Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5087 E. 2024/1598 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eft↗ bekletici mesele↗ müterafik kusur↗ internet bankacılığı↗ sahtecilik↗ hakkın kötüye kullanılması↗ hile↗ reeskont faizi↗ ispat yükü↗ havale↗ esastan ret↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme yönteminin, BDDK Tebliğine uygun, ancak dinamik şifre üreten cihazlar (şifrematik) ve Elektronik İmza Kanunuyla tanımlanmış olan Elektronik İmza kadar güvenli bir yöntem olmadığı, zira cep telefonlarının tıpkı hesap sahiplerine ait bilgisayarlarda olduğu gibi dışarıdan müdahalelere açık cihazlar olduğu, bankaların dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderirken kendilerine ait olmayan bir altyapıyı (servis sağlayıcılar: Turkcll/Vodafone/Avea...) ve kendilerine ait olmayan cihazları (akıllı cep telefonlarını) kullandıkları, somut olayda da davacının cep telefonuna gelen ... kullanımlık şifreleri hile ve kandırma sonucu 3 üncü kişilere telefonda söyleme gibi bir durumun da olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin davalı ... Bankasından alacak iddiasının yerinde olduğu ve davacı şirkete müterafik kusur yöneltme imkanı olmadığı, gerek ilk bilirkişi raporundaki davalı bankanın sorumluluğuna ilişkin tespitler gerekse de ikinci bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacıya isnat edilebilecek bir kusurun bulunmadığı ve davalı bankanın objektif ... yükümlülüğü çerçevesinde davacının tüm zararından sorumlu olduğu, neticeten firari şüpheli şahıs ... ...'in İş Bankası nezdinde bulunan hesabına davacı firmanın ... hesabından 114.500,00 TL ve 58.700,00 TL olmak üzere toplam 173.200,00 TL para transferinin gerçekleşmiş olduğu, her ne kadar davacı tarafça 185.200,00 TL üzerinden dava ıslah edilmiş ise de davalı bankanın 173.200,00 TL para transferinden sorumlu olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 173.200,00 TL'nin 10.000,00 TL'sine 22.08.2017 tarihinden itibaren ve 163.200,00 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, müvekkili bankanın, bu davanın gündeme gelmesine sebebiyet vermediği gibi kusuru da bulunmadığını, aksine davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkili bankada kayıtlı cep telefonuna gönderilen şifrelerin, ... ve statik şifre bilgilerinin, kullanıcı kodlarının korunmasında gösterilmesi gereken özenin bizatihi davacı tarafından gösterilmemiş olması nedeniyle kendi kusurundan dolayı gerçekleştiğini, davacının kendi ağır kusurundan kaynaklı sonuçları, kötü niyetle müvekkili bankaya yüklemesine imkan verir vasıfta olduğunu, davacının basiretli davranmadığını ve kendisinden beklenen özeni göstermediğini, davacının kendi kusurunu müvekkili bankaya yüklemeye çalıştığını, ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’nın 2017/72583 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerekmesine rağmen verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile davacıya ait hesaptan bir başka hesaba havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, ispat yükü kendisinde olan davalı banka davacıya göndermiş olduğu ... kullanımlık şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini, davacının el ve işbirliğini ya da davacının gerekli uyarılara uyması halinde davaya konu sahtecilik işleminin gerçekleşmeyeceğini kanıtlayamadığını, davalı bankanın, dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme uygulamasının, ... kullanımlık şifre üreten cihazlar (şifrematik) veya Elektronik İmza kadar güvenli bir yöntem olmadığı, davalı bankanın söz konusu işlemde kusuru olmadığını, internet bankacılığı usulsüzlüklerine karşı gerekli güvenlik önlemlerini aldığını, davacının da müterafık kusuru bulunduğunu ispatlayamadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davacı müşteriye işlemlerin tamamlanabilmesi için ... mesajlarının gönderilmiş olduğunu, müvekkili bankanın gerekli tüm önlemleri aldığı ve gösterilmesi gereken özeni eksiksiz olarak gösterdiğini, ancak yaşanan olaya davacının ağır kusurunun sebebiyet verdiğini, çünkü davacının cep telefonunun internet tarayıcısı üzerinden linklere tıklayarak virüs dosyasının cep telefonuna yüklenmesine sebep olduğunu, sonrasında ise kullanıcıya ait tüm bilgi ve