6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5241 E. 2024/1534 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz kötü niyet esastan ret ayırt edicilik fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) dahili dava iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/12 E., 2019/382 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ait "POLO" ve at üstünde polo oyuncusu figürlü markasını, ... yıllardır menşe ülke olan ABD başta olmak üzere dünya genelinde ve Türkiye'de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını, ancak davalının davacı markaları ile benzer ve aynı emtiaları kapsayan markaları tescil ettirdiğini, davalının 14. sınıfta tescilli "POL055" markasının esas unsurunun, müvekkilinin 14. sınıfta tescilli 138845 tescil no.lu markasında olduğu gibi "Polo" kelimesi olduğunu, davalının 25. sınıfta tescilli "SSE+Şekil" markasının esas unsurunun ise at üstünde polo oyuncusu figürü olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin aynı sınıfta tescilli 143105 ve 124664 no.lu markalarında da esas unsur olarak aynı figürün bulunduğunu, davalının markalarındaki "SSE" ve "55" sayısının ayırt edicilik sağlamadığını, bu itibarla davalı markalarının müvekkiline ait markalarla iltibasa sebebiyet verdiğini, ayrıca müvekkilinin POLO ve at üstünde polo oyuncusu figürlü markalarının tanınmış marka olduğunu, bu hususun birçok yerel mahkeme ilamı kabul edildiğini ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, davalı markalarının kötü niyetli olarak tescil edildiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/48119 ve 2016/25826 no.1u markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "POLO55" markası yönünden davanın 5 yıllık sürenin dolmasından sonra açıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının 5 yıl geçtikten sonra dava açmasının kötü niyetin bir tezahürü olduğunu, kaldı ki müvekkilinin markasının, ortalama zekâ seviyesine sahip müşteriler nezdinde herhangi bir iltibasa da yol açmayacağını, müvekkilinin markasında "POLO" ibaresi yanında davacı markalarından ayırt etme unsuru sağlayan "55" sayısının bulunduğunu, markaların farklılığı yanında tüketici kitlesi, ürün paketlerinde kullanılan işaretler ve yazılar ile ürün satış yerlerinin de tamamen farklı olduğunu ve tüketici gözünde karıştırılma olasılığının bulunmadığını, müvekkili markalarının birlikte kullanılma olasılığının bulunmadığını, zira markaların farklı sınıflarda tescilli olduklarını, müvekkilinin kullandığı figürün geleneksel Türk askeri figürü olduğunu, polo oyuncusunun değil, geleneksel bir sembol olan at ve binicisinin bulunduğunu, müvekkili markasında ayrıca "SSE" harf ayrıntısının da olduğunu, bu açıdan da karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, davacının at şeklinin maliki olamayacağını ve müvekkiline ait markaların tescilinde kötü niyetin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "Polo" ve Polo oyuncusu figürü markasının, davalıya ait 2012/48119 tescil no.1u "POLO55" ve 2016/25826 tescil no.lu "Şekil+SSE" markalarının koruma tarihi ve öncesinde 25. emtia sınıfında giyim ürünleri alanında tanınmış marka statüsünde olduğu, davalının "POLO55" ibareli markası ile davacının 138845 tescil no.lu eski tarihli "POLO" markasının aynı sınıflarda tescilli bulunduğu, söz konusu markalara işaret düzeyinde bakıldığında, davalı markasının, davacının "POLO" unsurlu markası ile iltibasa sebep olacak derecede benzer olduğu, davacının eski tarihli ve tanınmış "Polo" markası karşısında, davalı markasında bulunan "55" sayısının, iltibası ortadan kaldıracak düzeyde davalı markasına ayırt edicilik kazandırmadığı ve işbu dava her ne kadar davalının 2012/48119 sayı ile tescilli "POL055" markasının tescilinden itibaren 5 yıllık süre dolduktan sonra açılmış ise de davalı tescilinin davacının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmaya yönelik olduğu ve bu nedenle kötü niyetten bahsedilebileceği, bu durumda da istisna olarak hiçbir bir süreye tabi olmadan markanın hükümsüzlüğünün talep edilebileceği, davalı adına 2012/48119 sayı ile tescilli "POLO55" ibareli markanın hükümsüzlüğü gerektiği, davalı adına 2016/25826 sayı ile tescilli SSE+Şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğü talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise davalının 2016 tarihli markasında vurgulayıcı bir biçimde kullanılmış olan şekil unsuru (at üstünde insan figürü) ile davacının at üstünde polo oyuncusu figürü arasında davacı markasının tanınmışlığının iltibası kuvvetlendirmesi karşısında ve taraf markaları 25. sınıfta tescilli olduklarına göre 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimaline sebep olacak derecede benzerlik bulunduğu, "SSE" işaretinin davalı markasında iltibası ortadan kaldırmaya yetecek derecede ayırt edicilik kazandırmadığı, davalı markası her ne kadar 35. sınıfta tescilli iken, davacının bu sınıfta tescilli eski tarihli bir markası bulunmasa da, davalı markasının farklı mal ve hizmetlerde kullanılması halinde de, davacının tanınmış markasından haksız yararlanmaya yol açılmasına sebep olabileceği ve bu nedenle kötü niyetten bahsedilebileceği gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalı adına tescilli 2012/48119 ve 2016/25826 tescil no.lu markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "polo55" markasının başvurusunun 25.05.2012 tarihinde yapıldığını, davanın ise 2019 yılında açıldığını, mahkemenin 5 yıllık sürenin dolduğunu tespit etmesine rağmen hükümsüzlüğe karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin marka tescilinde kötü niyetli olduğu hususunun ispat edilemediğini, müvekkilinin davacının tanınmışlığından yararlanmasının da söz konusu olmadığını, zira müvekkilinin polo55 markasını tescil ettiği tarihte davacı markasının henüz tanınmış marka statüsünde olmadığını, davacının 2018 yılında markasını tanınmışlık statüsünü kazandığını, yerel mahkemenin kötü niyet konusunda hiçbir araştırma ve inceleme yapmadığını, bu konuda hiçbir yasal gerekçe bulunmadığını, benzer marka başvurusu yapmanın kötü niyet anlamına gelmediğini, müvekkiline ait SSE markasının 35. sınıfta tescilli olduğu hizmetlerde davacının eski tarihli bir markası bulunmadığı yönünde bilirkişi raporunda tespit yapıldığını, buna rağmen mahkemenin kelime ve şekil olarak tamamen davacı firmanın markasından farklı olan müvekkiline ait markayı hükümsüz kılmasının hatalı olduğunu, gerek şekil gerekse harf ayrıntısı itibariyle iltibas durumunun bulunmadığını, ortalama zekâ seviyesine sahip tüketicilerin hükümsüzlüğü istenilen markalarla davacıya ait markaların birbirinden ayırt edebileceğini, davacının neredeyse tüm ürünlerinde POLO ve RALPH LAUREN markalarını ve at üzerindeki polo oyuncusu şeklini birlikte kullandığını, müvekkiline ait markanın ürünlerin üzerinde ise "POLO55" ve "SSE + şekil" ifadesinin geçtiğini, dolayısıyla markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markaların farklı sınıflarda tescil edildiğini, SSE markasının geleneksel Türk örf ve adetinin bir sembolü olan at ve binicisinin bulunduğunu, ayrıca bu harflerin eklendiğini, davacı markası ile karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ve ek rapor alınmasını istediklerini ancak bu talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tescilinin davacının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmaya yönelik olduğu, davacının süreye tabi olmaksızın bu markanın hükümsüzlüğünü isteyebileceği, davalıya ait 2016/25826 tescil numaralı "SSE +şekil" markasındaki şekilde dikkate alındığında şeklin at üzerinde insan figürü olup, davacıya ait at üzerinde polo oyuncusu figürü arasında yapılan karşılaştırmada iltibas tehlikesinin bulunduğu, ayrıca davacı markasının tanınmışlığı ve davalının bu markasının 25. sınıfta tescilli olduğu, yine SSE ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığı gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3735 E. 2012/10329 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3355 E. 2023/7084 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Markanın Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4187 E. 2019/1317 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4193 E. 2024/390 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5241 E.  ,  2024/1534 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/222 Esas, 2022/1084 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/12 E., 2019/382 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ait "POLO" ve at üstünde polo oyuncusu figürlü markasını, ... yıllardır menşe ülke olan ABD başta olmak üzere dünya genelinde ve Türkiye'de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını, ancak davalının davacı markaları ile benzer ve aynı emtiaları kapsayan markaları tescil ettirdiğini, davalının 14. sınıfta tescilli "POL055" markasının esas unsurunun, müvekkilinin 14. sınıfta tescilli 138845 tescil no.lu markasında olduğu gibi "Polo" kelimesi olduğunu, davalının 25. sınıfta tescilli "SSE+Şekil" markasının esas unsurunun ise at üstünde polo oyuncusu figürü olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin aynı sınıfta tescilli 143105 ve 124664 no.lu markalarında da esas unsur olarak aynı figürün bulunduğunu, davalının markalarındaki "SSE" ve "55" sayısının ayırt edicilik sağlamadığını, bu itibarla davalı markalarının müvekkiline ait markalarla iltibasa sebebiyet verdiğini, ayrıca müvekkilinin POLO ve at üstünde polo oyuncusu figürlü markalarının tanınmış marka olduğunu, bu hususun birçok yerel mahkeme ilamı kabul edildiğini ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, davalı markalarının kötü niyetli olarak tescil edildiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/48119 ve 2016/25826 no.1u markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "POLO55" markası yönünden davanın 5 yıllık sürenin dolmasından sonra açıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının 5 yıl geçtikten sonra dava açmasının kötü niyetin bir tezahürü olduğunu, kaldı ki müvekkilinin markasının, ortalama zekâ seviyesine sahip müşteriler nezdinde herhangi bir iltibasa da yol açmayacağını, müvekkilinin markasında "POLO" ibaresi yanında davacı markalarından ayırt etme unsuru sağlayan "55" sayısının bulunduğunu, markaların farklılığı yanında tüketici kitlesi, ürün paketlerinde kullanılan işaretler ve yazılar ile ürün satış yerlerinin de tamamen farklı olduğunu ve tüketici gözünde karıştırılma olasılığının bulunmadığını, müvekkili markalarının birlikte kullanılma olasılığının bulunmadığını, zira markaların farklı sınıflarda tescilli olduklarını, müvekkilinin kullandığı figürün geleneksel Türk askeri figürü olduğunu, polo oyuncusunun değil, geleneksel bir sembol olan at ve binicisinin bulunduğunu, müvekkili markasında ayrıca "SSE" harf ayrıntısının da olduğunu, bu açıdan da karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, davacının at şeklinin maliki olamayacağını ve müvekkiline ait markaların tescilinde kötü niyetin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "Polo" ve Polo oyuncusu figürü markasının, davalıya ait 2012/48119 tescil no.1u "POLO55" ve 2016/25826 tescil no.lu "Şekil+SSE" markalarının koruma tarihi ve öncesinde 25. emtia sınıfında giyim ürünleri alanında tanınmış marka statüsünde olduğu, davalının "POLO55" ibareli markası ile davacının 138845 tescil no.lu eski tarihli "POLO" markasının aynı sınıflarda tescilli bulunduğu, söz konusu markalara işaret düzeyinde bakıldığında, davalı markasının, davacının "POLO" unsurlu markası ile iltibasa sebep olacak derecede benzer olduğu, davacının eski tarihli ve tanınmış "Polo" markası karşısında, davalı markasında bulunan "55" sayısının, iltibası ortadan kaldıracak düzeyde davalı markasına ayırt edicilik kazandırmadığı ve işbu dava her ne kadar davalının 2012/48119 sayı ile tescilli "POL055" markasının tescilinden itibaren 5 yıllık süre dolduktan sonra açılmış ise de davalı tescilinin davacının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmaya yönelik olduğu ve bu nedenle kötü niyetten bahsedilebileceği, bu durumda da istisna olarak hiçbir bir süreye tabi olmadan markanın hükümsüzlüğünün talep edilebileceği, davalı adına 2012/48119 sayı ile tescilli "POLO55" ibareli markanın hükümsüzlüğü gerektiği, davalı adına 2016/25826 sayı ile tescilli SSE+Şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğü talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise davalının 2016 tarihli markasında vurgulayıcı bir biçimde kullanılmış olan şekil unsuru (at üstünde insan figürü) ile davacının at üstünde polo oyuncusu figürü arasında davacı markasının tanınmışlığının iltibası kuvvetlendirmesi karşısında ve taraf markaları 25.

sınıfta tescilli olduklarına göre 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimaline sebep olacak derecede benzerlik bulunduğu, "SSE" işaretinin davalı markasında iltibası ortadan kaldırmaya yetecek derecede ayırt edicilik kazandırmadığı, davalı markası her ne kadar 35. sınıfta tescilli iken, davacının bu sınıfta tescilli eski tarihli bir markası bulunmasa da, davalı markasının farklı mal ve hizmetlerde kullanılması halinde de, davacının tanınmış markasından haksız yararlanmaya yol açılmasına sebep olabileceği ve bu nedenle kötü niyetten bahsedilebileceği gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalı adına tescilli 2012/48119 ve 2016/25826 tescil no.lu markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "polo55" markasının başvurusunun 25.05.2012 tarihinde yapıldığını, davanın ise 2019 yılında açıldığını, mahkemenin 5 yıllık sürenin dolduğunu tespit etmesine rağmen hükümsüzlüğe karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin marka tescilinde kötü niyetli olduğu hususunun ispat edilemediğini, müvekkilinin davacının tanınmışlığından yararlanmasının da söz konusu olmadığını, zira müvekkilinin polo55 markasını tescil ettiği tarihte davacı markasının henüz tanınmış marka statüsünde olmadığını, davacının 2018 yılında markasını tanınmışlık statüsünü kazandığını, yerel mahkemenin kötü niyet konusunda hiçbir araştırma ve inceleme yapmadığını, bu konuda hiçbir yasal gerekçe bulunmadığını, benzer marka başvurusu yapmanın kötü niyet anlamına gelmediğini, müvekkiline ait SSE markasının 35.

sınıfta tescilli olduğu hizmetlerde davacının eski tarihli bir markası bulunmadığı yönünde bilirkişi raporunda tespit yapıldığını, buna rağmen mahkemenin kelime ve şekil olarak tamamen davacı firmanın markasından farklı olan müvekkiline ait markayı hükümsüz kılmasının hatalı olduğunu, gerek şekil gerekse harf ayrıntısı itibariyle iltibas durumunun bulunmadığını, ortalama zekâ seviyesine sahip tüketicilerin hükümsüzlüğü istenilen markalarla davacıya ait markaların birbirinden ayırt edebileceğini, davacının neredeyse tüm ürünlerinde POLO ve RALPH LAUREN markalarını ve at üzerindeki polo oyuncusu şeklini birlikte kullandığını, müvekkiline ait markanın ürünlerin üzerinde ise "POLO55" ve "SSE + şekil" ifadesinin geçtiğini, dolayısıyla markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markaların farklı sınıflarda tescil edildiğini, SSE markasının geleneksel Türk örf ve adetinin bir sembolü olan at ve binicisinin bulunduğunu, ayrıca bu harflerin eklendiğini, davacı markası ile karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ve ek rapor alınmasını istediklerini ancak bu talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tescilinin davacının tanınmışlığından haksız olarak yararlanmaya yönelik olduğu, davacının süreye tabi olmaksızın bu markanın hükümsüzlüğünü isteyebileceği, davalıya ait 2016/25826 tescil numaralı "SSE +şekil" markasındaki şekilde dikkate alındığında şeklin at üzerinde insan figürü olup, davacıya ait at üzerinde polo oyuncusu figürü arasında yapılan karşılaştırmada iltibas tehlikesinin bulunduğu, ayrıca davacı markasının tanınmışlığı ve davalının bu markasının 25. sınıfta tescilli olduğu, yine SSE ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığı gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020371600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.