6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hakem kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5547 E. 2011/4637 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakem kararı yetkisizlik kararı ilan haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: Avukatlık K. · TTK — TTK 57

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının avukatlık hizmeti veremeyeceği, buna yetkisi olmadığı halde verdiğini belirterek internet aracılığıyla yanlış yada yanıltıcı bilgi verdiği, bu yolla TTK'nun 57/3 ncü maddesi anlamında haksız rekabet yarattığı, ayrıca eylemin hüsnüniyet kurallarına aykırılık teşkil ettttiği, ceza mahkemesinin vermiş olduğu beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı şirketin faaliyetlerinin haksız olduğunun tespiti ile haksız rekabetin önlenmesi ve ilan istemine ilişkin olup, davacı taraf delil olarak davalının internet sitesindeki ve gazetedeki ilanlarına dayanmış, yargılama aşamasında ise gazetedeki ilanlara kanıt olarak dayanmaktan vazgeçmiş, mahkemece, salt internet sitesinde yayınlanan ilan bağlamında ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Oysa,1136 sayılı yasanın yalnız avukatların yapabileceğı işler başlıklı 35 nci maddesi" Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.Baroda yazılı avukatlar birinci fıkradakiler dışında kalan resmi dairelerdeki bütün işleri de takip edebilirler...." hükmünü haiz olup, davalının internet sitesinde "CCS Müşavirlik uzun yıllara dayalı tecrübeli genç ve dinamik kadrosuyla uzman danışmanları ve hukukçuları ile siz değerli müşterilerimize hızlı, etkin, profosyenel, seçkin, ve ayrıcalıklı hizmet sunmayı hedeflemekte..." ve "...firmamız Londra ve Ankara ofislerinde Türk ve İngiliz uzman vize danışmanları ve hukukçuları ile vize danışmanlığı, vize ret davaları, vize itirazları ...alanlarında müşterilerine hizmet vermektedir" şeklindeki ilanın mahkemenin kabulünün aksine davalının mahkemeler nezdinde avukatlık hizmeti verdiği, bu bağlamda TTK.nun 57/3 ncü maddesi gereğince haksız rekabet yarattığı şeklinde bir sonuca ulaşılması olanaklı değildir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalının Türk Mahkemeleri nezdinde anılan Yasa'nın 35 nci madddesinde bahsedilen biçimde hukuki bir hizmet vermediği ve davalının eyleminin haksız rekabet teşkil etmediği nazara alınarak davanın reddi yerine isabetli bulunmayan yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/5547 E.  ,  2011/4637 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2008 tarih ve 2006/525-2008/511 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.04.2011 gününde davacı avukatı ..... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı internet sitesinde ve gazete ilanlarında Türkiye'deki mahkeme ve resmi kurumlarda her türlü dava ve işlemeleri yaptığını belirterek 3.kişileri yanılttığını, oysa davalının faaliyetlerinin Avukatlık Kanunu'nun 35 nci maddesine aykırı oduğunu, zira hukuki hizmet verme yetkisinin yalnızca avukatlara tanınan bir yetki olduğunu, davalının faaliyetleinin haksız rekabet doğurduğunu ileri sürerek, davalı şirketin faaliyetinin haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, TTK'nun 61 nci maddesi gereğince hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin kuruluşundan bugüne kadar avukatlık alanında herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, internet sitesinin vize başvurucularını bilgilendirme amaçlı olduğunu, vize başvuruları ile avukatlık mesleği arasında bir bağ kurulmasının mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının avukatlık hizmeti veremeyeceği, buna yetkisi olmadığı halde verdiğini belirterek internet aracılığıyla yanlış yada yanıltıcı bilgi verdiği, bu yolla TTK'nun 57/3 ncü maddesi anlamında haksız rekabet yarattığı, ayrıca eylemin hüsnüniyet kurallarına aykırılık teşkil ettttiği, ceza mahkemesinin vermiş olduğu beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı şirketin faaliyetlerinin haksız olduğunun tespiti ile haksız rekabetin önlenmesi ve ilan istemine ilişkin olup, davacı taraf delil olarak davalının internet sitesindeki ve gazetedeki ilanlarına dayanmış, yargılama aşamasında ise gazetedeki ilanlara kanıt olarak dayanmaktan vazgeçmiş, mahkemece, salt internet sitesinde yayınlanan ilan bağlamında ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Oysa,1136 sayılı yasanın yalnız avukatların yapabileceğı işler başlıklı 35 nci maddesi" Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.Baroda yazılı avukatlar birinci fıkradakiler dışında kalan resmi dairelerdeki bütün işleri de takip edebilirler...." hükmünü haiz olup, davalının internet sitesinde "CCS Müşavirlik uzun yıllara dayalı tecrübeli genç ve dinamik kadrosuyla uzman danışmanları ve hukukçuları ile siz değerli müşterilerimize hızlı, etkin, profosyenel, seçkin, ve ayrıcalıklı hizmet sunmayı hedeflemekte..." ve "...firmamız Londra ve Ankara ofislerinde Türk ve İngiliz uzman vize danışmanları ve hukukçuları ile vize danışmanlığı, vize ret davaları, vize itirazları ...alanlarında müşterilerine hizmet vermektedir" şeklindeki ilanın mahkemenin kabulünün aksine davalının mahkemeler nezdinde avukatlık hizmeti verdiği, bu bağlamda TTK.nun 57/3 ncü maddesi gereğince haksız rekabet yarattığı şeklinde bir sonuca ulaşılması olanaklı değildir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalının Türk Mahkemeleri nezdinde anılan Yasa'nın 35 nci madddesinde bahsedilen biçimde hukuki bir hizmet vermediği ve davalının eyleminin haksız rekabet teşkil etmediği nazara alınarak davanın reddi yerine isabetli bulunmayan yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlere, davalı vekilinin diğer temyiz tirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021156900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.