şifrelerin cep telefonuna yüklenen virüs içerikli dosyalar vasıtasıyla davacının kullandığı cep telefonuna gönderilen ... kullanımlık SMS şifresinin 3 üncü kişilerin eline geçmesi sebebiyle somut olayın gerçekleşmiş olduğunu, telefonunu zararlı yazılımlardan koruma yahut şifrelerini 3 üncü kişilerle paylaşma hususundaki sorumluluğunu yerine getirmesi gereken davacı şirketin zararlı içeriklere girdiği ve yaşanan olaya kendisinin sebebiyet verdiğini, şifresini muhafaza konusunda gerekli özeni göstermeyen davacının ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle dava konusu talebin kendi kusurlu eylemi sonucunda kendi lehine sonuç çıkarmaya dönük hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu, diğer taraftan ise müvekkili bankanın ... kurumu olmanın bilinci ve sorumluluğu ile işlemleri tamamlayıcı bildirim SMS’lerini (dinamik şifre) müşteriye gönderdiğini, kaldı ki müvekkili banka sistemlerinin geliştirilmiş yazılımlarla korunması sebebiyle 3 üncü kişilerin banka sistemine sızarak müşteriye ait kişisel bilgileri ele geçirmesi ve çözmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı bankada bulunan mevduat hesabından internet bankacılığı kullanılarak usulsüz şekilde havale yapılması nedeniyle bankanın sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2318 E. 2020/559 K.
Ortak:bekletici mesele · internet bankacılığı · kusur · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, müvekkili bankanın, bu davanın gündeme gelmesine sebebiyet vermediği gibi «kusuru» da bulunmadığını, aksine davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkili bankada kayıtlı cep telefonuna gönderilen şifrelerin, ... ve statik şifre bilgilerinin, kullanıcı kodlarının korunmasında gösterilmesi gereken özenin bizatihi davacı tarafından gösterilmemiş olması nedeniyle kendi kusurundan dolayı gerçekleştiğini, davacının kendi ağır kusurundan kaynaklı sonuçları, kötü niyetle müvekkili bankaya yüklemesine imkan verir vasıfta olduğunu, davacının basiretli davranmadığını ve kendisinden beklenen özeni göstermediğini, davacının kendi kusurunu müvekkili bankaya yüklemeye çalıştığını, ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’nın 2017/72583 E. sayılı dosyasının «bekletici mesele» yapılması gerekmesine rağmen verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile davacıya ait hesaptan bir başka hesaba «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya göndermiş olduğu ... kullanımlık şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini, davacının el ve işbirliğini ya da davacının gerekli uyarılara uyması halinde davaya konu sahtecilik işleminin gerçekleşmeyeceğini kanıtlayamadığını, davalı bankanın, dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme uygulamasının, ... kullanımlık şifre üreten cihazlar (şifrematik) veya Elektronik İmza kadar güvenli bir yöntem olmadığı, davalı bankanın söz konusu işlemde kusuru olmadığını, «internet bankacılığı» usulsüzlüklerine karşı gerekli güvenlik önlemlerini aldığını, davacının da «müterafık kusuru» bulunduğunu ispatlayamadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan redd …
Bankasından alacak iddiasının yerinde olduğu ve davacı şirkete «müterafik kusur» yöneltme imkanı olmadığı, gerek ilk bilirkişi raporundaki davalı bankanın sorumluluğuna ilişkin tespitler gerekse de ikinci bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacıya isnat edilebilecek bir kusurun bulunmadığı ve davalı bankanın objektif ... yükümlülüğü çerçevesinde davacının tüm zararından sorumlu olduğu, neticeten firari şüpheli şahıs ... ...'in İş Bankası nezdinde bulunan hesabına davacı firmanın ... hesabından 114.500,00 TL ve 58.700,00 TL olmak üzere toplam 173.200,00 TL para transferinin gerçekleşmiş olduğu, her ne kadar davacı tarafça 185.200,00 TL üzerinden dava «ıslah» edilmiş ise de davalı bankanın 173.200,00 TL para transferinden sorumlu olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 173.200 …
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, olay nedeniyle dava dışı Tamer Kart isimli şahıs hakkında bilişim sisteminin kullanılması suretiyle «hırsızlık» suçlamasıyla ceza davası açıldığı, davacının da katılan sıfatıyla yer aldığı davada Büyükçekmece 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/385 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmekte olup «derdest» olduğu, anılan davada davacının sanık olmadığından «bekletici mesele» yapılmasına gerek olmadığı, dosya arasına alınan bilirkişi raporlarında davalı bankanın dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme yönteminin, BDDK Tebliğine uygun, ancak dinamik şifre üreten cihazlar (şifrematik ) ve Elektronik İmza Kanunuyla tanımlanmış olan' Elektronik İmza' kadar güvenli bir yöntem olmadığı, davacının sim kartının iptal edildiği yönünde bir iddiası olmadığı, tek ihtimalin davacının cep telefonunun ZİTMO virüsü ile ele geçirilme ihtimali olduğu, ceza dosyasında bu yönde inceleme yapılmadığı, şüpheli Coşkun Yardımlı’nın kollukta alınan beyanından davacının cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifrenin, başka telefonlara yönlendirilmiş olduğu, davalı bankaca, cep telefonlarının tıpkı hesap sahiplerine ait bilgisayarlarda olduğu gibi, dışarıdan müdahalelere açık cihazlar olduğu, bankaların, dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderirken kendilerine ait olmayan bir altyapıyı ve kendilerine ait olmayan cihazları kullandıkları, «sahte kimlikle» simkart klonlama «dolandırıcılıklarında» simkart değişikliği yapıldığında telefon operatörlerinden gelen bilgi akışıyla «internet bankacılığını» «bloke» ederek hesap sahibini bir Atm’ne yönlendirip blokeyi kaldırma tedbiri alan bankaların, aynı bilgi akışını cep telefonunun başka bir numaraya yönlendirilmesi halinde de sağlayarak tedbir almaları ihtiyacının söz konusu olduğu, davacının dava konusu usulsüz işlemlerde «kusuru» olduğunun ispat edilemediği, davalı bankanın zararın tamamından sorumlu olduğu, davalı tarafın «ihbar» talebinin, yargılamanın geldiği aşama itibariyle reddinde, 6100 sayılı HMK’nın 62/2 maddesi uyarınca bir isabetsizlik bulunmadığı, 4603 sayılı Kanunun 4684 sayılı Kanunla değişik geçici 4. maddesinin 2. fıkrasında getirilen «harç muafiyetinin» davalı bankanın kredi alacaklarının tahsili amacı ile yeniden yapılandırma süreci içerisinde açılmış ve açılacak dava veya takiplerle ilgili olup, aleyhine açılan davalar bakımından harç muafiyeti getirildiğine ilişkin bir düzenleme mahiyetinde olmadığı, davalının aleyhine harca hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle «kamu düzeni» yönünden kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın harç tahsiline ilişkin 2. bendinin kaldırılarak kararda yazılı şekilde düzeltilmesine karar veril …
Karara karşı davalı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:harç muafiyeti · sahte kimlik · hırsızlık · muafiyet · bloke · eş rızası · yargılama giderleri · derdestlik
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, olay nedeniyle dava dışı Tamer Kart isimli şahıs hakkında bilişim sisteminin kullanılması suretiyle «hırsızlık» suçlamasıyla ceza davası açıldığı, davacının da katılan sıfatıyla yer aldığı davada Büyükçekmece 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/385 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmekte olup «derdest» olduğu, anılan davada davacının sanık olmadığından «bekletici mesele» yapılmasına gerek olmadığı, dosya arasına alınan bilirkişi raporlarında davalı bankanın dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme yönteminin, BDDK Tebliğine uygun, ancak dinamik şifre üreten cihazlar (şifrematik ) ve Elektronik İmza Kanunuyla tanımlanmış olan' Elektronik İmza' kadar güvenli bir yöntem olmadığı, davacının sim kartının iptal edildiği yönünde bir iddiası olmadığı, tek ihtimalin davacının cep telefonunun ZİTMO virüsü ile ele geçirilme ihtimali olduğu, ceza dosyasında bu yönde inceleme yapılmadığı, şüpheli Coşkun Yardımlı’nın kollukta alınan beyanından davacının cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifrenin, başka telefonlara yönlendirilmiş olduğu, davalı bankaca, cep telefonlarının tıpkı hesap sahiplerine ait bilgisayarlarda olduğu gibi, dışarıdan müdahalelere açık cihazlar olduğu, bankaların, dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderirken kendilerine ait olmayan bir altyapıyı ve kendilerine ait olmayan cihazları kullandıkları, «sahte kimlikle» simkart klonlama «dolandırıcılıklarında» simkart değişikliği yapıldığında telefon operatörlerinden gelen bilgi akışıyla «internet bankacılığını» «bloke» ederek hesap sahibini bir Atm’ne yönlendirip blokeyi kaldırma tedbiri alan bankaların, aynı bilgi akışını cep telefonunun başka bir numaraya yönlendirilmesi halinde de sağlayarak tedbir almaları ihtiyacının söz konusu olduğu, davacının dava konusu usulsüz işlemlerde «kusuru» olduğunun ispat edilemediği, davalı bankanın zararın tamamından sorumlu olduğu, davalı tarafın «ihbar» talebinin, yargılamanın geldiği aşama itibariyle reddinde, 6100 sayılı HMK’nın 62/2 maddesi uyarınca bir isabetsizlik bulunmadığı, 4603 sayılı Kanunun 4684 sayılı Kanunla değişik geçici 4. maddesinin 2. fıkrasında getirilen «harç muafiyetinin» davalı bankanın kredi alacaklarının tahsili amacı ile yeniden yapılandırma süreci içerisinde açılmış ve açılacak dava veya takiplerle ilgili olup, aleyhine açılan davalar bakımından harç muafiyeti getirildiğine ilişkin bir düzenleme mahiyetinde olmadığı, davalının aleyhine harca hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle «kamu düzeni» yönünden kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın harç tahsiline ilişkin 2. bendinin kaldırılarak kararda yazılı şekilde düzeltilmesine karar veril …
… etmekle yükümlü olduğu, davacının işlemlerin yapılmasını sağlayıcı şifre ve parolasını 3.kişilere verdiği hususunun ispatlanamadığı, davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan, hesapta bulunan parayı «kötüniyetli» kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen davalı bankanın tamamen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne …
1-) Dava, davacının bilgisi dışında yapılan bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, anılan karara karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılmaksızın kararın «yargılama giderlerinden» harca ilişkin bendi değiştirilerek hüküm tesis edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1012 E. 2023/5002 K.
Ortak:müterafik kusur · internet bankacılığı · sahtecilik · ispat yükü · havale · ıslah · maddi tazminat · kusur
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile davacıya ait hesaptan bir başka hesaba «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya göndermiş olduğu ... kullanımlık şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini, davacının el ve işbirliğini ya da davacının gerekli uyarılara uyması halinde davaya konu sahtecilik işleminin gerçekleşmeyeceğini kanıtlayamadığını, davalı bankanın, dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme uygulamasının, ... kullanımlık şifre üreten cihazlar (şifrematik) veya Elektronik İmza kadar güvenli bir yöntem olmadığı, davalı bankanın söz konusu işlemde kusuru olmadığını, «internet bankacılığı» usulsüzlüklerine karşı gerekli güvenlik önlemlerini aldığını, davacının da «müterafık kusuru» bulunduğunu ispatlayamadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan redd …
Bankasından alacak iddiasının yerinde olduğu ve davacı şirkete «müterafik kusur» yöneltme imkanı olmadığı, gerek ilk bilirkişi raporundaki davalı bankanın sorumluluğuna ilişkin tespitler gerekse de ikinci bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacıya isnat edilebilecek bir kusurun bulunmadığı ve davalı bankanın objektif ... yükümlülüğü çerçevesinde davacının tüm zararından sorumlu olduğu, neticeten firari şüpheli şahıs ... ...'in İş Bankası nezdinde bulunan hesabına davacı firmanın ... hesabından 114.500,00 TL ve 58.700,00 TL olmak üzere toplam 173.200,00 TL para transferinin gerçekleşmiş olduğu, her ne kadar davacı tarafça 185.200,00 TL üzerinden dava «ıslah» edilmiş ise de davalı bankanın 173.200,00 TL para transferinden sorumlu olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 173.200 …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı bankada bulunan mevduat hesabından «internet bankacılığı» kullanılarak usulsüz şekilde «havale» yapılması nedeniyle bankanın sorumluluğuna dayalı «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… esabına aktarıldığı, Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/45 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda sanıkların bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle «hırsızlık» suçundan 7'şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının davalı bankanın mobil bankacılık hizmetlerinden yararlanmak istediğine dair geçerli bir rızasının bulunmadığı, 20.06.2016 olay tarihinde davacı müşteriye ait geçici statik şifre ve kullanıcı kodu gibi müşteriye tanımlı statik kişisel bilgiler elektronik ortamda doğru girilerek usulsüz işlem yapıldığı, daha önce mobil bankacılık hizmetinden yararlanmayan davacının cep telefonuna gelen anında şifre, geçici statik şifre ve kullanıcı kodu gibi statik bilgileri dava dışı sanıklar ile paylaştığına dair delil bulunmadığı, davacı müşteriden kullandığı cep telefonunu çaldırmaması konusunda cep telefonunun güvenliğini sağlamasının beklenemeyeceği, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile davacı hesabından üçüncü kişilerin hesabına para havalesinin yapılmış olması karşısında davalı savunmasının aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı, «ispat yükü» kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, bu haliyle davacının müterafik kusurundan söz edilemeyeceği, davalı bankanın «internet bankacılığından» gerçekleştirilen her bir EFT işlemi için her defasında değişen dinamik şifre uygulaması ile davacı müşterinden onay almadığı, sadece işlemlerin gerçekleştirilmesinden sonra bilgi mesajı göndererek pasif bir güvenlik uygulaması ile yetindiği, davacı müşteri tarafından mobil internet bankacılığından yararlanmak istediğine dair yazılı bir talep olmadığı halde yalnızca anında şifre talebi üzerine davacı hesabını internet bankacılığı hizmetine açtığı, başka hiçbir teyit unsuru kullanmaksızın sadece kredi kartı numarası ve şifresine itibar edilerek kullanıcı kodu ve şifre gibi çok kritik öneme sahip olan bilgileri SMS ile gönderdiği, böylelikle bir «güven kurumu» olan bankanın müşterilerini koruyucu gerekli tedbir ve önlemleri almadığı, davalı bankanın usulsüz işlemler nedeniyle oluşan zararın tümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 110.200,00 TL «maddi tazminatın» 20.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranını geçmemek kaydıyla bankalarca TL mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… dilekçesinde özetle; davacının kendisine ait tanımlayıcı verilere sahip çıkmadığını, EFT işlemlerinin internete erişilerek gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, «internet bankacılığına» giriş için kullanılan kredi kartı bilgisi ve kendisine gönderilen statik şifre sms'lerinin sadece davacının bilgisinde olduğunu, bu bilgilerin 3. kişiler ile paylaşılmadan internet bankacılığı sistemine girilmesinin mümkün olmadığını, sms şifrelerinin davacı tarafça 3. kişilerle paylaşıldığını, «dolandırıcıların» bu şifreleri bilmeden sisteme girmelerinin mümkün olmadığını, savunmalarının nazara alınmadığını, bilirkişi raporunda davacının zararının doğmasında ve artmasında «müterafik kusuru» bulunduğu kanaatine varılmasına rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemece davanın kabulüne gerekçe olarak, davacının mobil bankacılık hizmetinden yararlanmak istediğine dair geçerli bir rızasının olmamasının gösterildiğini, ancak davacı ile banka arasında akdedilen «bankacılık hizmet sözleşmesinin» 10. maddesinde davacının elektronik bankacılık kullanımında dikkat etmesi gereken hususlar ve sorumluluklarının açıkça belirtildiğini, davaya konu işlemler öncesin …
DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadaki vadeli banka hesabından 20.06.2016 günü «dolandırıcılık» şebekesi halinde hareket eden kimliği belirsiz kişilerce toplamda 110.200,00 TL «havale» işleminin gerçekleştirildiğini, aynı gün akşam sıralarında davalı bankanın cep telefonuna gönderdiği havale mesajlarını gördüğünde müvekkilini zaman kaybetmeksizin telefon ile müşteri hizmetlerine bilgi vererek derhal işlemlerin iptalini ve hesaplara «bloke» konulmasını istediğini, davalı bankaya gönderilen «ihtarname» ile bu çekilen paranın kendisine iade edilmesi için başvuruda bulunulmasına rağmen bankaca ödenmediğini, havale işlemlerinin tamamının müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında tanımadığı kişiler adına gerçekleştirildiğini, hesabının internet kullanımına ilişkin onayının bulunmadığını, davalı bankanın «internet bankacılığına» girişlerde tek bir statik şifre gönderdiğini, her bir havale işleminde değişen dinamik şifre gönderilmesini gerektiren bir güvenlik sisteminin bulunmadığını, bu du …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık hizmetleri sözleşmesi · güven kurumu · hırsızlık · bloke · hizmet sözleşmesi · üçüncü kişi · dolandırıcılık · kamu düzeni
Benzer bu kararda… dilekçesinde özetle; davacının kendisine ait tanımlayıcı verilere sahip çıkmadığını, EFT işlemlerinin internete erişilerek gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, «internet bankacılığına» giriş için kullanılan kredi kartı bilgisi ve kendisine gönderilen statik şifre sms'lerinin sadece davacının bilgisinde olduğunu, bu bilgilerin 3. kişiler ile paylaşılmadan internet bankacılığı sistemine girilmesinin mümkün olmadığını, sms şifrelerinin davacı tarafça 3. kişilerle paylaşıldığını, «dolandırıcıların» bu şifreleri bilmeden sisteme girmelerinin mümkün olmadığını, savunmalarının nazara alınmadığını, bilirkişi raporunda davacının zararının doğmasında ve artmasında «müterafik kusuru» bulunduğu kanaatine varılmasına rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemece davanın kabulüne gerekçe olarak, davacının mobil bankacılık hizmetinden yararlanmak istediğine dair geçerli bir rızasının olmamasının gösterildiğini, ancak davacı ile banka arasında akdedilen «bankacılık hizmet sözleşmesinin» 10. maddesinde davacının elektronik bankacılık kullanımında dikkat etmesi gereken hususlar ve sorumluluklarının açıkça belirtildiğini, davaya konu işlemler öncesin …
DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadaki vadeli banka hesabından 20.06.2016 günü «dolandırıcılık» şebekesi halinde hareket eden kimliği belirsiz kişilerce toplamda 110.200,00 TL «havale» işleminin gerçekleştirildiğini, aynı gün akşam sıralarında davalı bankanın cep telefonuna gönderdiği havale mesajlarını gördüğünde müvekkilini zaman kaybetmeksizin telefon ile müşteri hizmetlerine bilgi vererek derhal işlemlerin iptalini ve hesaplara «bloke» konulmasını istediğini, davalı bankaya gönderilen «ihtarname» ile bu çekilen paranın kendisine iade edilmesi için başvuruda bulunulmasına rağmen bankaca ödenmediğini, havale işlemlerinin tamamının müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında tanımadığı kişiler adına gerçekleştirildiğini, hesabının internet kullanımına ilişkin onayının bulunmadığını, davalı bankanın «internet bankacılığına» girişlerde tek bir statik şifre gönderdiğini, her bir havale işleminde değişen dinamik şifre gönderilmesini gerektiren bir güvenlik sisteminin bulunmadığını, bu du …
… esabına aktarıldığı, Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/45 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda sanıkların bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle «hırsızlık» suçundan 7'şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının davalı bankanın mobil bankacılık hizmetlerinden yararlanmak istediğine dair geçerli bir rızasının bulunmadığı, 20.06.2016 olay tarihinde davacı müşteriye ait geçici statik şifre ve kullanıcı kodu gibi müşteriye tanımlı statik kişisel bilgiler elektronik ortamda doğru girilerek usulsüz işlem yapıldığı, daha önce mobil bankacılık hizmetinden yararlanmayan davacının cep telefonuna gelen anında şifre, geçici statik şifre ve kullanıcı kodu gibi statik bilgileri dava dışı sanıklar ile paylaştığına dair delil bulunmadığı, davacı müşteriden kullandığı cep telefonunu çaldırmaması konusunda cep telefonunun güvenliğini sağlamasının beklenemeyeceği, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile davacı hesabından üçüncü kişilerin hesabına para havalesinin yapılmış olması karşısında davalı savunmasının aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı, «ispat yükü» kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, bu haliyle davacının müterafik kusurundan söz edilemeyeceği, davalı bankanın «internet bankacılığından» gerçekleştirilen her bir EFT işlemi için her defasında değişen dinamik şifre uygulaması ile davacı müşterinden onay almadığı, sadece işlemlerin gerçekleştirilmesinden sonra bilgi mesajı göndererek pasif bir güvenlik uygulaması ile yetindiği, davacı müşteri tarafından mobil internet bankacılığından yararlanmak istediğine dair yazılı bir talep olmadığı halde yalnızca anında şifre talebi üzerine davacı hesabını internet bankacılığı hizmetine açtığı, başka hiçbir teyit unsuru kullanmaksızın sadece kredi kartı numarası ve şifresine itibar edilerek kullanıcı kodu ve şifre gibi çok kritik öneme sahip olan bilgileri SMS ile gönderdiği, böylelikle bir «güven kurumu» olan bankanın müşterilerini koruyucu gerekli tedbir ve önlemleri almadığı, davalı bankanın usulsüz işlemler nedeniyle oluşan zararın tümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 110.200,00 TL «maddi tazminatın» 20.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranını geçmemek kaydıyla bankalarca TL mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… astlanmadığını, EFT işlemlerinin internete erişilerek gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, davacının kendisine ait birçok tanımlayıcı veriye sahip çıkamadığını, «internet bankacılığına» giriş için kullanılan kredi kartı bilgisi ve kendisine gönderilen statik şifre sms'lerinin sadece davacının bilgisinde olduğunu, bu bilgilerin 3. kişiler ile paylaşılmadan internet bankacılığı sistemine girilmesinin mümkün olmadığını, sms şifrelerinin davacı tarafça 3. kişilerle paylaşıldığını, «dolandırıcıların» bu şifreleri bilmeden sisteme girmelerinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5087 E. , 2024/1598 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/626 Esas, 2022/743 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/159 E., 2019/950 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket yetkilisi ... ..., rutin bir şekilde internet bankacılığı üzerinden işlem yaparken mutat işleyişe aykırı olarak cep telefonuna 'aktivasyon mesajı' geldiği ve cihazın bilahare 'güncelleme yapılıyor' ikazıyla kullanım dışı kaldığını, müvekkil firma yetkilisinin bir sıkıntının olduğunu fark etmişse de anlam veremediğini ancak firma hesaplarını tetkik eden kızı ... ... numaradan ulaşması ile olayın farkına varabildiğini, müvekkil firmanın hesabından dolar ve euro satışları ile toplam 182.500,00 TL'yi bulan EFT işlemlerinin gerçekleştirildiğini, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı nezdinde 2017/72583 sayılı dosya ile müşteki olunduğunu, davalı bankanın virüsleri engelleyecek mahiyette program/sistem tanzim etmek, bankanın isim ve unvanı ile benzer kelimeleri kullanan internet sağlayıcılarına karşı men başvuruları yapmak zorunda olduğunu öne sürülmekte ve fazlaya dair hak saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,000,00 TL bedelin en yüksek reeskont faizi ile birlikte tazmini ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep etmiş, 07.05.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 185.200,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu işlemlerin İnternet bankacılığı sureti ile gerçekleştirildiği bu doğrultuda ... kullanımlık şifrelerin davacının müvekkil banka nezdinde kayıtlı telefon numarasına gönderildiğini, uğradığını iddia ettiği zarara kendisinin cep telefonuna gönderilen şifrelerin, ... ve statik şifre bilgilerinin, kullanıcı kodunun korunmasında gösterilmesi gereken özenin bizatihi davacı tarafından gösterilmemiş olması nedeniyle ağır kusurlu olduğunu, davacı şirket yetkilisinin cep telefonuna gelen mesajdaki linki tıklayarak virüs içeren zararlı yazılımı bizatihi kendisinin yüklediğini, telefonunu zararlı yazılımlardan koruma yahut şifrelerini 3 üncü kişilerle paylaşma hususundaki sorumluluğunu yerine getirmeyen davacı şirketin telefonunda 'birden' belirdiğini iddia ettiği uyarıların, kendi kusurlu bir edimi olmaksızın gerçekleşmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme yönteminin, BDDK Tebliğine uygun, ancak dinamik şifre üreten cihazlar (şifrematik) ve Elektronik İmza Kanunuyla tanımlanmış olan Elektronik İmza kadar güvenli bir yöntem olmadığı, zira cep telefonlarının tıpkı hesap sahiplerine ait bilgisayarlarda olduğu gibi dışarıdan müdahalelere açık cihazlar olduğu, bankaların dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderirken kendilerine ait olmayan bir altyapıyı (servis sağlayıcılar: Turkcll/Vodafone/Avea...) ve kendilerine ait olmayan cihazları (akıllı cep telefonlarını) kullandıkları, somut olayda da davacının cep telefonuna gelen ...
kullanımlık şifreleri hile ve kandırma sonucu 3 üncü kişilere telefonda söyleme gibi bir durumun da olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin davalı ... Bankasından alacak iddiasının yerinde olduğu ve davacı şirkete müterafik kusur yöneltme imkanı olmadığı, gerek ilk bilirkişi raporundaki davalı bankanın sorumluluğuna ilişkin tespitler gerekse de ikinci bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacıya isnat edilebilecek bir kusurun bulunmadığı ve davalı bankanın objektif ... yükümlülüğü çerçevesinde davacının tüm zararından sorumlu olduğu, neticeten firari şüpheli şahıs ... ...'in İş Bankası nezdinde bulunan hesabına davacı firmanın ... hesabından 114.500,00 TL ve 58.700,00 TL olmak üzere toplam 173.200,00 TL para transferinin gerçekleşmiş olduğu, her ne kadar davacı tarafça 185.200,00 TL üzerinden dava ıslah edilmiş ise de davalı bankanın 173.200,00 TL para transferinden sorumlu olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 173.200,00 TL'nin 10.000,00 TL'sine 22.08.2017 tarihinden itibaren ve 163.200,00 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, müvekkili bankanın, bu davanın gündeme gelmesine sebebiyet vermediği gibi kusuru da bulunmadığını, aksine davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkili bankada kayıtlı cep telefonuna gönderilen şifrelerin, ... ve statik şifre bilgilerinin, kullanıcı kodlarının korunmasında gösterilmesi gereken özenin bizatihi davacı tarafından gösterilmemiş olması nedeniyle kendi kusurundan dolayı gerçekleştiğini, davacının kendi ağır kusurundan kaynaklı sonuçları, kötü niyetle müvekkili bankaya yüklemesine imkan verir vasıfta olduğunu, davacının basiretli davranmadığını ve kendisinden beklenen özeni göstermediğini, davacının kendi kusurunu müvekkili bankaya yüklemeye çalıştığını, ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’nın 2017/72583 E.
sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerekmesine rağmen verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile davacıya ait hesaptan bir başka hesaba havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, ispat yükü kendisinde olan davalı banka davacıya göndermiş olduğu ... kullanımlık şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini, davacının el ve işbirliğini ya da davacının gerekli uyarılara uyması halinde davaya konu sahtecilik işleminin gerçekleşmeyeceğini kanıtlayamadığını, davalı bankanın, dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme uygulamasının, ... kullanımlık şifre üreten cihazlar (şifrematik) veya Elektronik İmza kadar güvenli bir yöntem olmadığı, davalı bankanın söz konusu işlemde kusuru olmadığını, internet bankacılığı usulsüzlüklerine karşı gerekli güvenlik önlemlerini aldığını, davacının da müterafık kusuru bulunduğunu ispatlayamadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davacı müşteriye işlemlerin tamamlanabilmesi için ... mesajlarının gönderilmiş olduğunu, müvekkili bankanın gerekli tüm önlemleri aldığı ve gösterilmesi gereken özeni eksiksiz olarak gösterdiğini, ancak yaşanan olaya davacının ağır kusurunun sebebiyet verdiğini, çünkü davacının cep telefonunun internet tarayıcısı üzerinden linklere tıklayarak virüs dosyasının cep telefonuna yüklenmesine sebep olduğunu, sonrasında ise kullanıcıya ait tüm bilgi ve şifrelerin cep telefonuna yüklenen virüs içerikli dosyalar vasıtasıyla davacının kullandığı cep telefonuna gönderilen ... kullanımlık SMS şifresinin 3 üncü kişilerin eline geçmesi sebebiyle somut olayın gerçekleşmiş olduğunu, telefonunu zararlı yazılımlardan koruma yahut şifrelerini 3 üncü kişilerle paylaşma hususundaki sorumluluğunu yerine getirmesi gereken davacı şirketin zararlı içeriklere girdiği ve yaşanan olaya kendisinin sebebiyet verdiğini, şifresini muhafaza konusunda gerekli özeni göstermeyen davacının ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle dava konusu talebin kendi kusurlu eylemi sonucunda kendi lehine sonuç çıkarmaya dönük hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu, diğer taraftan ise müvekkili bankanın ...
kurumu olmanın bilinci ve sorumluluğu ile işlemleri tamamlayıcı bildirim SMS’lerini (dinamik şifre) müşteriye gönderdiğini, kaldı ki müvekkili banka sistemlerinin geliştirilmiş yazılımlarla korunması sebebiyle 3 üncü kişilerin banka sistemine sızarak müşteriye ait kişisel bilgileri ele geçirmesi ve çözmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı bankada bulunan mevduat hesabından internet bankacılığı kullanılarak usulsüz şekilde havale yapılması nedeniyle bankanın sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020409200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz