Kesin yetki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11335 E. 2014/13764 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin yetki↗ çekişmesiz yargı↗ acentelik sözleşmesi↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ yetki itirazı↗ ticari dava niteliği↗ acentelik↗ ipotek↗ görevsizlik kararı↗ yetki↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davaya konu ipotekli taşınmazların Gaziantep ilinde olduğu, HMK'nın 12. maddesine göre taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisinin kesin yetki olduğu, bu durumda davaya bakmaya Gaziantep mahkemelerinin yetkili olduğu, HMK'nın 2 maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme olmadıkça Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun belirtildiği, dava ipoteğin paraya çevrilmesinden kaynaklandığından, anılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardandır. Aynı Yasa'nın 5. maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 102 ila 123. maddeleri arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu itibarla, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekmesine karşın, yazılı gerekçeyle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
2-Öte yandan; bir davada yetki itirazı olduğu zaman yetki itirazının görevli mahkemece değerlendirilmesi gerekir. Kabule göre, mahkemece görevsizlik kararı verildiği halde, davalının yetki itirazının kabul edilerek aynı zamanda yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/490 E. 2011/8124 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, davaya konu «ipotekli» taşınmazların Gaziantep ilinde olduğu, HMK'nın 12. maddesine göre taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin «yetkisinin» «kesin yetki» olduğu, bu durumda davaya bakmaya Gaziantep mahkemelerinin yetkili olduğu, HMK'nın 2 maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda «görevli» mahkemenin aksine bir düzenleme olmadıkça Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun belirtildiği, dava «ipoteğin paraya çevrilmesinden» kaynaklandığından, anılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu itibarla, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekmesine karşın, yazılı gerekçeyle asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 5. maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir».
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «çek iptaline» ilişkin davalarda ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece çek iptaline ilişkin davalar da ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de davacı taraf dilekçesinde çek bedelinin 3.000 TL olduğunu belirterek işbu çek iptali davasını açmış, TTK’nun 5. maddesinde de dava olunan şeyin değerine göre asliye veya «sulh hukuk» mahkemelerinin ticari davalara bakmakta görevli oldukları belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali · sulh hukuk mahkemesi · sulh · çek
Benzer bu karardaDava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece çek iptaline ilişkin davalar da ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de davacı taraf dilekçesinde çek bedelinin 3.000 TL olduğunu belirterek işbu çek iptali davasını açmış, TTK’nun 5. maddesinde de dava olunan şeyin değerine göre asliye veya «sulh hukuk» mahkemelerinin ticari davalara bakmakta görevli oldukları belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «çek iptaline» ilişkin davalarda ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12710 E. 2014/14227 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, davaya konu «ipotekli» taşınmazların Gaziantep ilinde olduğu, HMK'nın 12. maddesine göre taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin «yetkisinin» «kesin yetki» olduğu, bu durumda davaya bakmaya Gaziantep mahkemelerinin yetkili olduğu, HMK'nın 2 maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda «görevli» mahkemenin aksine bir düzenleme olmadıkça Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun belirtildiği, dava «ipoteğin paraya çevrilmesinden» kaynaklandığından, anılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu itibarla, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekmesine karşın, yazılı gerekçeyle asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 5. maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir».
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece yazılı gerekçeyle uyuşmazlığa bakmakla asliye ticaret mahkemesinin «görevli» olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, 6102 Sayılı TTK'nun 4. maddesi uyarınca her iki tarafın «ticari işletmesiyle» ilgili bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken aksinin kabulü ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacının, davalı şirketin ortağı sıfatıyla aldığı hisse senetlerinin «teslimi» karşılığında «para alacağının» davalı şirketten tahsiline ilişkin yabancı mahkeme kararının «tenfizi» davasında uyuşmazlık konusunun 6102 Sayılı TTK'da düzenlendiği, aynı Kanun'un 4. ve 5. maddeleri gereği uyuşmazlığa bakmaya Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para alacağı · ticari işletme · tenfiz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacının, davalı şirketin ortağı sıfatıyla aldığı hisse senetlerinin «teslimi» karşılığında «para alacağının» davalı şirketten tahsiline ilişkin yabancı mahkeme kararının «tenfizi» davasında uyuşmazlık konusunun 6102 Sayılı TTK'da düzenlendiği, aynı Kanun'un 4. ve 5. maddeleri gereği uyuşmazlığa bakmaya Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece yazılı gerekçeyle uyuşmazlığa bakmakla asliye ticaret mahkemesinin «görevli» olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, 6102 Sayılı TTK'nun 4. maddesi uyarınca her iki tarafın «ticari işletmesiyle» ilgili bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken aksinin kabulü ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11335 E. , 2014/13764 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 32. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/12/2013
NUMARASI 2013/157-2013/342
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2013/157-2013/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketten acentelik sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2013/800 Esas sayılı dosyasında ipotekli icra takibi yaptığını, davalıların söz konusu icra takibine kısmen itiraz ederek takibi durdurduklarını, acentelik sözleşmesinin 21.maddesinde doğacak ihtilaflarda İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, ileri sürerek, davalıların icra takibine vaki yetki ve borca itirazının iptali ile, takibin devamına, davalıların alacağın %40 ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin ve davanın yetkisiz yerde açıldığını, müvekkillerinin adresinin Gaziantep İli olduğunu, icra takibine konu ipotekli gayrimenkulün de aynı yerde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu ipotekli taşınmazların Gaziantep ilinde olduğu, HMK'nın 12. maddesine göre taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisinin kesin yetki olduğu, bu durumda davaya bakmaya Gaziantep mahkemelerinin yetkili olduğu, HMK'nın 2 maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme olmadıkça Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun belirtildiği, dava ipoteğin paraya çevrilmesinden kaynaklandığından, anılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardandır. Aynı Yasa'nın 5. maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 102 ila 123. maddeleri arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu itibarla, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekmesine karşın, yazılı gerekçeyle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
2-Öte yandan; bir davada yetki itirazı olduğu zaman yetki itirazının görevli mahkemece değerlendirilmesi gerekir. Kabule göre, mahkemece görevsizlik kararı verildiği halde, davalının yetki itirazının kabul edilerek aynı zamanda yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102019800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz