Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1136 E. 2010/5212 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hile↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı Bankanın ibraz ettiği 61 adet dekonttaki imzaların kendisine ait olduğunun belirlendiği, bu kadar makbuzun hile ile imzalandığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, diğer davalının davacının tanıdığı ve akrabası olduğu, talimatlar ve dekontlarla paralarını aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.11.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı Banka vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Banka vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5243 E. 2019/4659 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:talep aşımı · güven kurumu · zimmet · tacir · avans faizi
Benzer bu kararda… ulsüz işlemelere ilişkin dekontları davacının imzaladığı hususunda uyuşmazlık bulunmasa da davalı banka müdürünün söz konusu belgeleri hileli bir biçimde kullanarak «zimmetine» para geçirdiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, davacının davalı Bankaya ve onun çalışanı olan diğer davalı müdüre güvendiği, dekontlara ve talimatlara imza attığı, bu durumun davacının zarara uğramasına sebep olduğu, davalı bankanın basiretli bir «tacir» gibi çalışması, şubesindeki faaliyetlerin icrasına ilişkin gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, davalı bankanın bu haliyle sorumlu olduğu, davalılardan müdür ...’ın davacının tanıdığı ve akrabası olduğu, bu bakımdan bankanın bir «güven kurumu» olmasının yanı sıra davacının adı geçen davalıya da güven duyduğu, bu haliyle davacının da müterafik kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, 6.000,00 TL'nin 09/12/2003 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 56.847,34 TL'nin 23/03/2003 tarihinden itibaren işleyecek avans f …
… kusurlu olduğu kabul edildiğine göre asıl ve birleşen davada davacının asıl ve birleşen davada talep ettiği meblağların %30’u oranında indirim yapılması gerekirken «talep aşımı» yapmak suretiyle bilirkişi raporuyla belirlenen meblağlar üzerinden %30 oranında indirim yapılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne kara …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1136 E. , 2010/5212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.05.2006 gün ve 2004/231 - 2006/244 sayılı kararı bozan Daire’nin 02.11.2009 gün ve 2008/6836 - 2009/11271 sayılı kararı aleyhinde davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yatırımlarını davalı Bankanın önce Esenyurt Şubesi'nde sonra Bayrampaşa Şubesi'nde hesap açarak değerlendirdiğini, diğer davalının anılan şubelerin müdürlüklerini yaptığını, bu davalının ortadan kaybolması sonrasında davalı Bankaya başvurduğunda hesaplarından talimatı olmadan para çekildiğini öğrendiğini, kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 6 Milyar TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu, davacının kendi imzaları ile paraları tahsil ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı Bankanın ibraz ettiği 61 adet dekonttaki imzaların kendisine ait olduğunun belirlendiği, bu kadar makbuzun hile ile imzalandığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, diğer davalının davacının tanıdığı ve akrabası olduğu, talimatlar ve dekontlarla paralarını aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.11.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı Banka vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Banka vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Banka vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 172.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 11.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020324400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz