6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13318 E. 2010/6023 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organ boşluğu kayyım tayini yönetim kurulu üyeliği iyiniyet kuralı peşin karar harcı yokluk istifa kayyım iyiniyet iptal davası hukuki yarar geçersizlik yönetim kurulu kararı

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 353TTK 381

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurul toplantısında denetçinin bulunmadığı, salt bu nedenle alınan tüm kararların geçersiz olduğu ve iptali gerektiği sonucuna varılarak, 16.06.2004 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline, alınan kararlardan ...’ın yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkin kararın dava tarihinden önce bu kişinin yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmiş olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine, davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığından kayyım tayini isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı şirketin 16.06.2004 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmiştir.TTK’nun 353 ncü maddesinin 9 ncu bendi uyarınca denetçilerin şirket genel kurullarında hazır bulunmaları gerekmektedir.Denetçinin genel kurul toplantısında hazır bulunması kanunen zorunlu kılınmış ise de denetçinin katılmamasının genel kurul toplantısını ve genel kurulda alınacak kararları ne şekilde etkileyeceği hususu kanunda düzenlenmemiş olup, sadece anılan Kanun’un 354 ncü maddesinde denetçilerden rapor alınmadan genel kurulun bilanço hakkında bir karar veremeyeceği açıkça belirtilmiştir.Bu durumda denetçilerin genel kurul toplantısına katılmamış olması salt bu nedenle genel kurulda alınan kararların geçersizliği, yoklukla maluliyeti sonucunu doğurmaz.Somut olayda, davaya konu genel kurulda denetçi tarafından düzenlenen raporun okunmuş olduğunun da anlaşılmasına göre denetçi katılmadığından genel kurulda alınan kararların bu nedenle geçersiz olduğu yönündeki gerekçe yerinde bulunmamaktadır. O halde mahkemece, davaya konu genel kurul toplantısında alınan kararların geçersizliği sonucunu doğuracak kanuna aykırılığın bulunup bulunmadığı, davacıların yokluklarında yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini isteme haklarının olup olmadığı, iptal davası açma haklarının bulunduğu sonucuna varılması halinde bu kez de alınan kararların TTK’nun 381 nci maddesi uyarınca kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, iptale ilişkin kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

ONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Özel denetçi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2534 E. 2017/1568 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13318 E.  ,  2010/6023 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2004/329-2008/458 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin % 26,5 oranında hissesine sahip olduklarını, müvekkillerinin bilançoya itirazı sonucu ertelenen genel kurul toplantısının müvekkillerinin yokluğunda 16.06.2004 tarihinde yapıldığını, genel kurula davetin anasözleşme ve yasa hükümlerine uygun olarak yapılmadığını, sözkonusu genel kurulda müvekkili ...’ın yönetim kurulu üyesi seçilmiş olduğunu, bu yönde alınan genel kurul kararının da iptalinin gerektiğini, seçilen yönetim kurulu üyelerinin aynı zamanda ... Pazarlama A.Ş.’nin genel kurulunda yönetim kurulu üyesi seçilmiş olduklarını, bu durumun TTK’nun 334 ve 335 nci maddelerine aykırı bulunduğunu, yönetim kurulu üyelerine aylık ücret ödenmesine ilişkin kararın da yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 16.06.2004 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali ile şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıların iddialarının haklı bir nedeni ve yasal dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurul toplantısında denetçinin bulunmadığı, salt bu nedenle alınan tüm kararların geçersiz olduğu ve iptali gerektiği sonucuna varılarak, 16.06.2004 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline, alınan kararlardan ...’ın yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkin kararın dava tarihinden önce bu kişinin yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmiş olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine, davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığından kayyım tayini isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı şirketin 16.06.2004 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmiştir.TTK’nun 353 ncü maddesinin 9 ncu bendi uyarınca denetçilerin şirket genel kurullarında hazır bulunmaları gerekmektedir.Denetçinin genel kurul toplantısında hazır bulunması kanunen zorunlu kılınmış ise de denetçinin katılmamasının genel kurul toplantısını ve genel kurulda alınacak kararları ne şekilde etkileyeceği hususu kanunda düzenlenmemiş olup, sadece anılan Kanun’un 354 ncü maddesinde denetçilerden rapor alınmadan genel kurulun bilanço hakkında bir karar veremeyeceği açıkça belirtilmiştir.Bu durumda denetçilerin genel kurul toplantısına katılmamış olması salt bu nedenle genel kurulda alınan kararların geçersizliği, yoklukla maluliyeti sonucunu doğurmaz.Somut olayda, davaya konu genel kurulda denetçi tarafından düzenlenen raporun okunmuş olduğunun da anlaşılmasına göre denetçi katılmadığından genel kurulda alınan kararların bu nedenle geçersiz olduğu yönündeki gerekçe yerinde bulunmamaktadır.

O halde mahkemece, davaya konu genel kurul toplantısında alınan kararların geçersizliği sonucunu doğuracak kanuna aykırılığın bulunup bulunmadığı, davacıların yokluklarında yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini isteme haklarının olup olmadığı, iptal davası açma haklarının bulunduğu sonucuna varılması halinde bu kez de alınan kararların TTK’nun 381 nci maddesi uyarınca kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, iptale ilişkin kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

ONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020516700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.