Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4869 E. 2014/11258 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itiraz süresi↗ ödeme emri tebliği↗ borca itiraz↗ ödeme emri↗ tebliğ tarihi↗ icra hukuk mahkemesi↗ menfi tespit davası↗ tespit davası↗ hukuki yarar↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İcra Hukuk Mahkemesince ödeme emrinin tebliğ tarihinin 17.04.2012 olarak tespit edildiği, böylece davacının 18.04.2012 tarihli borca itirazının süresinde ve takibin de durmuş olduğu, davacının önce icra takibinin sonuçlanmasını beklemesi, ondan sonra davayı açıp açmayacağını belirlemesi gerektiği, icra takibinin durmasından sonra menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibinden sonraki açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İİK'nın 72. maddesi uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Somut uyuşmazlıkta ödeme emri davalı tarafa usulsüz şekilde 09.04.2012 günü tebliğ edilmiş, yasal 7 günlük itiraz süresi dolduktan sonra davacı tarafça takip 17.04.2012 günü öğrenilmiş ve 18.04.2012 tarihinde de menfi tespit istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacının takip dosyasında vaki borca itirazının süresinde kabul edilmesi ile takip, işbu dava açıldıktan sonra durmuş ise de, bizatihi ödeme emri tebliği ve alacak talep edilmesi nedeniyle menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu itibarla, mahkemece aksi kanaatle ve yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7053 E. 2016/1130 K.
Ortak:ödeme emri · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İcra Hukuk Mahkemesince «ödeme emrinin tebliğ tarihinin» 17.04.2012 olarak tespit edildiği, böylece davacının 18.04.2012 tarihli «borca itirazının» süresinde ve takibin de durmuş olduğu, davacının önce icra takibinin sonuçlanmasını beklemesi, ondan sonra davayı açıp açmayacağını belirlemesi gerektiği, icra takibinin durmasından sonra «menfi tespit davası» açılmasında davacının «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta «ödeme emri» davalı tarafa usulsüz şekilde 09.04.2012 günü tebliğ edilmiş, yasal 7 günlük «itiraz süresi» dolduktan sonra davacı tarafça takip 17.04.2012 günü öğrenilmiş ve 18.04.2012 tarihinde de «menfi tespit» istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Davacının takip dosyasında vaki «borca itirazının» süresinde kabul edilmesi ile takip, işbu dava açıldıktan sonra durmuş ise de, bizatihi «ödeme emri tebliği» ve alacak talep edilmesi nedeniyle «menfi tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
İcra takip dosyasında, borçlu olarak adı geçen davalıya da «ödeme emri» gönderilmiş ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · donatan · rücuen tahsil · navlun · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» «rücuen tahsili» için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
İcra Müdürlüğünün «acenteye» gönderdiği «ödeme emri», daha önce takibe itiraz eden borçlu davalı hakkında ikinci bir ödeme emri niteliğinde ve ilk ödeme emrini ortadan kaldıracak ve iptali sonucunu doğuran işlem niteliğinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2702 E. 2013/2920 K.
Ortak:ödeme emri
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İcra Hukuk Mahkemesince «ödeme emrinin tebliğ tarihinin» 17.04.2012 olarak tespit edildiği, böylece davacının 18.04.2012 tarihli «borca itirazının» süresinde ve takibin de durmuş olduğu, davacının önce icra takibinin sonuçlanmasını beklemesi, ondan sonra davayı açıp açmayacağını belirlemesi gerektiği, icra takibinin durmasından sonra «menfi tespit davası» açılmasında davacının «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta «ödeme emri» davalı tarafa usulsüz şekilde 09.04.2012 günü tebliğ edilmiş, yasal 7 günlük «itiraz süresi» dolduktan sonra davacı tarafça takip 17.04.2012 günü öğrenilmiş ve 18.04.2012 tarihinde de «menfi tespit» istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Davacının takip dosyasında vaki «borca itirazının» süresinde kabul edilmesi ile takip, işbu dava açıldıktan sonra durmuş ise de, bizatihi «ödeme emri tebliği» ve alacak talep edilmesi nedeniyle «menfi tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmaktadır.
Benzer bu karardaSigorta A.Ş. tarafından takip yapılmış, icra müdürlüğünce «yetkisizlik» kararı verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine 04.03.2011 tarihinde alacaklı olarak Yapı Kredi Sigorta A.Ş. yazılmak suretiyle davalı hakkında yeniden takip «ödeme emri» düzenlenmiştir.
Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen «ödeme emri» ekinde sunulan vekaletnamede davacı vekilinin aynı zamanda ... ...
Bu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli «ödeme emrinin» «maddi hatanın düzeltilmesi» olarak kabul edilip, ayrıca talebin «rücu davası» niteliğinde olmasına göre, «zamanaşımı» süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · maddi hatanın düzeltilmesi · maddi hata · sigorta sözleşmesi · rücu · yetkisizlik kararı · hasar · zamanaşımı
Benzer bu karardaBu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli «ödeme emrinin» «maddi hatanın düzeltilmesi» olarak kabul edilip, ayrıca talebin «rücu davası» niteliğinde olmasına göre, «zamanaşımı» süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, «sigorta sözleşmesi» sonucu «rücu» isteminden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. ...
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı hakkında icra takibinin 04.03.2011'de yapıldığı, «hasarın» ise ....02.2007 tarihinde meydana geldiği, ...
1268. maddesi gereğince iki yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği gerekçesiyle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4869 E. , 2014/11258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/12/2013
NUMARASI 2012/86-2013/342
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/86-2013/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Amerikan bayraklı "Bet" isimli yatı sigortaladığını, yatın açık denizde kaptan ve personel olmaksızın terk edilmiş vaziyette kısmen battığını, sürüklenerek karaya oturduğunu, yatın açık denizde sahipsiz bırakılması nedeniyle hasarın sigorta kapsamı dışında kaldığını, sigortalının tazminat talebinin bu nedenle reddediğini, müvekkili hakkında icra takibine girişildiğini, tebligatın ise şirket yetkilisi olmayan bir şahsa yapıldığını, İcra Hukuk Mahkemesine usulsüz tebligattan dolayı şikayette bulunulduğunu, ancak şeklen de olsa kesinleşmiş bir takip bulunduğunu, müvekkilinin haciz tehdidi altında olduğunu ileri sürerek, icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmesinin teminat karşılığı durdurulmasını, müvekkilinin takip dosyasından borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine % 40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, otel önünde kaptan gözetiminde olan yatın hava koşulları nedeniyle hasarlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İcra Hukuk Mahkemesince ödeme emrinin tebliğ tarihinin 17.04.2012 olarak tespit edildiği, böylece davacının 18.04.2012 tarihli borca itirazının süresinde ve takibin de durmuş olduğu, davacının önce icra takibinin sonuçlanmasını beklemesi, ondan sonra davayı açıp açmayacağını belirlemesi gerektiği, icra takibinin durmasından sonra menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibinden sonraki açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İİK'nın 72. maddesi uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Somut uyuşmazlıkta ödeme emri davalı tarafa usulsüz şekilde 09.04.2012 günü tebliğ edilmiş, yasal 7 günlük itiraz süresi dolduktan sonra davacı tarafça takip 17.04.2012 günü öğrenilmiş ve 18.04.2012 tarihinde de menfi tespit istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacının takip dosyasında vaki borca itirazının süresinde kabul edilmesi ile takip, işbu dava açıldıktan sonra durmuş ise de, bizatihi ödeme emri tebliği ve alacak talep edilmesi nedeniyle menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece aksi kanaatle ve yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102117800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz