Ttk 309/4
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7541 E. 2014/14430 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4↗ anonim şirket yönetim kurulu↗ şirket zararı↗ infaz↗ anonim şirket↗ içtihadı birleştirme kararı↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yöneticiler tarafından şirketin karlı bir şekilde yönetildiği ancak, vergi mevzuatı yönünden sorumluluklarını yerine getirmediğinden bahisle tespit edilen usulsüzlüğe göre vergi cezası kesildiği, kesilen vergi cezasının ödendiği, bu ödeme sebebiyle davacıların 12.000 TL zarara uğradıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 12.000 TL şirket zararının dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile M.İnşaat San. Tic. A.Ş.'ne verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar Doğan, Engin, E.. T.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dava 6762 sayılı TTK'nın 309. ve 336. maddelerine dayanan, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile denetçi olan davalıların şirkete verdikleri zararların tazmini istemine ilişkin sorumluluk davasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'un 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda "12.612 TL şirket zararının... davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, "12.000 TL şirket zararının....davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" şeklinde hüküm kurulmuştur. Buna göre, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmadığı, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olduğundan, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile davalılar Doğan, Engin, E.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17722 E. 2014/19402 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya «haksız fiilde» bulunması nedeniyle davacının manevi tazminat isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, yapılan eylem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz ön …
30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 02/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine '' şeklinde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18544 E. 2014/12098 K.
Ortak:infaz · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda1-Dava, dava 6762 sayılı TTK'nın 309. ve 336. maddelerine dayanan, «anonim şirket yönetim kurulu» üyeleri ile denetçi olan davalıların şirkete verdikleri zararların tazmini istemine ilişkin sorumluluk davasıdır.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaYayıncılık A.Ş.'nin «yönetim kurulu» üyeleri, denetçileri, diğer üst düzey yöneticileri ile tüm sorumluları aleyhine açılmış sorumluluk davasıdır.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · husumet
Benzer bu kararda… ar ispatlanamadığı ayrıca ve öncelikle TTK'nın 309. maddesi kapsamında açılan davada davacı şirketin bu kapsamda dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, öncelikle «aktif husumet» nedeniyle davanın reddine, davalılar M..
Y.. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına»” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Y.. hakkında dava açılmış ise de davacı vekilinin 14.09.2007 tarihli dilekçesi ile bu davalılar yönünden açılan davanın HUMK'un 409. maddesi uyarınca takip edilmeyeceği bildirildiğinden «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7885 E. 2013/7725 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi manevi tazminat» istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda "Açılan davanın kısmen kabulü ile 1.480,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
Ancak, gerekçeli kararın hükmün fıkrasında, "Açılan davanın kısmen kabulü ile 1.148,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur.
Buna göre, gerekçeli kararın kısa karar uygun yazılmadığı, hüküm altına alınan «maddi tazminat» alacağı ve karar tarihi yönünden kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulması gerekmiştir. ...- Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12236 E. 2014/18274 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · zayi nedeniyle iptal · çek iptali · davadan feragat · zayi · hamil · feragat · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının «hamili» bulunduğu çeki kaybettiği, yapılan ilanlara rağmen «çek» yaprağının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne 4.... nolu çekin «zayi nedeniyle iptaline» karar verilmiştir.
1- Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda davanın kısmen kabulü ile 46717 seri nolu çekin «zayi nedeniyle iptaline», 46715 seri nolu çeke ilişkin «davadan feragat» edilmiş olmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, davanın kabulüyle, 4... seri nolu çeki davacının «zayi» etmesi nedeniyle iptaline, şeklinde hüküm kurulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacının tescilli markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde üretimde bulunduğu, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, 3.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1520 E. 2013/1818 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelsizlik · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «bedelsizlik» iddiasının, «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmaması ve vakıanın ticari defterlerle ispatının mümkün bulunmaması nedeniyle kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine, asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda “davanın reddine" karar verilmiş, ancak gerekçeli kararda asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» da hükmedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7541 E. , 2014/14430 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR (KAPATILAN) 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/05/2013
NUMARASI 2012/281-2013/245
Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2013 tarih ve 2012/281-2013/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar Doğan, Engin, E.. T.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı M. İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin %10 paya sahip azınlık hak sahibi ortakları olup, şirketin sermaye yapısı incelendiğinde esasen 3 ana sermaye grubundan oluştuğunu, bunların %80 payla çoğunluk oy sahibi T. Ailesi, %10 payla müvekkili H. Ailesi ve %10 pay sahibi dava dışı E. Ş. olduğunu, şirket yönetim kurulunun 23.2.2007 tarihinden beri T. Ailesi üyeleri davalılardan oluştuğunu, şirket denetçisinin de yine T. ailesinin oy hakimiyeti ile seçilen davalı Suat olduğunu, şirketin yönetim kurulu üyeleri ve denetçisi olan davalıların 2008 ve 2010 hesap döneminde yapmış oldukları işlemler nedeniyle şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL şirket zararının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerinin ortağı olduğu M.
İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. G.., davaya cevap vermemiştir.
Diğer davalılar vekili, davanın zamanaşımı, derdestlik yönünden usulden, davacıların iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunun genel kurul kararıyla şirkete atanan özel denetçi raporundan da anlaşılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yöneticiler tarafından şirketin karlı bir şekilde yönetildiği ancak, vergi mevzuatı yönünden sorumluluklarını yerine getirmediğinden bahisle tespit edilen usulsüzlüğe göre vergi cezası kesildiği, kesilen vergi cezasının ödendiği, bu ödeme sebebiyle davacıların 12.000 TL zarara uğradıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 12.000 TL şirket zararının dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile M.İnşaat San. Tic. A.Ş.'ne verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar Doğan, Engin, E.. T.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dava 6762 sayılı TTK'nın 309. ve 336. maddelerine dayanan, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile denetçi olan davalıların şirkete verdikleri zararların tazmini istemine ilişkin sorumluluk davasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'un 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda "12.612 TL şirket zararının... davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, "12.000 TL şirket zararının....davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" şeklinde hüküm kurulmuştur. Buna göre, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmadığı, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olduğundan, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile davalılar Doğan, Engin, E.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalılar Doğan, Engin, E.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102167200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz