Kıymetli evrak iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3200 E. 2014/9241 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat şartı↗ kıymetli evrak iptali↗ yaklaşık ispat↗ kıymetli evrak↗ zayi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; 6102 sayılı TTK'nın 661/3. maddesinde yer alan ''Dilekçe sahibinin senedin zilyedi bulunduğu ve onu zayi ettiği yolundaki iddialarının mahkemece inandırıcı bulunması gerekir'' hükmü uyarınca, iptal kararı verilebilmesi için mahkemece yaklaşık ispatın aranması yeterlidir. Somut olayda, davacının sunmuş olduğu belgelerde iptali istenen hisse senetleri ile ilgili yeterli bilgilerin bulunduğu, yapılan yazışmalarla da davacının senetlerin maliki olduğunun anlaşıldığı, buna göre TTK'nın 661/3. maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, diğer koşulların da gerçekleşmesi halinde iptal kararı verilmesi gerektiği hususu gözetilmeksizin, yazılı şekilde tam ispat şartı aranarak davanın ispatlanamadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12516 E. 2011/14256 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade tarihi · def'i · ihtiyati haciz · bono · vade · haciz · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, ihtiyati hacze konu yapılan 31/12/2007 ödeme günlü 8.000,00 TL bedelli «bononun» TTK 661.maddeye göre «vade tarihi» ile talep tarihi arasındaki 3 yıllık sürenin dolması nedeniyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bonoya dayalı «ihtiyati haciz» istemi «bononun» «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle reddedilmişse de, zamanaşımı savunması «def»'i niteliğinde olup, aleyhine İhtiyati haciz istenen tarafından ileri sürülmediği sürece mahkemece resen gözetilmez, bu gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddi uygun görülmemiş, temyiz sebepleri de dikkate alınarak hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar «ihtiyati haciz» isteyen vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3200 E. , 2014/9241 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BOLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/12/2013
NUMARASI 2013/108-2013/451
Hasımsız olarak görülen davada Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2013 tarih ve 2013/108-2013/451 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 1990 yılında vefat eden murisi Z. Z.. B..Mengen yolu 14001 Ç. B.adresinde bulunan B. Çimento A.Ş'nin kurucu ortaklarından olduğunu, babasının ölümünden sonra mirasçı olarak tarafınca 27.01.1992 tarihinde şirkete müracaat edilerek Z.. Z. şirketteki hisse senedi ve hali hazır durumunun tespitin istediğini, şirket tarafından 11.01.1992 yılında tarafına gönderilen cevabi yazıda 1.000 TL'lik 1607'den 1630'a kadar 24 adet 5.000,00 TL'lik 222.526'dan 212536'ya kadar 12 adet olmak üzere toplamda 36 adet hisse senedi bulunduğunu, 19.02.1992 gönderiliş tarihli yazı ile belirtildiğini, senetlerin tarafına gönderildiğini, tarafına teslim edilen ve meşru hamili olduğu hisse senetlerini şirkete teslim ederek bedellerini almaya karar verdiğinde hisse senetlerinin kayıp olduğunu farkettiğini, senetlerin nama yazılı olduğundan ve çalınıp kullanılmış olabileceğini de göz önünde bulundurarak B..
Çimento A.Ş'ye vekili aracılığı ile 20.12.2012 tarihinde müracaat ettiğini, müracaatında senetlerin 3. kişi tarafından şirkete ibraz edilip edilmediğini, kullanılıp kullanılmadığını, kimler tarafından kullanıldığının bildirilmesini istediğini, ancak başvurusuna senetler hakkında bilgi verilemeyeceği gerekçesi ile olumlu yanıt verilmediğini, açıkladığı nedenler ile söz konusu senetler hakkında meşru hamil olmayan kişilerce kullanılmasını ve tahsilini önlemek amacı ile teminatsız ya da mahkememizce uygun görülecek teminat karşılığında ödeme yasağı kararı verilmesini ve bu hususun B.. Çimento A.Ş'ye bildirilmesini ve yargılama neticesinde de iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacı, babası Z.Z. B. Çimento A.Ş'nin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketteki hisse senetlerinin ölümünden sonra mirasçı olarak tarafına gönderildiğini ve hisse senetlerini kaybettiğini ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep etmiş ise de; B.. Çimento A.Ş'ye yazılan müzekkereye verilen cevapta davacı veya babasına ait hisse senedi bilgisine ulaşılamadığı, dava konusu hisse senetleri ile ilgili B.. Çimento A.Ş'de herhangi bir kayıt bulunmadığının bildirildiği, hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğu ve B.. Çimento A.Ş. tarafından isim bazında ortak kaydının tutulmadığı, davacı tarafından da pay kuponu ve ya hak sahipliğini kanıtlayan belge ibraz edilemediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; 6102 sayılı TTK'nın 661/3. maddesinde yer alan ''Dilekçe sahibinin senedin zilyedi bulunduğu ve onu zayi ettiği yolundaki iddialarının mahkemece inandırıcı bulunması gerekir'' hükmü uyarınca, iptal kararı verilebilmesi için mahkemece yaklaşık ispatın aranması yeterlidir. Somut olayda, davacının sunmuş olduğu belgelerde iptali istenen hisse senetleri ile ilgili yeterli bilgilerin bulunduğu, yapılan yazışmalarla da davacının senetlerin maliki olduğunun anlaşıldığı, buna göre TTK'nın 661/3. maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, diğer koşulların da gerçekleşmesi halinde iptal kararı verilmesi gerektiği hususu gözetilmeksizin, yazılı şekilde tam ispat şartı aranarak davanın ispatlanamadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102114600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz