Ön inceleme duruşması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12826 E. 2014/14269 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme duruşması↗ ara karar↗ kesin süre↗ ticaret unvanı↗ ticaret sicili↗ ihtarname↗ haksız rekabet↗ ibraz↗ iltibas↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi ekinde delil sunulmadığı, sadece davacı vekilince davalıya gönderilen ihtarname fotokopisinin bulunduğu, ön inceleme safhasında düzenlenen tensip tutanağında taraflara delillerinin sunulması hususunda süre verildiği, ön inceleme duruşma günü tensip tutanağında da, gerekli hazırlıkların yapılması hususunda karar oluşturulduğu, duruşmanın 3 nolu ara kararında da, davalının fiilleri ile ilgili tüm delillerin iki hafta içerisinde sunulması hususunda ara karar tesis edildiği, 10.09.2013 tarihli oturumda da bu kez delillerini sunmak üzere kesin süre verilmiş olmasına rağmen, değerlendirmeye esas alınacak her hangi bir delil ibraz edilmediği, bu halde de, davacının iddialarını kanıtlayamadığı gibi, davalının "T." ibareli kullanımı söz konusu olsa dahi bu kullanımını dava tarihi itibariyle mevcut olan marka başvurusu doğrultusunda yapmış kabul edileceği, başvuru kapsamı dışında fiilinin kanıtlanamadığı, unvan kullanımının da Ticaret Sicil Memurluğundaki tescil doğrultusunda olduğu, aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalı şirket unvanında yer alan "t." sözcüğünün müvekkilinin daha önce tescil ettirdiği "V." esas unsurlu unvanına tecavüz ettiğini, iltibas tehlikesinin bulunduğunu ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün tespit ve men'ini, 6762 sayılı TTK'nın 54'üncü maddesi uyarınca davalı ticaret unvanının terkinini ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davalının dava tarihinden önce başvurusunu yaptığı ve yargılama esnasında da tescilini sağladığı markasına dayanarak "T." ibaresini kullandığı, başvuru kapsamı dışında bir fiilinin kanıtlanamadığı, kullanımın Ticaret Sicil Memurluğundaki tescil doğrultusunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafça daha önceki tarihte tescil ettirdiği "v." asıl unsurlu ticaret unvanı nedeniyle "t." kılavuz sözcüğünün yer aldığı davalı ticaret unvanının haksız ve kanuna aykırı olarak tescil olduğundan bahisle anılan sözcüğün davalı unvanından terkinini istediğine göre; uyuşmazlığın yukarıda bahsedilen 6762 sayılı TTK'nın 54'üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ön inceleme duruşması 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7326 E. 2014/14267 K.
Ortak:ön inceleme duruşması · ara karar · kesin süre · ticaret unvanı · ihtarname · haksız rekabet · ibraz · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi ekinde delil sunulmadığı, sadece davacı vekilince davalıya gönderilen «ihtarname» fotokopisinin bulunduğu, ön inceleme safhasında düzenlenen tensip tutanağında taraflara delillerinin sunulması hususunda süre verildiği, ön «inceleme duruşma» günü tensip tutanağında da, gerekli hazırlıkların yapılması hususunda karar oluşturulduğu, duruşmanın 3 nolu «ara» kararında da, davalının fiilleri ile ilgili tüm delillerin iki hafta içerisinde sunulması hususunda ara karar tesis edildiği, 10.09.2013 tarihli oturumda da bu kez delillerini sunmak üzere «kesin süre» verilmiş olmasına rağmen, değerlendirmeye esas alınacak her hangi bir delil «ibraz» edilmediği, bu halde de, davacının iddialarını kanıtlayamadığı gibi, davalının "T." ibareli kullanımı söz konusu olsa dahi bu kullanımını dava tarihi itibariyle me …
Davacı vekili, davalı şirket unvanında yer alan "t." sözcüğünün müvekkilinin daha önce tescil ettirdiği "V." esas unsurlu unvanına tecavüz ettiğini, «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu ve «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün tespit ve men'ini, 6762 sayılı TTK'nın 54'üncü maddesi uyarınca davalı «ticaret unvanının» terkinini ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
… Memurluğundaki tescil doğrultusunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafça daha önceki tarihte tescil ettirdiği "v." asıl unsurlu «ticaret unvanı» nedeniyle "t." kılavuz sözcüğünün yer aldığı davalı ticaret unvanının haksız ve kanuna aykırı olarak tescil olduğundan bahisle anılan sözcüğün davalı unvanından te …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi ekinde delil sunulmadığı, sadece davacı vekilince davalıya gönderilen «ihtarname» fotokopisinin bulunduğu, ön inceleme safhasında düzenlenen tensip tutanağında taraflara delillerinin sunulması hususunda süre verildiği, ön «inceleme duruşma» günü tensip tutanağında da, gerekli hazırlıkların yapılması hususunda karar oluşturulduğu, duruşmanın 3 nolu «ara» kararında da, davalının fiilleri ile ilgili tüm delillerin iki hafta içerisinde sunulması hususunda ara karar tesis edildiği, 10.09.2013 tarihli oturumda da bu kez delillerini sunmak üzere «kesin süre» verilmiş olmasına rağmen, değerlendirmeye esas alınacak her hangi bir delil «ibraz» edilmediği, bu halde de, davacının iddialarını kanıtlayamadığı gibi, davalının "T." ibareli kullanımı söz konusu olsa dahi bu kullanımını dava tarihi itibariyle me …
Davacı vekili, davalı şirket unvanında yer alan "t." sözcüğünün müvekkilinin daha önce tescil ettirdiği "V." esas unsurlu unvanına tecavüz ettiğini, «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu ve «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün tespit ve men'ini, 6762 sayılı TTK'nın 54'üncü maddesi uyarınca davalı «ticaret unvanının» terkinini ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
… Memurluğundaki tescil doğrultusunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafça daha önceki tarihte tescil ettirdiği "v." asıl unsurlu «ticaret unvanı» nedeniyle "t." kılavuz sözcüğünün yer aldığı davalı ticaret unvanının haksız ve kanuna aykırı olarak tescil olduğundan bahisle anılan sözcüğün davalı unvanından te …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14030 E. 2017/2072 K.
Ortak:ara karar · kesin süre · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi ekinde delil sunulmadığı, sadece davacı vekilince davalıya gönderilen «ihtarname» fotokopisinin bulunduğu, ön inceleme safhasında düzenlenen tensip tutanağında taraflara delillerinin sunulması hususunda süre verildiği, ön «inceleme duruşma» günü tensip tutanağında da, gerekli hazırlıkların yapılması hususunda karar oluşturulduğu, duruşmanın 3 nolu «ara» kararında da, davalının fiilleri ile ilgili tüm delillerin iki hafta içerisinde sunulması hususunda ara karar tesis edildiği, 10.09.2013 tarihli oturumda da bu kez delillerini sunmak üzere «kesin süre» verilmiş olmasına rağmen, değerlendirmeye esas alınacak her hangi bir delil «ibraz» edilmediği, bu halde de, davacının iddialarını kanıtlayamadığı gibi, davalının "T." ibareli kullanımı söz konusu olsa dahi bu kullanımını dava tarihi itibariyle me …
Benzer bu karardaMahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19/03/2015 tarihli tensip tutanağında, dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usule uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzun dosyaya «ibrazı» için iki haftalık süre verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · zayi · usulden reddi · çek · ilan
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece 19/03/2015 tarihli tensip tutanağında, dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usule uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzun dosyaya «ibrazı» için iki haftalık süre verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9851 E. 2014/14327 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» isteminin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyizi üzerine alacaklı yararına bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve «ihtiyati haciz» isteminin 01.03.2013 tarihinde talep edilmesine rağmen borçlu vekilinin karar düzeltme dilekçesine ekli tensip tutanağından itirazın iptali davasının 13.09.2013 tarihinde açıldığının anlaşılmış bulunmasına göre borçlu vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12826 E. , 2014/14269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 19/12/2013
NUMARASI 2012/139-2013/294
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2012/139-2013/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30 yılı aşkın bir süredir "V." ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığını, "V. Önemli Kişilerin Acentası" ibareli markalarının bulunduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davalının da "V. Turkey Turizm ve Dan. Tic. Ltd. Şti" unvanını kullanırken müvekkilinin ihtarı üzerine unvanını "T. Turkey Turizm ve Dan. Tic. Ltd. Şti" olarak değiştirdiğini, bu haliyle dahi davalı unvanının müvekkili unvanına tecavüz oluşturduğunu, iltibasa ve davalı lehine haksız rekabete sebep verdiğini ileri sürerek davalı şirketin haksız rekabet yoluyla müvekkili unvanına ve tescilli markasına vaki tecavüzün tespitine ve men'ine, davalıya ait "T. Turkey Turizm ve Dan. Tic. Ltd. Şti" ticaret unvanının sicilden terkinine, bu unvandaki V.
ibaresinin kaldırlmasına, şimdilik, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, davalı şirketin kullandığı her türlü kırtasiye, yazılı evrak vs. ürünlerden 'V.' kelimesinin silinmesine ve imhasına, "V." ibaresi içeren bir davalı markasının ortaya çıkması halinde hükümsüzlüğüne kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin unvan karışıklığına sebebiyet vermemek için 20.03.2012 tarihinde unvanını "T. Turkey Turizm ve Dan. Tic. Ltd. Şti" olarak değiştirdiğini, "T." ibaresini marka olarka da tescil ettirdiğini, "vip" ibaresinin ayırdediciliğinin bulunmadığını, hizmet verdiği kişi ve kuruluşların öneminden hareketle bu ibarenin kullanıldığını, haksız rekabet şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi ekinde delil sunulmadığı, sadece davacı vekilince davalıya gönderilen ihtarname fotokopisinin bulunduğu, ön inceleme safhasında düzenlenen tensip tutanağında taraflara delillerinin sunulması hususunda süre verildiği, ön inceleme duruşma günü tensip tutanağında da, gerekli hazırlıkların yapılması hususunda karar oluşturulduğu, duruşmanın 3 nolu ara kararında da, davalının fiilleri ile ilgili tüm delillerin iki hafta içerisinde sunulması hususunda ara karar tesis edildiği, 10.09.2013 tarihli oturumda da bu kez delillerini sunmak üzere kesin süre verilmiş olmasına rağmen, değerlendirmeye esas alınacak her hangi bir delil ibraz edilmediği, bu halde de, davacının iddialarını kanıtlayamadığı gibi, davalının "T." ibareli kullanımı söz konusu olsa dahi bu kullanımını dava tarihi itibariyle mevcut olan marka başvurusu doğrultusunda yapmış kabul edileceği, başvuru kapsamı dışında fiilinin kanıtlanamadığı, unvan kullanımının da Ticaret Sicil Memurluğundaki tescil doğrultusunda olduğu, aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalı şirket unvanında yer alan "t." sözcüğünün müvekkilinin daha önce tescil ettirdiği "V." esas unsurlu unvanına tecavüz ettiğini, iltibas tehlikesinin bulunduğunu ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün tespit ve men'ini, 6762 sayılı TTK'nın 54'üncü maddesi uyarınca davalı ticaret unvanının terkinini ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davalının dava tarihinden önce başvurusunu yaptığı ve yargılama esnasında da tescilini sağladığı markasına dayanarak "T." ibaresini kullandığı, başvuru kapsamı dışında bir fiilinin kanıtlanamadığı, kullanımın Ticaret Sicil Memurluğundaki tescil doğrultusunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafça daha önceki tarihte tescil ettirdiği "v." asıl unsurlu ticaret unvanı nedeniyle "t." kılavuz sözcüğünün yer aldığı davalı ticaret unvanının haksız ve kanuna aykırı olarak tescil olduğundan bahisle anılan sözcüğün davalı unvanından terkinini istediğine göre;
uyuşmazlığın yukarıda bahsedilen 6762 sayılı TTK'nın 54'üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102138700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz