6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tapu kaydının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2021 E. 2010/5217 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icazet muvazaa şirket müdürü davadan feragat ibra mirasçılık zamanaşımı def'i üçüncü kişi oy yasağı mahsup def'i kâr dağıtımı feragat zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 32 · TTK — TTK 334

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılardan ...'nin mirasçılardan olmadığı ve hakkındaki davadan feragat edildiği, ...'nın muris eşi, diğerlerinin kardeş ve yeğenleri olduğu, murisin şirket adına yüklenici olarak arsa sahipleri ile sözleşme imzaladığı, dava konusu daireler, sözleşmeye göre şirkete verilecek kısım içinde kaldığı, şirket kayıtlarına göre, ...'ya ve ...'den bir kısmı nakit alınarak, bir kısmı daha önce onlardan alınan ödünç paraya mahsup edilerek yapılan tahsilat karşılığında dairelerin satıldığı, faturaların düzenlendiği, ancak bu satışların TTK'nun 334. maddesinde anlamını bulan şirketle sözleşme yapma yasağı kapsamında kaldığı ve iptale tabi olduğu, ...'e yapılan satışların bu nedenle hükümsüz kaldığı, davalı ...'nın murisin eşi olup, BK'nun 32. maddesi uyarınca, üçüncü kişi sayılmaması karşısında ona yapılan satışların da hükümsüz olduğu, tapu kayıtlarının bu nedenle mülkiyet iptali gerektiği, mülkiyet hakkına dayanıldığından zamanaşımı def'inin kabul edilmediği gerekçesiyle davanın ... bakımından feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar bakımından kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalılardan ...vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların murisi ve davacı şirketin müdürü olan ...'in müdürlük görev ve yetkilerini kötüye kullanarak, şirkete ait taşınmazları muvazaalı olarak kendi ve eşi ...adına geçirdiği iddiasıyla açılan tapunun iptali ile ve şirket adına tesciline ilişkindir.

Mahkemece, davalılardan kararı temyiz eden ...adına olan tapu kayıtlarının da iptaline, BK'nun 32. ve öncesinde TTK'nun 334. maddesine dayalı gerekçe ile karar verilmiştir. Oysa, 30.03.1994 tarih ve 1993/15-860 sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilamı ile Dairemiz'in 25.10.1991 tarih ve 6515/5628 sayılı ilamında da açıklandığı ve doktrinde de kabul edildiği üzere, genel kurul işleme açık veya zımmi olarak icazet verebilir. Zira, ortaklıkla yapılan işlem, re'sen batıl olmayıp iptali kabildir. Batıl sayma yetkisi genel kuruldadır. Genel kurulun işlemi takip eden yıllarda aksine bir karar almaması, yönetim kurulunun ibra edilmesi, bu işlemlerin de bilançoda, kar tablolarında gelir olarak yer alması ve onaylanması, kâr dağıtımının bu işlemlerin geliri üzerinden yapılması, uzun süre genel kuruldan aksi yönde bir karar çıkmaması, kurumlar vergisinin bu gelirlere göre ödenmesi gibi olgularla zımni olarak genel kurulun işlemlere icazet vermesi mümkündür. Şirket kayıtları üzerinde bu yönde inceleme yaptırılması sonrasında bunun tespiti halinde, mahkemenin artık anılan maddeyi re'sen uygulama yetkisi bulunmamaktadır. Davadan sonra 28.01.2006 tarihinde ortaklar kurulunca alınan kararda, açılan davaya icazet verilmiş ise de, bu davadan önceki ortaklar kurulunun tavrını göstermediğinden bu karara itibar edilemeyecektir. Davalı ortak ...bu karara muhalif de kalmıştır.

Bu durumda, davalılardan ...bakımından davanın açıklanan bu çerçevede ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan maddenin mahkemece re'sen uygulanıp, satış işlemlerinin re'sen iptaline karar vermesi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İpotek terkini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3800 E. 2020/2130 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/2021 E.  ,  2010/5217 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.09.2005 tarih ve 2005/455 - 2007/479 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan ... avukatı... gelip, diğer davalılar tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların murisi olan ... 'ın müvekkili şirketin ortağı ve müdürü iken arsa sahipleri ile arsa payı karşılığı kat yapımı sözleşmesini müvekkili adına imzaladığını, inşaatları müvekkilinin tamamladığını, müvekkile düşen dairelerin müvekkili adına tescili gerekirken, 14 ve 23 no'lu bağımsız bölümlerin ..., 13 no'lu bağımsız bölümünün ..., 24 no'lu bağımsız bölümün ... ve davalılardan eşi ...tarafından şirketten satın alınmış gibi gösterilerek, mülkiyetin muvazaalı olarak bu kişiler adına tescil edildiğini, davalıların ...'in mirasçıları olduğunu, ...'in şirket müdürü olarak idare ve temsil yetkilerini kullanma amacına aykırı davrandığını, müdürlük sıfatını kendisine ve eşine kâr sağlama amacı ile kullanıp, muvazaalı işlemler yaparak kendisine haksız kazanç sağladığını ileri sürerek, anılan dairelerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tescilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, daireleri müvekkilinin ve ...'in kendi birikimi ile satın aldığını, kamulaştırma gelirlerinin ve bazı daire satım bedellerinin dava konusu daireleri olmaya yeterli olduğunu, şirketin daireleri ... ve ...'ya sattığına dair faturaların bulunduğunu, şirkete bedellerinin kişisel harcamalara sayılarak ödendiğini savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılardan ...'nin mirasçılardan olmadığı ve hakkındaki davadan feragat edildiği, ...'nın muris eşi, diğerlerinin kardeş ve yeğenleri olduğu, murisin şirket adına yüklenici olarak arsa sahipleri ile sözleşme imzaladığı, dava konusu daireler, sözleşmeye göre şirkete verilecek kısım içinde kaldığı, şirket kayıtlarına göre, ...'ya ve ...'den bir kısmı nakit alınarak, bir kısmı daha önce onlardan alınan ödünç paraya mahsup edilerek yapılan tahsilat karşılığında dairelerin satıldığı, faturaların düzenlendiği, ancak bu satışların TTK'nun 334. maddesinde anlamını bulan şirketle sözleşme yapma yasağı kapsamında kaldığı ve iptale tabi olduğu, ...'e yapılan satışların bu nedenle hükümsüz kaldığı, davalı ...'nın murisin eşi olup, BK'nun 32.

maddesi uyarınca, üçüncü kişi sayılmaması karşısında ona yapılan satışların da hükümsüz olduğu, tapu kayıtlarının bu nedenle mülkiyet iptali gerektiği, mülkiyet hakkına dayanıldığından zamanaşımı def'inin kabul edilmediği gerekçesiyle davanın ... bakımından feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar bakımından kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalılardan ...vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların murisi ve davacı şirketin müdürü olan ...'in müdürlük görev ve yetkilerini kötüye kullanarak, şirkete ait taşınmazları muvazaalı olarak kendi ve eşi ...adına geçirdiği iddiasıyla açılan tapunun iptali ile ve şirket adına tesciline ilişkindir.

Mahkemece, davalılardan kararı temyiz eden ...adına olan tapu kayıtlarının da iptaline, BK'nun 32. ve öncesinde TTK'nun 334. maddesine dayalı gerekçe ile karar verilmiştir. Oysa, 30.03.1994 tarih ve 1993/15-860 sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilamı ile Dairemiz'in 25.10.1991 tarih ve 6515/5628 sayılı ilamında da açıklandığı ve doktrinde de kabul edildiği üzere, genel kurul işleme açık veya zımmi olarak icazet verebilir. Zira, ortaklıkla yapılan işlem, re'sen batıl olmayıp iptali kabildir. Batıl sayma yetkisi genel kuruldadır. Genel kurulun işlemi takip eden yıllarda aksine bir karar almaması, yönetim kurulunun ibra edilmesi, bu işlemlerin de bilançoda, kar tablolarında gelir olarak yer alması ve onaylanması, kâr dağıtımının bu işlemlerin geliri üzerinden yapılması, uzun süre genel kuruldan aksi yönde bir karar çıkmaması, kurumlar vergisinin bu gelirlere göre ödenmesi gibi olgularla zımni olarak genel kurulun işlemlere icazet vermesi mümkündür.

Şirket kayıtları üzerinde bu yönde inceleme yaptırılması sonrasında bunun tespiti halinde, mahkemenin artık anılan maddeyi re'sen uygulama yetkisi bulunmamaktadır. Davadan sonra 28.01.2006 tarihinde ortaklar kurulunca alınan kararda, açılan davaya icazet verilmiş ise de, bu davadan önceki ortaklar kurulunun tavrını göstermediğinden bu karara itibar edilemeyecektir. Davalı ortak ...bu karara muhalif de kalmıştır.

Bu durumda, davalılardan ...bakımından davanın açıklanan bu çerçevede ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan maddenin mahkemece re'sen uygulanıp, satış işlemlerinin re'sen iptaline karar vermesi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan ...vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020601300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.