Akdi faiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1950 E. 2014/11278 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz↗ güven kurumu↗ zamanaşımı defi↗ borcun üstlenilmesi↗ 3095 sayılı kanun↗ mevduat hesabı↗ tmsf↗ vade↗ haksız fiil↗ havale↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının yerinde olmayan zamanaşımı definin reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmesi sonucu, davalı banka tarafından E.bank Off Shore Ltd.'e gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından dolambaçlı yollardan Garipoğlu grubuna ait şirketlere geri dönmeyecek şekilde usulsüz şekilde kredi kullandırılmak suretiyle tüketildiği, alacağın dava dışı E.bank Off Shore Ltd.'den tahsil imkanının bulunmadığının ve uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore'a yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden davalı bankanın da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 15.000 ABD Dolarının 02.11.1999 tarihinden itibaren 04.01.2000 tarihine kadar %17,50 akdi faiz, 04.01.2000 tarihinden itibaren de 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca ABD Doları cinsinden yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte borcu üstlenen TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun, somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, borcu üstlenen davalı TMSF vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, Off Shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Hüküm altına alınan miktara hesaba yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de davacı, iradesinin sakatlanarak paranın Off Shore Bankası'na gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, davaya konu yabancı para cinsinden alacağa hesaba yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vade sonuna kadar akdi faize karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden borcu üstlenen TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, TMSF tarafından tek taraflı olarak alınan karar ile davalı I.. A.. borcunun üstlenilmesi, davacı tarafından hakkında dava açılan ve dava konusu işlemden sorumlu olan I.. A..'nin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Bu durumda mahkemece, dava konusu borçtan hem davalı banka hem de borcu üstlenen TMSF'nin sorumlu tutulması gerekirken sadece borcu üstlenen TMSF'nin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı ve borcu üstlenen TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15653 E. 2015/775 K.
Ortak:güven kurumu · havale · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının yerinde olmayan «zamanaşımı definin» reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmesi sonucu, davalı banka tarafından E.bank Off Shore Ltd.'e gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından dolambaçlı yollardan Garipoğlu grubuna ait şirketlere geri dönmeyecek şekilde usulsüz şekilde kredi kullandırılmak suretiyle tüketildiği, alacağın dava dışı E.bank Off Shore Ltd.'den tahsil imkanının bulunmadığının ve uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore'a yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden davalı bankanın da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 15.000 ABD Dolarının 02.11.1999 tarihinden itibaren 04.01.2000 tarihine kadar %17,50 «akdi faiz», 04.01.2000 tarihinden itibaren de 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca ABD Doları cinsinden yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» uygulanan en yüksek faizi ile birlikte «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
… 5 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, «borcu üstlenen» davalı TMSF vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yapılan «havale» işlemi ve açılan...hesabının bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imzasıyla açılmış olmakla birlikte davalı banka tarafından...'ye gönderilen paraların aslında fiilen....'a aktarılmadığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından dolambaçlı yollardan ....tarafından belirli kişi ve şirketlere geri dönmeyecek şekilde usulsüz şekilde kredi kullandırılmak suretiyle tüketildiği, alacağın benzer nitelikteki Yargıtay kararları doğrultusunda dava dışı ....den tahsil imkanının bulunmadığının ve uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek .... yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden …
… ve 6762 sayılı TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:harç · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ....'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan ...'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ...'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ....'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ....'ye devredilen ...'nin eylemlerinden dolayı açılan davada gerek dosya yükümlülüğünü üstlenen ..., gerekse bu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1562 E. 2017/807 K.
Ortak:güven kurumu · havale · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının yerinde olmayan «zamanaşımı definin» reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmesi sonucu, davalı banka tarafından E.bank Off Shore Ltd.'e gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından dolambaçlı yollardan Garipoğlu grubuna ait şirketlere geri dönmeyecek şekilde usulsüz şekilde kredi kullandırılmak suretiyle tüketildiği, alacağın dava dışı E.bank Off Shore Ltd.'den tahsil imkanının bulunmadığının ve uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore'a yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden davalı bankanın da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 15.000 ABD Dolarının 02.11.1999 tarihinden itibaren 04.01.2000 tarihine kadar %17,50 «akdi faiz», 04.01.2000 tarihinden itibaren de 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca ABD Doları cinsinden yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» uygulanan en yüksek faizi ile birlikte «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
… 5 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, «borcu üstlenen» davalı TMSF vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaLtd'den tahsili imkanının bulunmadığı ve uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesi gerektiği, bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off shore bankasına yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 352 TL «asıl alacak», 1.884,97 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 2.236,97 TL'nin, 352 TL'lik asıl alacak kısmına dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince «avans faizi» işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yapılan «havale» işlemi ve açılan off shore hesabının bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imza ile açılmış ise de, ...
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · işlemiş faiz · asıl alacak · avans faizi · e-defter
Benzer bu karardaLtd'den tahsili imkanının bulunmadığı ve uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesi gerektiği, bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off shore bankasına yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 352 TL «asıl alacak», 1.884,97 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 2.236,97 TL'nin, 352 TL'lik asıl alacak kısmına dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince «avans faizi» işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
1-Fer'i müdahil ... vekilinin 06/07/2015 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1950 E. , 2014/11278 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 43. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/09/2012
NUMARASI 2011/226-2012/202
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/09/2012 tarih ve 2011/226-2012/202 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 10/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı I.. A..vekili Av. E. I. ve TMSF vekili Av. C. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı bankaya devrinden önce S. A.Ş.'nin Avcılar Şubesine 03.12.1999 tarihinde yatırılan 15.000 ABD Doları paranın anılan banka yönetimi tarafından KKTC'de paravan olarak kurulan dava dışı E.bank Off Shore Ltd.adlı banka hesabına aktarıldığını, müvekkilinin bankalara olan güveninin kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın banka yönetimi tarafından grup şirketlere ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, davalı bankanın kanuna aykırı işlemleri sonucu müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 15.000 ABD Dolarının vade sonu olan 04.01.2000 tarihine kadar %17,50 akdi faiz, 04.01.2000 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar da 3095 sayılı Kanun'un 2.
maddesi uyarınca % 17,50 akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekili, davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının yerinde olmayan zamanaşımı definin reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmesi sonucu, davalı banka tarafından E.bank Off Shore Ltd.'e gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından dolambaçlı yollardan Garipoğlu grubuna ait şirketlere geri dönmeyecek şekilde usulsüz şekilde kredi kullandırılmak suretiyle tüketildiği, alacağın dava dışı E.bank Off Shore Ltd.'den tahsil imkanının bulunmadığının ve uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore'a yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden davalı bankanın da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 15.000 ABD Dolarının 02.11.1999 tarihinden itibaren 04.01.2000 tarihine kadar %17,50 akdi faiz, 04.01.2000 tarihinden itibaren de 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca ABD Doları cinsinden yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte borcu üstlenen TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun, somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, borcu üstlenen davalı TMSF vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, Off Shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Hüküm altına alınan miktara hesaba yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de davacı, iradesinin sakatlanarak paranın Off Shore Bankası'na gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, davaya konu yabancı para cinsinden alacağa hesaba yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vade sonuna kadar akdi faize karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden borcu üstlenen TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, TMSF tarafından tek taraflı olarak alınan karar ile davalı I.. A.. borcunun üstlenilmesi, davacı tarafından hakkında dava açılan ve dava konusu işlemden sorumlu olan I.. A..'nin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Bu durumda mahkemece, dava konusu borçtan hem davalı banka hem de borcu üstlenen TMSF'nin sorumlu tutulması gerekirken sadece borcu üstlenen TMSF'nin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı ve borcu üstlenen TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle borcu üstlenen TMSF vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle TMSF yararına, sadece (3) numaralı bentte açıklanan nedenle ise davacı taraf yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı TMSF'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102119700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz