Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14249 E. 2012/340 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili, davalı ... ve Erdal Durmaz vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3275 E. 2020/5743 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın devri · müddeabih · sözleşmeden doğan dava · kötüniyet tazminatı · kefalet · genel kredi sözleşmesi · temlik · kefil
Benzer bu karardaŞti. arasında 02.01.2008 tarihli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, bu sözleşmeyi davalının «kefil» olarak imzaladığı, öte yandan davacı banka ile dava dışı borçlu arasında 30.03.2009, 29.09.2009 tarihli kredi sözleşmeleri de imzalandığı, ancak söz konusu sözleşmelerde davalının «kefaletinin» bulunmadığı, ayrıca davalının kefaleten bulunduğu kredi «sözleşmelerinden doğan» borcun ödendiğini savunduğu, takibe konu borcun davalının imzası bulunmayan limit artışı yapılan kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının takibe konu edilen borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın «kötüniyet tazminatı» talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Öte yandan davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 30.03.2009, 29.09.2009 tarihli «kredi sözleşmeleri» de imzalandığı ancak bu sözleşmelerde davalının «kefaletinin» bulunmadığı, ayrıca davalı kefaletinin bulunduğu kredi «sözleşmelerinden doğan» borcun da ödendiğini savunmuştur.
Bu durumda mahkemece HMK m.125/2 hükmü de göz önünde bulundurularak alacağı devralmış olan kişinin davacı yerine geçeceği gözetilerek karar başlığında ve hüküm fıkrasında «müddeabihi» «temlik» alan Efnur Petrol İnş.
Şti arasında 02.01.2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, anılan bu sözleşmeyi davalı «kefil» olarak imzalamıştır.
-
Şirket yöneticisinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1739 E. 2013/18575 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket yöneticisinin sorumluluğu · doğrudan zarar · dolaylı zarar · kötüleme · yönetici sorumluluğu · keşif · şirket müdürü · tazminat davası
Benzer bu karardaYöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
TTK’nın «limited şirketlere» ilişkin düzenlediği hükümler arasında “Anonim şirket hükümlerine yapılan atıflar” başlığını «taşıyan» 556.maddesinde, «şirket yöneticilerinin sorumluluğu» hakkında «anonim şirketlerin» bu konudaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Davacı ise dava dışı «limited şirkete» ait taşınmaz hissesinin gerçek değerinin altında satılması nedeniyle taşınmazın gerçek bedeli ile satış bedeli arasındaki farkın kendisine verilmesini istemiş olmakla, davacının ileri sürdüğü zarar «doğrudan zararı» olmayıp, «dolaylı zararı» olduğundan, davacı böyle bir davayı açabilirse de hükmedilecek tazminatın kendisine değil ancak şirkete verilmesini talep edebileceğinden ve davacının tazminatın ş …
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan «keşif» ve alınan bilirkişi raporları uyarınca tarafların hissedar oldukları şirkete ait gayrimenkulün satılması nedeniyle davacının uğradığı zararın 12.250,65 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15192 E. 2012/6562 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu mali sorumluluk sigortası · mücbir sebep · mali sorumluluk sigortası · faiz başlangıç tarihi · sorumluluktan kurtulma · sorumluluk sigortası · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaOyak Sigorta A.Ş. tarafından motorlu araçlar «zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi» ile sigortalandığı, diğer davalı Hür Sigorta A.Ş. tarafından yapılmış bir sigorta poliçesi bulunmadığı, 2918 sayılı KTK'nun 86/1. maddesine göre araç sahibi ve şoförünün «sorumluluktan kurtulabilmesi» için zararın mücbir sebepten veya kazazedenin veya 3 kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş olması gerektiği, olayda araç tekerinin patlamasının teknik sebep olup «mücbir sebep» olmadığı gerekçeleri ile asıl «davanın açılmamış sayılmasına», birleşen dava yönünden de 7.500 TL'nın 06/08/2009 dava tarihinden itibaren, 25.672,69 TL'nın 04/05/2010 «ıslah» tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalı ...
Davacı vekilinin temyiz istemi «faiz başlangıç tarihine» ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14249 E. , 2012/340 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR 1-...
2-ER........
3-HALK SİGORTA A.Ş. (YENİ UNVANI: YAPI KREDİ SİG.A.Ş.)
BİRLEŞEN DAVA
ÇANAKKALE (YENİCE) ASLİYE HUKUK MAH. 1997/202 ESAS
Taraflar arasında görülen davada Yenice Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.04.2007 gün ve 1996/68 - 2007/22 sayılı kararı bozan Daire’nin 02.02.2009 gün ve 2007/11476 - 2009/1042 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı ... Paker, davalıların malik, sürücü ve sigortacısı oldukları araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, büyük sıkıntı yaşamış olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 5 TL maddi ve 250 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davacı Mustafa Kum aynı kazada yaralanması nedeniyle 100 TL maddi ve 500 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davacılar vekili 09.03.2006 tarihli ıslah talebi ile davacı ... Paker için 13.180.55 TL, davacı Mustafa Kum için 19.907,86 TL'nın olay tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, ıslah talebinin zamanaşımı içerisinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili, davalı ... ve Erdal Durmaz vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 19.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
43,90 KDH
38,20 KDPH
05,70 KDBH
203,00 Ceza
20.01.2012 - SE
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021793200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz