Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4747 E. 2024/1861 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istihkak davası↗ korkutma↗ ikrah↗ iyiniyetli hamil↗ irade fesadı↗ istihkak↗ takibin kesinleşmesi↗ organik bağ↗ menfi tespit davası↗ vekalet ücreti takdiri↗ lehtar↗ iyiniyet↗ ciro↗ tespit davası↗ ihtiyati tedbir↗ kötü niyet tazminatı↗ def'i↗ hamil↗ bono↗ kötü niyet↗ geçersizlik↗ haciz↗ iflas↗ kötüniyet↗ yetkisizlik kararı↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 20.09.2019 tarih, 2013/292 E. ve 2019/840 K. sayılı kararı ile davacının davaya konu yaptığı bonoyu, asıl borçlu olan eşinin ortağı olduğu şirketin borcuna karşılık ... iradesi ile takip alacaklısına verdiği dikkate alındığında artık verdiğini geri isteyemeyeceği, davacının haciz sırasında haczedilen bir malının bulunmadığı, bulunsa dahi istihkak davası açmasının da mümkün olduğu, davacının istihkak iddiasıyla açmış olduğu bir davasının olmadığı, davacının eşinin şirketinin prestijinin korunması gerekçesi ile yapıldığı ileri sürülen borç ödemesinin irade fesadı ile yapılmış bir ödeme olarak nitelendirilemeyeceği, ikrah koşullarının da somut olayda oluşmadığı, bononun makbuz düzenlenilerek borca mahsuben verildiği, davacının tedbir talebinin 27.01.2011 tarihinde kabul edildiği, Yargıtay bozma ilamı sonrasında davacı yararına kararın bozulması nedeniyle 02.10.2013 tarihinde teminatın davacıya iade edildiği, davalılar her ne kadar alacağına tedbir nedeniyle geç ulaşmışlar ise de tehdit ve korkutma iddiasının ceza yargılaması sonucuna göre belirlendiği dikkate alındığında borcun varlığının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın davalılar yönünden ayrı ayrı reddine ve birleşen dava yönünden davanın reddine, birleşen davada davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.01.2021 tarih, 2020/6436 E. ve 2021/351 K. sayılı kararıyla diğer tün temyiz itirazları reddedilerek birleşen davada yargılama sırasında mahkemece icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verildiği bu nedenle ihtiyati tedbir dolayısıyla zararların tahsili yönünde mahkemece resen karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya ilişkin kararın kesinleştiği, birleşen davada 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verildiği, aynı yasanın dördüncü fıkrası uyarınca ihtiyati tedbir dolayısıyla zararların tahsili yönünde birleşen dava davalısı ... Elektronik ve İletişim Hizm. Ltd. Şti. lehine resen karar verilmesi gerektiği, takip tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükmü gereğince bu zararın herhalde yüzde 40 oranından ... olamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, ihtiyati tedbir dolayısıyla uğranılan asıl alacağın %40 oranındaki 29.600,00 TL zararın davacıdan alınarak davalı ... Elektronik ve İletişim Hizm. Ltd. Şti.'ye verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davaya ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozmadan önce verilen kararın tekrarlandığını, eksik inceleme yapıldığını, her iki davada davalıların kötü niyetle hareket ettiklerini, müvekkilinin borcu kabul etmediğini, hakimin ceza dosyasında verilen beraat kararı ile bağlı olmadığını, davalılar leine ayrı ayrı vekalet ücretine takdirin hatalı olduğunu, aleyhlerine hükmedilen tazminatın da eksik incelemeye dayandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6436 E. 2021/351 K.
Ortak:istihkak davası · korkutma · ikrah · istihkak · ihtiyati tedbir · kötü niyet tazminatı · bono · kötü niyet · Menfi tespit
İncelediğiniz kararda… lu olan eşinin ortağı olduğu şirketin borcuna karşılık ... iradesi ile takip alacaklısına verdiği dikkate alındığında artık verdiğini geri isteyemeyeceği, davacının «haciz» sırasında haczedilen bir malının bulunmadığı, bulunsa dahi «istihkak davası» açmasının da mümkün olduğu, davacının istihkak iddiasıyla açmış olduğu bir davasının olmadığı, davacının eşinin şirketinin prestijinin korunması gerekçesi ile yapıldığı ileri sürülen borç ödemesinin «irade fesadı» ile yapılmış bir ödeme olarak nitelendirilemeyeceği, «ikrah» koşullarının da somut olayda oluşmadığı, «bononun» makbuz düzenlenilerek borca mahsuben verildiği, davacının tedbir talebinin 27.01.2011 tarihinde kabul edildiği, Yargıtay bozma ilamı sonrasında davacı yararına kararın bozulması nedeniyle 02.10.2013 tarihinde «teminatın» davacıya iade edildiği, davalılar her ne kadar alacağına tedbir nedeniyle geç ulaşmışlar ise de tehdit ve «korkutma» iddiasının ceza yargılaması sonucuna göre belirlendiği dikkate alındığında borcun varlığının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın davalılar yönünden ayrı ayrı reddine ve birleşen dava yönünden davanın reddine, birleşen davada davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 25.01.2021 tarih, 2020/6436 E. ve 2021/351 K. sayılı kararıyla diğer tün temyiz itirazları reddedilerek birleşen davada yargılama sırasında mahkemece icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verildiği bu nedenle «ihtiyati tedbir» dolayısıyla zararların tahsili yönünde mahkemece resen karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya ilişkin kararın kesinleştiği, birleşen davada 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verildiği, aynı yasanın dördüncü fıkrası uyarınca «ihtiyati tedbir» dolayısıyla zararların tahsili yönünde birleşen dava davalısı ...
Benzer bu kararda… ın ortağı olduğu şirketin borcuna karşılık serbest iradesi ile takip alacaklısına verdiği dikkate alındığında artık verdiğini geri isteyemeyeceği kaldı ki davacının «haciz» sırasında haczedilen bir malının bulunmadığı bulunsa dahi «istihkak davası» açmasının da mümkün olduğu, davacının istihkak iddiasıyla açmış olduğu bir davasının da olmadığı, yanlış adreste haciz yapıldığı gerekçesiyle asıl borçlu şirketin yani davacının kocasının şirketinin prestijinin korunması gerekçesi ile yapıldığı ileri sürülen borç ödemesinin BK 30 maddesinde yapılmış bir ödeme olarak nitelendirilemeyeceği keza BK 62 maddedeki «ikrah» koşullarının da somut olayda oluşmadığının anlaşıldığı, «bononun» makbuz düzenlenilerek davacıya borca mahsuben verildiği Şişli 6.
… ne, davacının tedbir talebinin 27.01.2011 tarihinde kabul edildiği, Yargıtay bozma ilamı sonrasında davacı yararına kararın bozulması nedeniyle 02/10/2013 tarihinde «teminatın» davacıya iade edildiğinin anlaşıldığı, davalılar her ne kadar alacağına tedbir nedeniyle geç ulaşmışlar ise de tehdit ve «korkutma» iddiasının ceza yargılaması sonucuna göre belirlendiği dikkate alındığında borcun varlığının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle «kötü niyet» ispatlanamadığı gerekçesiyle birleşen davada davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında mahkemece İİK.72. maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verilmiş olup, aynı yasanın 4. fıkrası uyarınca «ihtiyati tedbir» dolayısıyla zararların tahsili yönünde mahkemece resen karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik
Benzer bu kararda… bütün temyiz itirazlarının reddine, 2-Birleşen dava davalısı Osmanlı Elektronik ve İletişim Hizm.Ltd.Şti’nin temyiz istemine gelince, dava İİK 72. maddesi uyarınca «sahtecilik» iddiasıyla açılan «menfi tespit» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6831 E. 2022/4037 K.
Ortak:ikrah · ihtiyati tedbir · menfi tespit · teminat · Menfi tespit
İncelediğiniz kararda… lu olan eşinin ortağı olduğu şirketin borcuna karşılık ... iradesi ile takip alacaklısına verdiği dikkate alındığında artık verdiğini geri isteyemeyeceği, davacının «haciz» sırasında haczedilen bir malının bulunmadığı, bulunsa dahi «istihkak davası» açmasının da mümkün olduğu, davacının istihkak iddiasıyla açmış olduğu bir davasının olmadığı, davacının eşinin şirketinin prestijinin korunması gerekçesi ile yapıldığı ileri sürülen borç ödemesinin «irade fesadı» ile yapılmış bir ödeme olarak nitelendirilemeyeceği, «ikrah» koşullarının da somut olayda oluşmadığı, «bononun» makbuz düzenlenilerek borca mahsuben verildiği, davacının tedbir talebinin 27.01.2011 tarihinde kabul edildiği, Yargıtay bozma ilamı sonrasında davacı yararına kararın bozulması nedeniyle 02.10.2013 tarihinde «teminatın» davacıya iade edildiği, davalılar her ne kadar alacağına tedbir nedeniyle geç ulaşmışlar ise de tehdit ve «korkutma» iddiasının ceza yargılaması sonucuna göre belirlendiği dikkate alındığında borcun varlığının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın davalılar yönünden ayrı ayrı reddine ve birleşen dava yönünden davanın reddine, birleşen davada davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 25.01.2021 tarih, 2020/6436 E. ve 2021/351 K. sayılı kararıyla diğer tün temyiz itirazları reddedilerek birleşen davada yargılama sırasında mahkemece icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verildiği bu nedenle «ihtiyati tedbir» dolayısıyla zararların tahsili yönünde mahkemece resen karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya ilişkin kararın kesinleştiği, birleşen davada 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verildiği, aynı yasanın dördüncü fıkrası uyarınca «ihtiyati tedbir» dolayısıyla zararların tahsili yönünde birleşen dava davalısı ...
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekilinin talebi üzerine mahkemece 18.06.2010 tarihinde «ihtiyati tedbir» kararı verilmiş ise de, tedbir kararının uygulanması «teminat» yatırılması şartına bağlanmıştır.
İlk Derece Mahkemesince,iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının savcılık aşamasında imzanın kendisine ait olduğu yönünde «ikrarı» bulunduğu, «imzaya itiraz» nedeni ile tehdit ve «ikrah» nedenine aynı anda dayanılması da yasa ve usul kurallarına aykırı olduğu, davacının tehdit iddiasının dinlenilmesinin mümkün olmadığı, «hile» yönünden ise davacıya delil listesindeki hangi delili ile hile olgusunu ispatlamak istediğinin açıklattırılması gerekmiş olup, bunu iddia eden davacının da bu iddi …
2- Dava, «menfi tespit» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddi ile İİK 72/4. maddesi uyarınca davalıların %40 tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin durdurulması · takibin durdurulması · imzaya itiraz · hile · ikrar · infaz
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince,iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının savcılık aşamasında imzanın kendisine ait olduğu yönünde «ikrarı» bulunduğu, «imzaya itiraz» nedeni ile tehdit ve «ikrah» nedenine aynı anda dayanılması da yasa ve usul kurallarına aykırı olduğu, davacının tehdit iddiasının dinlenilmesinin mümkün olmadığı, «hile» yönünden ise davacıya delil listesindeki hangi delili ile hile olgusunu ispatlamak istediğinin açıklattırılması gerekmiş olup, bunu iddia eden davacının da bu iddi …
Menfi tespit davasının reddine karar veren mahkemenin, borçluyu tazminata mahkum edebilmesi için, alacaklının borçluya karşı bir icra takibi yapmış olması ve borçlunun bu «icra takibini durdurulması» (İİK.m.72,II) veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi (İİK m.72,III c.2) için «ihtiyati tedbir» kararı almış ve bu ihtiyati tedbir kararının uygulanmış- «infaz» edilmiş olması gerekir. (İİK m.72,IV c.2).
İcra Dairesi'ne tedbir kararı üzerine «takibin durdurulup» durdurulmadığı sorulmuş, İcra Dairesi'nin 28.02.2020 tarihli cevabi yazısında, «teminat» miktarı ile ilgili mahkeme veznesinden gelen bir yazıya rastlanmadığından takibin durmadığı bildirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1185 E. 2013/20705 K.
Ortak:ikrah · irade fesadı · ihtiyati tedbir
İncelediğiniz kararda… lu olan eşinin ortağı olduğu şirketin borcuna karşılık ... iradesi ile takip alacaklısına verdiği dikkate alındığında artık verdiğini geri isteyemeyeceği, davacının «haciz» sırasında haczedilen bir malının bulunmadığı, bulunsa dahi «istihkak davası» açmasının da mümkün olduğu, davacının istihkak iddiasıyla açmış olduğu bir davasının olmadığı, davacının eşinin şirketinin prestijinin korunması gerekçesi ile yapıldığı ileri sürülen borç ödemesinin «irade fesadı» ile yapılmış bir ödeme olarak nitelendirilemeyeceği, «ikrah» koşullarının da somut olayda oluşmadığı, «bononun» makbuz düzenlenilerek borca mahsuben verildiği, davacının tedbir talebinin 27.01.2011 tarihinde kabul edildiği, Yargıtay bozma ilamı sonrasında davacı yararına kararın bozulması nedeniyle 02.10.2013 tarihinde «teminatın» davacıya iade edildiği, davalılar her ne kadar alacağına tedbir nedeniyle geç ulaşmışlar ise de tehdit ve «korkutma» iddiasının ceza yargılaması sonucuna göre belirlendiği dikkate alındığında borcun varlığının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın davalılar yönünden ayrı ayrı reddine ve birleşen dava yönünden davanın reddine, birleşen davada davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 25.01.2021 tarih, 2020/6436 E. ve 2021/351 K. sayılı kararıyla diğer tün temyiz itirazları reddedilerek birleşen davada yargılama sırasında mahkemece icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verildiği bu nedenle «ihtiyati tedbir» dolayısıyla zararların tahsili yönünde mahkemece resen karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya ilişkin kararın kesinleştiği, birleşen davada 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verildiği, aynı yasanın dördüncü fıkrası uyarınca «ihtiyati tedbir» dolayısıyla zararların tahsili yönünde birleşen dava davalısı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava; 30/04/2009 tarihli sözleşmenin «irade fesadı» ve «gabin» olduğundan bahisle iptali ve sözleşme uyarınca «sebepsiz zenginleşilen» edimlerin karşılıklı iadesine ilişkin olduğu, 30/04/2009 tarihli sözleşmenin her iki tarafın vekilleri ile birlikte imzalanmış olması karşısında gabinden ve ikrahtan bahsedilemeyeceği, davacıların «ikraha» sebep olarak gösterdikleri davalının elinde bulunan ve şirketin sahibi olduğu 12 adet çekin davacılara iade edilmesinden sonra ileri sürülmeyerek davalının sözleşme uyarınca kendisine verilmesi gereken «ibranameyi» talep etmesi nedeniyle ikrahın ileri sürülmesinde iyi niyet bulunmadığı, 30/04/2009 tarihli «sözleşmenin iptali» talebinin yasal dayanağı olmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince; davacı taraf diğer istemlerinin yanı sıra «protokol» gereğince verilen çekler nedeni ile de borçlu olmadığının tespitini istediğine ve mahkemece de dava sırasında icra kasasına giren paranın ödenmemesi hususunda «ihtiyati tedbir» kararı verildiği ve bu karar da «infaz» edildiğine göre, mahkemece İİK.'nun 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, hükmün davalı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gabin · sözleşmenin iptali · ibraname · infaz · sebepsiz zenginleşme · protokol
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava; 30/04/2009 tarihli sözleşmenin «irade fesadı» ve «gabin» olduğundan bahisle iptali ve sözleşme uyarınca «sebepsiz zenginleşilen» edimlerin karşılıklı iadesine ilişkin olduğu, 30/04/2009 tarihli sözleşmenin her iki tarafın vekilleri ile birlikte imzalanmış olması karşısında gabinden ve ikrahtan bahsedilemeyeceği, davacıların «ikraha» sebep olarak gösterdikleri davalının elinde bulunan ve şirketin sahibi olduğu 12 adet çekin davacılara iade edilmesinden sonra ileri sürülmeyerek davalının sözleşme uyarınca kendisine verilmesi gereken «ibranameyi» talep etmesi nedeniyle ikrahın ileri sürülmesinde iyi niyet bulunmadığı, 30/04/2009 tarihli «sözleşmenin iptali» talebinin yasal dayanağı olmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince; davacı taraf diğer istemlerinin yanı sıra «protokol» gereğince verilen çekler nedeni ile de borçlu olmadığının tespitini istediğine ve mahkemece de dava sırasında icra kasasına giren paranın ödenmemesi hususunda «ihtiyati tedbir» kararı verildiği ve bu karar da «infaz» edildiğine göre, mahkemece İİK.'nun 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, hükmün davalı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4747 E. , 2024/1861 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/303 Esas, 2022/418 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI ... vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALILAR 1. ... vekili Avukat ...
2.Proaktif Elektronik Hab. San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI .... vekili Avukat ...
ASIL DAVA TARİHİ
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ
BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/79 E.
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit asıl ve birleşen davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı şirketin dava dışı ... Hazinedaroğlu İnş. Tic. A.Ş. aleyhine ...
6. İcra Müdürlüğünün 2010/35367 E. sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, takibin kesinleşmesi üzerine şirket adresi yerine davacının eşi olan ... Hazinedaroğlu'nun ev adresine 20.01.2011 tarihinde hacze gelindiğini, mal kaldırılacağı, kamyon ve hamal getirdiklerinin tehditi altında davacının iradesi fesada uğratılarak davalı ...'in davacıdan 74.000,00 TL'lik senedi söz konusu tehdit ve baskı altında tanzim ettirerek aldığını, yapılan araştırmada alacaklı sıfatıyla gelen davalı ...'in hiçbir sıfatının ve yetkisinin bulunmadığını avukat ve stajyer avukat dahi olmadığının anlaşıldığını, korkutma sonucunda düzenlenen senedin geçersiz olduğunu, icra memuru ve davalı ...'in eylemlerinden dolayı suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek senedin menfi tespit yoluyla iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından yapılan icra takibine konu bono nedeniyle senet lehtarı Proaktif Elektronik Hab. San. ve Tic. A.Ş. aleyhine ikrah nedenine dayalı menfi tespit davası açtıklarını, davada ihtiyati tedbir kararı verildiğini, Proaktif Elektronik şirketinin senedin tahsili için aralarında organik ve inorganik bağ bulunan işbu davanın davalısı olan hamile takip dayanağı senedi hileli olarak ciro ettiğini, kötüniyetli olduklarını, aynı hukuk bürosunda vekil olan Avukat ... tarafından İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2011/1694 sayılı dosyasından senede dayalı icra takibi yapıldığını ileri sürerek senedin menfi tespit yolu ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'in ...
6. İcra Müdürlüğünün 2010/35367 E. sayılı dosyasında alacaklı olmadığını, iş takibi nedeniyle hazirun olarak haciz mahallinde bulunduğunu, davacıdan borca mahsuben senet alarak makbuz verdiğini, bu nedenle davalı sıfatının bulunmadığını, haciz yapılan adresin dava dışı borçlu ... Hazinedaroğlu İnş. Tic. A.Ş. tarafından kısmen ofis olarak kullanıldığını, borcun asıl borçlu yerine 3.kişi tarafından ödenmesinin mümkün olduğunu, davacının borca mahsuben verilen bononun icra tehdidinden kurtulmak için bilinçli olarak verildiğini kabul ettiğini haciz sonucunda borçluya ait olmayan mallar haczedilmiş ve muhafazaya alınmış ise istihkak davası açılarak haczedilenlerin iadesinin olanaklı olduğunu, yanlış adreste haciz yapıldığı gerekçesiyle davacının prestijinin korunması gerekçesi ile yapıldığı ileri sürülen senet ödemesinin irade fesadı altında yapılmış bir ödeme olarak değerlendirilemeyeceğini, mahallinde haciz dahi yapılmadığını savunarak davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının yetkili iyiniyetli hamil olduğunu, senedin ciro yoluyla ticari ilişki nedeniyle Proaktif Elektronik Hab. San. ve Tic. A,Ş.'den alındığını, Proaktif şirketi ile organik bağ bulunmadığını, ikrah def'inin davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Önceki Karar
Mahkemece 20.09.2019 tarih, 2013/292 E. ve 2019/840 K. sayılı kararı ile davacının davaya konu yaptığı bonoyu, asıl borçlu olan eşinin ortağı olduğu şirketin borcuna karşılık ... iradesi ile takip alacaklısına verdiği dikkate alındığında artık verdiğini geri isteyemeyeceği, davacının haciz sırasında haczedilen bir malının bulunmadığı, bulunsa dahi istihkak davası açmasının da mümkün olduğu, davacının istihkak iddiasıyla açmış olduğu bir davasının olmadığı, davacının eşinin şirketinin prestijinin korunması gerekçesi ile yapıldığı ileri sürülen borç ödemesinin irade fesadı ile yapılmış bir ödeme olarak nitelendirilemeyeceği, ikrah koşullarının da somut olayda oluşmadığı, bononun makbuz düzenlenilerek borca mahsuben verildiği, davacının tedbir talebinin 27.01.2011 tarihinde kabul edildiği, Yargıtay bozma ilamı sonrasında davacı yararına kararın bozulması nedeniyle 02.10.2013 tarihinde teminatın davacıya iade edildiği, davalılar her ne kadar alacağına tedbir nedeniyle geç ulaşmışlar ise de tehdit ve korkutma iddiasının ceza yargılaması sonucuna göre belirlendiği dikkate alındığında borcun varlığının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın davalılar yönünden ayrı ayrı reddine ve birleşen dava yönünden davanın reddine, birleşen davada davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.01.2021 tarih, 2020/6436 E. ve 2021/351 K. sayılı kararıyla diğer tün temyiz itirazları reddedilerek birleşen davada yargılama sırasında mahkemece icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verildiği bu nedenle ihtiyati tedbir dolayısıyla zararların tahsili yönünde mahkemece resen karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya ilişkin kararın kesinleştiği, birleşen davada 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verildiği, aynı yasanın dördüncü fıkrası uyarınca ihtiyati tedbir dolayısıyla zararların tahsili yönünde birleşen dava davalısı ... Elektronik ve İletişim Hizm. Ltd. Şti. lehine resen karar verilmesi gerektiği, takip tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükmü gereğince bu zararın herhalde yüzde 40 oranından ... olamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, ihtiyati tedbir dolayısıyla uğranılan asıl alacağın %40 oranındaki 29.600,00 TL zararın davacıdan alınarak davalı ...
Elektronik ve İletişim Hizm. Ltd. Şti.'ye verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davaya ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozmadan önce verilen kararın tekrarlandığını, eksik inceleme yapıldığını, her iki davada davalıların kötü niyetle hareket ettiklerini, müvekkilinin borcu kabul etmediğini, hakimin ceza dosyasında verilen beraat kararı ile bağlı olmadığını, davalılar leine ayrı ayrı vekalet ücretine takdirin hatalı olduğunu, aleyhlerine hükmedilen tazminatın da eksik incelemeye dayandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021674800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz