Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15634 E. 2014/4496 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bloke↗ kısıtlılık↗ tazminat davası↗ uyuşmazlık konusu↗ havale↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, değişikliklerin, zorunluluklardan kaynaklanmadığı, mimari eserin görünümünün bozulduğu, davacının, FSEK 16. maddede düzenlenen, eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca, manevi hakları haleldar olanların, manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat davası açabilecekleri gerekçesiyle 4.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen yasal faizi davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, maddi tazminat taleplerinin saklı kalmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davaya konu taşınmazda yapılan ve zorunluluktan kaynaklanmayan projeye aykırı değişiklikler ile eserin mimari bütünlüğünün bozulduğu ve eser sahibi davacının FSEK'nın 16. maddesine göre manevi haklarının haleldar edildiği iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 07.02.2012 havale tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 4/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulanması sonucu inşa edilen Mutlu Tatil Sitesi'ndeki dubleks konutlardan bir tanesi olan davalıya ait (F) Blok (2) nolu konutun da aynı Kanun'un 4/3.maddesine göre güzel sanat eseri olduğu mütalaa edilmiştir. 5846 Sayılı FSEK 2/3.maddesi uyarınca mimari projenin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B maddesine göre sahibinin hususiyetini taşıması yeterli ise de, mimari projenin uygulanması sonucu ortaya çıkan dava konusu konutun, yani mimari yapının, aynı Kanun'un 4/3. maddesindeki mimarlık eseri (güzel sanat eseri) olarak nitelendirilip korunabilmesi için aynı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca "estetik değere sahip olması" da gereklidir.
Mahkemece de benimsenen raporda uyuşmazlık konusu konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır. Bilirkişi raporunun bu haliyle hüküm verilmeye yeterli ve elverişli olduğundan söz edilemez. Zira, anılan raporda 5846 sayılı FSEK 4/1. maddesinde açıklanan ve güzel sanat eserlerini diğer eser türlerinden ayıran "estetik niteliğe sahip olmak" unsuru hakkında herhangi bir değerlendirme bulunmamaktadır. Kaldı ki, genel olarak güzel sanat eserlerinin özelliği bunların tek olmalarından kaynaklanmaktadır. Dava konusu konut ise M.. T. Sitesi içerisinde aynı mimari projenin uygulaması sonucu inşa edildiği anlaşılan 24 dubleks daireden bir tanesidir. Bu durumun 5846 Sayılı FSEK 4/3. maddesi uyarınca estetik nitelik yönünden yapılacak değerlendirmede özellikle dikkate alınması zorunlu olup, tatil sitesini oluşturan mimari yapılar topluluğunun bir bütün olarak estetik değere sahip güzel sanat eseri sayılıp sayılmayacağı ya da dava konusu konutu diğerlerinden farklı ve eşsiz kılacak bir estetik niteliğin bulunup bulunmadığı gibi hususların bilirkişilerce tartışılıp değerlendirilmesi gerekir. Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını kısıtlayacağından, yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir (Prof. Dr. […] Erol, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, İkinci Bası, s.48, Ankara-1998).
O halde, mahkemece mimarlık konusunda öğretim üyesi ve uzman bilirkişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınmak suretiyle dava konusu konutun 5846 Sayılı FSEK 4/3.maddesi anlamında mimarlık eseri sayılıp sayılmayacağı belirlendikten sonra, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8975 E. 2012/14596 K.
Ortak:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca, manevi hakları haleldar olanların, manevi zarara karşılık olarak manevi «tazminat davası» açabilecekleri gerekçesiyle 4.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen «yasal faizi» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, «maddi tazminat» taleplerinin saklı kalmasına karar verilmiştir.
Mahkemece de benimsenen raporda «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir (Prof.
Benzer bu kararda… 6. maddesine göre manevi haklarının haleldar edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın 16.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece de kısmen benimsenen 19.11.2011 tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8991 E. 2012/14712 K.
Ortak:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece de benimsenen raporda «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir (Prof.
Benzer bu karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8977 E. 2012/14854 K.
Ortak:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · havale · Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 07.02.2012 «havale» tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 4/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulan …
Mahkemece de benimsenen raporda «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir (Prof.
Benzer bu karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
2-Davalının temyizine gelince, mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 4/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulan …
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9002 E. 2012/14685 K.
Ortak:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · havale · yasal faiz · Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca, manevi hakları haleldar olanların, manevi zarara karşılık olarak manevi «tazminat davası» açabilecekleri gerekçesiyle 4.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen «yasal faizi» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, «maddi tazminat» taleplerinin saklı kalmasına karar verilmiştir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 07.02.2012 «havale» tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 4/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulan …
Mahkemece de benimsenen raporda «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Benzer bu karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve yerinde yapılan «keşif» sonrasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının mülkiyetinde olan binanın davacı tarafından projelendirilmiş mimari eser vasfına sahip olduğu, zorunluluklardan kaynaklanmayan projeye aykırı uygulamalar ve değişikliklerin eserin projede öngörülen mimari bütünlüğünün bozulduğu, FSEK 16. maddede düzenlenen eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlâlin boyutları ve özellikleri dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın 16.06.2008 tarihinden işleyen «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Davalının temyizine gelince, mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 2/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve yerinde yapılan «keşif» sonrasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının mülkiyetinde olan binanın davacı tarafından projelendirilmiş mimari eser vasfına sahip olduğu, zorunluluklardan kaynaklanmayan projeye aykırı uygulamalar ve değişikliklerin eserin projede öngörülen mimari bütünlüğünün bozulduğu, FSEK 16. maddede düzenlenen eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlâlin boyutları ve özellikleri dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın 16.06.2008 tarihinden işleyen «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7743 E. 2012/167 K.
Ortak:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca, manevi hakları haleldar olanların, manevi zarara karşılık olarak manevi «tazminat davası» açabilecekleri gerekçesiyle 4.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen «yasal faizi» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, «maddi tazminat» taleplerinin saklı kalmasına karar verilmiştir.
Mahkemece de benimsenen raporda «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir (Prof.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı mimarın proje nedeni ile FSEK korumasından yararlanabileceği, ancak davacının projeyi «teslim» etmekle, proje ile ilgili mali haklarını aldığı ve eserinden elde edebileceği maddi kazancı elde ettiği, davalının, evinde yaptığı ekleme ve değişikliklerin zorunluluğa bağlı onarım amaçlı olmayan, ancak kullanım alanını artırmak amaçlı oldukları, bu değişiklik ve eklentilerin, binanın görünümünü, davacı mimarın tasarlayıp projeye bağladığı biçiminden uzaklaştırdığı, bu bakımdan davacının eserinden kaynaklanan manevi haklarının etkilendiği, yaratılan fazla kullanım alanının davacıya herhangi bir hak sağlamayacağı gerekçesiyle «maddi tazminat» taleplerinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın, 16.01.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline …
Oysa, mahkemece de kısmen benimsenen 26.02.2010 tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davacı mimarın proje nedeni ile FSEK korumasından yararlanabileceği, ancak davacının projeyi «teslim» etmekle, proje ile ilgili mali haklarını aldığı ve eserinden elde edebileceği maddi kazancı elde ettiği, davalının, evinde yaptığı ekleme ve değişikliklerin zorunluluğa bağlı onarım amaçlı olmayan, ancak kullanım alanını artırmak amaçlı oldukları, bu değişiklik ve eklentilerin, binanın görünümünü, davacı mimarın tasarlayıp projeye bağladığı biçiminden uzaklaştırdığı, bu bakımdan davacının eserinden kaynaklanan manevi haklarının etkilendiği, yaratılan fazla kullanım alanının davacıya herhangi bir hak sağlamayacağı gerekçesiyle «maddi tazminat» taleplerinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın, 16.01.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline …
2010/7743 2012/«167» -2- 5846 Sayılı FSEK 2/3.maddesi uyarınca mimari projenin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B maddesine göre sahibinin hususiyetini …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15634 E. , 2014/4496 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 14/02/2012
NUMARASI 2010/122-2012/11
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/02/2012 tarih ve 2010/122-2012/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili mimar eser sahibinin hazırladığı proje konusu inşaatlar tamamlanıp teslim edildiği halde, mülk sahibi davalı tarafından eser niteliği taşıyan binada bir takım değişiklikler ve eklentiler yapıldığını, ilk hali ile estetik olan ve mimarın kendine özgü tarzını yansıtan binanın görünümünün bozulduğunu ve yapılan değişikliklerin müvekkilinin manevi haklarının ihlali sonucunu doğurduğunu ileri sürerek 7.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, değişikliklerin, zorunluluklardan kaynaklanmadığı, mimari eserin görünümünün bozulduğu, davacının, FSEK 16. maddede düzenlenen, eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca, manevi hakları haleldar olanların, manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat davası açabilecekleri gerekçesiyle 4.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen yasal faizi davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, maddi tazminat taleplerinin saklı kalmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davaya konu taşınmazda yapılan ve zorunluluktan kaynaklanmayan projeye aykırı değişiklikler ile eserin mimari bütünlüğünün bozulduğu ve eser sahibi davacının FSEK'nın 16. maddesine göre manevi haklarının haleldar edildiği iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 07.02.2012 havale tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 4/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulanması sonucu inşa edilen Mutlu Tatil Sitesi'ndeki dubleks konutlardan bir tanesi olan davalıya ait (F) Blok (2) nolu konutun da aynı Kanun'un 4/3.maddesine göre güzel sanat eseri olduğu mütalaa edilmiştir. 5846 Sayılı FSEK 2/3.maddesi uyarınca mimari projenin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B maddesine göre sahibinin hususiyetini taşıması yeterli ise de, mimari projenin uygulanması sonucu ortaya çıkan dava konusu konutun, yani mimari yapının, aynı Kanun'un 4/3.
maddesindeki mimarlık eseri (güzel sanat eseri) olarak nitelendirilip korunabilmesi için aynı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca "estetik değere sahip olması" da gereklidir.
Mahkemece de benimsenen raporda uyuşmazlık konusu konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır. Bilirkişi raporunun bu haliyle hüküm verilmeye yeterli ve elverişli olduğundan söz edilemez. Zira, anılan raporda 5846 sayılı FSEK 4/1. maddesinde açıklanan ve güzel sanat eserlerini diğer eser türlerinden ayıran "estetik niteliğe sahip olmak" unsuru hakkında herhangi bir değerlendirme bulunmamaktadır. Kaldı ki, genel olarak güzel sanat eserlerinin özelliği bunların tek olmalarından kaynaklanmaktadır. Dava konusu konut ise M.. T. Sitesi içerisinde aynı mimari projenin uygulaması sonucu inşa edildiği anlaşılan 24 dubleks daireden bir tanesidir.
Bu durumun 5846 Sayılı FSEK 4/3. maddesi uyarınca estetik nitelik yönünden yapılacak değerlendirmede özellikle dikkate alınması zorunlu olup, tatil sitesini oluşturan mimari yapılar topluluğunun bir bütün olarak estetik değere sahip güzel sanat eseri sayılıp sayılmayacağı ya da dava konusu konutu diğerlerinden farklı ve eşsiz kılacak bir estetik niteliğin bulunup bulunmadığı gibi hususların bilirkişilerce tartışılıp değerlendirilmesi gerekir. Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını kısıtlayacağından, yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir (Prof.
Dr. […] Erol, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, İkinci Bası, s.48, Ankara-1998).
O halde, mahkemece mimarlık konusunda öğretim üyesi ve uzman bilirkişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınmak suretiyle dava konusu konutun 5846 Sayılı FSEK 4/3.maddesi anlamında mimarlık eseri sayılıp sayılmayacağı belirlendikten sonra, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101655800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz