/823-2010/781 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine yuvam sigorta poliçesiyle sigortalanan dava dışı sigortalıya ait konutun davalıya ait evden kaynaklanan su sızıntısı sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 2.425 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin sigortalının konutunun üst katında gayrimenkulünün bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davayı tapu kayıt malikine ya da taşınmazı fiilen kullanan kişiye karşı açmasının gerektiği, davalının tapu kayıt maliki olmadığı gibi sigortalı konutta hasara sebep olan ve sigortalı konutun üst katında yer alan konutun kullanıcısı olduğu hususunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nun 1301. maddesine dayalı rücuan alacak istemine ilişkindir. Her ne kadar davalının belirtilen yerde oturmadığı hususu mahkemece davanın reddine gerekçe yapılmış ise de; dava dilekçesinin davalıya söz konusu adreste tebliğ edilmesi olgusu ve yönetici tarafından tutulan tutanağa hangi nedenle itibar edilmediğinin gerekçeleri karar yerinde gösterilmemiştir. Bu durumda, mahkemece davalının hangi sıfatla hasarın meydana geldiği yer olduğu bildiren adreste oturduğu tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021996100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.