6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurulda alınan kararların iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16307 E. 2011/870 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyelerinin ibrası toplantı tutanağı muhalefet şerhi iyiniyet kuralı ibra iyiniyet davanın açılmamış sayılması cy/cy şerhi açılmamış sayılma iptal davası tebligat yönetim kurulu kararı taahhütname ibraz

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın 1 aylık süre içinde açıldığı, davacının toplantı tutanağına imzasını atıp, gerekçesini belirterek yargıya başvuracağı şerhini yazdırdığı, bunun muhalefet şerhi anlamına geldiği, dava açma hakkının olduğu, hazurun cetveline göre toplantıya 32 kişinin katıldığı, karar yeter sayısının 17 olduğu, yönetim kurulunun ibrası, gelir ve gider cetvelinin onaylanmasına ilişkin kararın 16 oyla kabul edildiği, karar yeter sayısının oluşmadığı, toplantı tutanağına göre de genel kurula 30 kişinin katıldığı, karar yeter sayısının 16 olduğu, yönetici ile yüklenicinin toplantıya katılmaması koşuluna göre karar yeter sayısının bulunduğu, iptali istenen kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı, ancak genel kurul çağrısını yapan organ olan yönetim kurulu kararında genel kurul toplantı yeri, saati ve gündemin olmadığı, bu durumun 1163 sayılı Yasa’nın 43 ve 46 ncı maddeleri ile anasözleşmenin 27 ve 31 nci maddelerine aykırı çağrının bulunduğu gerekçesiyle davanın bu şekli ile kabulüne, müdahil davacılar bakımından davanın açılmamış sayılmasına ve 29.01.2006 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davacı ile davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ile davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, genel kurulda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.

Kooperatif genel kurulunda alınan kararların iptalinin dava edilmesi koşulları, 1163 sayılı Kanunun 53 ncü maddesinde açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin usullere uyulmaması, tek başına alınan kararların iptali sonucunu doğurmaz. Ayrıca, alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Çağrıdaki usulsüzlüğün müeyyidesi, genel kurula katılmayan ortağa kararlara muhalefet şerhi yazdırmadan süresinde dava açma hakkı vermesidir. Ancak, çağrıdaki usulsüzlüğü rağmen genel kurula katılan ortağın iptal davası açması için, yine alınan karara karşı oy kullanması ve muhalefetini tutanağa yazdırması gerekmektedir. Aksi halde, ortağın dava açma hakkı olmayacaktır. Somut olayda genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin yönetim kurulu kararında genel kurulun toplantı yeri, saatinin ve gündemin yazılmaması, tek başına tüm kararların iptali nedeni olarak kabul edilmiştir. Oysa, genel kurulun toplanmasına yönelik olarak yönetim kurulu kararındaki bu eksiklik, çağrıda usulsüzlük halidir. Tek başına alınan tüm kararların kendiliğinden iptali nedeni olarak kabul edilemez. Kaldı ki, davalı taraf, ortaklara gönderilen çağrı mektubunda toplantı yeri, zamanı ve gündemin bulunduğunu savunmuştur. Esasen, genel kurul toplantı tutanağına göre, 42 ortaktan 30 ortak asaleten ve vekaleten toplantıya katılmıştır. Öte yandan, davacının da toplantıya katıldığı çekişmesizdir. İptaline karar verilen kararlardan salt 4 ncü gündem maddesi oy çokluğu ile karar altına alınmış, oylama yapılan diğer maddelerde ise, oy birliği sağlanmıştır. Bu durum karşısında, oylamaya katılan davacının oy birliği ile alınan kararların iptalini dava etme hakkı bulunmadığı da dikkate alınmamıştır. İptali talep edilen 4 ncü gündem maddesinde 12 ret oyuna karşılık 16 kabul oyuyla yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile bilanço ve gelir gider tablosunun kabulü sağlanmış, denetim kurulu da 5 ret oyuna karşılık 24 oyla ibra edilmiştir. O halde, usulsüz çağrıya rağmen genel kurula katılan davacının muhalefetinin salt 4 ncü gündem maddesinde alınan kararlara yönelik olduğu dikkate alınıp, ortaklara taahhütlü mektupla veya elden tebliği yapılan belgelerin asılları veya onaylı suretlerinin ibrazı sağlanıp, gerektiğinde PTT’den tebligat akıbetleri sorulup, kaç ortağa tebliğ yapıldığı, tebliğ yapılmamış ortak bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa tebliğ yapılmamış ortaklar katılsaydı oylama sonucunun etkilenip etkilenmeyeceği irdelenip, harcamaların usulsüz olduğu gibi davacı tarafın diğer iddiaları üzerinde de durulup, gerektiğinde uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp, anılan gündem maddesinin yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel kurul kararının iptal/hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7537 E. 2011/429 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/16307 E.  ,  2011/870 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.11.2008 tarih ve 2006/43-2008/640 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalının ortağı olduğunu, 29.01.2006 tarihinde yapılan genel kurulda bir takım kararlar alındığını, bu kararlara muhalefet ettiğini, denetim kurulu raporunun okunmadığını, yönetim kurulunun 16 oya karşı 12 oyla ibra edilmemesine rağmen bakanlık temsilcisinin iknasıyla yineden oylama yapılarak 16 oya karşılık 12 oyla ibrasının sağlandığını, bu ibrada kooperatifin işlerini yapan ortak-yüklenici ile elektrik işlerini yapan ortağın oy hakları olmamasına rağmen toplam 4 oy kullandıklarını, ibranın esas itibariyle gerçek bir ibra da olmadığını, harcamaların usulsüz bulunduğunu, 2005 yılı genel kurulunda kredi kullanılmamasına karar verilmesine rağmen çok yüksek kredi çekildiğini ileri sürerek, re’sen de tatbik edilecek hükümler uyarınca alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının genel kurul kararlarına karşı muhalefet şerhinin bulunmadığını, dava açamayacağını, esasen alınan kararların yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın 1 aylık süre içinde açıldığı, davacının toplantı tutanağına imzasını atıp, gerekçesini belirterek yargıya başvuracağı şerhini yazdırdığı, bunun muhalefet şerhi anlamına geldiği, dava açma hakkının olduğu, hazurun cetveline göre toplantıya 32 kişinin katıldığı, karar yeter sayısının 17 olduğu, yönetim kurulunun ibrası, gelir ve gider cetvelinin onaylanmasına ilişkin kararın 16 oyla kabul edildiği, karar yeter sayısının oluşmadığı, toplantı tutanağına göre de genel kurula 30 kişinin katıldığı, karar yeter sayısının 16 olduğu, yönetici ile yüklenicinin toplantıya katılmaması koşuluna göre karar yeter sayısının bulunduğu, iptali istenen kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı, ancak genel kurul çağrısını yapan organ olan yönetim kurulu kararında genel kurul toplantı yeri, saati ve gündemin olmadığı, bu durumun 1163 sayılı Yasa’nın 43 ve 46 ncı maddeleri ile anasözleşmenin 27 ve 31 nci maddelerine aykırı çağrının bulunduğu gerekçesiyle davanın bu şekli ile kabulüne, müdahil davacılar bakımından davanın açılmamış sayılmasına ve 29.01.2006 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davacı ile davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ile davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, genel kurulda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.

Kooperatif genel kurulunda alınan kararların iptalinin dava edilmesi koşulları, 1163 sayılı Kanunun 53 ncü maddesinde açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin usullere uyulmaması, tek başına alınan kararların iptali sonucunu doğurmaz. Ayrıca, alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Çağrıdaki usulsüzlüğün müeyyidesi, genel kurula katılmayan ortağa kararlara muhalefet şerhi yazdırmadan süresinde dava açma hakkı vermesidir. Ancak, çağrıdaki usulsüzlüğü rağmen genel kurula katılan ortağın iptal davası açması için, yine alınan karara karşı oy kullanması ve muhalefetini tutanağa yazdırması gerekmektedir.

Aksi halde, ortağın dava açma hakkı olmayacaktır. Somut olayda genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin yönetim kurulu kararında genel kurulun toplantı yeri, saatinin ve gündemin yazılmaması, tek başına tüm kararların iptali nedeni olarak kabul edilmiştir. Oysa, genel kurulun toplanmasına yönelik olarak yönetim kurulu kararındaki bu eksiklik, çağrıda usulsüzlük halidir. Tek başına alınan tüm kararların kendiliğinden iptali nedeni olarak kabul edilemez. Kaldı ki, davalı taraf, ortaklara gönderilen çağrı mektubunda toplantı yeri, zamanı ve gündemin bulunduğunu savunmuştur. Esasen, genel kurul toplantı tutanağına göre, 42 ortaktan 30 ortak asaleten ve vekaleten toplantıya katılmıştır. Öte yandan, davacının da toplantıya katıldığı çekişmesizdir.

İptaline karar verilen kararlardan salt 4 ncü gündem maddesi oy çokluğu ile karar altına alınmış, oylama yapılan diğer maddelerde ise, oy birliği sağlanmıştır. Bu durum karşısında, oylamaya katılan davacının oy birliği ile alınan kararların iptalini dava etme hakkı bulunmadığı da dikkate alınmamıştır. İptali talep edilen 4 ncü gündem maddesinde 12 ret oyuna karşılık 16 kabul oyuyla yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile bilanço ve gelir gider tablosunun kabulü sağlanmış, denetim kurulu da 5 ret oyuna karşılık 24 oyla ibra edilmiştir. O halde, usulsüz çağrıya rağmen genel kurula katılan davacının muhalefetinin salt 4 ncü gündem maddesinde alınan kararlara yönelik olduğu dikkate alınıp, ortaklara taahhütlü mektupla veya elden tebliği yapılan belgelerin asılları veya onaylı suretlerinin ibrazı sağlanıp, gerektiğinde PTT’den tebligat akıbetleri sorulup, kaç ortağa tebliğ yapıldığı, tebliğ yapılmamış ortak bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa tebliğ yapılmamış ortaklar katılsaydı oylama sonucunun etkilenip etkilenmeyeceği irdelenip, harcamaların usulsüz olduğu gibi davacı tarafın diğer iddiaları üzerinde de durulup, gerektiğinde uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp, anılan gündem maddesinin yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 31.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009719400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.