Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7356 E. 2014/14206 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faks talimatı↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından herhangi bir talimat verilmediği, verilse bile faks talimatının herhangi bir geçerli yönü bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 39.176,18 TL'nin 11/04/2006 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.999,92 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4-a mad. göre işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı bankada bulunan mevduatının yetkisiz kişi tarafından çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, davalı vekili, davaya konu işlemlerin davacının görevlendirdiği kişi tarafından davacının imzasını taşıyan faks talimatları ile yapıldığını, söz konusu işlemleri yapan Arzu isimli kişinin davacı adına başka işlemler de yaptığını savunmuştur. Davalı tarafça, davacının hesabından para çeken kişinin aynı nitelikte başka işlemler de yaptığı savunulduğuna göre, mahkemece davalının bu savunmasına değer verilip, aynı kişi tarafından dava konusu işlemlerden önce veya sonra başka işlemler yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmış olması halinde davacının bu işlemlere onay verip vermediğinin ve dava konusu işlemler yönünden davalı bankaya bir güven verilip verilmediğinin hüküm yerinde tartışılmamış olması doğru olmamıştır.
3- Diğer taraftan, davacının mevduat hesabından davacı adına para çeken kişinin yine davacı adına bu tür başka işlem yaptığının tespiti halinde, davacının kendi elemanını seçerken gerekli özeni gösterip göstermediği ve gerekli kontrolleri yapıp yapmadığının, bu bağlamda davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tartışılmaması da doğru olmamıştır.
4- Davacı dava dilekçesinde B tipi likit fonda bulunan Türk Lirası cinsindeki parasının yetkisiz kişi tarafından çekildiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece, çekilen miktarları çekilme tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle hesap eden bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması da kabule göre doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19006 E. 2015/5636 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8621 E. 2014/16084 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · Alacak
İncelediğiniz kararda2- Dava, davacının davalı bankada bulunan mevduatının «yetkisiz» kişi tarafından çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, davalı vekili, davaya konu işlemlerin davacının «görevlendirdiği» kişi tarafından davacının imzasını «taşıyan» «faks talimatları» ile yapıldığını, söz konusu işlemleri yapan Arzu isimli kişinin davacı adına başka işlemler de yaptığını savunmuştur.
4- Davacı dava dilekçesinde B tipi likit fonda bulunan Türk Lirası cinsindeki parasının «yetkisiz» kişi tarafından çekildiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece, çekilen miktarları çekilme tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle hesap eden bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması da kabule göre doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaK..'ın davacı şirkette ön muhasebe elemanı olarak çalıştığı, şirketi «temsil» ve ilzam «yetkisinin» bulunmadığı, fotokopi yoluyla şirket yetkililerinin imzalarını talimatlarına monte ederek, bu talimatları davalı bankaya faks çektiği, davalı bankanın, hesap sahib …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · lehtar · kusur · dahili dava · temsil
Benzer bu karardaK.. isimli kişinin davacı şirketin çalışanı olması nedeniyle, iyi adam çalıştırmayan davacının da olayda «müterafik kusuru» olup olmadığı değerlendirilmeden davanın yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, uzun yıllar davalı bankanın müşterisi olan davacının dava konusu işlemler de «dahil» olmak üzere hesap işlemlerini genellikle faks yoluyla gerçekleştirdiği, usulsüz işlemleri yapan davacı şirket çalışanı Z..
K.. ile ilgili işlemlerin «lehtarı» E..
K..'ın davacı şirkette ön muhasebe elemanı olarak çalıştığı, şirketi «temsil» ve ilzam «yetkisinin» bulunmadığı, fotokopi yoluyla şirket yetkililerinin imzalarını talimatlarına monte ederek, bu talimatları davalı bankaya faks çektiği, davalı bankanın, hesap sahib …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2152 E. 2021/558 K.
Ortak:faks talimatı · taşıyan · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda2- Dava, davacının davalı bankada bulunan mevduatının «yetkisiz» kişi tarafından çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, davalı vekili, davaya konu işlemlerin davacının «görevlendirdiği» kişi tarafından davacının imzasını «taşıyan» «faks talimatları» ile yapıldığını, söz konusu işlemleri yapan Arzu isimli kişinin davacı adına başka işlemler de yaptığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından herhangi bir talimat verilmediği, verilse bile «faks talimatının» herhangi bir geçerli yönü bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 39.176,18 TL'nin 11/04/2006 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle …
4- Davacı dava dilekçesinde B tipi likit fonda bulunan Türk Lirası cinsindeki parasının «yetkisiz» kişi tarafından çekildiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece, çekilen miktarları çekilme tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle hesap eden bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması da kabule göre doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 2014/7356 Esas, 2014/14206 Karar sayılı ilamı ile, ''...davalı vekili, davaya konu işlemlerin davacının «görevlendirdiği» kişi tarafından davacının imzasını «taşıyan» «faks talimatları» ile yapıldığını, söz konusu işlemleri yapan ... isimli kişinin davacı adına başka işlemler de yaptığını savunmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. (1) Dava, davalı bankada bulunan mevduatın «yetkisiz» kişi tarafından çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ''... davacı ile davalı banka arasındaki çalışmaların «teamül» haline geldiği üzere dava dışı ... tarafından yürütüldüğü ve bir güven ortamının oluştuğu beyan edilmekle birlikte, dava dışı ... tarafından davacının TL hesabından 2 kez para çekldiği görülmekle birlikte, olay tarihinden önce ve sonra davacı hesaplarından bu şekilde («faks talimatı» ile) paralar çekildiğine ve yapılan bu işlemlerin davacı tarafından «icazet» verilerek- kabul edildiğine ve yapılan bu işlemler hakkında davacı asilin ayrıca bilgilendirildiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı gibi, sonradan olsa da davalı banka tarafından dosyaya bu konularda yeni belgeler «ibraz» edilmediği...'' belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resmi belgede sahtecilik · icazet · teamül · sahtecilik · dolandırıcılık · eksik inceleme · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin 2008/75 Esas 2009/334 Karar sayılı ilamı ile «resmi belgede sahtecilik» ve «dolandırıcılık» suçlaması ile dava dışı sanık ... hakkında açılan ceza davasında, sanığın müsnet suçları işlemediği sabit görüldüğünden beraat etmiş; Yargıtay 15.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ''... davacı ile davalı banka arasındaki çalışmaların «teamül» haline geldiği üzere dava dışı ... tarafından yürütüldüğü ve bir güven ortamının oluştuğu beyan edilmekle birlikte, dava dışı ... tarafından davacının TL hesabından 2 kez para çekldiği görülmekle birlikte, olay tarihinden önce ve sonra davacı hesaplarından bu şekilde («faks talimatı» ile) paralar çekildiğine ve yapılan bu işlemlerin davacı tarafından «icazet» verilerek- kabul edildiğine ve yapılan bu işlemler hakkında davacı asilin ayrıca bilgilendirildiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı gibi, sonradan olsa da davalı banka tarafından dosyaya bu konularda yeni belgeler «ibraz» edilmediği...'' belirtilmiştir.
… izinsiz bir şekilde çekildiğini öğrendiğini, TL hesabındaki paranın 18.06.2004 tarihi itibariyle 28.000 TL'ye ulaştığını, bu miktarın dava tarihi itibariyle işlemiş «avans faizi» ile ulaştığı rakamın 46.391.00 TL olduğunu; yine aynı şubede ...nolu döviz hesabı açtırdığını ve bu hesaba 10.000 USD yatırdığını ileri sürerek, 46.391.00 TL ile 1 …
Ceza Dairesi'nin 2012/4363 Esas 2012/35720 Karar sayılı ilamı ile de, sanık hakkında açılan kamu davasının «zamanaşımı» nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7356 E. , 2014/14206 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/01/2014
NUMARASI 2011/26-2014/23
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/01/2014 tarih ve 2011/26-2014/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan TL ve USD hesaplarından, imzalanmış yazılı bir talimat olmaksızın A. M. adlı şahıs tarafından, 16/06/2004'de 11.000 TL, 18/06/2004'de 17.000 TL ve USD hesabındaki paranın tümünün çekilmiş olduğunu, bu zararın telafisi için bankaya başvurulduğunu ancak olumlu bir yanıt alınamadığını, ileri sürerek 46.391 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 10.000 USD'nin de Merkez Bankası'nın resmi Amerikan Doları faiziyle BK 83 maddesine göre davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından herhangi bir talimat verilmediği, verilse bile faks talimatının herhangi bir geçerli yönü bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 39.176,18 TL'nin 11/04/2006 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9.999,92 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4-a mad. göre işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı bankada bulunan mevduatının yetkisiz kişi tarafından çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, davalı vekili, davaya konu işlemlerin davacının görevlendirdiği kişi tarafından davacının imzasını taşıyan faks talimatları ile yapıldığını, söz konusu işlemleri yapan Arzu isimli kişinin davacı adına başka işlemler de yaptığını savunmuştur. Davalı tarafça, davacının hesabından para çeken kişinin aynı nitelikte başka işlemler de yaptığı savunulduğuna göre, mahkemece davalının bu savunmasına değer verilip, aynı kişi tarafından dava konusu işlemlerden önce veya sonra başka işlemler yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmış olması halinde davacının bu işlemlere onay verip vermediğinin ve dava konusu işlemler yönünden davalı bankaya bir güven verilip verilmediğinin hüküm yerinde tartışılmamış olması doğru olmamıştır.
3- Diğer taraftan, davacının mevduat hesabından davacı adına para çeken kişinin yine davacı adına bu tür başka işlem yaptığının tespiti halinde, davacının kendi elemanını seçerken gerekli özeni gösterip göstermediği ve gerekli kontrolleri yapıp yapmadığının, bu bağlamda davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tartışılmaması da doğru olmamıştır.
4- Davacı dava dilekçesinde B tipi likit fonda bulunan Türk Lirası cinsindeki parasının yetkisiz kişi tarafından çekildiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece, çekilen miktarları çekilme tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle hesap eden bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması da kabule göre doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102117600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz