Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11810 E. 2014/14259 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yeniden tescil↗ ek tasfiye işlemleri↗ infazda tereddüt↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ emredici hüküm↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ vekalet ücreti↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu şirketin tasfiyesinin sonlandırıldığı ve tasfiye sonucunda davalı şirketin sicilden terkin edildiği, ancak davalı şirketin tüzel kişiliği sicilden terkin sonucunda sona ermiş ise de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmadığı, derdest davaların sonucu beklenmeden tasfiye işleminin bitirilemeyeceği, dolayısıyla tasfiye işlemleri henüz tamamlanmadığından ihya şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup; Mahkemece, davanın kabülü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
1- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken, kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Bu doğrultuda, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yalnız davalı tasfiye memurundan tahsiline karar vermek gerekirken, infazda tereddüt yaratacak biçimde “davalıdan tahsiline / davalıdan alınarak davacıya verilmesine” biçiminde karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6695 E. 2014/12130 K.
Ortak:yeniden tescil · yasal hasım · emredici hüküm · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda1- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «şirketin tasfiyesinin» sonlandırıldığı ve «tasfiye» sonucunda davalı şirketin «sicilden terkin» edildiği, ancak davalı şirketin «tüzel kişiliği» sicilden terkin sonucunda sona ermiş ise de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmadığı, «derdest» davaların sonucu beklenmeden tasfiye işleminin bitirilemeyeceği, dolayısıyla «tasfiye işlemleri» henüz tamamlanmadığından «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Mahkemece, davanın kabülü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… unma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte «ihyası» istenen şirketin «tüzel kişiliğinin» «son» bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak «sicilden terkin» edildiği, «şirket ihyası» davalarında «tasfiye memuru» ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin «husumet itirazının» yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ..
2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
M..'nün 483644 Sicil Numarasında kayıtlı iken «tasfiye» nedeni ile «sicilden terkin» olan tasfiye halinde P..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · hak düşürücü süre · hukuki yarar · husumet
Benzer bu kararda… unma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte «ihyası» istenen şirketin «tüzel kişiliğinin» «son» bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak «sicilden terkin» edildiği, «şirket ihyası» davalarında «tasfiye memuru» ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin «husumet itirazının» yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16081 E. 2014/9303 K.
Ortak:yeniden tescil · infazda tereddüt · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · emredici hüküm · yargılama giderleri · ihya · infaz · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda1- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «şirketin tasfiyesinin» sonlandırıldığı ve «tasfiye» sonucunda davalı şirketin «sicilden terkin» edildiği, ancak davalı şirketin «tüzel kişiliği» sicilden terkin sonucunda sona ermiş ise de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmadığı, «derdest» davaların sonucu beklenmeden tasfiye işleminin bitirilemeyeceği, dolayısıyla «tasfiye işlemleri» henüz tamamlanmadığından «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü bu davada «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.
Benzer bu kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davalı Ticaret Sicil Memurluğu bu davada «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.
Bu doğrultuda, «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinin» davalı «tasfiye» memurundan tahsiline karar vermek gerekirken, «infazda tereddüt» yaratacak ve anılan kalemlerin hangi davalıdan tahsili gerektiği anlaşılamayacak biçimde “davalıdan tahsiline / davalıdan alınarak davacıya verilmesine” biçiminde karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hizmet tespiti için şirket aleyhine dava açtığı, öncesinde «şirketin tasfiyesine» karar verilerek «ticaret sicilinden terkin» edildiği, davanın davayı açmada «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle şirketin davacının açtığı davayla sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6366 E. 2014/12382 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · ilan · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda1- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «şirketin tasfiyesinin» sonlandırıldığı ve «tasfiye» sonucunda davalı şirketin «sicilden terkin» edildiği, ancak davalı şirketin «tüzel kişiliği» sicilden terkin sonucunda sona ermiş ise de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmadığı, «derdest» davaların sonucu beklenmeden tasfiye işleminin bitirilemeyeceği, dolayısıyla «tasfiye işlemleri» henüz tamamlanmadığından «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Mahkemece, davanın kabülü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir
Mahkemece, bozmaya uyularak, «sicilden terkin» edilen ticari şirket hakkında «alacak davası» mevcut olduğu, tasfiyenin usulünce sonuçlandırılmadığı gerekçesiyle,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, «sicilden terkin» edilen ticari şirket hakkında «alacak davası» mevcut olduğu, tasfiyenin usulünce sonuçlandırılmadığı gerekçesiyle,davanın kabulüne karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/25 E. 2016/712 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «şirketin tasfiyesinin» sonlandırıldığı ve «tasfiye» sonucunda davalı şirketin «sicilden terkin» edildiği, ancak davalı şirketin «tüzel kişiliği» sicilden terkin sonucunda sona ermiş ise de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmadığı, «derdest» davaların sonucu beklenmeden tasfiye işleminin bitirilemeyeceği, dolayısıyla «tasfiye işlemleri» henüz tamamlanmadığından «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Mahkemece, davanın kabülü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmişt …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» memurunun şirketin tüm alacak ve borçlarını araştırmakla yükümlü olması nedeniyle eksik işlemler neticesinde tasfiyenin hukuken sonuçlandığının kabul edilemeyeceği, davacı Belediyenin tasfiye edilen şirketten alacağının olması nedeniyle «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...'nin ihyasına ve «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» memurunun şirketin tüm alacak ve borçlarını araştırmakla yükümlü olması nedeniyle eksik işlemler neticesinde tasfiyenin hukuken sonuçlandığının kabul edilemeyeceği, davacı Belediyenin tasfiye edilen şirketten alacağının olması nedeniyle «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...'nin ihyasına ve «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmişt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2773 E. 2016/3056 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · ilan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «şirketin tasfiyesinin» sonlandırıldığı ve «tasfiye» sonucunda davalı şirketin «sicilden terkin» edildiği, ancak davalı şirketin «tüzel kişiliği» sicilden terkin sonucunda sona ermiş ise de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmadığı, «derdest» davaların sonucu beklenmeden tasfiye işleminin bitirilemeyeceği, dolayısıyla «tasfiye işlemleri» henüz tamamlanmadığından «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Mahkemece, davanın kabülü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ticaret sicilinden terkin» edilen şirket aleyhine terkin tarihinden önce davacı tarafından başlatılan icra takibinin bulunduğu ve takibe konu alacakla ilgili borcun ödenmediği böylece «ihya» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle...'nin ihyasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ticaret sicilinden terkin» edilen şirket aleyhine terkin tarihinden önce davacı tarafından başlatılan icra takibinin bulunduğu ve takibe konu alacakla ilgili borcun ödenmediği böylece «ihya» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle...'nin ihyasına karar verilmiştir.
2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8311 E. 2015/9187 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · limited şirket · ek tasfiye · ilan
İncelediğiniz kararda1- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Mahkemece, davanın kabülü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «şirketin tasfiyesinin» sonlandırıldığı ve «tasfiye» sonucunda davalı şirketin «sicilden terkin» edildiği, ancak davalı şirketin «tüzel kişiliği» sicilden terkin sonucunda sona ermiş ise de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmadığı, «derdest» davaların sonucu beklenmeden tasfiye işleminin bitirilemeyeceği, dolayısıyla «tasfiye işlemleri» henüz tamamlanmadığından «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerinin yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmişt …
2-Dava, davalı «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu karardaAncak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerinin yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmişt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1728 E. 2014/3085 K.
Ortak:yeniden tescil · ek tasfiye işlemleri · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «şirketin tasfiyesinin» sonlandırıldığı ve «tasfiye» sonucunda davalı şirketin «sicilden terkin» edildiği, ancak davalı şirketin «tüzel kişiliği» sicilden terkin sonucunda sona ermiş ise de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmadığı, «derdest» davaların sonucu beklenmeden tasfiye işleminin bitirilemeyeceği, dolayısıyla «tasfiye işlemleri» henüz tamamlanmadığından «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Mahkemece, davanın kabülü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, iş akdinden kaynaklanan hususlara dair «tasfiye işlemleri» sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16191 E. 2014/17807 K.
Ortak:yeniden tescil · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda1- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «şirketin tasfiyesinin» sonlandırıldığı ve «tasfiye» sonucunda davalı şirketin «sicilden terkin» edildiği, ancak davalı şirketin «tüzel kişiliği» sicilden terkin sonucunda sona ermiş ise de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmadığı, «derdest» davaların sonucu beklenmeden tasfiye işleminin bitirilemeyeceği, dolayısıyla «tasfiye işlemleri» henüz tamamlanmadığından «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Mahkemece, davanın kabülü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
S.. («tasfiye memuru») vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11810 E. , 2014/14259 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/02/2014
NUMARASI 2013/285-2014/44
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/02/2014 tarih ve 2013/285-2014/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin K.Kundura San ve Tic. A.Ş. aleyhine başlattığı icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının yargılaması sırasında ihyası istenen şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ticaret sicil memurluğu vekili, sicil kayıtlarında yapılan incelemede davaya konu şirketin iflasının kapatıldığına dair herhangi bir bildirimde bulunulmadığının tespit edildiğini, sicil kayıtlarında terkin edilmeyen şirketin ihyasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu şirketin tasfiyesinin sonlandırıldığı ve tasfiye sonucunda davalı şirketin sicilden terkin edildiği, ancak davalı şirketin tüzel kişiliği sicilden terkin sonucunda sona ermiş ise de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmadığı, derdest davaların sonucu beklenmeden tasfiye işleminin bitirilemeyeceği, dolayısıyla tasfiye işlemleri henüz tamamlanmadığından ihya şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup; Mahkemece, davanın kabülü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
1- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken, kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Bu doğrultuda, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yalnız davalı tasfiye memurundan tahsiline karar vermek gerekirken, infazda tereddüt yaratacak biçimde “davalıdan tahsiline / davalıdan alınarak davacıya verilmesine” biçiminde karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2)nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen ve davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102110400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz