Rücuen tazminat | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11406 E. 2014/17827 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işleten sıfatı↗ navlun faturası↗ nakliyat emtia sigortası↗ navlun↗ kira sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ dolandırıcılık↗ yetki↗ fatura↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının aracını dava dışı Süleyman Kılıç adlı şahsa bir yıllık kira sözleşmesiyle kiraladığı, bir yıllık sürenin yerleşmiş uygulamaya göre uzun süreli kiralama sayıldığı, bu durumda kiracının aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğu, aracın işleteninin dava dışı Süleyman Kılıç olduğu, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça taşımaya ilişkin navlun faturasında davalının isim, kaşe ve imzasının bulunduğu, aracın taşımaya yönelik taşıt kartı yetki belgesinin davalı adına düzenlendiği, yine aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin davalı adına yapıldığı belirtilmiş, davalı ise aracın motorlu taşıt kira sözleşmesi ile işletmesinin dava dışı üçüncü kişiye devredildiğini, işleten sıfatına sahip olmadığını, işleten ve araç şöförü tarafından müvekkili adına sahte fatura basıldığını, dolandırıcılıkta kullanıldığını, bu konuda Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu savunmuştur. Buna göre, dosya kapsamına sunulmuş bulunan taşıt kartı, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi, avlun faturası ile varsa davalının savunmasına dayanak olarak gösterdiği savcılık dosyası getirtilerek incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7292 E. 2017/3966 K.
Ortak:navlun faturası · navlun · kira sözleşmesi · eksik inceleme · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, davacı tarafça taşımaya ilişkin «navlun faturasında» davalının isim, kaşe ve imzasının bulunduğu, aracın taşımaya yönelik taşıt kartı «yetki» belgesinin davalı adına düzenlendiği, yine aracın zorunlu mali mesuliyet «sigorta poliçesinin» davalı adına yapıldığı belirtilmiş, davalı ise aracın motorlu taşıt «kira sözleşmesi» ile işletmesinin dava dışı «üçüncü kişiye» devredildiğini, «işleten sıfatına» sahip olmadığını, işleten ve araç şöförü tarafından müvekkili adına sahte «fatura» basıldığını, «dolandırıcılıkta» kullanıldığını, bu konuda Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının aracını dava dışı Süleyman Kılıç adlı şahsa bir yıllık «kira sözleşmesiyle» kiraladığı, bir yıllık sürenin yerleşmiş uygulamaya göre uzun süreli kiralama sayıldığı, bu durumda kiracının aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğu, aracın işleteninin dava dışı Süleyman Kılıç olduğu, davalıya «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre, dosya kapsamına sunulmuş bulunan taşıt kartı, zorunlu mali mesuliyet «sigorta poliçesi», avlun faturası ile varsa davalının savunmasına dayanak olarak gösterdiği savcılık dosyası getirtilerek incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; nakliye faturasındaki imzanın davalıya ait olmaması, taşıt kartının ve ZMMS poliçesinin düzenleme tarihlerinin «kira sözleşmesinden» önce olmaları, davalının aracını dava dışı ... adlı şahsa bir yıllık kira sözleşmesiyle kiralaması, bir yıllık sürenin yerleşmiş uygulamaya göre uzun süreli kiralama sayılması, bu durumda kiracının aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğunun kabulünün gerektiğinden aracın işleteni dava dışı ... olup, davalıya «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı, kendi adına sahte «navlun faturası» bastırıldığını savunmuştur.
Mahkemece taşımayı yapan aracın uzun süreli kiraya verildiği iddia edilmişse de «kira sözleşmesinin» her zaman düzenlenmesi mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11406 E. , 2014/17827 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR(KAPATILAN) 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/02/2014
NUMARASI 2013/4-2014/44
Taraflar arasında görülen davada İzmir(Kapatılan) 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2013/4-2014/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının maliki olduğu araç ile İzmir'den Bursa ve Balıkesir'e nakledilecek olan sigortalı emtianın araç sürücüsüne teslim edilmesine rağmen yerine ulaştırılmadığını, müvekkilinin müşterek sigortacı olması ve sorumluluğunun %30 olması kapsamında 16.230,00 TL tazminatın sigortalıya ödendiğini, ödenen tazminatın davalıdan rucuen tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek usul ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının aracını dava dışı Süleyman Kılıç adlı şahsa bir yıllık kira sözleşmesiyle kiraladığı, bir yıllık sürenin yerleşmiş uygulamaya göre uzun süreli kiralama sayıldığı, bu durumda kiracının aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğu, aracın işleteninin dava dışı Süleyman Kılıç olduğu, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça taşımaya ilişkin navlun faturasında davalının isim, kaşe ve imzasının bulunduğu, aracın taşımaya yönelik taşıt kartı yetki belgesinin davalı adına düzenlendiği, yine aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin davalı adına yapıldığı belirtilmiş, davalı ise aracın motorlu taşıt kira sözleşmesi ile işletmesinin dava dışı üçüncü kişiye devredildiğini, işleten sıfatına sahip olmadığını, işleten ve araç şöförü tarafından müvekkili adına sahte fatura basıldığını, dolandırıcılıkta kullanıldığını, bu konuda Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu savunmuştur.
Buna göre, dosya kapsamına sunulmuş bulunan taşıt kartı, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi, avlun faturası ile varsa davalının savunmasına dayanak olarak gösterdiği savcılık dosyası getirtilerek incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102085500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz