Alacak | Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17318 E. 2014/17845 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
atıfet mehli↗ ek mehil↗ tebliğ tarihi↗ temerrüt tarihi↗ teminat mektubu↗ ihtiyati tedbir↗ işlemiş faiz↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ temerrüt↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/540 E sayılı dosyasından verilen tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin Beyoğlu 24. Noterliği'nin 17/09/2003 tarihli ihtarnamesinin davalı bankalara gönderildiği, bu ihtarların 18/09/2003 tarihinde tebliğ edildiği, 22/09/2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle davalıların temürrüde düştükleri, ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en son aynı noterliğin 18/03/2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların tebliğ tarihi ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet mehilini içeren bu ihtarnameler uyarınca 03/04/2004 tarihinde temerrüde düştükleri, bozmadan önce verilen kararda davalıların sorumlu oldukları asıl alacak miktarları ile uygulanacak faizin niteliği ve oranlarının tespit edildiği, faiz oranları bakımından bu konuda dosyada mevcut bulunan 28/11/2008 tarihli 3. ek rapora itibar edildiği, bu hususun bozma kararına konu edilmediği, davalıların sorumlu oldukları asıl alacak miktarları ile işletilecek faizinin oranlarının kesinleştiği, Yargıtay bozma kararından sonra alınan 04/12/2012 tarihli asıl ve 19/04/2013 tarihli ek rapordaki hesaplamalara itibar edilmesinin mümkün görülmediği, buna göre davalıların temerrüde düştükleri tarihlerin 03/04/2004 günü olduğu kabul edilerek, bozmadan önceki kararda hüküm altına alınan asıl alacak miktarlarına, 28/11/2008 tarihli 3. ek raporda belirtilen tarih aralıkları ve oranlarında faizin uygulandığı, buna göre davacı alacaklarının belirlendiği davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, teminat mektubu bedelinin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan sorumluluk payları oranında tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin 17.09.2003 tarihli ihtarnamenin davalı bankalara gönderildiği, ihtarnamenin davalılara 18.09.2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 22.09.2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle temerrüde düştükleri ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en son aynı noterliğin 18.03.2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların tebliğ tarihi ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet mehilini içeren bu ihtarnameler uyarınca 03.04.2004 tarihinde temerrüde düştükleri sonucuna varılarak, bu tarih itibariyle hesaplanan işlemiş faizler hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece uyulan bozma ilamında, davalı bankaların temerrüdünün, anılan ihtiyati tedbir kararının kalktığının davalılara bildirildiği tarihte, eğer davacı tarafından davalılara daha sonraki bir tarih için bir atıfet mehili verilmişse bu tarihte başlayacağı belirtilerek, buna göre davalıların temerrüde düştükleri tarihin tespiti istenmiştir. Davacı tarafından tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin ihtarnamenin, davalılara 18.09.2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından bu ihtarnamede 22.09.2003 günü çalışma saati bitimine kadar ödeme yapılması talep edilmiştir. Bu durumda ihtarname içeriği dikkate alındığında, davalılara tedbir kararının kaldırıldığı bildirilerek, 22.09.2003 tarihi çalışma saati bitimine kadar süre verilmiş olmakla ihtarnamede verilen bu süre atıfet mehli niteliğinde olup, verilen bu süreye rağmen ödemede bulunmayan davalıların sürenin bitimini müteakip 23.09.2003 tarihinden itibaren temerrüde düştüklerinin kabulü ile temerrütleri nedeniyle ödemekle sorumlu oldukları işlemiş faiz hesabının bu tarihten itibaren hesaplattırılarak hüküm altına alınması gerekirken, davacı tarafından temerrüt gerçekleştikten sonra dava açılmadan ödemeyi sağlamak amacına yönelik olarak gönderilen ve içeriği itibariyle de meydana gelen temerrüdü ortadan kaldırıcı nitelikte bulunmayan 18.03.2004 tarihli ihtarnameye değer verilerek bu ihtarname uyarınca belirlenen 03.04.2004 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak | Tahsil 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17317 E. 2014/18030 K.
Ortak:atıfet mehli · ek mehil · tebliğ tarihi · temerrüt tarihi · teminat mektubu · ihtiyati tedbir · işlemiş faiz · ihtarname · Alacak, Tahsil
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin 17.09.2003 tarihli «ihtarnamenin» davalı bankalara gönderildiği, ihtarnamenin davalılara 18.09.2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 22.09.2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle «temerrüde» düştükleri ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en «son» aynı noterliğin 18.03.2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların «tebliğ tarihi» ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet «mehilini» içeren bu ihtarnameler uyarınca 03.04.2004 tarihinde temerrüde düştükleri sonucuna varılarak, bu tarih itibariyle hesaplanan «işlemiş faizler» hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda «ihtarname» içeriği dikkate alındığında, davalılara tedbir kararının kaldırıldığı bildirilerek, 22.09.2003 tarihi çalışma saati bitimine kadar süre verilmiş olmakla ihtarnamede verilen bu süre «atıfet mehli» niteliğinde olup, verilen bu süreye rağmen ödemede bulunmayan davalıların sürenin bitimini müteakip 23.09.2003 tarihinden itibaren «temerrüde» düştüklerinin kabulü ile temerrütleri nedeniyle ödemekle sorumlu oldukları «işlemiş faiz» hesabının bu tarihten itibaren hesaplattırılarak hüküm altına alınması gerekirken, davacı tarafından temerrüt gerçekleştikten sonra dava açılmadan ödemeyi sağlamak amacına yönelik olarak gönderilen ve içeriği itibariyle de meydana gelen temerrüdü ortadan kaldırıcı nitelikte bulunmayan 18.03.2004 tarihli ihtarnameye değer verilerek bu ihtarname uyarınca belirlenen 03.04.2004 tarihinin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Noterliği'nin 17/09/2003 tarihli «ihtarnamesinin» davalı bankalara gönderildiği, bu ihtarların 18/09/2003 tarihinde tebliğ edildiği, 22/09/2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle davalıların temürrüde düştükleri, ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en «son» aynı noterliğin 18/03/2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların «tebliğ tarihi» ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet «mehilini» içeren bu ihtarnameler uyarınca 03/04/2004 tarihinde «temerrüde» düştükleri, bozmadan önce verilen kararda davalıların sorumlu oldukları «asıl alacak» miktarları ile uygulanacak faizin niteliği ve oranlarının tespit edildiği, faiz oranları bakımından bu konuda dosyada mevcut bulunan 28/11/2008 tarihli 3. ek rapor …
Benzer bu kararda2-Dava, «teminat mektubu» bedelinin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan sorumluluk payları oranında tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin 17/09/2003 tarihli «ihtarnamenin» davalı bankalara gönderildiği, ihtarnamenin davalılara 18/09/2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 22/09/2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle temerrüde düştükleri ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en «son» aynı noterliğin 18/03/2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların «tebliğ tarihi» ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet «mehilini» içeren bu ihtarnameler uyarınca 03/04/2004 tarihinde temerrüde düştükleri sonucuna varılarak, bu tarih itibariyle hesaplanan «işlemiş faizler» hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece uyulan bozma ilamında, davalı bankaların «temerrüdünün», anılan «ihtiyati tedbir» kararının kalktığının davalılara bildirildiği tarihte, eğer davacı tarafından davalılara daha sonraki bir tarih için bir «atıfet mehli» verilmişse bu tarihte başlayacağı belirtilerek, buna göre davalıların temerrüde düştükleri tarihin tespiti istenmiştir.Davacı tarafından tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin «ihtarname», davalılara 18.09.2003 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı tarafından bu ihtarnamede 22/09/2003 günü çalışma saati bitimine kadar ödeme yapılması istenmiştir.Bu durumda ihtarname içeriği dikkate alındığında, davalılara tedbir kararının kaldırıldığı bildirilerek, 22/09/2003 tarihi çalışma saati bitimine kadar süre verilmiş olmakla ihtarnamede verilen bu süre atıfet mehli niteliğinde olup, verilen bu süreye rağmen ödemede bulunmayan davalıların sürenin bitimini müteakip 23/09/2003 tarihinden itibaren temerrüde düştüklerinin kabulü ile temerrütleri nedeniyle ödemeleri gereken «işlemiş faizin», bu tarihten itibaren hesaplattırılarak hüküm altına alınması gerekirken, davacı tarafından temerrüt gerçekleştikten sonra dava açılmadan ödemeyi sağlamak amacına yönelik olarak gönderilen ve içeriği itibariyle de meydana gelen temerrüdü ortadan kaldırıcı nitelikte bulunmayan 18/03/2004 tarihli ihtarnameye değer verilerek, bu ihtarname uyarınca belirlenen 03/04/2004 tarihinin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş olup, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin 17/09/2003 tarihli «ihtarnamenin» davalı bankalara gönderildiği, ihtarnamenin davalılara 18/09/2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 22/09/2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle «temerrüde» düştükleri ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en «son» aynı noterliğin 18/03/2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların «tebliğ tarihi» ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet «mehilini» içeren bu ihtarnameler uyarınca 03/04/2004 tarihinde temerrüde düştükleri sonucuna varılarak, her bir davalının sorumlu olduğu «asıl alacak» ve «işlemiş faizler» yabancı para cinsinden hüküm altına alınarak, asıl alacaklara dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesindeki döviz faizinin uygulanmasına karar veri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı
Benzer bu kararda3-Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; «işlemiş faizin» belirlenmesine ilişkin olarak yapılan hesaplamada, Merkez Bankasına bildirilen azami faiz oranları esas alınmış ise de uygulanması gereken 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesinde, Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağının belirtilmiş olması karşısında, işlemiş faizin bu madde uyarınca Devlet Bankalarının fiilen ödediği faiz oranlarına …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17532 E. 2015/12130 K.
Ortak:atıfet mehli · ihtarname · temerrüt
İncelediğiniz karardaBu durumda «ihtarname» içeriği dikkate alındığında, davalılara tedbir kararının kaldırıldığı bildirilerek, 22.09.2003 tarihi çalışma saati bitimine kadar süre verilmiş olmakla ihtarnamede verilen bu süre «atıfet mehli» niteliğinde olup, verilen bu süreye rağmen ödemede bulunmayan davalıların sürenin bitimini müteakip 23.09.2003 tarihinden itibaren «temerrüde» düştüklerinin kabulü ile temerrütleri nedeniyle ödemekle sorumlu oldukları «işlemiş faiz» hesabının bu tarihten itibaren hesaplattırılarak hüküm altına alınması gerekirken, davacı tarafından temerrüt gerçekleştikten sonra dava açılmadan ödemeyi sağlamak amacına yönelik olarak gönderilen ve içeriği itibariyle de meydana gelen temerrüdü ortadan kaldırıcı nitelikte bulunmayan 18.03.2004 tarihli ihtarnameye değer verilerek bu ihtarname uyarınca belirlenen 03.04.2004 tarihinin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Noterliği'nin 17/09/2003 tarihli «ihtarnamesinin» davalı bankalara gönderildiği, bu ihtarların 18/09/2003 tarihinde tebliğ edildiği, 22/09/2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle davalıların temürrüde düştükleri, ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en «son» aynı noterliğin 18/03/2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların «tebliğ tarihi» ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet «mehilini» içeren bu ihtarnameler uyarınca 03/04/2004 tarihinde «temerrüde» düştükleri, bozmadan önce verilen kararda davalıların sorumlu oldukları «asıl alacak» miktarları ile uygulanacak faizin niteliği ve oranlarının tespit edildiği, faiz oranları bakımından bu konuda dosyada mevcut bulunan 28/11/2008 tarihli 3. ek rapor …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin 17.09.2003 tarihli «ihtarnamenin» davalı bankalara gönderildiği, ihtarnamenin davalılara 18.09.2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 22.09.2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle «temerrüde» düştükleri ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en «son» aynı noterliğin 18.03.2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların «tebliğ tarihi» ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet «mehilini» içeren bu ihtarnameler uyarınca 03.04.2004 tarihinde temerrüde düştükleri sonucuna varılarak, bu tarih itibariyle hesaplanan «işlemiş faizler» hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu kararda2-Ancak, davacı tarafından tanzim edilen 23.05.2008 tarihli «ihtarname» ile davalıya 24 saat «atıfet mehli» verilmiş olup bu durumda mahkemece verilen atıfet mehline göre davalının «temerrütünün» 30.05.2008 tarihinde gerçekleştiği nazara alınarak «temerrüt faizine» hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde paranın hesaptan çekildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de y …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şahsi def'i · bedelsizlik · ciro · def'i · temlik · temerrüt faizi · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «şahsi def»'ilerin poliçeyi «ciro» ve «teslim» yoluyla devir alana karşı ileri sürülemeyeceği, «temlik» yoluyla devirlerde ise TTK'nın 599/2. maddesi uyarınca borçlunun şahsi def'ilerini devir alan kişilere karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, somut olayda poliçenin davalı şubesine temlik yoluyla devir edildiği, davacının, şahsi def'ilerini akidi .... dışında davalıya karşı ileri sürebileceği, davacının iplik alımı nedeniyle düzenlenen poliçenin bir kısmının «bedelsiz» kaldığının kesinleşmiş mahkeme kararıyla sübut bulduğu, yapılan bildirime ve mahkemenin tedbir kararına rağmen davalının bedelsiz kalan poliçenin tamamını ödemesin …
2-Ancak, davacı tarafından tanzim edilen 23.05.2008 tarihli «ihtarname» ile davalıya 24 saat «atıfet mehli» verilmiş olup bu durumda mahkemece verilen atıfet mehline göre davalının «temerrütünün» 30.05.2008 tarihinde gerçekleştiği nazara alınarak «temerrüt faizine» hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde paranın hesaptan çekildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de y …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17318 E. , 2014/17845 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/06/2013
NUMARASI 2011/398-2013/169
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/06/2013 tarih ve 2011/398-2013/169 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.11.2014 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. H.. Y.. ile Av.T. U.. davalılardan T..Bankası vekili Av. Y. K.., davalılardan B.. A.. vekili Av. D.. B.., davalılardan F.. A.. vekili Av. G. T.., davalılardan ... Bankası A.Ş. vekili Av. Ş. E.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ..tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı... İnşaat A.Ş. arasında Pakistan Otoyolu Projesinin İslamabad-Peshawar bölümünün yapımı için bir otoyol yapım sözleşmesi imzalandığını, bu çerçevede müvekkilince anılan şirkete (2.523.009.751,70) Pakistan Rupisi (ile bu davanın konusu olmayan (96.645.563,50) USD) tutarında tedarik avansı verildiğini, bu paranın geri ödenmesini garanti altına almak amacıyla dava dışı .... Bankası A.Ş’nin lideri ve temsilcisi davalı bankaların da ortağı bulunduğu konsorsiyumdan iki adet avans teminat mektubu alındığını, müteahhidin yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, müteahhidin hak edişleri düşüldükten sonra bakiye (1.871.245.548,20) Pakistan Rupisi’nin derhal ödenmesi için müvekkilince konsorsiyum temsilcisine keşide edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, her bir davalı için ayrı ayrı hissesine düşen ve dava dilekçesinde belirtilen miktarlarda ana para ve 27.04.2001 temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faiz alacağının, ana para kısmına dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/540 E sayılı dosyasından verilen tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin Beyoğlu 24. Noterliği'nin 17/09/2003 tarihli ihtarnamesinin davalı bankalara gönderildiği, bu ihtarların 18/09/2003 tarihinde tebliğ edildiği, 22/09/2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle davalıların temürrüde düştükleri, ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en son aynı noterliğin 18/03/2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların tebliğ tarihi ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet mehilini içeren bu ihtarnameler uyarınca 03/04/2004 tarihinde temerrüde düştükleri, bozmadan önce verilen kararda davalıların sorumlu oldukları asıl alacak miktarları ile uygulanacak faizin niteliği ve oranlarının tespit edildiği, faiz oranları bakımından bu konuda dosyada mevcut bulunan 28/11/2008 tarihli 3.
ek rapora itibar edildiği, bu hususun bozma kararına konu edilmediği, davalıların sorumlu oldukları asıl alacak miktarları ile işletilecek faizinin oranlarının kesinleştiği, Yargıtay bozma kararından sonra alınan 04/12/2012 tarihli asıl ve 19/04/2013 tarihli ek rapordaki hesaplamalara itibar edilmesinin mümkün görülmediği, buna göre davalıların temerrüde düştükleri tarihlerin 03/04/2004 günü olduğu kabul edilerek, bozmadan önceki kararda hüküm altına alınan asıl alacak miktarlarına, 28/11/2008 tarihli 3. ek raporda belirtilen tarih aralıkları ve oranlarında faizin uygulandığı, buna göre davacı alacaklarının belirlendiği davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, teminat mektubu bedelinin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan sorumluluk payları oranında tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin 17.09.2003 tarihli ihtarnamenin davalı bankalara gönderildiği, ihtarnamenin davalılara 18.09.2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 22.09.2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle temerrüde düştükleri ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en son aynı noterliğin 18.03.2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların tebliğ tarihi ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet mehilini içeren bu ihtarnameler uyarınca 03.04.2004 tarihinde temerrüde düştükleri sonucuna varılarak, bu tarih itibariyle hesaplanan işlemiş faizler hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece uyulan bozma ilamında, davalı bankaların temerrüdünün, anılan ihtiyati tedbir kararının kalktığının davalılara bildirildiği tarihte, eğer davacı tarafından davalılara daha sonraki bir tarih için bir atıfet mehili verilmişse bu tarihte başlayacağı belirtilerek, buna göre davalıların temerrüde düştükleri tarihin tespiti istenmiştir. Davacı tarafından tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin ihtarnamenin, davalılara 18.09.2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından bu ihtarnamede 22.09.2003 günü çalışma saati bitimine kadar ödeme yapılması talep edilmiştir. Bu durumda ihtarname içeriği dikkate alındığında, davalılara tedbir kararının kaldırıldığı bildirilerek, 22.09.2003 tarihi çalışma saati bitimine kadar süre verilmiş olmakla ihtarnamede verilen bu süre atıfet mehli niteliğinde olup, verilen bu süreye rağmen ödemede bulunmayan davalıların sürenin bitimini müteakip 23.09.2003 tarihinden itibaren temerrüde düştüklerinin kabulü ile temerrütleri nedeniyle ödemekle sorumlu oldukları işlemiş faiz hesabının bu tarihten itibaren hesaplattırılarak hüküm altına alınması gerekirken, davacı tarafından temerrüt gerçekleştikten sonra dava açılmadan ödemeyi sağlamak amacına yönelik olarak gönderilen ve içeriği itibariyle de meydana gelen temerrüdü ortadan kaldırıcı nitelikte bulunmayan 18.03.2004 tarihli ihtarnameye değer verilerek bu ihtarname uyarınca belirlenen 03.04.2004 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp, davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 286.723,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı.....bank A.Ş'den alınmasına, davalı T.... Bankası A.Ş'den alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 300.959,85 TL temyiz ilam harcının alınmasına, davalı .... […]A.O'dan alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 980.049,10 TL temyiz ilam harcının alınmasına, davalı B..
A.. harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102086700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz