Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5844 E. 2011/4998 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asli müdahale↗ toplantı ve karar nisabı↗ karar nisabı↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ uyuşmazlık konusu↗ yönetim kurulu kararı↗ harç↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin yönetim kurulunun üç kişiden oluştuğu, iki üye ile toplanıp kararlar aldığı, yine aynı şekilde toplanıp 16.03.2008 tarihli genel kurul çağrısı yaptığı, üç kişiden oluşan yönetim kurulunun yarıdan bir fazlası olan üç kişi ile toplanmasının gerektiği, kararların iki kişi ile toplanılıp alındığı, müdahil olmak isteyenlerin usulsüz şekilde ortak kaydedildiği, müdahale istemiyle ilgili karar verilmediği, davacıların taleplerinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 9.2.2008 tarih 2008/1 sayılı yönetim kurulu kararı ile 16.03.2008 tarihli genel kurul kararının iptaline, iptale karar verilmiş olmakla bu genel kurulda seçilmiş yönetim ve denetim kurulu heyetinin seçilmemiş sayılmasına, önceki yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu sıfatla ve unvanla görevlerinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcileri ile asli müdahale talebinde bulunanlar vekili temyiz edilmiştir.
1-Dava, devir yoluyla ortaklığın kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararı ile olağanüstü genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
Davacıların, davalı kooperatifin ortakları oldukları, davaya asli müdahil olarak katılmak isteyen 18 kişinin devir yoluyla ortaklığının kabulüne ilişkin 09.02.2008 tarih ve 2008/1 sayılı yönetim kurulu kararının, toplantı nisabına uygun olarak alınmadığı iddiasıyla yok hükmünde olduğunun tespitini istedikleri, ayrıca davalının 16.03.2008 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda alınan kararların da yokluğunun tespitini talep ettikleri hususları uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece yazılı gerekçe ile asli müdahale talep edenlerin istemlerinin reddine karar verilmiştir. Ancak, yokluğunun tespiti istenilen yönetim kurulu kararı, talepte bulunanların ortaklıklarının kabulüne ilişkindir. Dolayısıyla bu davada verilecek karar, asli müdahale talebinde bulunanların hukuklarını etkileyecek niteliktedir. Müdahale talep edenler vekili, müvekkillerinin ortaklıkları devir yoluyla edindiklerini, ortak olma koşullarını taşıdıklarını ve yönetim kurulunun da anasözleşmeye göre devirleri kabul ettiklerini açıklamıştır. Bu durum karşısında, talepte bulunanlardan ayrı ayrı harç alınmak suretiyle asli müdahilliklerinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu istemin reddi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı temsilcilerinin tüm, asli müdahale talebinde bulunanlar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3193 E. 2010/9606 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… ydedildiği, müdahale istemiyle ilgili karar verilmediği, davacıların taleplerinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 9.2.2008 tarih 2008/1 sayılı «yönetim kurulu» kararı ile 16.03.2008 tarihli «genel kurul kararının iptaline», iptale karar verilmiş olmakla bu genel kurulda seçilmiş yönetim ve denetim kurulu heyetinin seçilmemiş sayılmasına, önceki yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu …
1-Dava, devir yoluyla ortaklığın kabulüne ilişkin «yönetim kurulu» kararı ile «olağanüstü genel kurulda» alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
… operatifin ortakları oldukları, davaya asli müdahil olarak katılmak isteyen 18 kişinin devir yoluyla ortaklığının kabulüne ilişkin 09.02.2008 tarih ve 2008/1 sayılı «yönetim kurulu» kararının, «toplantı nisabına» uygun olarak alınmadığı iddiasıyla yok hükmünde olduğunun tespitini istedikleri, ayrıca davalının 16.03.2008 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda alınan kararların da yokluğunun tespitini talep ettikleri hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu kararda… .Davacı ortak yönetim kurulunun 19.07.2007 gün ve 278 nolu kararı ile ihraç edilmiş olup, başlığından da üç kişiden oluştuğu anlaşılan yönetim kurulunda kararın iki «yönetim kurulu» üyesinin imzası ile alındığı anlaşılmış, esasen bu husus davacı tarafında da dava dilekçesinde açıkça iddia edilmiştir.Oysa, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 5 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar · eksik inceleme
Benzer bu kararda… tibar edilmediği, usulüne uygun ihtarlara rağmen davalı kooperatife olan asıl aidat ve birikmiş faiz borcunu ödemediği, bilirkişinin yaptığı hesaplama ile çıkarılan «ihtarlar» arasında davacı aleyhine cüzi bir fark varsa da bu hususun miktarı itibariyle davacıyı ödemede tereddüde düşürecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine …
Bu durumda, mahkemece, dava konusu ihraç kararının yukarıdaki açıklamlar doğrultusunda yeterli nisapla alınıp alınmadığının öncelikle değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5844 E. , 2011/4998 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2008 tarih ve 2008/179-2008/606 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı temsilcileri ile asli müdahale talebinde bulunanlar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı SS Sema Konut Yapı Koop. vekili Av. ..... ve yine müdahil davalılar vekili Av.....gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalının ortağı olduklarını, üç kişilik yönetim kurulunun iki kişi ile toplanarak devir işleminin kabulüyle 18 kişinin ortaklığına karar verildiğini, toplantı ve karar nisabının olmadığını, bu kararın yok hükmünde bulunduğunu, yine iki yönetim kurulunun toplanıp karar vermesiyle 16.03.2008 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, pay defterinde adı yazılı olmayan ve gerçekte ortaklık sıfatı bulunmayan kişilerin katıldığını, çağrının tamamen usulsüz bulunduğunu, alınan kararların da yok sayılacağını ileri sürerek, davalının 09.02.2008 tarih ve 2008/1 sayılı yönetim kurulu kararının, 16.03.2008 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların tamamının iptal edilerek yok sayılmasına, önceki genel kurulda seçilen yönetim ve denetim kurullarının görevlerine devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Asli müdahil olmak isteyenler vekili, müvekkillerinin davalının ortaklığını devir yoluyla edindiklerini, durumun 05.02.2008 tarihi itibariyle yönetime bildirildiğini, devrin kabul edildiğini, yönetim kurulu kararına karşı doğrudan dava açılamayacağını, alınan kabul kararının usulüne uygun olduğunu, verilecek kararın müvekkillerinin hukuki durumunu etkileyeceğini belirterek, davaya asli müdahil olarak katılmalarına, ortaklıklarının tespitine ve yaratılan muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin yönetim kurulunun üç kişiden oluştuğu, iki üye ile toplanıp kararlar aldığı, yine aynı şekilde toplanıp 16.03.2008 tarihli genel kurul çağrısı yaptığı, üç kişiden oluşan yönetim kurulunun yarıdan bir fazlası olan üç kişi ile toplanmasının gerektiği, kararların iki kişi ile toplanılıp alındığı, müdahil olmak isteyenlerin usulsüz şekilde ortak kaydedildiği, müdahale istemiyle ilgili karar verilmediği, davacıların taleplerinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 9.2.2008 tarih 2008/1 sayılı yönetim kurulu kararı ile 16.03.2008 tarihli genel kurul kararının iptaline, iptale karar verilmiş olmakla bu genel kurulda seçilmiş yönetim ve denetim kurulu heyetinin seçilmemiş sayılmasına, önceki yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu sıfatla ve unvanla görevlerinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcileri ile asli müdahale talebinde bulunanlar vekili temyiz edilmiştir.
1-Dava, devir yoluyla ortaklığın kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararı ile olağanüstü genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
Davacıların, davalı kooperatifin ortakları oldukları, davaya asli müdahil olarak katılmak isteyen 18 kişinin devir yoluyla ortaklığının kabulüne ilişkin 09.02.2008 tarih ve 2008/1 sayılı yönetim kurulu kararının, toplantı nisabına uygun olarak alınmadığı iddiasıyla yok hükmünde olduğunun tespitini istedikleri, ayrıca davalının 16.03.2008 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda alınan kararların da yokluğunun tespitini talep ettikleri hususları uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece yazılı gerekçe ile asli müdahale talep edenlerin istemlerinin reddine karar verilmiştir. Ancak, yokluğunun tespiti istenilen yönetim kurulu kararı, talepte bulunanların ortaklıklarının kabulüne ilişkindir. Dolayısıyla bu davada verilecek karar, asli müdahale talebinde bulunanların hukuklarını etkileyecek niteliktedir.
Müdahale talep edenler vekili, müvekkillerinin ortaklıkları devir yoluyla edindiklerini, ortak olma koşullarını taşıdıklarını ve yönetim kurulunun da anasözleşmeye göre devirleri kabul ettiklerini açıklamıştır. Bu durum karşısında, talepte bulunanlardan ayrı ayrı harç alınmak suretiyle asli müdahilliklerinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu istemin reddi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı temsilcilerinin tüm, asli müdahale talebinde bulunanlar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davaya asli müdahale talebinde bulunmak isteyenler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın talepte bulunanlar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı temsilcilerinin tüm, asli müdahale talebinde bulunanlar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, müdahiller yararına 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak müdahillere verilmesine, 26.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021293400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz