Marka hükümsüzlüğü | Marka iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3768 E. 2024/1858 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rüçhan hakkı↗ sicilden terkin↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kötü niyet↗ terkin↗ kötüniyet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2017 tarihli ve 2016/172 E., 2017/425 K. sayılı kararıyla; dava konusu markadaki TESORI D'ORIENTE ibaresinde ... hak sahipliğinin davacı yana ait olduğu, davalının kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunduğu, 3.sınıfta yer ... tüm emtialar yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.04.2021 tarih ve 2018/1688 E., 2021/684 K. sayılı kararıyla tescil ve korumada ülkesellik prensibinin geçerli olduğu, davacı tarafın OHIM ve WIPO nezdinde tecilli markaları bulunduğuna dair belgeler sunulmuş ise de, davacı markasının tanınmış marka olmadığının yargılama sırasında alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı, davacı tarafın, davalının marka başvurusundan önce Türkiye'de ticari faaliyeti nedeniyle ... hak sahibi olduğu hususunun da kanıtlanamadığı, davacı markasının aynen tescil edilmesinin ... başına kötü niyetli tescili kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.11.2022 tarih, 2021/4208 E. ve 2022/8209 K. sayılı kararıyla davacının 2002, 2003, 2008 yıllarında TESORI D’ORIENTE+şekil ibareli markasını OHIM ve WIPO nezdinde tescil ettirdiği, aynı alanda faaliyet gösteren davalının marka tescili esnasında davacı tarafın markasında kullanılan logonunda ibareler gibi aynen kullanıldığı, dolayısıyla davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma gerekçesi benimsenerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.12.2017 tarih, 2016/172 E., 2017/425 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davacı ... SRL tarafından davalı ... aleyhine açılan kabulü ile davalının TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2014/107474 tescil no.lu 14.10.2015 tescil tarihli Tesori d'Oriente+Şekil markasının hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olaya 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) uygulanması gerektiğini, işbu yasada kötü niyete dayalı hükümsüzlük kurumunun bulunmadığını, davacının süresinde rüçhan hakkını kullanmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığı gibi ülkemizde korunmayacağını, müvekkilinin elde ettiği tanınmışlıktan faydalanmaya çalışanın davacı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin dayanağının yurt dışı tescilleri olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin ise kötü niyet olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4208 E. 2022/8209 K.
Ortak:sicilden terkin · terkin · kötüniyet · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» talebine ilişkindir.
… t gösteren davalının marka tescili esnasında davacı tarafın markasında kullanılan logonunda ibareler gibi aynen kullanıldığı, dolayısıyla davalının marka tescilinde «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» talebine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu markanın gerçek hak sahibinin davacı olduğu ve davalının «kötüniyetli» olarak marka başvurusunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince «istinaf yoluna başvurulması» üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı markasının Türkiye’de tanınmış marka olmadığı ve davacı markasının aynen tescil edilmesinin tek başına kötüniyetli tescili …
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu markadaki "TESORI D'ORIENTE" ibaresinde gerçek hak sahipliğinin davacı yana ait olduğu, davalının «kötüniyetli» olarak marka başvurusunda bulunduğu, 3.sınıfta yer alan tüm emtialar yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu karardaHGK 16/07/2008 tarih 2008/11-501 Esas 2008/507 Karar sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik uygulamaları itibariyle tescilde «kötüniyet», 556 sayılı KHK'nın 35. maddesine göre bir itiraz «sebebi» olup, her ne kadar aynı KHK'nın 42. maddesi uyarınca bir hükümsüzlük nedeni olarak düzenlenmemiş ise de; TMK'nın 2. maddesi uyarınca hukuk düzeni kötüniyeti koruma …
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7869 E. 2014/12834 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3768 E. , 2024/1858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/253 Esas, 2023/665 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yıllardır emek vererek tanınmış hale getirdiği TESORI D'ORIENTE markasını tescil ettirmek için Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) 30.06.2015 tarihinde başvurduğunu ancak davalıya ait 2014/107474 sayılı TESORI D'ORIENTE ibareli marka gerekçe gösterilerek başvurunun reddedildiğini, müvekkilince yapılan itirazınsa kabul edilmediğini, müvekkilinin bu markayı ilk olarak 1998 yılında ihdas ettiğini, ayrıca WIPO ve OHIM nezdinde tescil ettirdiğini, davalının ise bu markayı kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, tesadüfen bu ibarenin bulunamayacağını savunarak davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin TESORI D'ORIENTE markasının anlamının ... Hazineleri olduğunu, bu ibarenin aynı zamanda 2007 yılında basılmış bir kitabın adı olduğunu, bu isimde basılmış ve doğudaki baharat ve otları anlatan bir kitap olduğunu, müvekkilinin söz konusu kitabı gördüğünü ve bu ibarenin ilgisini çekmesi nedeniyle marka olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin de birçok ülkede satış yaptığını, davacının WIPO başvurusunda Türkiye'yi seçmediğini, davacının tanınmışlık iddiasına dayalı delillerin ise kendisi tarafından yapılan sayfa ve resimlerden ibaret olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2017 tarihli ve 2016/172 E., 2017/425 K. sayılı kararıyla; dava konusu markadaki TESORI D'ORIENTE ibaresinde ... hak sahipliğinin davacı yana ait olduğu, davalının kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunduğu, 3.sınıfta yer ... tüm emtialar yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.04.2021 tarih ve 2018/1688 E., 2021/684 K. sayılı kararıyla tescil ve korumada ülkesellik prensibinin geçerli olduğu, davacı tarafın OHIM ve WIPO nezdinde tecilli markaları bulunduğuna dair belgeler sunulmuş ise de, davacı markasının tanınmış marka olmadığının yargılama sırasında alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı, davacı tarafın, davalının marka başvurusundan önce Türkiye'de ticari faaliyeti nedeniyle ... hak sahibi olduğu hususunun da kanıtlanamadığı, davacı markasının aynen tescil edilmesinin ... başına kötü niyetli tescili kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.11.2022 tarih, 2021/4208 E. ve 2022/8209 K. sayılı kararıyla davacının 2002, 2003, 2008 yıllarında TESORI D’ORIENTE+şekil ibareli markasını OHIM ve WIPO nezdinde tescil ettirdiği, aynı alanda faaliyet gösteren davalının marka tescili esnasında davacı tarafın markasında kullanılan logonunda ibareler gibi aynen kullanıldığı, dolayısıyla davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma gerekçesi benimsenerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.12.2017 tarih, 2016/172 E., 2017/425 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davacı ... SRL tarafından davalı ... aleyhine açılan kabulü ile davalının TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2014/107474 tescil no.lu 14.10.2015 tescil tarihli Tesori d'Oriente+Şekil markasının hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olaya 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) uygulanması gerektiğini, işbu yasada kötü niyete dayalı hükümsüzlük kurumunun bulunmadığını, davacının süresinde rüçhan hakkını kullanmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığı gibi ülkemizde korunmayacağını, müvekkilinin elde ettiği tanınmışlıktan faydalanmaya çalışanın davacı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin dayanağının yurt dışı tescilleri olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin ise kötü niyet olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021672000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz