6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Toplantıya çağrı usulsüzlüğünün tek başına genel kurul kararının iptalini gerektirmemesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4805 E. 2014/9935 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul çağrısı çağrı usulsüzlüğü genel kurul kararının iptali muhalefet şerhi TTK 414

Gerekçe özeti

Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin usullere uyulmaması (TTK 414/1) tek başına kararların iptalini gerektirmez; ayrıca kararların kanuna, ana sözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılığının kanıtlanması gerekir. Çağrı usulsüzlüğünün yaptırımı, toplantıya katılmayan ortağa muhalefet şerhi olmaksızın süresinde iptal davası açma hakkı tanınmasıdır.

Ele alınan sorunlar

Çağrı usulüne aykırılığın genel kurul kararlarının iptali için tek başına yeterli olup olmadığı → kabul

İddia: TTK 414/1'de belirlenen toplantıya davet (çağrı) koşullarına uyulmadığından kararların iptali gerektiği.

Gerekçe: Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin usullere uyulmaması tek başına alınan kararların iptalini gerektirmez; ayrıca alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunun kanıtlanması gerekir. Çağrıdaki usulsüzlüğün yaptırımı, genel kurula katılmayan ortağa kararlara muhalefet şerhi yazdırmadan süresinde dava açma hakkı vermesidir. Mahkemece kararların anılan yönlerden aykırı olup olmadığı değerlendirilmeden salt çağrı usulsüzlüğüne dayanılarak iptale karar verilmesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Çağrı usulsüzlüğünün tek başına iptal nedeni olmadığı ve yaptırımının katılmayan ortağa süresinde dava hakkı tanımak olduğu yönünden emsal.

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 414/1

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Genel kurulda alınan kararların iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16307 E. 2011/870 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/4805 E.  ,  2014/9935 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/12/2013

NUMARASI 2012/208-2013/464

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.12.2013 tarih ve 2012/208-2013/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalı gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları olduklarını, 23/07/2012 tarihinde denetçi M.. D.. tarafından ilan edilen ve yeterli, geçerli bir gerekçe olmaksızın olağanüstü toplanan ortaklar kurulunca müvekkillerinin yokluğunda yapılan toplantı neticesinde davalı gerçek kişilerin yönetime seçildiklerini, şirketin % 57 hissesini elinde bulunduran hakim ortak davalı kardeşlerin usulsüz ve haksız kazanç temin ettiklerini, şirketin kuruluşunda kararlaştırılan centilmenlik sözleşmesinin ihlal edildiğini, müvekkillerine ait şirketlerin zarara uğratıldıklarını, davalı gerçek kişilerin yapmış olduğu işlemlerin TTK'nın 334.

maddesinde belirtilen işlem yapma yasağı kapsamında işler olduğunu, muhasebe ve diğer kayıtların kaldırılması ve gizlenmesi ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, kayyım atanması gerektiğini, ayrıca bilirkişiler marifetiyle şirketin mal varlığı, dağıtılmamış kâr payının olup olmadığı, müvekkillerine isabet eden kısmın tespiti, kayıtlara işlenmemiş alacaklar, gizlenen perdelenen kazanç durumu, usulsüz işlemler ile haksız kazanç aktarımları hususlarının tespiti ile müvekkillerinin yokluğunda olağanüstü toplantı ile alınan 23/07/2012 tarihli haksız yönetim değişikliği ve yeni müdür atanmasına dair ortaklar kurulu toplantısı kararının yürütmesinin tedbiren durdurulmasına ve yargılama ile tespit edilecek yasal nedenlerle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, safahatta ortaklar genel kurul kararının iptali talebi dışında diğer taleplerden feragat ettiklerini beyan etmiştir.

[…]. D.., K.. D.. ve D.. CNL Dış Tic. ve Paz. A.Ş. Vekili, davacılar tarafından ileri sürülen hususların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, davacılar ile aralarında imzalanmış ve müvekkillerini bağlayan herhangi bir sözleşme olmadığını, davacılara ait şirketler üzerinden herhangi bir işlem yapılmadığını, aksine her iki şirketin de borca batık olduğunu, davacıların müvekkillerinin bilgisi dışında davalı şirketin hak ve alacaklarını kendi şirketlerine aktararak müvekkil şirketi yaklaşık 2.000.000,00 TL zarara uğrattıklarını, iptali istenen genel kurul toplantısında alınan kararların usulüne uygun olduğunu, bakanlık komiseri nezdinde toplanmış ve kararların mevzuata uygun alındığından bahisle davanın reddini savunmuştur.

[…]. D.. yargılamaya katılmamıştır.

Mahkemece, davanın niteliği gereği davalı gerçek kişilere husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davalı gerçek kişiler yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; davacıların 23/07/2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talebi ile ilgili olarak ise, davacıların davalı şirketin hissedarı oldukları ve işbu davayı açmaya hak ve ehliyetlerinin bulunduğu, davalı şirketin esas sözleşmesinde konu ile alakalı olarak TTK'nın hükümlerinin uygulanacağının hüküm altına alındığı, konu ile alakalı TTK'nın 414/1. maddesinin amir hükmüne rağmen davacıların iptali istenen genel kurul toplantısına gerek toplantının Türkiye Sicil Gazetesi'nde yayını, gerekse toplantı ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere toplantı tarihinden en az iki hafta önce çağrının yapılması ve davacı hissedarlara iadeli taahhütlü bildirim zorunluluğunun yerine getirilmediği, olayda istisnai bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesi ile davalı şirket aleyhine açılan genel kurul kararının iptaline ilişkin davanın kabulü ile davalı şirketin 23 Temmuz 2012 tarihli olağanüstü genel kurul kararının iptaline, söz konusu kararın yürütmesinin tedbiren durdurulmasına, diğer taleplerin ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

Dava, olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, TTK'nın 414/1. maddesinde belirlenen toplantıya davet koşullarının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın kabulü ile davaya konu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiş ise de; genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin usullere uyulmaması, tek başına alınan kararların iptali sonucunu doğurmaz. Ayrıca, alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Çağrıdaki usulsüzlüğün müeyyidesi, genel kurula katılmayan ortağa kararlara muhalefet şerhi yazdırmadan süresinde dava açma hakkı vermesidir. Bu itibarla, mahkemece iptali talep olunan olağanüstü genel kurulda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne göre karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda yazılı gerekçe ile hükmün temyiz eden davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102187200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.