Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6695 E. 2014/12130 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yeniden tescil↗ husumet itirazı↗ yasal hasım↗ emredici hüküm↗ şirketin ihyası↗ sicilden terkin↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte ihyası istenen şirketin tüzel kişiliğinin son bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkin edildiği, şirket ihyası davalarında tasfiye memuru ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin husumet itirazının yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ.. M..'nün 483644 Sicil Numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeni ile sicilden terkin olan tasfiye halinde P.. D.. Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasına, davalı İ.. M.. yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalının aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken, kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2773 E. 2016/3056 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · ilan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… unma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte «ihyası» istenen şirketin «tüzel kişiliğinin» «son» bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak «sicilden terkin» edildiği, «şirket ihyası» davalarında «tasfiye memuru» ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin «husumet itirazının» yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ..
M..'nün 483644 Sicil Numarasında kayıtlı iken «tasfiye» nedeni ile «sicilden terkin» olan tasfiye halinde P..
Benzer bu kararda2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ticaret sicilinden terkin» edilen şirket aleyhine terkin tarihinden önce davacı tarafından başlatılan icra takibinin bulunduğu ve takibe konu alacakla ilgili borcun ödenmediği böylece «ihya» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle...'nin ihyasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ticaret sicilinden terkin» edilen şirket aleyhine terkin tarihinden önce davacı tarafından başlatılan icra takibinin bulunduğu ve takibe konu alacakla ilgili borcun ödenmediği böylece «ihya» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle...'nin ihyasına karar verilmiştir.
2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8311 E. 2015/9187 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · limited şirket · ek tasfiye · ilan
İncelediğiniz kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… unma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte «ihyası» istenen şirketin «tüzel kişiliğinin» «son» bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak «sicilden terkin» edildiği, «şirket ihyası» davalarında «tasfiye memuru» ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin «husumet itirazının» yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ..
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaAncak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerinin yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmişt …
2-Dava, davalı «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu karardaAncak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerinin yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmişt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6366 E. 2014/12382 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · ilan · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… unma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte «ihyası» istenen şirketin «tüzel kişiliğinin» «son» bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak «sicilden terkin» edildiği, «şirket ihyası» davalarında «tasfiye memuru» ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin «husumet itirazının» yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ..
M..'nün 483644 Sicil Numarasında kayıtlı iken «tasfiye» nedeni ile «sicilden terkin» olan tasfiye halinde P..
Benzer bu kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir
Mahkemece, bozmaya uyularak, «sicilden terkin» edilen ticari şirket hakkında «alacak davası» mevcut olduğu, tasfiyenin usulünce sonuçlandırılmadığı gerekçesiyle,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, «sicilden terkin» edilen ticari şirket hakkında «alacak davası» mevcut olduğu, tasfiyenin usulünce sonuçlandırılmadığı gerekçesiyle,davanın kabulüne karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16191 E. 2014/17807 K.
Ortak:yeniden tescil · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… unma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte «ihyası» istenen şirketin «tüzel kişiliğinin» «son» bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak «sicilden terkin» edildiği, «şirket ihyası» davalarında «tasfiye memuru» ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin «husumet itirazının» yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ..
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
S.. («tasfiye memuru») vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2036 E. 2014/3549 K.
Ortak:yeniden tescil · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… unma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte «ihyası» istenen şirketin «tüzel kişiliğinin» «son» bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak «sicilden terkin» edildiği, «şirket ihyası» davalarında «tasfiye memuru» ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin «husumet itirazının» yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ..
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin ihyası» şartları oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17970 E. 2015/464 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · ilan · husumet · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… unma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte «ihyası» istenen şirketin «tüzel kişiliğinin» «son» bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak «sicilden terkin» edildiği, «şirket ihyası» davalarında «tasfiye memuru» ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin «husumet itirazının» yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ..
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda3-Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkin olduğundan bu davada «husumetin» ihyası istenilen şirketin «tasfiye memuru» ile .....Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca şirkete ve....'na yöneltilmesi gerekmez.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin ihyası» şartları oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5684 E. 2016/5872 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · limited şirket · hukuki yarar · ek tasfiye · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… unma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte «ihyası» istenen şirketin «tüzel kişiliğinin» «son» bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak «sicilden terkin» edildiği, «şirket ihyası» davalarında «tasfiye memuru» ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin «husumet itirazının» yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ..
2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMaddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; .... ile davacı arasında görülen davada «şirketin ihyası» için davacıya «mehil» verildiği, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ...'nin ihyasına karar verilmiştir.
2-Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; .... ile davacı arasında görülen davada «şirketin ihyası» için davacıya «mehil» verildiği, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ...'nin ihyasına karar verilmiştir.
Maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1838 E. 2014/8948 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · ek tasfiye · terkin
İncelediğiniz kararda… unma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte «ihyası» istenen şirketin «tüzel kişiliğinin» «son» bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak «sicilden terkin» edildiği, «şirket ihyası» davalarında «tasfiye memuru» ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin «husumet itirazının» yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ..
2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
M..'nün 483644 Sicil Numarasında kayıtlı iken «tasfiye» nedeni ile «sicilden terkin» olan tasfiye halinde P..
Benzer bu kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin celp edilen «ticaret sicil» kayıtlarında tasfiyesinin tamamlanarak «sicilden terkin» edildiği ve bu şekilde şirket «tüzel kişiliğinin» «son» erdiği saptandığı, diğer taraftan davacı yanın Ankara 18.
Asliye Hukuk Mahkemesin'de açmış olduğu davanın görülebilmesi için davalı şirketin yeniden «ihya» yoluyla «tüzel kişiliğe» kavuşturulmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile K..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin celp edilen «ticaret sicil» kayıtlarında tasfiyesinin tamamlanarak «sicilden terkin» edildiği ve bu şekilde şirket «tüzel kişiliğinin» «son» erdiği saptandığı, diğer taraftan davacı yanın Ankara 18.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6695 E. , 2014/12130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/02/2014
NUMARASI 2013/429-2014/22
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/02/2014 tarih ve 2013/429-2014/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, P.. D..San. ve Dış Ticaret Ltd. Şti. aleyhine işçi alacaklarına istinaden Bakırköy 22. İş Mahkemesi'nin 2013/82 Esas sayılı dosyası ile 12.10.2009 tarihinde alacak davası açtığını, yargılama devam ederken şirketin 27.01.2012 tarihinde tasfiye edildiğini, şirketin tasfiye edildiğine ilişkin kararının 14.02.2012 tarihli ve 8005 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığını, alacak davası devam ederken tasfiye işleminin usulsüz olduğunu, şirketin yeniden ihyasının gerektiğini, tasfiye memuru L.. A..'nın şirketin ortağı ve davadan haberi bulunduğunu, kötü niyetli tasfiye nedeniyle müvekkilinin zararından TTK 224 hükümlerine göre şahsen sorumlu olduğunu, derdest olan Bakırköy 22.
İş Mahkemesi tarafından yargılama sırasında şirketin ihyası davası açmak için süre verildiğini iddia ederek şirketin yeniden ihyasını talep ve dava etmiştir.
[…]. A.. vekili, davada müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin görevinin şirketin tasfiyesinin tamamlanıp 27.01.2012 tarihinde ticaret sicilinden terkini ile sona erdiğini, bu aşamadan sonra müvekkilinin tasfiye edilen şirketle ilgili herhangi bir görev ve sorumluluğu kalmadığını, davanın hak düşürücü süreye tabi olduğunu, süresinde açılmamış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davanın dayanağı olan Bakırköy 22. İş Mahkemesi'nin 2013/2 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu ve bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, tasfiye süresince tasfiye memuru olan müvekkiline davacının alacak talepli açtığı İş Mahkemesi'ndeki dosyası hakkında bilgi verilmediğini, tebligat yapılmadığını, İş Mahkemesi'nde açılan davada davacının kıdem, ihbar tazminatına hak kazanmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
[…]. M.. vekili, müvekkili Sicil Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili'ne tescil konusundaki talepleri ilgili yasa ve tüzüğün kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını, yargı gibi hareket edemediğini, yetki ve sorumluğun tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığını, yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tasfiye sürecinde eksik işlem yapılmasının muhatabının tasfiye memuru olduğunu savunarak müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş mahkemesinde açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, iş mahkemesindeki davanın açıldığı tarihte ihyası istenen şirketin tüzel kişiliğinin son bulmadığı, dava sırasında tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkin edildiği, şirket ihyası davalarında tasfiye memuru ile sicil müdürlüğünün davalı olması gerektiğinden davalı tasfiye memuru vekilinin husumet itirazının yerinde görülmediği, ihya davasının zaman aşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile İ.. M..'nün 483644 Sicil Numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeni ile sicilden terkin olan tasfiye halinde P..
D.. Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasına, davalı İ.. M.. yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalının aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken, kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı tasfiye memuruna iadesine, 25/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102035900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz