Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18708 E. 2014/18968 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temlik sözleşmesi↗ sorumluluk davası↗ aktif husumet ehliyeti↗ alacağın temliki↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ tmsf↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ asıl alacak↗ yetkisizlik kararı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça davalıların usulsüz ve mevzuata aykırı işlemleri sonucu verilen krediler nedeniyle zarara uğranıldığı ve zararın davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle dava açılmış ise de davacı tarafça usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle verildiği iddia edilen kredilerden kaynaklanan alacakların, 28.02.2006 tarihli kredi alacağı temlik sözleşmeleri doğrultusunda T.. F.. tarafından dava dışı .. Varlık Yönetimi A.Ş.' ye temlik edildiği, Fon'un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın alacağı temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu zarara dayalı olarak talepte bulunulduğu, ancak Fon'un sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık asıl alacak üzerindeki tasarruf yetkisini tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının aktif husumet ehliyetinin kalmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı yöneticilerin usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali sorumluk davası olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda çözümü gereken yön, temliknamenin kapsamının ne olduğu, davaya konu zararın temlikname kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, Fon'un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın alacağı temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu zarara dayalı olarak talepte bulunulduğu, ancak Fon'un sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık asıl alacak üzerindeki tasarruf yetkisini tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının aktif husumet ehliyetinin kalmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, alacağın temliki ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklı geçecek ise de TMSF'nin temlik ettiği alacak, kredi borçlarından doğan alacak olup kabulün aksine, temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı olarak aldıkları karar ve yaptıkları işlemler ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır.Esasen, davanın sorumluluk davası olduğu da nazara alınarak temlikin ivazlı olup olmaması ancak dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak bir husus olması nedeniyle temliknamenin davacının aktif husumetini etkilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif husumet ehliyetinin devam ettiğinin kabulü ile işin esasına girilmek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/118 E. 2015/1369 K.
Ortak:temlik sözleşmesi · sorumluluk davası · aktif husumet ehliyeti · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · temlik · taraf ehliyeti · dava şartı · Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, davalı yöneticilerin usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali «sorumluk davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda çözümü gereken yön, «temliknamenin» kapsamının ne olduğu, davaya konu zararın temlikname kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, Fon'un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağı temlik sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu zarara dayalı olarak talepte bulunulduğu, ancak Fon'un sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Varlık Yönetimi A.Ş.' ye «temlik» edildiği, Fon'un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağı temlik sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu zarara dayalı olarak talepte bulunulduğu, ancak Fon'un sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, «alacağın temliki» ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklı geçecek ise de TMSF'nin temlik ettiği alacak, kredi borçlarından doğan alacak olup kabulün aksine, temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı olarak aldıkları karar ve yaptıkları işlemler ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır.Esasen, davanın «sorumluluk davası» olduğu da nazara alınarak temlikin ivazlı olup olmaması ancak dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak bir husus olması nedeniyle temliknamenin davacının «aktif husumetini» etkilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Benzer bu kararda1- Dava, davalının usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali «sorumluk davası» olup, uyuşmazlık, «temliknamenin» kapsamının ne olduğu, başka bir deyişle dava konusu zararın tümünü kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, alacağın kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda ... tarafından dava dışı şirkete temlik edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu bağlamda Fon‘un artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
… kişi raporuna göre, davacı tarafça usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle verildiği iddia edilen kredilerden kaynaklanan alacakların 20/02/2006 tarihli kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda ... tarafından dava dışı....'ye temlik edildiği, Fon‘un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın alacağın temliki sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, Fon‘un bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak Fon‘un sorumluluğunun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının «aktif husumet ehliyetinin» devam ettiğinin ilkesel olarak kabulü ile uyuşmazlığın ele alınması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · husumet yokluğu
Benzer bu kararda… kişi raporuna göre, davacı tarafça usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle verildiği iddia edilen kredilerden kaynaklanan alacakların 20/02/2006 tarihli kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda ... tarafından dava dışı....'ye temlik edildiği, Fon‘un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın alacağın temliki sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, Fon‘un bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak Fon‘un sorumluluğunun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2910 E. 2016/3527 K.
Ortak:temlik sözleşmesi · sorumluluk davası · aktif husumet ehliyeti · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · temlik · taraf ehliyeti · dava şartı · Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, davalı yöneticilerin usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali «sorumluk davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda çözümü gereken yön, «temliknamenin» kapsamının ne olduğu, davaya konu zararın temlikname kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, Fon'un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağı temlik sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu zarara dayalı olarak talepte bulunulduğu, ancak Fon'un sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Varlık Yönetimi A.Ş.' ye «temlik» edildiği, Fon'un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağı temlik sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu zarara dayalı olarak talepte bulunulduğu, ancak Fon'un sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, «alacağın temliki» ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklı geçecek ise de TMSF'nin temlik ettiği alacak, kredi borçlarından doğan alacak olup kabulün aksine, temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı olarak aldıkları karar ve yaptıkları işlemler ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır.Esasen, davanın «sorumluluk davası» olduğu da nazara alınarak temlikin ivazlı olup olmaması ancak dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak bir husus olması nedeniyle temliknamenin davacının «aktif husumetini» etkilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… kişi raporuna göre, davacı tarafça usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle verildiği iddia edilen kredilerden kaynaklanan alacakların 22/02/2006 tarihli kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda ... tarafından dava dışı....'ye temlik edildiği, Fon‘un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın alacağın temliki sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, Fon‘un bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak Fon‘un sorumluluğunun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, alacağın kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda ... tarafından dava dışı şirkete temlik edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu bağlamda Fon‘un artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, kural olarak «alacağın temliki» ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz ise de,...'nın temlik ettiği alacak kredi borçlarından doğan alacak olup, kabulün aksine temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı karar ve işlemleri ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır.Esasen, davanın «sorumluluk davası» olduğu da nazara alınarak temlikin ivazlı olup olmaması ancak dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak bir husus olması nedeniyle temliknamenin davacının «aktif husumetini» etkilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · husumet yokluğu
Benzer bu kararda… kişi raporuna göre, davacı tarafça usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle verildiği iddia edilen kredilerden kaynaklanan alacakların 22/02/2006 tarihli kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda ... tarafından dava dışı....'ye temlik edildiği, Fon‘un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın alacağın temliki sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, Fon‘un bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak Fon‘un sorumluluğunun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17191 E. 2014/18348 K.
Ortak:temlik sözleşmesi · sorumluluk davası · aktif husumet ehliyeti · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · temlik · taraf ehliyeti · dava şartı · Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, davalı yöneticilerin usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali «sorumluk davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda çözümü gereken yön, «temliknamenin» kapsamının ne olduğu, davaya konu zararın temlikname kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, Fon'un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağı temlik sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu zarara dayalı olarak talepte bulunulduğu, ancak Fon'un sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Varlık Yönetimi A.Ş.' ye «temlik» edildiği, Fon'un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağı temlik sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu zarara dayalı olarak talepte bulunulduğu, ancak Fon'un sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, «alacağın temliki» ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklı geçecek ise de TMSF'nin temlik ettiği alacak, kredi borçlarından doğan alacak olup kabulün aksine, temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı olarak aldıkları karar ve yaptıkları işlemler ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır.Esasen, davanın «sorumluluk davası» olduğu da nazara alınarak temlikin ivazlı olup olmaması ancak dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak bir husus olması nedeniyle temliknamenin davacının «aktif husumetini» etkilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Benzer bu kararda1- Asıl ve birleşen dava, davalının usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali «sorumluk davası» olup, uyuşmazlık, «temliknamenin» kapsamının ne olduğu, başka bir deyişle dava konusu zararın tümünü kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, alacağın kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı şirkete temlik edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu bağlamda Fon‘un artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Varlık Yönetimi A.Ş'ne «temlik» edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davalarında ileri sürdüğü zararın kredi «alacağı temlik sözleşmelerine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, fonun bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak fonun sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, banka çalışanı olan davalının sorumluluğunun kaynağı olan kredinin fonun tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Oysa, kural olarak «alacağın temliki» ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz ise de, TMSF.nun temlik ettiği alacak kredi borçlarından doğan alacak olup, kabulün aksine temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı karar ve işlemleri ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır.Esasen, davanın «sorumluluk davası» olduğu da nazara alınarak temlikin ivazlı olup olmaması ancak dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak bir husus olması nedeniyle temliknamenin davacının «aktif husumetini» etkilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · husumet yokluğu
Benzer bu karardaVarlık Yönetimi A.Ş'ne «temlik» edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davalarında ileri sürdüğü zararın kredi «alacağı temlik sözleşmelerine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, fonun bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak fonun sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, banka çalışanı olan davalının sorumluluğunun kaynağı olan kredinin fonun tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12872 E. 2017/1432 K.
Ortak:temlik sözleşmesi · sorumluluk davası · aktif husumet ehliyeti · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · temlik · taraf ehliyeti · dava şartı · Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, davalı yöneticilerin usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali «sorumluk davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda çözümü gereken yön, «temliknamenin» kapsamının ne olduğu, davaya konu zararın temlikname kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, Fon'un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağı temlik sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu zarara dayalı olarak talepte bulunulduğu, ancak Fon'un sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Varlık Yönetimi A.Ş.' ye «temlik» edildiği, Fon'un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağı temlik sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu zarara dayalı olarak talepte bulunulduğu, ancak Fon'un sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, «alacağın temliki» ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklı geçecek ise de TMSF'nin temlik ettiği alacak, kredi borçlarından doğan alacak olup kabulün aksine, temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı olarak aldıkları karar ve yaptıkları işlemler ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır.Esasen, davanın «sorumluluk davası» olduğu da nazara alınarak temlikin ivazlı olup olmaması ancak dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak bir husus olması nedeniyle temliknamenin davacının «aktif husumetini» etkilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Benzer bu karardaA.Ş.'ye «temlik» edildiği, fonun davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağın temliki sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, fonun bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak fonun sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, banka çalışanı olan davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin fonun tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, alacağın kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı şirkete temlik edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu bağlamda Fon‘un artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının «aktif husumet ehliyetinin» devam ettiğinin ilkesel olarak kabulü ile uyuşmazlığın ele alınması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/18708 E. , 2014/18968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/07/2013
NUMARASI 2002/363-2013/268
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2013 tarih ve 2002/363-2013/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı TMSF vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş ise de, temyiz ve duruşma talep eden TMSF vekilinin 02.12.2014 tarihli beyanında dosyanın duruşmasız olarak incelenmesini talep etmiş, Dairemizce dosyanın duruşmasız incelenmesine karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankada genel müdür ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalıların, görev yaptıkları sırada İzmir Merkez Şubesi kredi müşterilerinden GÖRSAŞ A.Ş. ve grup firmalarına kullandırılan kredilerin zayıf teminatlar içermesine, olumsuz istihbarat raporlarına ve kredi değerliliği bulanmamasına rağmen kredi tahsis ederek müvekkili banka zararına sebep olduklarının Banka Teftiş Kurulunun hazırladığı 16.08.1999 tarihli soruşturma raporu ile belirlendiğini ileri sürerek, yapılan ıslah sonucu 6.121.373,00 TL zararın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. S..t dışındaki davalılar vekilleri ve davalılar, davanın zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça davalıların usulsüz ve mevzuata aykırı işlemleri sonucu verilen krediler nedeniyle zarara uğranıldığı ve zararın davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle dava açılmış ise de davacı tarafça usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle verildiği iddia edilen kredilerden kaynaklanan alacakların, 28.02.2006 tarihli kredi alacağı temlik sözleşmeleri doğrultusunda T.. F.. tarafından dava dışı .. Varlık Yönetimi A.Ş.' ye temlik edildiği, Fon'un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın alacağı temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu zarara dayalı olarak talepte bulunulduğu, ancak Fon'un sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3.
bir kişiye devretmek suretiyle artık asıl alacak üzerindeki tasarruf yetkisini tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının aktif husumet ehliyetinin kalmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı yöneticilerin usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali sorumluk davası olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda çözümü gereken yön, temliknamenin kapsamının ne olduğu, davaya konu zararın temlikname kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, Fon'un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın alacağı temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu zarara dayalı olarak talepte bulunulduğu, ancak Fon'un sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık asıl alacak üzerindeki tasarruf yetkisini tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin Fon'un tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının aktif husumet ehliyetinin kalmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, alacağın temliki ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklı geçecek ise de TMSF'nin temlik ettiği alacak, kredi borçlarından doğan alacak olup kabulün aksine, temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı olarak aldıkları karar ve yaptıkları işlemler ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır.Esasen, davanın sorumluluk davası olduğu da nazara alınarak temlikin ivazlı olup olmaması ancak dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak bir husus olması nedeniyle temliknamenin davacının aktif husumetini etkilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif husumet ehliyetinin devam ettiğinin kabulü ile işin esasına girilmek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102039700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz