6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5087 E. 2024/1598 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eft bekletici mesele müterafik kusur internet bankacılığı sahtecilik hakkın kötüye kullanılması hile reeskont faizi ispat yükü havale esastan ret ıslah dosya masrafı maddi tazminat kusur yükleten (shipper) vekalet ücreti istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme yönteminin, BDDK Tebliğine uygun, ancak dinamik şifre üreten cihazlar (şifrematik) ve Elektronik İmza Kanunuyla tanımlanmış olan Elektronik İmza kadar güvenli bir yöntem olmadığı, zira cep telefonlarının tıpkı hesap sahiplerine ait bilgisayarlarda olduğu gibi dışarıdan müdahalelere açık cihazlar olduğu, bankaların dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderirken kendilerine ait olmayan bir altyapıyı (servis sağlayıcılar: Turkcll/Vodafone/Avea...) ve kendilerine ait olmayan cihazları (akıllı cep telefonlarını) kullandıkları, somut olayda da davacının cep telefonuna gelen ... kullanımlık şifreleri hile ve kandırma sonucu 3 üncü kişilere telefonda söyleme gibi bir durumun da olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin davalı ... Bankasından alacak iddiasının yerinde olduğu ve davacı şirkete müterafik kusur yöneltme imkanı olmadığı, gerek ilk bilirkişi raporundaki davalı bankanın sorumluluğuna ilişkin tespitler gerekse de ikinci bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacıya isnat edilebilecek bir kusurun bulunmadığı ve davalı bankanın objektif ... yükümlülüğü çerçevesinde davacının tüm zararından sorumlu olduğu, neticeten firari şüpheli şahıs ... ...'in İş Bankası nezdinde bulunan hesabına davacı firmanın ... hesabından 114.500,00 TL ve 58.700,00 TL olmak üzere toplam 173.200,00 TL para transferinin gerçekleşmiş olduğu, her ne kadar davacı tarafça 185.200,00 TL üzerinden dava ıslah edilmiş ise de davalı bankanın 173.200,00 TL para transferinden sorumlu olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 173.200,00 TL'nin 10.000,00 TL'sine 22.08.2017 tarihinden itibaren ve 163.200,00 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, müvekkili bankanın, bu davanın gündeme gelmesine sebebiyet vermediği gibi kusuru da bulunmadığını, aksine davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkili bankada kayıtlı cep telefonuna gönderilen şifrelerin, ... ve statik şifre bilgilerinin, kullanıcı kodlarının korunmasında gösterilmesi gereken özenin bizatihi davacı tarafından gösterilmemiş olması nedeniyle kendi kusurundan dolayı gerçekleştiğini, davacının kendi ağır kusurundan kaynaklı sonuçları, kötü niyetle müvekkili bankaya yüklemesine imkan verir vasıfta olduğunu, davacının basiretli davranmadığını ve kendisinden beklenen özeni göstermediğini, davacının kendi kusurunu müvekkili bankaya yüklemeye çalıştığını, ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’nın 2017/72583 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerekmesine rağmen verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile davacıya ait hesaptan bir başka hesaba havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, ispat yükü kendisinde olan davalı banka davacıya göndermiş olduğu ... kullanımlık şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini, davacının el ve işbirliğini ya da davacının gerekli uyarılara uyması halinde davaya konu sahtecilik işleminin gerçekleşmeyeceğini kanıtlayamadığını, davalı bankanın, dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme uygulamasının, ... kullanımlık şifre üreten cihazlar (şifrematik) veya Elektronik İmza kadar güvenli bir yöntem olmadığı, davalı bankanın söz konusu işlemde kusuru olmadığını, internet bankacılığı usulsüzlüklerine karşı gerekli güvenlik önlemlerini aldığını, davacının da müterafık kusuru bulunduğunu ispatlayamadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davacı müşteriye işlemlerin tamamlanabilmesi için ... mesajlarının gönderilmiş olduğunu, müvekkili bankanın gerekli tüm önlemleri aldığı ve gösterilmesi gereken özeni eksiksiz olarak gösterdiğini, ancak yaşanan olaya davacının ağır kusurunun sebebiyet verdiğini, çünkü davacının cep telefonunun internet tarayıcısı üzerinden linklere tıklayarak virüs dosyasının cep telefonuna yüklenmesine sebep olduğunu, sonrasında ise kullanıcıya ait tüm bilgi ve şifrelerin cep telefonuna yüklenen virüs içerikli dosyalar vasıtasıyla davacının kullandığı cep telefonuna gönderilen ... kullanımlık SMS şifresinin 3 üncü kişilerin eline geçmesi sebebiyle somut olayın gerçekleşmiş olduğunu, telefonunu zararlı yazılımlardan koruma yahut şifrelerini 3 üncü kişilerle paylaşma hususundaki sorumluluğunu yerine getirmesi gereken davacı şirketin zararlı içeriklere girdiği ve yaşanan olaya kendisinin sebebiyet verdiğini, şifresini muhafaza konusunda gerekli özeni göstermeyen davacının ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle dava konusu talebin kendi kusurlu eylemi sonucunda kendi lehine sonuç çıkarmaya dönük hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu, diğer taraftan ise müvekkili bankanın ... kurumu olmanın bilinci ve sorumluluğu ile işlemleri tamamlayıcı bildirim SMS’lerini (dinamik şifre) müşteriye gönderdiğini, kaldı ki müvekkili banka sistemlerinin geliştirilmiş yazılımlarla korunması sebebiyle 3 üncü kişilerin banka sistemine sızarak müşteriye ait kişisel bilgileri ele geçirmesi ve çözmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davalı bankada bulunan mevduat hesabından internet bankacılığı kullanılarak usulsüz şekilde havale yapılması nedeniyle bankanın sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2318 E. 2020/559 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1012 E. 2023/5002 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5087 E.  ,  2024/1598 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/626 Esas, 2022/743 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE

MAHKEMESİ İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/159 E., 2019/950 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket yetkilisi ... ..., rutin bir şekilde internet bankacılığı üzerinden işlem yaparken mutat işleyişe aykırı olarak cep telefonuna 'aktivasyon mesajı' geldiği ve cihazın bilahare 'güncelleme yapılıyor' ikazıyla kullanım dışı kaldığını, müvekkil firma yetkilisinin bir sıkıntının olduğunu fark etmişse de anlam veremediğini ancak firma hesaplarını tetkik eden kızı ... ... numaradan ulaşması ile olayın farkına varabildiğini, müvekkil firmanın hesabından dolar ve euro satışları ile toplam 182.500,00 TL'yi bulan EFT işlemlerinin gerçekleştirildiğini, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı nezdinde 2017/72583 sayılı dosya ile müşteki olunduğunu, davalı bankanın virüsleri engelleyecek mahiyette program/sistem tanzim etmek, bankanın isim ve unvanı ile benzer kelimeleri kullanan internet sağlayıcılarına karşı men başvuruları yapmak zorunda olduğunu öne sürülmekte ve fazlaya dair hak saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,000,00 TL bedelin en yüksek reeskont faizi ile birlikte tazmini ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep etmiş, 07.05.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 185.200,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu işlemlerin İnternet bankacılığı sureti ile gerçekleştirildiği bu doğrultuda ... kullanımlık şifrelerin davacının müvekkil banka nezdinde kayıtlı telefon numarasına gönderildiğini, uğradığını iddia ettiği zarara kendisinin cep telefonuna gönderilen şifrelerin, ... ve statik şifre bilgilerinin, kullanıcı kodunun korunmasında gösterilmesi gereken özenin bizatihi davacı tarafından gösterilmemiş olması nedeniyle ağır kusurlu olduğunu, davacı şirket yetkilisinin cep telefonuna gelen mesajdaki linki tıklayarak virüs içeren zararlı yazılımı bizatihi kendisinin yüklediğini, telefonunu zararlı yazılımlardan koruma yahut şifrelerini 3 üncü kişilerle paylaşma hususundaki sorumluluğunu yerine getirmeyen davacı şirketin telefonunda 'birden' belirdiğini iddia ettiği uyarıların, kendi kusurlu bir edimi olmaksızın gerçekleşmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme yönteminin, BDDK Tebliğine uygun, ancak dinamik şifre üreten cihazlar (şifrematik) ve Elektronik İmza Kanunuyla tanımlanmış olan Elektronik İmza kadar güvenli bir yöntem olmadığı, zira cep telefonlarının tıpkı hesap sahiplerine ait bilgisayarlarda olduğu gibi dışarıdan müdahalelere açık cihazlar olduğu, bankaların dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderirken kendilerine ait olmayan bir altyapıyı (servis sağlayıcılar: Turkcll/Vodafone/Avea...) ve kendilerine ait olmayan cihazları (akıllı cep telefonlarını) kullandıkları, somut olayda da davacının cep telefonuna gelen ...

kullanımlık şifreleri hile ve kandırma sonucu 3 üncü kişilere telefonda söyleme gibi bir durumun da olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin davalı ... Bankasından alacak iddiasının yerinde olduğu ve davacı şirkete müterafik kusur yöneltme imkanı olmadığı, gerek ilk bilirkişi raporundaki davalı bankanın sorumluluğuna ilişkin tespitler gerekse de ikinci bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacıya isnat edilebilecek bir kusurun bulunmadığı ve davalı bankanın objektif ... yükümlülüğü çerçevesinde davacının tüm zararından sorumlu olduğu, neticeten firari şüpheli şahıs ... ...'in İş Bankası nezdinde bulunan hesabına davacı firmanın ... hesabından 114.500,00 TL ve 58.700,00 TL olmak üzere toplam 173.200,00 TL para transferinin gerçekleşmiş olduğu, her ne kadar davacı tarafça 185.200,00 TL üzerinden dava ıslah edilmiş ise de davalı bankanın 173.200,00 TL para transferinden sorumlu olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 173.200,00 TL'nin 10.000,00 TL'sine 22.08.2017 tarihinden itibaren ve 163.200,00 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, müvekkili bankanın, bu davanın gündeme gelmesine sebebiyet vermediği gibi kusuru da bulunmadığını, aksine davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkili bankada kayıtlı cep telefonuna gönderilen şifrelerin, ... ve statik şifre bilgilerinin, kullanıcı kodlarının korunmasında gösterilmesi gereken özenin bizatihi davacı tarafından gösterilmemiş olması nedeniyle kendi kusurundan dolayı gerçekleştiğini, davacının kendi ağır kusurundan kaynaklı sonuçları, kötü niyetle müvekkili bankaya yüklemesine imkan verir vasıfta olduğunu, davacının basiretli davranmadığını ve kendisinden beklenen özeni göstermediğini, davacının kendi kusurunu müvekkili bankaya yüklemeye çalıştığını, ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’nın 2017/72583 E.

sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerekmesine rağmen verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile davacıya ait hesaptan bir başka hesaba havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, ispat yükü kendisinde olan davalı banka davacıya göndermiş olduğu ... kullanımlık şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini, davacının el ve işbirliğini ya da davacının gerekli uyarılara uyması halinde davaya konu sahtecilik işleminin gerçekleşmeyeceğini kanıtlayamadığını, davalı bankanın, dinamik şifreyi cep telefonuna sms mesajı olarak gönderme uygulamasının, ... kullanımlık şifre üreten cihazlar (şifrematik) veya Elektronik İmza kadar güvenli bir yöntem olmadığı, davalı bankanın söz konusu işlemde kusuru olmadığını, internet bankacılığı usulsüzlüklerine karşı gerekli güvenlik önlemlerini aldığını, davacının da müterafık kusuru bulunduğunu ispatlayamadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davacı müşteriye işlemlerin tamamlanabilmesi için ... mesajlarının gönderilmiş olduğunu, müvekkili bankanın gerekli tüm önlemleri aldığı ve gösterilmesi gereken özeni eksiksiz olarak gösterdiğini, ancak yaşanan olaya davacının ağır kusurunun sebebiyet verdiğini, çünkü davacının cep telefonunun internet tarayıcısı üzerinden linklere tıklayarak virüs dosyasının cep telefonuna yüklenmesine sebep olduğunu, sonrasında ise kullanıcıya ait tüm bilgi ve şifrelerin cep telefonuna yüklenen virüs içerikli dosyalar vasıtasıyla davacının kullandığı cep telefonuna gönderilen ... kullanımlık SMS şifresinin 3 üncü kişilerin eline geçmesi sebebiyle somut olayın gerçekleşmiş olduğunu, telefonunu zararlı yazılımlardan koruma yahut şifrelerini 3 üncü kişilerle paylaşma hususundaki sorumluluğunu yerine getirmesi gereken davacı şirketin zararlı içeriklere girdiği ve yaşanan olaya kendisinin sebebiyet verdiğini, şifresini muhafaza konusunda gerekli özeni göstermeyen davacının ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle dava konusu talebin kendi kusurlu eylemi sonucunda kendi lehine sonuç çıkarmaya dönük hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu, diğer taraftan ise müvekkili bankanın ...

kurumu olmanın bilinci ve sorumluluğu ile işlemleri tamamlayıcı bildirim SMS’lerini (dinamik şifre) müşteriye gönderdiğini, kaldı ki müvekkili banka sistemlerinin geliştirilmiş yazılımlarla korunması sebebiyle 3 üncü kişilerin banka sistemine sızarak müşteriye ait kişisel bilgileri ele geçirmesi ve çözmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davalı bankada bulunan mevduat hesabından internet bankacılığı kullanılarak usulsüz şekilde havale yapılması nedeniyle bankanın sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020409200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.