Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1633 E. 2010/5835 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişilik↗ marka hakkına tecavüz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ortaklarının aynı kişiler olduğu, davalıya ait internet sitesinde diğer birçok logo ile birlikte davacı adına tescilli logoya da yer verildiği, davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti'nin 2001 yılında başlayan ve devam eden ticari ilişkileri nedeniyle aynı internet sayfasında ("MİNÖR MAJÖR by ..." logosuna yer verilmesinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, "davacı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. ayrı tüzel kişilikler olup, dava konusu markalar davacı şirkete aittir. Dolayısıyla davalının anılan markayı davacıdan izinsiz şekilde internet sitesinde kullanması mümkün değildir. Kaldı ki dava dışı ... Ltd. Şti. ile ticari ilişkilerinin 2002 yılında bittiği davalının dahi kabulünde olup davanın açıldığı 2007 yılı itibariyle halen neden dava konusu markayı internet sitelerinde kullandıkları davalı tarafından açıklanamadığı gerekçesiyle") davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3305 E. 2017/5546 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi ve manevi tazminat · ilan · haksız rekabet · avans faizi
Benzer bu kararda… inin tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine, bu ürünlerin üretimi nedeniyle kullanılan her türlü araca el konularak imhasına, karar kesinleştiğinde «ilanına», davalının «haksız rekabetinin» önlenmesine, «maddi manevi tazminat» taleplerinin kısmen kabulü ile 41.381,61 TL maddi ve 42.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden geçerli «avans faizi» ile birlikte tahsiline dair verilen karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/104 E. 2013/844 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; sunulan internet çıktıları ve «ilan» sayfalarında davalı ürününün davalının kendi logosuyla tanıtımının yapıldığı, logonun altına davalı şirketin unvanının ticaret sicilindeki tescilli haliyle yazıldı …
Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra «ibraz» edilen ve dosya içerisinde bulunan delillerden, davalıya ait ... ibareli internet web sitesinde davalının “...” kelimesini tescilli ticaret ünvanı olarak kullanmay …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2846 E. 2011/6091 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · davanın konusu · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», davanın mahiyeti, dava konusu meblağın davalı ... tarafından ödenmeye başlandığı tarih ve ödemenin bittiği tarih dikkate alınarak «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiş, 25.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı banka yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1633 E. , 2010/5835 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2008 gün ve 2007/35-2008/65 sayılı kararı bozan Daire’nin 16.11.2009 gün ve 2008/7437-2009/11875 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tescilli "..." ve "MİNÖR MAJÖR by ... + Şekil" ibareli markaların maliki olduğunu, davalı şirketin mal ve hizmet ürünlerinin satışı ve tanıtımında müvekkilinin markalarını izinsiz olarak kullandığını ileri sürerek şimdilik (5.000) YTL maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının müvekkiline ait marka hakkına vaki tecavüzünün önlenmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ticari ilişkisinin davacı şirket ile ortakları aynı kişiler olan dava dışı ... Ltd. Şti. Ile 20.06.2001 - 19.04.2002 tarihleri arasında sürdüğünü, anılan şirketin de kullandığı dava konusu markayı müvekkiline ait internet sitesinde ... firmasına mal verdiklerini belirtmek için kullandıklarını, referans listelerinde başka birçok logonun da bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ortaklarının aynı kişiler olduğu, davalıya ait internet sitesinde diğer birçok logo ile birlikte davacı adına tescilli logoya da yer verildiği, davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti'nin 2001 yılında başlayan ve devam eden ticari ilişkileri nedeniyle aynı internet sayfasında ("MİNÖR MAJÖR by ..." logosuna yer verilmesinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, "davacı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. ayrı tüzel kişilikler olup, dava konusu markalar davacı şirkete aittir. Dolayısıyla davalının anılan markayı davacıdan izinsiz şekilde internet sitesinde kullanması mümkün değildir. Kaldı ki dava dışı ...
Ltd. Şti. ile ticari ilişkilerinin 2002 yılında bittiği davalının dahi kabulünde olup davanın açıldığı 2007 yılı itibariyle halen neden dava konusu markayı internet sitelerinde kullandıkları davalı tarafından açıklanamadığı gerekçesiyle") davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 172.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 25.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020424600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz