Hisse aidiyetinin tespiti | Sicil tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11867 E. 2014/19102 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 595↗ ortaklar kurulu kararı↗ hisse devri↗ dava şartı yokluğu↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 6102 Sayılı TTK'nın 595/2. maddesi uyarınca devir için ortaklar kurulunun onayının şart olduğu, aksi halde devrin geçerli bulunmadığı, anılan hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisselerinin davacıya ait olduğunun tespiti ve hisse devrinin sicile tescili istemine ilişkin olup, mahkemece 6102 Sayılı TTK'nın 595/2. maddesi uyarınca devir için ortaklar kurulu onayının şart olduğu, aksi halde devrin geçerli bulunmadığı, anılan hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında 06.08.2010 tarihinde noter hisse devri yapılmış, davacı taraf 24.09.2012 tarihinde hisse devrinin ortaklar kurulu tarafından onaylanması için davalılara ihtarname tebliğ etmiş, işbu dava ise 05.09.2013 tarihinde açılmıştır. 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 3. maddesi, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar TTK'nın yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, TTK hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, bu kapsamda somut olaya mahkemece 6102 Sayılı TTK'nın tatbik edilmesi isabetli
ise de, aynı kanunun 595/7. maddesindeki başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onay vermiş sayılır düzenlemesi karşısında, davacının 24.09.2012 tarihli başvurusu bu kapsamda değerlendirilip tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1925 E. 2019/47 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sermaye payının devri · esas sermaye payı · kâr payı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, 6102 sayılı TTK'nın 595/1. maddesi uyarınca «esas sermaye payının devri» borcunu doğuran işlemlerde de tarafların imzalarının noterce onaylanmasının gerekmesine göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11867 E. , 2014/19102 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/03/2014
NUMARASI 2013/230-2014/91
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2013/230-2014/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait hisseyi diğer davalıdan 06.08.2010 tarihinde noter yoluyla devir aldığını, aradan geçen zaman içinde ortaklar kurulunun devri onaylamadığını, 24.09.2012 tarihinde devrin onaylanması için ihtarname düzenlediklerini ileri sürerek, davalı şirkete ait hisselerin davacıya aidiyetinin tespitini, sicile tescilini talep ve dava etmiştir,
Davalılar vekili, davacının aralarında yaptıkları protokollere uymadığını, bu nedenle ortaklar kurulunun devri onaylamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 6102 Sayılı TTK'nın 595/2. maddesi uyarınca devir için ortaklar kurulunun onayının şart olduğu, aksi halde devrin geçerli bulunmadığı, anılan hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisselerinin davacıya ait olduğunun tespiti ve hisse devrinin sicile tescili istemine ilişkin olup, mahkemece 6102 Sayılı TTK'nın 595/2. maddesi uyarınca devir için ortaklar kurulu onayının şart olduğu, aksi halde devrin geçerli bulunmadığı, anılan hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında 06.08.2010 tarihinde noter hisse devri yapılmış, davacı taraf 24.09.2012 tarihinde hisse devrinin ortaklar kurulu tarafından onaylanması için davalılara ihtarname tebliğ etmiş, işbu dava ise 05.09.2013 tarihinde açılmıştır. 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 3. maddesi, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar TTK'nın yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, TTK hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, bu kapsamda somut olaya mahkemece 6102 Sayılı TTK'nın tatbik edilmesi isabetli
ise de, aynı kanunun 595/7. maddesindeki başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onay vermiş sayılır düzenlemesi karşısında, davacının 24.09.2012 tarihli başvurusu bu kapsamda değerlendirilip tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102062900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz