Pay defterine kayıt
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1514 E. 2012/779 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine kayıt↗ hisse devri sözleşmesi↗ pay defteri kaydı↗ yoklukla malul karar↗ şirket müdürlüğü↗ sözleşmenin iptali↗ pay devri↗ yokluk↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ hisse devri↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ muvafakat↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava pay devrine yönelik noter sözleşmesinin iptaline ilişkin olarak açılmış ise de davacının 11.04.2007 tarihli 2007/1 sayılı devre muvafakat ve pay defterine kayda ilişkin şirket müdürlük kararının iptalini istemesi gerektiği, 3.kişiler arasında yapılan, taraflara hak ve borçlar yükleyen noter sözleşmesinin iptalini istenmesinin usule aykırı olduğu, alınan bilirkişi raporunda davacının %40 paya sahip olduğu limited şirkette yapılan pay devri işleminin %75 paya sahip ortaklarca onaylanmaması sebebiyle devir işleminin batıl olduğu yönündeki görüşün benimsenmediği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
2010/1514 Sf-2-
2012/779
Dava, davalılar ... ve ... arasında yapılan hisse devir sözleşmesinin yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptali ile davalı ...’a ait olup diğer davalı ...’e devredilen 1 adet şirket hissesinin davalı ... adına tescili istemlerine ilişkindir.
Davacı ... ile davalılardan Sedat, davalı şirketin ortakları olup, bu ortaklıkları devam ederken davalı ...’ın kendisine ait hisselerden 1 adet hisseyi diğer davalı ...’a devrettiği, bu devir işleminin ortaklar kurulu kararı olmadan aynı zamanda şirketin müdürü olan davalı ...’ın kararı ile pay defterine kayıt edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece, davacının davalılar arasındaki sözkonusu hisse devrine ilişkin sözleşmenin iptalini sözleşmenin tarafları arasındaki ilişki bakımından 3. kişi durumunda bulunduğundan isteme hakkının olmadığı, davacının müdürlük kararının iptalini istemesi gerektiği, bu nedenle davanın açılış şekli ve istem bakımından usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı açtığı davada taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesi ile ortağı olduğu şirketin ortak sayısının kanuna aykırı bir şekilde değiştirildiğini ileri sürerek, bu aykırılığın giderilmesini istemiştir.Dava dilekçesindeki istemlerinden biri olan davalı ...’a ait iken diğer davalıya devredilen hissenin yeniden davalı ... adına tesciline karar verilmesi yönündeki istemiyle de esasen taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin davalı şirket bakımından doğurduğu hukuki sonucun iptalini amaçladığının anlaşılmasına ve davacının davalı şirketin ortağı olup, şirketin ortaklık yapısını etkileyen bir sözleşmenin iptaline ilişkin istemde bulunmasında hukuki yararı bulunduğunun da kabulünün gerekmesine göre mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davacı isteminin dar bir şekilde ve dava ile amaçlanan hukuki sonuç gözönüne alınmaksızın yorumlanması sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13585 E. 2013/19068 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz kararda2010/1514 Sf-2- 2012/779 Dava, davalılar ... ve ... arasında yapılan «hisse devir sözleşmesinin» «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve iptali ile davalı ...’a ait olup diğer davalı ...’e devredilen 1 adet şirket hissesinin davalı ... adına tescili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 39 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan kararların «yoklukla malul» olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım atanması · kayyım
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 39 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan kararların «yoklukla malul» olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Menfi tespit | Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14507 E. 2014/3761 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz kararda2010/1514 Sf-2- 2012/779 Dava, davalılar ... ve ... arasında yapılan «hisse devir sözleşmesinin» «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve iptali ile davalı ...’a ait olup diğer davalı ...’e devredilen 1 adet şirket hissesinin davalı ... adına tescili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin «çıplak pay» niteliğinde olduğu, devrin yazılı olarak yapılabileceği, davalının devre ilişkin belge «ibraz» etmediği, «inanç sözleşmesinin» yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davacının şirkette 17 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine, birleşen davanın kabulüne, davacının 17 paya sahip olduğunun tespitine, davalı R.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıplak pay · inanç sözleşmesi · yemin deliline dayanma · kayyım atanması · yemin teklifi · kayyım · yemin delili · yemin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin «çıplak pay» niteliğinde olduğu, devrin yazılı olarak yapılabileceği, davalının devre ilişkin belge «ibraz» etmediği, «inanç sözleşmesinin» yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davacının şirkette 17 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine, birleşen davanın kabulüne, davacının 17 paya sahip olduğunun tespitine, davalı R.
2- Ancak, davalılar vekilinin cevap dilekçesinde «yemin deliline dayanmış» olmasına rağmen, davalı tarafa, davacıya «yemin teklif» etme hakkı bulunduğu hatırlatılmayarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14218 E. 2013/12482 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz kararda2010/1514 Sf-2- 2012/779 Dava, davalılar ... ve ... arasında yapılan «hisse devir sözleşmesinin» «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve iptali ile davalı ...’a ait olup diğer davalı ...’e devredilen 1 adet şirket hissesinin davalı ... adına tescili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin nama yazılı olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı gibi davacıya «teslim» edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 39 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi ve genel kurulların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inanç sözleşmesi · kayyım atanması · kayyım · hisse senedi · mirasçılık · kâr payı · yönetim kurulu kararı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin nama yazılı olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı gibi davacıya «teslim» edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 39 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf şirkette 39 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının «payının» şirket ortaklarından ... tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ... «mirasçılarının» taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa müteveffa ortak ... «mirasçıları» hakkında dava açmak üzere süre verilip, dava açıldıktan sonra işbu dava ile birleştirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14041 E. 2013/12481 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz kararda2010/1514 Sf-2- 2012/779 Dava, davalılar ... ve ... arasında yapılan «hisse devir sözleşmesinin» «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve iptali ile davalı ...’a ait olup diğer davalı ...’e devredilen 1 adet şirket hissesinin davalı ... adına tescili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin «hamiline» yazılı olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı gibi davacıya «teslim» edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 500 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi ve genel kurulların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inanç sözleşmesi · kayyım atanması · kayyım · hisse senedi · mirasçılık · hamil · kâr payı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin «hamiline» yazılı olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı gibi davacıya «teslim» edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nın 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette 500 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf şirkette 500 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının «payının» şirket ortaklarından ... tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ... «mirasçılarının» taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa müteveffa ortak ... «mirasçıları» hakkında dava açmak üzere süre verilip, dava açıldıktan sonra işbu dava ile birleştirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10217 E. 2013/9345 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz kararda2010/1514 Sf-2- 2012/779 Dava, davalılar ... ve ... arasında yapılan «hisse devir sözleşmesinin» «yoklukla malul» olduğunun tespiti ve iptali ile davalı ...’a ait olup diğer davalı ...’e devredilen 1 adet şirket hissesinin davalı ... adına tescili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin «hamiline» olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı, davacıya «teslim» edildiğine dair delil olmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nun 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının şirkette 5.000 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı şirkette pay sahibi ve genel kurulların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inanç sözleşmesi · kayyım atanması · kayyım · hisse senedi · mirasçılık · hamil · kâr payı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket hisselerinin «hamiline» olduğu, ancak basıldığına ilişkin «yönetim kurulu» kararına rastlanmadığı, davacıya «teslim» edildiğine dair delil olmadığı, bu nedenle davacının fiilen eline geçmeyen «hisse senedini» ...'ya devredemeyeceği, «inanç sözleşmesinin» ise yazılı delille ispatlanacağı, genel kurullarda TTK'nun 370. madde şartlarının gerçekleşmediği, toplantıların «yoklukla malul» olduğu, «kayyım» atanma isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının şirkette 5.000 paya sahip olduğunun ve genel kurullarda alınan karaların yoklukla malul olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf şirkette 5.000 paya sahip olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise davacının «payının» şirket ortaklarından ... tarafından devralındığını savunmuş olmakla, müteveffa ortak ... «mirasçılarının» taraf olmadığı böyle bir davada somut uyuşmazlık hakkında karar verilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa müteveffa ortak ... «mirasçıları» hakkında dava açmak üzere süre verilip, dava açıldıktan sonra işbu dava ile birleştirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1514 E. , 2012/779 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
VEKİLİ Av. ...
DAVALILAR 1- ...
2- ...
3- Sed-cem Tur.Özel Eğt. Sağlık İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti.
VEKİLİ Av. ...
ile davalılar vekili Av. Yu...... geldiler, taraf avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik […]P..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...’ın 1997 yılında davalı şirketi kurduklarını, şirketin 2 ortaklı olup, % 40 oranındaki payının müvekkiline, % 60 payının ise davalı ...’a ait olduğunu, davalı ...’ın 1 payını diğer davalı ve eşi olan ...’a devrine ilişkin sözleşmenin kanuna karşı hile yapılması suretiyle muvazaalı olduğunu, bu pay devrinin TTK’nun 520. maddesi gereğince yoklukla malul olduğunu, karı koca mallarının idaresine ait mal rejiminden doğmayan bu devir sözleşmesinin TTK’nun anılan emredici nitelikteki hükmünü bertaraf edemeyeceğini ileri sürerek, davalılar ... ile ...’ın yapmış olduğu 12.04.2007 tarihli hisse devri sözleşmesinin yoklukla malul sayılması ve iptali ile devredilen 1 adet şirket hissesinin davalı ...
adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, bir payın karı koca mallarının idaresine ait hükümler gereğince iktisabı için ortakların iznine gerek olmadığını, davaya konu pay devir sözleşmesinin tarafları ve içeriği göz önüne alındığında davacının bu davada davacı olma sıfatının bulunmadığını savunarak, davanın aktif husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava pay devrine yönelik noter sözleşmesinin iptaline ilişkin olarak açılmış ise de davacının 11.04.2007 tarihli 2007/1 sayılı devre muvafakat ve pay defterine kayda ilişkin şirket müdürlük kararının iptalini istemesi gerektiği, 3.kişiler arasında yapılan, taraflara hak ve borçlar yükleyen noter sözleşmesinin iptalini istenmesinin usule aykırı olduğu, alınan bilirkişi raporunda davacının %40 paya sahip olduğu limited şirkette yapılan pay devri işleminin %75 paya sahip ortaklarca onaylanmaması sebebiyle devir işleminin batıl olduğu yönündeki görüşün benimsenmediği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
2010/1514 Sf-2-
2012/779
Dava, davalılar ... ve ... arasında yapılan hisse devir sözleşmesinin yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptali ile davalı ...’a ait olup diğer davalı ...’e devredilen 1 adet şirket hissesinin davalı ... adına tescili istemlerine ilişkindir.
Davacı ... ile davalılardan Sedat, davalı şirketin ortakları olup, bu ortaklıkları devam ederken davalı ...’ın kendisine ait hisselerden 1 adet hisseyi diğer davalı ...’a devrettiği, bu devir işleminin ortaklar kurulu kararı olmadan aynı zamanda şirketin müdürü olan davalı ...’ın kararı ile pay defterine kayıt edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece, davacının davalılar arasındaki sözkonusu hisse devrine ilişkin sözleşmenin iptalini sözleşmenin tarafları arasındaki ilişki bakımından 3. kişi durumunda bulunduğundan isteme hakkının olmadığı, davacının müdürlük kararının iptalini istemesi gerektiği, bu nedenle davanın açılış şekli ve istem bakımından usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı açtığı davada taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesi ile ortağı olduğu şirketin ortak sayısının kanuna aykırı bir şekilde değiştirildiğini ileri sürerek, bu aykırılığın giderilmesini istemiştir.Dava dilekçesindeki istemlerinden biri olan davalı ...’a ait iken diğer davalıya devredilen hissenin yeniden davalı ...
adına tesciline karar verilmesi yönündeki istemiyle de esasen taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin davalı şirket bakımından doğurduğu hukuki sonucun iptalini amaçladığının anlaşılmasına ve davacının davalı şirketin ortağı olup, şirketin ortaklık yapısını etkileyen bir sözleşmenin iptaline ilişkin istemde bulunmasında hukuki yararı bulunduğunun da kabulünün gerekmesine göre mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davacı isteminin dar bir şekilde ve dava ile amaçlanan hukuki sonuç gözönüne alınmaksızın yorumlanması sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
08/02/2012 - S.C
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021909400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz