Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6845 E. 2014/14060 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutabakat↗ ıslah↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacıya ait 360.000 adet hissenin davalılar A.. G.. ve M.. G..'a devredildiği, davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiği, ancak davacıya hisse iadesinin yapılmadığı gibi bu hisselerin dava dışı şirketlere satıldığı, satış değerinin 3.066.287,43 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 36.000 TL'nin dava, 3.066.287,43 TL'nin ıslah tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı ile davalılardan A.. B.. arasında imzalanan, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi halinde ve borcun tasfiyesi sonunda, başta devredilen 360.000 hisseden 36.000 adedinin davacıya iadesini öngören "görüşme tutanağı" başlıklı sözleşmeye dayalı olarak açılmış, davacı tarafça kendisine iade edilmediği gibi üçüncü şahıslara devredilen hisselerin bedeli talep edilmiştir. Mahkemece, davacının gerçekten davalı şirkete borçlu olduğunun kanıtlanamadığı yönündeki bilirkişi raporuna itibar olunarak davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 2. maddesinde A.. B..'ın şirketin kasa durumuna göre davacı S.. D..'nin borç tespitini, davacının da kendi kayıtlarına göre borcunun tespitini yapacağı, tarafların borç tespitlerinin 05.08.2005 tarihine kadar tamamlayacağı ve mutabakata varacakları hususları düzenlenmiş olup, davacı tarafça da dava dilekçesi ile davacının borcunun bulunmadığı değil, sözleşmenin anılan maddesinde öngörülen mutabakatın sağlanamadığı iddia olunmuştur. Davacı tarafça davalıya yapılmış bir ödeme de iddia ve ispat olunmadığından, davacının edimlerini yerine getirdiğinin kabulü doğru olmamıştır.
Ayrıca, davacının davalı şirkete olan borcu, ödeme suretiyle değil, 31.12.2006 tarihinde kanunen kabul edilmeyen giderler hesabına aktarılmak suretiyle kapatılmış olup, borcun bu tür hesabına aktarılması alacaktan vazgeçildiği anlamına gelmez. Bu itibarla, davacının bu aşamada davalılardan talepte bulunmasının mümkün olmadığı gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; tarafı olmadığı bir sözleşme nedeniyle açılan böyle bir davada davalı şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından, davalı şirkete yönelik açılan davanın husumet yönünden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1449 E. 2015/7993 K.
Ortak:mutabakat · ıslah · Alacak
İncelediğiniz karardaG..'a devredildiği, davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiği, ancak davacıya hisse iadesinin yapılmadığı gibi bu hisselerin dava dışı şirketlere satıldığı, satış değerinin 3.066.287,43 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 36.000 TL'nin dava, 3.066.287,43 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
D..'nin borç tespitini, davacının da kendi kayıtlarına göre borcunun tespitini yapacağı, tarafların borç tespitlerinin 05.08.2005 tarihine kadar tamamlayacağı ve «mutabakata» varacakları hususları düzenlenmiş olup, davacı tarafça da dava dilekçesi ile davacının borcunun bulunmadığı değil, sözleşmenin anılan maddesinde öngörülen mutabakatın sağlanamadığı iddia olunmuştur.
Benzer bu kararda… ğı gibi bu hisselerin dava dışı şirketlere satıldığı, satış değerinin 3.066.287,43 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 36.000 TL'nin dava, 3.066.287,43 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18/09/2014 tarihli karar …
Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.maddesinde düzenlenen «mutabakatın» maddede belirtilen süre içinde yapılmadığı taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Ancak, davacı davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığını ileri sürmüş olup, davalı taraf da «mutabakat» sağlanamadığından ötürü henüz iade borcunun «muaccel» olmadığını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · muacceliyet · denetime elverişlilik · ifa · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · ticari defter · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davalı şirketin tüm «defterleri» ve davacı tarafından sunulan belgeler incelenmek suretiyle davacı şirketin «ticari defterlerinde» davacı adına gözüken borçların tesbiti ile davacı tarafından sunulan belgelerin hangi nedenlerle davacı ile ilgisinin olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ayrıntılı ve «denetime elverişli» olarak tesbiti için bilirkişilerden ek rapor yada yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tarafların itirazlarının karşılanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.09.2014 tarih ve 2013/6845-2014/14060 karar sayılı ila …
Ne var ki, davacı taraf mahkemece alınan «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinin ekinde Ek 3 ve 4 başlığı altında davalı şirket kayıtlarında davacının borç hanesinde gözüken ve kanunen kabul edilmeyen giderler hesabına aktarılarak kapanan miktarların davacı ile ilgisinin olmadığına dair belgeler «ibraz» etmiş olup, alınan ek bilirkişi raporunda davacı tarafından sunulan Ek 3 ve 4 listelerin incelendiği ve şirketin kanunen kabul edilmeyen giderler hesabına aktarılarak kapanan miktarların davacı ile ilgisinin olmaması gereken tutarlar olduğu belirtilmiş ise de, alınan raporda, hangi kalemlerin hangi nedenlerle davacı ile ilgisinin olmadığı «denetime elverişli» şekilde gerekçelendirilmediği gibi, davalı tarafça da alınan raporlara bu yönü ile itiraz edilmiş.
… r edilen 360.000 adet hisseden 36.000 adedinin davacıya iadesini öngören “ Görüşme Tutanağı” başlıklı sözleşmeye dayalı olarak açılan ve davacı tarafından edimlerin «ifa» edilmesine rağmen sözkonusu hisse senetlerinin davacıya iade edilmediği gibi hisselerin üçüncü şahıslara devri nedeniyle anılan hisse bedellerinin tahsili istemine …
Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.maddesinde düzenlenen «mutabakatın» maddede belirtilen süre içinde yapılmadığı taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5313 E. 2020/6035 K.
Ortak:ıslah · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaG..'a devredildiği, davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiği, ancak davacıya hisse iadesinin yapılmadığı gibi bu hisselerin dava dışı şirketlere satıldığı, satış değerinin 3.066.287,43 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 36.000 TL'nin dava, 3.066.287,43 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; tarafı olmadığı bir sözleşme nedeniyle açılan böyle bir davada davalı şirkete «husumet» yöneltilmesi mümkün olmadığından, davalı şirkete yönelik açılan davanın husumet yönünden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… etirdiği halde davacıya hisse iadesinin yapılmadığı gibi bu hisselerin dava dışı şirketlere satıldığı, satış değerinin 3.066.287,43 TL olduğu, davacının alacağından «mahsup» edilecek tutarın bulunmadığı, tarafı olmadığı sözleşme nedeniyle davalı şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı şirkete yönelik davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın kabulü ile, 36.000.- TL'nin dava tarihinden, 3.030.287,43 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen adı geçen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın devri · müddeabih · pasif husumet yokluğu · mahsup · pasif husumet · husumet yokluğu · avans faizi
Benzer bu kararda… etirdiği halde davacıya hisse iadesinin yapılmadığı gibi bu hisselerin dava dışı şirketlere satıldığı, satış değerinin 3.066.287,43 TL olduğu, davacının alacağından «mahsup» edilecek tutarın bulunmadığı, tarafı olmadığı sözleşme nedeniyle davalı şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı şirkete yönelik davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın kabulü ile, 36.000.- TL'nin dava tarihinden, 3.030.287,43 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen adı geçen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Noterliğinde düzenlenen 23.07.2015 tarihli «alacağın devri» sözleşmeleri ile «müddeabihin» 1.200.000.- TL'sini ...'a, 300.000.- TL'sini ...'a devretmiş, devrettiği kişilerin devre konu alacağı mahkeme dosyasından talep ve tahsil etmeye yetkili olduğunu kabul ve beyan etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9239 E. 2010/9170 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6845 E. , 2014/14060 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/02/2013
NUMARASI 2011/67-2013/22
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/02/2013 tarih ve 2011/67-2013/22 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02/09/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekilleri Av. O.. Ö.. ve Av. H. Ö. ile davalılardan A.. G.., M.. G.. ve A.. B.. vekilleri Av. O.. Ş.. ve C.Ş. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan A.. B.. arasında 27.07.2005 tarihinde "Görüşme Tutanağı" başlıklı belge imzalandığını, müvekkili sözleşmeden doğan edimleri yerine getirdiği halde müvekkilinin şirket lehine olan kefaletlerinin kaldırılmadığını, borç-alacak mutabakatının sağlanmadığını, iadesi gereken şirketin 36.000 hissesinin iade edilmediğini, hisselerin ihtarname tebliğine rağmen dava dışı iki şirkete 3.066.739,19 TL bedelle satıldığını ileri sürererek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 36.000 TL'nin 24.11.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, ıslahla talebini 3.066.287,43 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı şirket vekili, husumet, zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunmuş, davacının taahhüdünü yerine getirmediğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacıya ait 360.000 adet hissenin davalılar A.. G.. ve M.. G..'a devredildiği, davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiği, ancak davacıya hisse iadesinin yapılmadığı gibi bu hisselerin dava dışı şirketlere satıldığı, satış değerinin 3.066.287,43 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 36.000 TL'nin dava, 3.066.287,43 TL'nin ıslah tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı ile davalılardan A.. B.. arasında imzalanan, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi halinde ve borcun tasfiyesi sonunda, başta devredilen 360.000 hisseden 36.000 adedinin davacıya iadesini öngören "görüşme tutanağı" başlıklı sözleşmeye dayalı olarak açılmış, davacı tarafça kendisine iade edilmediği gibi üçüncü şahıslara devredilen hisselerin bedeli talep edilmiştir. Mahkemece, davacının gerçekten davalı şirkete borçlu olduğunun kanıtlanamadığı yönündeki bilirkişi raporuna itibar olunarak davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 2. maddesinde A.. B..'ın şirketin kasa durumuna göre davacı S..
D..'nin borç tespitini, davacının da kendi kayıtlarına göre borcunun tespitini yapacağı, tarafların borç tespitlerinin 05.08.2005 tarihine kadar tamamlayacağı ve mutabakata varacakları hususları düzenlenmiş olup, davacı tarafça da dava dilekçesi ile davacının borcunun bulunmadığı değil, sözleşmenin anılan maddesinde öngörülen mutabakatın sağlanamadığı iddia olunmuştur. Davacı tarafça davalıya yapılmış bir ödeme de iddia ve ispat olunmadığından, davacının edimlerini yerine getirdiğinin kabulü doğru olmamıştır.
Ayrıca, davacının davalı şirkete olan borcu, ödeme suretiyle değil, 31.12.2006 tarihinde kanunen kabul edilmeyen giderler hesabına aktarılmak suretiyle kapatılmış olup, borcun bu tür hesabına aktarılması alacaktan vazgeçildiği anlamına gelmez. Bu itibarla, davacının bu aşamada davalılardan talepte bulunmasının mümkün olmadığı gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; tarafı olmadığı bir sözleşme nedeniyle açılan böyle bir davada davalı şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından, davalı şirkete yönelik açılan davanın husumet yönünden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararına davalı şirket yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102078800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz