İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/7901 E. 2010/5323 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muavin defter↗ geç teslim↗ mücbir sebep↗ takas-mahsup↗ takas↗ müktesep hak↗ ön inceleme duruşması↗ tasdik kararı↗ navlun↗ ticari defter kayıtları↗ kötü niyet tazminatı↗ mahsup↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ görevsizlik kararı↗ tebligat↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ kusur↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2008/7901 E. , 2010/5323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Balıkesir Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2007/50-2008/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının S.Arabistan’a ihraç ettiği (3) adet trafoyu (63.700) USD. karşılığında taşımayı üstlendiğini, taşıma ücreti bakiyesi (9.600) USD.’nin ödenmemesi üzerine girişilen icra takibinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşınan malların kararlaştırılan süreden sonra geç teslimi nedeniyle alıcıya ödenen (36.000) S.A. Riyali karşılığı (14.400.000.000) TL zararın takas mahsubu gerektiğini savunmuş,davacının %40 tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Görevsiz 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, meydana gelen gecikmeden davacının sorumlu olduğu, davalının uğradığı (36.000) S.A. Riyali zararın davacı tarafça tazmini gerektiği, davalının mahsup ettiği (9600) USD’nin ödemiş olduğu cezayı karşıladığı sonucuna varılarak davanın reddine, davalının takas ve mahsup talebi süresinde olmadığından reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/8578 E, 2006/11758 sayılı ilamıyla görev yönünden bozulmuş, görevsizlik kararıyla dosya kendisine intikal eden 1.Asliye Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre,8 günde yapılması gereken taşımanın 20 günde tamamlandığı,alıcının gecikme nedeniyle 36.000 S.Arabistan Riyalini davalı satıcıya eksik ödediği, olayda mücbir sebep ve davalının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının ticari konumu ve donanımı alacağın varlığı konusunda kesin bilgi sahibi olmasını gerektirdiğinden icra takibinde kötü niyetli olduğunun kabulünün gerektiği gerekçeleriyle davanın reddi ile birlikte %40 oranında (5310,72)YTL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekillince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı tarafından gerçekleştirilen navlun ücreti alacağı bakiyesinin tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Taşıyanın gecikme zararlarından sorumluluğu TTK’da düzenlenmemiştir. TTK’nun 1.maddesi uyarınca TTK’da hüküm bulunmadığında genel hükümlere gidilmesi gerekmektedir. BK’nun 96.maddesi uyarınca alacaklı hakkını kısmen veya tamamen istifade edemediği takdirde borçlu kendisine hiçbir kusurun isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan doğan zararı tazmine mecburdur.Somut olayda (8) günde tamamlanması gereken yolculuğun 20 gün gibi oldukça uzun bir sürede tamamlanmış olduğu ihtilafsızdır. Davacının gecikmeye kendi kusurunun sebep olmadığını kanıtlayamaması karşısında davalının gecikme zararını takas yoluyla isteyebileceği tartışmasız ise de, bu hususun mahkeme kararına dayanak teşkil edebilmesi için davalıdan talep edilen 36.000 Suudi Arabistan Riyalinin davalı tarafından mal alcısına ödendiğinin kanıtlanması gerekmektedir.Aksi takdirde davalının zarar gördüğü kesinleşmiş olmayacaktır. Mahkemece davalının dosyaya sunduğu noter tasdikli muavin defteri ve yevmiye defterinin ilgili sahifesi ve faturayla ödemenin gerçekleştiği kabul edilmiş ise de bu husus hakimin özel bilgisiyle halledebileceği bir durum değildir.Açıklanan nedenle mahkemece davalının ticari defter ve kayıtlarında bir muhasebe bilirkişisi aracılığıyla inceleme yapılarak davalının mal alıcısına 36.000 Suudi Arabistan Riyalini ödeyip, ödemediğinin belirlenmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Mahkemece davacının takipte kötü niyetli olduğundan bahisle aleyhine kötü niyet tazminatı takdir edilmiş ise de; iddia ve savunmaya nazaran davacının kötü niyetli olduğundan söz edilemez. Öte yandan mahkemece verilen ilk kararda davalının takas-mahsup talebi süresinde olmadığından reddedilmiş ve davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş söz konusu karar davalı tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmekle davacı yararına bu husus usulü müktesep hak oluşturduğu halde mahkemece bu defa davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10188 E. 2012/13865 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancılık unsuru · kefalet · tüzel kişilik · uyuşmazlık konusu · taahhütname · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSuudi Arabistan devletinde, o devletin hukukuna göre kurulmuş ayrı bir «tüzel kişilik» olduğu, şirketin «kefaleti» ile Suidi Arbistan'da çalışma izni alan davacının, sözkonusu kefaletin kaldırılmasını veya kaldırılmaması nedeniyle oluşan hak ve alacaklarını yine o şirketi taraf göstererek istemesi gerektiği, davalıların, o şirketin ortakları olmalarının doğrudan kendilerinden hak talep edilmesine imkan vermeyeceği, davalıların, kefaletin kaldırılması konusunda ayrıca bir «taahhütleri» bulunduğu da iddia edilmediğine göre davalılara «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki ilişkide «yabancılık unsuru» bulunduğu, davalıların ortağı oldukları iddia olunan şirketin Türkiye sınırlarında olmadığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
1- Dava, davalıların ortak olduğu ve Suudi Arabistan’da Suudi Kanunlarına göre kurulduğu anlaşılan “MESA SAUDİ ARABIA CORTRACTING Ltd” şirketinin icra müdürü olarak atanan davacının görevinin şirketin faaliyetine «son» verilmesine rağmen resmi makamlar nezdinde kaldırılmadığı, bu nedenle davacının başka şirketler ile çalışamadığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6786 E. 2018/2437 K.
Ortak:takas
İncelediğiniz karardaRiyali karşılığı (14.400.000.000) TL zararın «takas» mahsubu gerektiğini savunmuş,davacının %40 tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Riyali zararın davacı tarafça tazmini gerektiği, davalının «mahsup» ettiği (9600) USD’nin ödemiş olduğu cezayı karşıladığı sonucuna varılarak davanın reddine, davalının «takas» ve mahsup talebi süresinde olmadığından reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/8578 E, 2006/11758 sayılı ilamıyla görev yönünden bozulmuş, «görevsizlik» kararıyla dosya kendisine intikal eden 1.Asliye Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre,8 günde yapılması gereken taşımanın 20 günde tamamlandığı,alıcının gecikme nedeniyle 36.000 S.Arabistan Riyalini davalı satıcıya eksik ödediği, olayda «mücbir sebep» ve davalının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının ticari konumu ve donanımı alacağın varlığı konusunda «kesin» bilgi sahibi olmasını gerektirdiğinden icra takibinde kötü niyetli olduğunun kabulünün gerektiği gerekçeleriyle davanın reddi ile birlikte %40 oranında (5310,72)YTL «kötü niyet tazminatının» davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacının gecikmeye kendi kusurunun sebep olmadığını kanıtlayamaması karşısında davalının gecikme zararını «takas» yoluyla isteyebileceği tartışmasız ise de, bu hususun mahkeme kararına dayanak teşkil edebilmesi için davalıdan talep edilen 36.000 Suudi Arabistan Riyalinin davalı tarafından mal alcısına ödendiğinin kanıtlanması gerekmektedir.Aksi takdirde davalının zarar gördüğü kesinleşmiş olmayacaktır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «takas definin» kabulü ile takas nedeniyle davanın reddine, karar ve ilam harcı ile «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğuna dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas defi · yargılama giderleri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «takas definin» kabulü ile takas nedeniyle davanın reddine, karar ve ilam harcı ile «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğuna dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/7901 E. , 2010/5323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Balıkesir Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2007/50-2008/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının S.Arabistan’a ihraç ettiği (3) adet trafoyu (63.700) USD. karşılığında taşımayı üstlendiğini, taşıma ücreti bakiyesi (9.600) USD.’nin ödenmemesi üzerine girişilen icra takibinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşınan malların kararlaştırılan süreden sonra geç teslimi nedeniyle alıcıya ödenen (36.000) S.A. Riyali karşılığı (14.400.000.000) TL zararın takas mahsubu gerektiğini savunmuş,davacının %40 tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Görevsiz 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, meydana gelen gecikmeden davacının sorumlu olduğu, davalının uğradığı (36.000) S.A. Riyali zararın davacı tarafça tazmini gerektiği, davalının mahsup ettiği (9600) USD’nin ödemiş olduğu cezayı karşıladığı sonucuna varılarak davanın reddine, davalının takas ve mahsup talebi süresinde olmadığından reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/8578 E, 2006/11758 sayılı ilamıyla görev yönünden bozulmuş, görevsizlik kararıyla dosya kendisine intikal eden 1.Asliye Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre,8 günde yapılması gereken taşımanın 20 günde tamamlandığı,alıcının gecikme nedeniyle 36.000 S.Arabistan Riyalini davalı satıcıya eksik ödediği, olayda mücbir sebep ve davalının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının ticari konumu ve donanımı alacağın varlığı konusunda kesin bilgi sahibi olmasını gerektirdiğinden icra takibinde kötü niyetli olduğunun kabulünün gerektiği gerekçeleriyle davanın reddi ile birlikte %40 oranında (5310,72)YTL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekillince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı tarafından gerçekleştirilen navlun ücreti alacağı bakiyesinin tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Taşıyanın gecikme zararlarından sorumluluğu TTK’da düzenlenmemiştir. TTK’nun 1.maddesi uyarınca TTK’da hüküm bulunmadığında genel hükümlere gidilmesi gerekmektedir. BK’nun 96.maddesi uyarınca alacaklı hakkını kısmen veya tamamen istifade edemediği takdirde borçlu kendisine hiçbir kusurun isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan doğan zararı tazmine mecburdur.Somut olayda (8) günde tamamlanması gereken yolculuğun 20 gün gibi oldukça uzun bir sürede tamamlanmış olduğu ihtilafsızdır. Davacının gecikmeye kendi kusurunun sebep olmadığını kanıtlayamaması karşısında davalının gecikme zararını takas yoluyla isteyebileceği tartışmasız ise de, bu hususun mahkeme kararına dayanak teşkil edebilmesi için davalıdan talep edilen 36.000 Suudi Arabistan Riyalinin davalı tarafından mal alcısına ödendiğinin kanıtlanması gerekmektedir.Aksi takdirde davalının zarar gördüğü kesinleşmiş olmayacaktır.
Mahkemece davalının dosyaya sunduğu noter tasdikli muavin defteri ve yevmiye defterinin ilgili sahifesi ve faturayla ödemenin gerçekleştiği kabul edilmiş ise de bu husus hakimin özel bilgisiyle halledebileceği bir durum değildir.Açıklanan nedenle mahkemece davalının ticari defter ve kayıtlarında bir muhasebe bilirkişisi aracılığıyla inceleme yapılarak davalının mal alıcısına 36.000 Suudi Arabistan Riyalini ödeyip, ödemediğinin belirlenmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Mahkemece davacının takipte kötü niyetli olduğundan bahisle aleyhine kötü niyet tazminatı takdir edilmiş ise de; iddia ve savunmaya nazaran davacının kötü niyetli olduğundan söz edilemez. Öte yandan mahkemece verilen ilk kararda davalının takas-mahsup talebi süresinde olmadığından reddedilmiş ve davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş söz konusu karar davalı tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmekle davacı yararına bu husus usulü müktesep hak oluşturduğu halde mahkemece bu defa davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020328900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz