İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16820 E. 2014/17507 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre takibin dayanağını oluşturan makbuzlardaki imzaların davalıya ait olmadığı saptanmakla birlikte taraflar arasındaki şirket ortaklığı ile başlayıp, çalışan olarak devam edegelen ilişki ve kapsamı da dikkate alındığından davacının takipte haksız olduğu ancak kötü niyetli olduğunu kabule imkan bulunmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyen dava ile davalının şartları bulanmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacının, sahte imzalı makbuzlara dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi yaptığının tespit edilmiş olmasına göre, davacının kötü niyetli olarak takibe geçtiğinin kabulü ile davalı taraf yararına kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalının bu yöndeki isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12874 E. 2018/5994 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların eylemlerinin tasarıma tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, bu eylemlerin durdurulmasına ve önlenmesine, 10.000 TL maddi(davalı bakanlığın sorumluluğu 4.000 TL olmak üzere), 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4557 E. 2010/10713 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · mevduat hesabı · eş rızası · yönetim kurulu kararı · vekalet ücreti · temsil · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketin ...'na devirden önce Pamukbank A.Ş.'de 4 adet «mevduat hesabı» açtırdığı, mevcut ödeme dekontları ve davacı şirketin ortağı, «yönetim kurulu» başkanı ve yetkili «temsilcisi» olan ...’ün talimatları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu hesaplarda ... tarafından verilen talimatlara bağlı olarak ödemeler yapıldığı, talimatsız olarak yapılan 3 adette toplam 427,00 YTL'nin ...’ün hesabına yatırılmış bulunduğu, söz konusu işlemlerin 1998 yılında gerçekleştirildiği, hesap ekstrelerindeki hesaplarla ilgili olarak bu davaya kadar herhangi bir itirazın gelmediği, ... tarafından verilen talimatlar, zaman içerisinde devam edegelen işlemler ve aradan geçen zaman da göz önüne alındığında ... hesabına yatırılan paraya da davacı şirketin «rıza» gösterdiğinin kabulünün gerektiği, hakkın kullanımında da gecikmenin söz konusu olduğu, bu durumun M.K.'nun 2. maddesine aykırı bulunduğu gerekçesiyle, davanın red …
2- Davalılardan ... vekilinin temyiz itirazına gelince; diğer davalı Banka yanında mümeyyiz bu davalıya «husumet» yöneltilmesi iddianın ileri sürülüş biçimine göre bu davalıyı «yasal hasım» konumuna getirmeyeceği kuşkusuz olup, mahkemece, bu davalı yönünden davanın husumet yönünden reddi ile kendisini vekile «temsil» ettiren bu davalı yararına ayrıca «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğinden, kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16820 E. , 2014/17507 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 36. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/05/2013
NUMARASI 2011/50-2013/106
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/05/2013 tarih ve 2011/50-2013/106 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.11.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. D. B.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı ve yetkilisi iken şirketteki hisselerini 31.10.2006 tarihinde devrettiğini, ancak bu devirden sonra da aynı şirketin Salomanje isimli işletmesinde 18.11.2006-01.09.2007 tarihleri arasında sigortalı olarak çalışmaya devam ettiğini, 01.09.2007 tarihinde de şirketten tamamen ayrıldığını, davalının şirkette sigortalı olarak çalıştığı dönemde aylık ücretinin dışında, toplam 23.443,00 TL iş avansı çektiğini, bu hususun üzerinde davalının da imzasının bulunduğu 54 adet makbuzla tespit edildiğini, yapılan ihtara rağmen davalının ödemede bulunmaması üzerine aleyhine icra takibi başlatılmışsa da davalının haksız olarak borca ve imzaya itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu para makbuzlarındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle takibe konu borcunun da bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre takibin dayanağını oluşturan makbuzlardaki imzaların davalıya ait olmadığı saptanmakla birlikte taraflar arasındaki şirket ortaklığı ile başlayıp, çalışan olarak devam edegelen ilişki ve kapsamı da dikkate alındığından davacının takipte haksız olduğu ancak kötü niyetli olduğunu kabule imkan bulunmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyen dava ile davalının şartları bulanmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacının, sahte imzalı makbuzlara dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi yaptığının tespit edilmiş olmasına göre, davacının kötü niyetli olarak takibe geçtiğinin kabulü ile davalı taraf yararına kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalının bu yöndeki isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102036200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz