Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14875 E. 2014/16356 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap mutabakatı↗ bilirkişi raporları arasında çelişki↗ mutabakat↗ zamanaşımı def'i↗ reeskont faizi↗ muvafakat↗ def'i↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemize ait 23.02.2004 tarihli ilama dayanılarak, davacının davalılar Zeki ve İsmail'den 29.988,15 TL. tutarında alacaklı bulunduğu gerekçesiyle davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö.. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 29.988,15 TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte bu davalılardan tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davaların atiye bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mümeyyiz davalılar tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında zamanaşımı def'inde bulunulmamasına, yargılama boyunca ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların temyiz aşamasında da ileri sürülmesinin mümkün olmamasına göre, davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö.. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak mahkemece görüşüne başvurulan ilk bilirkişi raporunda, davacı ve davalı şirket defterlerinin gerekli açıklamaları içermediği, gerçek durumu yansıtmaktan uzak olduğu, davacı defterlerinde Z.. Ö.. (İ.) adıyla bir hesap açıldığı, gümrük ve antrepo işlemlerinde başka kişilere ödeme yapılıp anılan hesaba borç kaydedildiği, yapılan işlemlerde belge düzenine uyulmadığı, belgelere göre de davalılara ücret ödenip ödenmediğinin, hangi davalı için kimin ödeme yaptığının, ücretin ne olduğunun belli olmadığı, davalılarca bu belgelerde kabul edilen borç miktarı ile diğer kabul edilen borç miktarının farklı olması nedeniyle bu belgelere de itibar edilemeyeceği, dolayısıyla avansın kimden tahsil edileceği hakkında denetlenebilir bir hesabın çıkarılamayacağı bildirilmiş, mahkemece görüşüne başvurulan ikinci bilirkişi raporunda ise davacının davalılardan B. Ltd. Şti.'ye verdiği vekaletnameye dayanılarak işlemlerin davalılar Zeki ve İsmail tarafından yapıldığı, Zeki'nin de davacıyı muhatap alan hesap mutabakatlarını davalı şirketi temsilen değil bizzat imzaladığı, bu durumda BK.'nın 38 ve 39. maddeleri uyarınca davalı B. Ltd. Şti.'nin yapılan işlemlere muvafakatının olduğunun kabulünün gerektiği, dolayısıyla davacıya karşı her üç davalının da sorumlu bulunduğu, davacı defterlerinde ödeme kaydedilen meblağların büyük çoğunlukla banka makbuzlarıyla örtüştüğü, fazla ödemenin (56.730,51) TL olduğu belirtilmiştir.
Dolayısıyla ilk bilirkişi taraflar arasındaki ilişkiyi belirleyememişken, ikinci bilirkişi tüm ilişkiyi inceleyerek farklı bir sonuca varmış ve böylelikle iki bilirkişi raporu arasında çelişki meydana gelmiştir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgi ve birikimle bu çelişkinin giderilmesi mümkün değildir. O halde mahkemece aralarında bir hukukçu bir hesap uzmanı bir de gümrük işlemlerinden anlayan bilirkişinin bulunduğu yeni bir heyet oluşturularak, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö.. yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6293 E. 2023/1147 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar · iltibas
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında «iltibas» tehlikesi yaratacak benzerliğin bulunduğu, ancak Kurum kararı ile başvurudan çıkarılan bir kısım mal ve hizmetlerin itiraza dayanak markaların mal ve hizmetlerinde …
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada «hukuki yararın» bulunmadığını, taraf markaları arasında işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, Turkcell tarafından yaratılan sanal Emocan'ın bir ürün değil, bilgisayar yazılı …
3.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescili talep edilen işaretin kapsamından çıkarılan malların ve hizmetlerin aynıları ya da aynı türde olanların kısmen redde mesnet markaların kapsamında bulunduğunu, ibareler arasında «iltibas» bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… ve yasaya uygun bulunan bilirkişi raporunda belirlenen mal ve hizmet sınıfları yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» bulunduğu, ancak yine bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere dava konusu YİDK kararında belirtilen sınıflardan bazıları yönünden markalar arasında sınıf benzerl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2718 E. 2015/9737 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece, davalı İsmail Belli hakkında açılan «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen karar davalı İ.B.dışındaki davalılar vekilinin temyizi üzerine davalı V.Telekomünikasyon A.Ş. yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13370 E. 2015/13192 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · davanın açılmamış sayılması · husumet ehliyeti · açılmamış sayılma · pasif husumet · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaŞ.. yönünden «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığı gözetilerek davanın reddine, davalı N..
… dava açabilecekleri gerekçesi ile adı geçen davacılar lehine hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş olup, davacı gerçek kişi ortakların aktif dava (takip) «ehliyetlerinin» olmadığı nazara alındığına göre, gerçek kişilerin davası yönünden mümeyyiz davalılar yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle temyiz eden mümeyyiz davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden …
A.. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», davalılar N..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14875 E. , 2014/16356 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/12/2009
NUMARASI 2004/505-2009/449
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyalarak verilen 11/12/2009 tarih ve 2004/505-2009/449 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/10/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. N. D. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin boru imalatı ile uğraştığını, aspest ihtiyacını yurt dışından karşıladığını, şirket merkezlerinin Erzincan'da olduğu için gümrük işlemlerinin Mersin'deki kişiler aracılığı ile yaptığını, bu kapsamda davalılardan Z.. Ö.. ile anlaştığını ve onun ortağı olduğu B. D. Ltd. Şti. adına 01.07.1997 tarihinde vekaletname düzenlendiğini, Zeki'nin daha sonra işlerini T. Ltd. Şti. ve İ.Ltd. Şti. ile devam ettirdiğini, müvekkili ile davalılar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin l998 yılında davalılara 4.174,74 TL, 1999 yılında 12.226,24 TL fazla ödeme yaptığını, ayrıca U. U. Mağazaların faturalarının müvekkiline gönderilmeye başlandığını, bunun üzerine davalının müvekkilinin işlemlerini durdurduğunu, cari hesaba göre davalılara 29.988,15 TL fazla ödeme yapıldığını, 15.194,24 TL işlemiş faizi ile birlikte davalıların 45.182,40 TL tutarında sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, anılan meblağın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 11.12.2009 tarihli oturumda davalı şirketler hakkındaki davalarını atiye bırakmıştır.
[…] Ltd. Şti. vekili, yetki itirazı ile birlikte davacının alacağının bulunmadığını, tam tersi borçlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, Dairemize ait 23.02.2004 tarihli ilama dayanılarak, davacının davalılar Zeki ve İsmail'den 29.988,15 TL. tutarında alacaklı bulunduğu gerekçesiyle davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö.. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 29.988,15 TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte bu davalılardan tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davaların atiye bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mümeyyiz davalılar tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında zamanaşımı def'inde bulunulmamasına, yargılama boyunca ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların temyiz aşamasında da ileri sürülmesinin mümkün olmamasına göre, davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö.. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak mahkemece görüşüne başvurulan ilk bilirkişi raporunda, davacı ve davalı şirket defterlerinin gerekli açıklamaları içermediği, gerçek durumu yansıtmaktan uzak olduğu, davacı defterlerinde Z.. Ö.. (İ.) adıyla bir hesap açıldığı, gümrük ve antrepo işlemlerinde başka kişilere ödeme yapılıp anılan hesaba borç kaydedildiği, yapılan işlemlerde belge düzenine uyulmadığı, belgelere göre de davalılara ücret ödenip ödenmediğinin, hangi davalı için kimin ödeme yaptığının, ücretin ne olduğunun belli olmadığı, davalılarca bu belgelerde kabul edilen borç miktarı ile diğer kabul edilen borç miktarının farklı olması nedeniyle bu belgelere de itibar edilemeyeceği, dolayısıyla avansın kimden tahsil edileceği hakkında denetlenebilir bir hesabın çıkarılamayacağı bildirilmiş, mahkemece görüşüne başvurulan ikinci bilirkişi raporunda ise davacının davalılardan B.
Ltd. Şti.'ye verdiği vekaletnameye dayanılarak işlemlerin davalılar Zeki ve İsmail tarafından yapıldığı, Zeki'nin de davacıyı muhatap alan hesap mutabakatlarını davalı şirketi temsilen değil bizzat imzaladığı, bu durumda BK.'nın 38 ve 39. maddeleri uyarınca davalı B. Ltd. Şti.'nin yapılan işlemlere muvafakatının olduğunun kabulünün gerektiği, dolayısıyla davacıya karşı her üç davalının da sorumlu bulunduğu, davacı defterlerinde ödeme kaydedilen meblağların büyük çoğunlukla banka makbuzlarıyla örtüştüğü, fazla ödemenin (56.730,51) TL olduğu belirtilmiştir.
Dolayısıyla ilk bilirkişi taraflar arasındaki ilişkiyi belirleyememişken, ikinci bilirkişi tüm ilişkiyi inceleyerek farklı bir sonuca varmış ve böylelikle iki bilirkişi raporu arasında çelişki meydana gelmiştir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgi ve birikimle bu çelişkinin giderilmesi mümkün değildir. O halde mahkemece aralarında bir hukukçu bir hesap uzmanı bir de gümrük işlemlerinden anlayan bilirkişinin bulunduğu yeni bir heyet oluşturularak, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö.. yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö.. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının mümeyyiz davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö.. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılar Z.. Ö.. ve İ.. Ö..'e iadesine, 23/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102066500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz