Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4781 E. 2014/11102 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iş bölümü↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen birlikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli bulunan 2011/01700 nolu koltuk tasarımının davacı adına tescilli bulunan 2009/06301 nolu ve 2010/05039 nolu koltuk tasarımları karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konus tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun 15. sayfasında "ayırt edicilik incelemesi" başlıklı bölümde dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı yönünde görüş bildirilerek çelişki yaratılmıştır. Davalı da rapora itirazlarında, diğer itirazlarının yanında bu hususu da değinerek yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Bu itibarla, mahkemece anılan çelişkinin giderilmesi ve davacının rapora karşı ciddi itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişilerden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde kendi içinde çelişkili olan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13841 E. 2014/19491 K.
Ortak:Tasarım hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12889 E. 2018/4238 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · zamanaşımı defi · kısıtlılık · ıslah · maddi tazminat · zamanaşımı
Benzer bu karardaDavacı vekili, dava dilekçesinde 10.000 TL «maddi tazminatın» tahsilini istemiş, «ıslah» dilekçesi ile tazminat talebini 24.630,20 TL'ye çıkarmış, davalı vekili ıslah dilekçesine karşı «zamanaşımı defii» ileri sürmüştür.
Mahkemece, «yoksun kalınan» kazanç miktarı yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda «maddi tazminat» miktarı 23.03.2011 tarihine kadar düzenlenen faturalar dikkate alınmak suretiyle 24.630,18 TL bulunmuş, davacı vekili de «ıslah» dilekçesi ile talebini bu miktara çıkarmıştır.
3070" model yolcu koltuklarından, 2010 yılında iki adet, 2011 yılında 41 adet satıldığı, davalının «ıslaha» yönelik zaman aşımı definin reddine karar verildiği gerekçesiyle endüstriyel tasarıma tecavüzün tespit ve men'i davasında, davanın kabulüne, T.P.E.'de davacı adına müseccel 2009/06301 ve 2010/05039 nolu endüstriyel tasarımlara davalının tecavüzünün tespitine, tecavüzün durdurulmasına, «maddi tazminat» talebinin kabulüne, 24.630,18 TL maddi tazminatın 10.000 TL'sinin dava tarihinden, 14.630,18 TL'sinin ise 07.05.2014 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiz …
818 sayılı BK'da öngörülen bir yıllık «zamanaşımı» süresi de «ıslah» tarihi olan 07.05.2014 tarihi itibariyle dolmuş olduğundan ıslahla arttırılan tutar için talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4781 E. , 2014/11102 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BURSA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/12/2013
NUMARASI 2012/502-2013/639
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2013 tarih ve 2012/502-2013/639 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli 2011/01700 no'lu endüstriyel tasarımın, müvekkili adına tescilli 2009/06301 no'lu ve 2010/05039 nolu tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edilicik unsurlarını taşımadığını ileri sürerek, davalı adına tescil edilen 2011/01700 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu, davacının dayanağı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığını, aleyhine açılan başka bir davada ikrar ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen birlikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli bulunan 2011/01700 nolu koltuk tasarımının davacı adına tescilli bulunan 2009/06301 nolu ve 2010/05039 nolu koltuk tasarımları karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konus tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun 15. sayfasında "ayırt edicilik incelemesi" başlıklı bölümde dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı yönünde görüş bildirilerek çelişki yaratılmıştır. Davalı da rapora itirazlarında, diğer itirazlarının yanında bu hususu da değinerek yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Bu itibarla, mahkemece anılan çelişkinin giderilmesi ve davacının rapora karşı ciddi itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişilerden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde kendi içinde çelişkili olan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102176100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz