Yönetim Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9161 E. 2014/16162 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtelik↗ bekletici mesele↗ sahtecilik↗ kısıtlılık↗ ortaklar kurulu kararı↗ bilirkişi incelemesi↗ geçersizlik↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre; kısıtlının dava dışı K. Petrol Ltd. Şti'nin yetkili müdürü iken 17/01/2006 tarihinde işlediği bir suç sebebi ile cezaevine girdiği ve bugüne dek aralıksız olarak cezaevinde bulunduğu, her ne kadar geçersizliğinin tespiti talep edilen ortaklar kurulu kararının altında kısıtlıya ait görünen imzanın kendisine ait olup olmadığı yönünde, aynı olay nedeniyle yargılama yapılan, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2013/132 E. sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmiş ancak belgenin fotokopi olması sebebi ile incelemenin yapılamadığı bildirilmiş ise de kısıtlının davaya konu karar tarihinde ceza evinde bulunduğunun tartışmasız olduğu, bu nedenle kararın sahteliğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile K.Petrol ve Petrol Ürünleri Nak. Tur. San. Tic. Ltd. Şti'nin 28/04/2006 tarihli 12 no'lu kararının geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı B.. Y.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı B.. Y.. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında sair temyiz itirazları yerine değildir.
2- Mahkemece, dava konusu ortaklar kurulu kararının alındığı tarihte, davacının tutuklu olması nedeniyle dava konusu karardaki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacının dava konusu karar tarihinde tutuklu olması, tek başına karar altındaki imzanın davacıya ait olmadığının kabulü için yeterli değildir. Dosya kapsamından karar tarihinde tutuklu olan davacının katılan, davalıların ise sanık olarak yer aldığı dava konusu sahtecilik olayı ile ilgili ceza davasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, somut olaya uygulanması gereken, 818 sayılı BK'nın 53. maddesi uyarınca, ceza mahkemesi tarafından tespit edilen maddi vakıalar, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı niteliktedir. Bu itibarla, mahkemece, davalılar hakkında açılan ceza davasının akıbetinin araştırılması ve gerekirse bekletici mesele yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı B.. Y.. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5970 E. 2014/10124 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece verilen hükmün davacı yararına bozulmasına dair Dairemiz kararı aleyhine davalı ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuşsa da, dosyanın yapılan ilk incelemesinde, davalı ... adına çıkartılan ve Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca işlem yapılması talep edilen «tebligat» parçası üzerine adı geçenin Ayvalık Cezaevi'nde olduğuna dair bilgi notu düşüldüğü anlaşılmıştır.
… ise vasisinin tespiti ve ilamın vasisine tebliği, tutuklu ise cezaevi adresine tebliği, Tebligat Yasası'nın 19. maddesi hükümlerinin nazara alınması ve buna ilişkin «tebligat» parçasının dosyaya konulması ile yasal karar düzeltme süresinin dolmasının beklenmesi, bundan sonra dosyanın her halükarda davalı ... vekilinin karar düzeltme tale …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2074 E. 2023/5746 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi' nin 2013/132 E. sayılı dosyasında «bilirkişi incelemesi» için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmiş ancak belgenin fotokopi olması «sebebi» ile incelemenin yapılamadığı bildirilmiş ise de «kısıtlının» davaya konu karar tarihinde ceza evinde bulunduğunun tartışmasız olduğu, bu nedenle kararın «sahteliğinin» tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile K.Petrol ve Petrol Ürünleri Nak.
Benzer bu kararda… ı ile davaya konu sekiz adet, toplam bedeli 435.000,00 TL olan çeklerin davacı tarafından keşide edilerek davalı şirkete verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, «çek» bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, dava konusu çeklerin kural olarak davalı tarafın savunmasında ileri sürüldüğü gibi davacıya verilen borç paralar ve davacının ortağı olduğu TMR şirketi adına bankadan çektiği, ancak kendi adına kullandığı ve geri ödemesinin davalı şirket tarafından yapıldığı «bilirkişi incelemeleri» ile de anlaşılan kredi geri ödemesinden kaynaklanan borçların ödenmesi amacıyla verildiği yolundaki davalı savunmasının aksini iddia eden davacının, iddiasını «kesin» delillerle kanıtlaması gerektiği, somut olayda «ispat külfetinin» davacı tarafta olduğu, davacının iddialarını yazılı delillerle kanıtlayamadığı, «yemin deliline» dayanıldığından, «yemin teklif hakkı» hatırlatıldığı, yemin teklif edilmeyeceği açıkça beyan edildiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklif hakkı · güven ilişkisi · yemin teklifi · borçlu olunmadığının tespiti · ispat külfeti · yemin delili · yemin · üçüncü kişi
Benzer bu kararda… ı ile davaya konu sekiz adet, toplam bedeli 435.000,00 TL olan çeklerin davacı tarafından keşide edilerek davalı şirkete verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, «çek» bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, dava konusu çeklerin kural olarak davalı tarafın savunmasında ileri sürüldüğü gibi davacıya verilen borç paralar ve davacının ortağı olduğu TMR şirketi adına bankadan çektiği, ancak kendi adına kullandığı ve geri ödemesinin davalı şirket tarafından yapıldığı «bilirkişi incelemeleri» ile de anlaşılan kredi geri ödemesinden kaynaklanan borçların ödenmesi amacıyla verildiği yolundaki davalı savunmasının aksini iddia eden davacının, iddiasını «kesin» delillerle kanıtlaması gerektiği, somut olayda «ispat külfetinin» davacı tarafta olduğu, davacının iddialarını yazılı delillerle kanıtlayamadığı, «yemin deliline» dayanıldığından, «yemin teklif hakkı» hatırlatıldığı, yemin teklif edilmeyeceği açıkça beyan edildiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
… da nakden müvekkiline birşey vermediğini, dava dışı TMR Otomotivin davalı Özdağ Şirketi'ne borçlu olduğunun belirlendiğini, bu halde borçlunun müvekkili olmadığını, «üçüncü kişi» ile davalı arasındaki alacak ilişkisinin dava konusu çekler ile bir bağlantısının bulunmadığını, çeklerin 3 üncü kişi olan TMR Şirketi'nin kayıtlarında rastlanmadığına ilişkin bilirkişi tespitinin, davacının borçlu olmadığına dair iddialarını desteklediğini, çekin bir borçlanma aracı olmadığını, ödeme aracı olması sebebiyle «teminat» amaçlı da «çek» verilebileceğinden davalının iddialarına karşın taraflar arasında herhangi bir borç doğurucu işlem olmasa da çek verilebileceğinin kabul edilmesi gerektiğini, «hamilin» borçlu zararına hareket ettiği iddiasının tanık dâhil her türlü delil ile ispatlanabileceğini, dava konusu çekler hakkında «yemin teklif» edilmemesinin davanın ispatlanamadığını göstermediğini, davalı tarafta yemini eda edecek şahsın FETÖ soruşturması nedeni ile cezaevinde tutuklu olduğunu, bu dava anlamında «yemin delilinin» anlam ve önemini kavrayacak durumda olmadığını, yemini eda edecek şahsın cezaevinde tutuklu olmasından dolayı işin niteliği gereği yemin teklif etmelerinin mümkün …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava konusu çekleri halen elinde bulunduran davalı şirket arasında «çek» bedelleri tutarında bir borç ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin ne davalı şirketten ne de eskiden ortağı olduğu TMR Otomotiv’den mal ya da nakit borç almadığını, davalı şirketin söz konusu çekleri «teminat» olarak elinde bulundurduğunu, bilirkişi raporlarında da bu iddialarını destekler tespitler yapıldığını, taraflar arasında yapılan işlemlerin güvene dayalı işlemler olduğunun da belirtildiğini, çekin bir borçlanma aracı değil ödeme aracı olduğunu, bu sebeple teminat amaçlı olarak da çek verilebildiğini, mahkemece dosyadaki tüm delillerin, tespitlerin, bilirkişi raporlarının ve hatta davalı şirket «temsilcisinin» beyanlarının göz ardı edilerek yalnızca «yemin deliline» dayanılmadığı gerekçesi ile davanın reddine yönelik hüküm kurulduğunu, «hamilin» borçlu zararına hareket ettiği iddiasının tanık dâhil her türlü delil ile ispatlanabileceğini, davalı tarafça yemini eda edecek şahsın FETÖ soruşturması nedeni ile cezaevinde tutuklu olduğunu, sonradan da terör örgütü üyeliğinden ceza aldığını, yemini eda edecek şahsın cezaevinde tutuklu bulunmasından dolayı işin niteliği gereği «yemin teklif» etmenin mümkün görülmediğini, mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yemin teklif edilmemesinin davacı aleyhine olarak hükme gerekçe yapıldığını belirterek kararı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki «güven ilişkisi» nedeniyle davalıya «teminat» olarak verildiği iddia olunan çeklerin iade edilmemesi nedeniyle, çeklerden dolayı davalı tarafa «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9161 E. , 2014/16162 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ AKYAZI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 08/11/2013
NUMARASI 2010/125-2013/588
Taraflar arasında görülen davada Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/11/2013 tarih ve 2010/125-2013/588 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı B.. Y.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kısıtlı F.. Y.. ile davalı B.. Y..'in dava dışı limited şirketin ortakları olduğunu, kısıtlının dava dışı şirketin müdürü iken cezaevine girdiğini, bundan sonra davalıların birlikte hareket ederek kısıtlının katılımı olmadan imzası taklit edilerek kısıtlının müdürlükten azline ve davalı B.. Y..'in müdür atanmasına dair ortaklar kurulu kararı alındığını, anılan kararın yok hükmünde olduğunu ileri sürerek 28.04.2006 tarihli ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ve buna dayanılarak yapılan işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre; kısıtlının dava dışı K. Petrol Ltd. Şti'nin yetkili müdürü iken 17/01/2006 tarihinde işlediği bir suç sebebi ile cezaevine girdiği ve bugüne dek aralıksız olarak cezaevinde bulunduğu, her ne kadar geçersizliğinin tespiti talep edilen ortaklar kurulu kararının altında kısıtlıya ait görünen imzanın kendisine ait olup olmadığı yönünde, aynı olay nedeniyle yargılama yapılan, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2013/132 E. sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmiş ancak belgenin fotokopi olması sebebi ile incelemenin yapılamadığı bildirilmiş ise de kısıtlının davaya konu karar tarihinde ceza evinde bulunduğunun tartışmasız olduğu, bu nedenle kararın sahteliğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile K.Petrol ve Petrol Ürünleri Nak.
Tur. San. Tic. Ltd. Şti'nin 28/04/2006 tarihli 12 no'lu kararının geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı B.. Y.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı B.. Y.. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında sair temyiz itirazları yerine değildir.
2- Mahkemece, dava konusu ortaklar kurulu kararının alındığı tarihte, davacının tutuklu olması nedeniyle dava konusu karardaki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacının dava konusu karar tarihinde tutuklu olması, tek başına karar altındaki imzanın davacıya ait olmadığının kabulü için yeterli değildir. Dosya kapsamından karar tarihinde tutuklu olan davacının katılan, davalıların ise sanık olarak yer aldığı dava konusu sahtecilik olayı ile ilgili ceza davasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, somut olaya uygulanması gereken, 818 sayılı BK'nın 53. maddesi uyarınca, ceza mahkemesi tarafından tespit edilen maddi vakıalar, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı niteliktedir.
Bu itibarla, mahkemece, davalılar hakkında açılan ceza davasının akıbetinin araştırılması ve gerekirse bekletici mesele yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı B.. Y.. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı B.. Y.. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı B.. Y.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı B.. Y..'e iadesine, 22/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102050700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz