Ticaret unvanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13257 E. 2014/1121 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ ticaret sicili↗ fatura↗ terkin↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tarafları aynı olan marka hükümsüzlüğü talepli 2007/241 esas sayılı dosyanın davalısı tarafından davacı hakkında 2004 40264 sayılı Armode+Şekil ibareli markanın hükümsüzlüğü talepli açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, 06/05/2011 tarihinde davanın red edildiği ve kararın kesinleştiği, Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarından davalı şirketin 27/07/1998 tarihinde sicile tescil edildiği, 2007/241 Esas sayılı dosyasındaki iddialardan da görüleceği üzere, öncesinde aynı şirkette olan taraf şirket ortaklarının özellikle davacı tarafın davalının ticari siciline tescilinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, ticaret sicil gazetesinde yayınlanması sebebiyle de bu tarihten itibaren uzun süre sessiz kalarak 8 yıl sonra açmış olduğu unvan terkini talepli davanın dinelemeyeceği, davacının dava açma süresini yitirdiği unvan terkini talebinin süre aşımı nazara alınarak reddinin gerektiği, ayrıca davalının ticaret sicilinde tescilli unvanının yardımcı unsuru niteliğindeki ''T.'' ibaresini kullandığı, bu kullanımın markasal olduğu yolunda davacının somut delil sunmadığı, sunulan fatura ve benzeri belgelerdeki davalı kullanımının tamamen ticaret unvanı doğrultusunda olduğu, kaldı ki markasal kullanım söz konusu olsa dahi kesinleşen mahkeme kararında belirtildiği üzere tarafların kullandıkları emtia sınıfları farklı olduğundan, bu anlamda dahi marka tecavüzünün oluşmayacak ve yine markasal kullanım ve tecavüz niteliğinde bir fiil bulunmaması sebebiyle de TTK'nın 57/5. maddesinde belirtilen haksız rekabet fiilinin de oluşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men ve refli, oluşan maddi durumun giderilmesi, davalının ünvanının değiştirilmesi, maddi tazminat ve ilan taleplidir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Unvan terkini davası bakımından, başlangıçta davalı şirketin unvanı "T. İnşaat Turizm Ldt. Şti" şeklinde ve şirket inşaat alanında faaliyet göstermekte iken, daha sonra "inşaat" ibaresi unvandan çıkartılarak, "motor" ibaresinin eklendiği ve faaliyetlere bu alan ile ilgili eklemeler yapıldığı iddia edilerek terkin talep edilmiş, mahkemece bu taleple ilgili olarak tarafların unvanlarının baştan beri Tümopar ve T. olarak tescil edilip bu şekli ile kullanıldığı, ticaret sicilinde ilan edildiği ve davalının bunu öğrendiği gerekçe kılınarak istemin reddine karar verilmiştir. Ancak yukarıda belirtildiği gibi başlangıçta davacı tarafın unvanı "T. Motor Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti." ve faaliyet alanı motor ile ilgili olup, davalının ise faaliyet alanı inşaatla ilgili olup sonradan anasözleşmede yapılan değişiklik ile davalının unvanından inşaat çıkartılarak "motor"un eklendiği ve faaliyet alanın da motorla ilgili olarak değiştirildiği anlaşılmakla, faaliyet alanı ve yeni ticaret unvanı birlikte değerlendirildiğinde, davalının ticaret unvanındaki "motor" ibaresinin terkinine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14041 E. 2015/832 K.
Ortak:ticaret unvanı · ticaret sicili · fatura · terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… kette olan taraf şirket ortaklarının özellikle davacı tarafın davalının ticari siciline tescilinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, «ticaret sicil» gazetesinde yayınlanması sebebiyle de bu tarihten itibaren uzun süre sessiz kalarak 8 yıl sonra açmış olduğu unvan «terkini» talepli davanın dinelemeyeceği, davacının dava açma süresini yitirdiği unvan terkini talebinin süre aşımı nazara alınarak reddinin gerektiği, ayrıca davalının ticaret sicilinde tescilli unvanının yardımcı unsuru niteliğindeki ''T.'' ibaresini kullandığı, bu kullanımın markasal olduğu yolunda davacının somut delil sunmadığı, sunulan «fatura» ve benzeri belgelerdeki davalı kullanımının tamamen «ticaret unvanı» doğrultusunda olduğu, kaldı ki markasal kullanım söz konusu olsa dahi kesinleşen mahkeme kararında belirtildiği üzere tarafların kullandıkları emtia sınıfları farklı olduğundan, bu anlamda dahi marka tecavüzünün oluşmayacak ve yine markasal kullanım ve tecavüz niteliğinde bir fiil bulunmaması sebebiyle de TTK'nın 57/5. maddesinde belirtilen «haksız rekabet» fiilinin de oluşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile men ve refli, oluşan maddi durumun giderilmesi, davalının ünvanının değiştirilmesi, «maddi tazminat» ve «ilan» taleplidir.
Unvan «terkini» davası bakımından, başlangıçta davalı şirketin unvanı "T.
Benzer bu kararda… kette olan taraf şirket ortaklarının özellikle davacı tarafın davalının ticari siciline tescilinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, «ticaret sicil» gazetesinde yayınlanması sebebiyle de bu tarihten itibaren uzun süre sessiz kalarak 8 yıl sonra açmış olduğu unvan «terkini» talepli davanın dinelemeyeceği, ayrıca davalının ticaret sicilinde tescilli unvanının yardımcı unsuru niteliğindeki ''.....'' ibaresini kullandığı, bu kullanımın markasal olduğu yolunda davacının somut delil sunmadığı, sunulan «fatura» ve benzeri belgelerdeki davalı kullanımının tamamen «ticaret unvanı» doğrultusunda olduğu, kaldı ki tarafların kullandıkları emtia sınıfları farklı olduğundan, bu anlamda dahi marka tecavüzünün oluşmayacak ve yine markasal kullanım ve tecavüz niteliğinde bir fiil bulunmaması sebebiyle de TTK'nın 57/5. maddesinde belirtilen «haksız rekabet» fiilinin de oluşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.01.2014 tarihli kararı ile bozul …
… “ .... “ ibaresi eklenmesinin mülga 6762 sayılı TTK.nun 43/2.fıkrası kapsamında kalmasına ve aynı yasanın 54.madde hükmü uyarınca anılan ibarenin ticaret unvanından «terkini» koşullarının mevcut bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3888 E. 2014/10606 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… kette olan taraf şirket ortaklarının özellikle davacı tarafın davalının ticari siciline tescilinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, «ticaret sicil» gazetesinde yayınlanması sebebiyle de bu tarihten itibaren uzun süre sessiz kalarak 8 yıl sonra açmış olduğu unvan «terkini» talepli davanın dinelemeyeceği, davacının dava açma süresini yitirdiği unvan terkini talebinin süre aşımı nazara alınarak reddinin gerektiği, ayrıca davalının ticaret sicilinde tescilli unvanının yardımcı unsuru niteliğindeki ''T.'' ibaresini kullandığı, bu kullanımın markasal olduğu yolunda davacının somut delil sunmadığı, sunulan «fatura» ve benzeri belgelerdeki davalı kullanımının tamamen «ticaret unvanı» doğrultusunda olduğu, kaldı ki markasal kullanım söz konusu olsa dahi kesinleşen mahkeme kararında belirtildiği üzere tarafların kullandıkları emtia sınıfları farklı olduğundan, bu anlamda dahi marka tecavüzünün oluşmayacak ve yine markasal kullanım ve tecavüz niteliğinde bir fiil bulunmaması sebebiyle de TTK'nın 57/5. maddesinde belirtilen «haksız rekabet» fiilinin de oluşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Unvan «terkini» davası bakımından, başlangıçta davalı şirketin unvanı "T.
… termekte iken, daha sonra "inşaat" ibaresi unvandan çıkartılarak, "motor" ibaresinin eklendiği ve faaliyetlere bu alan ile ilgili eklemeler yapıldığı iddia edilerek «terkin» talep edilmiş, mahkemece bu taleple ilgili olarak tarafların unvanlarının baştan beri Tümopar ve T. olarak tescil edilip bu şekli ile kullanıldığı, ticaret sicilinde «ilan» edildiği ve davalının bunu öğrendiği gerekçe kılınarak istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, davacı şirketlerin davalının ticaret unvanından en azından 1998 yılından itibaren haberdar oldukları, yaklaşık 7 yıl dava açmadıkları, böylece «ticaret unvanının terkini» talepleri yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, tanınmışlığın tespiti için ise öncelikle TPE'ye başvuru ve verilecek karara karşı gerekirse dava yoluna başvurulabileceği, AKSA markalarının dav …
Sanayi A.Ş.' nin manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile bu davacılardan her biri için 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davalının ticaret unvanındaki A.. ibaresinin «ticaret sicilinden terkini», davalının "A..MOTOR" ibaresini işletme adı olarak kullanmasının önlenmesi, "A.." ibaresinin tanınmış marka olduğu taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, "A.." ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının önlenmesi yönündeki talep «bozma sonrası» reddedilmiş olup, reddedilen bu talep için her bir davacı aleyhine ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine tek «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · ticaret sicilinden terkin · bozma sonrası karar · vekalet ücreti takdiri · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, davacı şirketlerin davalının ticaret unvanından en azından 1998 yılından itibaren haberdar oldukları, yaklaşık 7 yıl dava açmadıkları, böylece «ticaret unvanının terkini» talepleri yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, tanınmışlığın tespiti için ise öncelikle TPE'ye başvuru ve verilecek karara karşı gerekirse dava yoluna başvurulabileceği, AKSA markalarının dav …
MOTOR ibaresini işletme adı olarak kullanması yönünden de sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, davalının “www.a...com” ibareli internet alan adını davacıya ait markayı ticari etki yaratacak şekilde kullanması eyleminin bozma kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «marka hakkına tecavüz» oluşturması nedeniyle davalının www.a...com internet adresinin, alan adının kullanmasının önlenmesine ve men' ine, marka hakkı sahibi olan davacılar A..
2- Ancak, "A.." ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının önlenmesi yönündeki talep «bozma sonrası» reddedilmiş olup, reddedilen bu talep için her bir davacı aleyhine ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine tek «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sanayi A.Ş.' nin manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile bu davacılardan her biri için 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davalının ticaret unvanındaki A.. ibaresinin «ticaret sicilinden terkini», davalının "A..MOTOR" ibaresini işletme adı olarak kullanmasının önlenmesi, "A.." ibaresinin tanınmış marka olduğu taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13257 E. , 2014/1121 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 03/04/2012
NUMARASI 2009/54-2012/76
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2012 tarih ve 2009/54-2012/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, A. ve A. A. kardeşler ihracat yapabilmek ve diğer ticari ihtiyaçlarını karşılayabilmek maksadıyla 27/07/1998 tarihinde davalı T. Motor Ltd. Şti'yi kurduklarını, ancak ticari hayatta herhangi bir karışıklığa mahal vermemek ve tüzel kişilikleri farklı iki şirket arasında haksız rekabet yaratmamak adına davalının unvanını T. İnş. Tur. Ltd. Şti. olarak değiştirildiğini, A. ve A. A. kardeşlerin 2006 yılında ortaklıklarına son verdiklerini ve aralarında yaptıkları 07/04/2006 tarihli ve 02/06/2006 tarihli özel anlaşma başlıklı 2 adet sözleşme ile davalı ve davacı şirketleri aralarında paylaştıklarını, ancak söz konusu sözleşme şartlarına davalı şirket ve davalı şirketin hakim hissedarı Abdullah Amincioğlu tarafından uyulmadığı gibi, davalı şirket T.
Tekstil olan unvanını da 13/07/2006 tarihinde değiştirerek, T. Motor yaptığını, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının, neredeyse müvekkili ile aynı ibareyi müvekkilinin izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullandığını, davalının bu kullanımının müvekkilinin ticari faaliyeti, emtiası, işletme adı gibi durumları ile iltibas yarattığını ve bu durumun müvekkili marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün önlenmesini, durdurulmasını, men'ini, müvekkiline ait markanın kullanıldığı davalı tabelalarının sökülmesini, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, ticari faizi ile davalıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tarafları aynı olan marka hükümsüzlüğü talepli 2007/241 esas sayılı dosyanın davalısı tarafından davacı hakkında 2004 40264 sayılı Armode+Şekil ibareli markanın hükümsüzlüğü talepli açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, 06/05/2011 tarihinde davanın red edildiği ve kararın kesinleştiği, Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarından davalı şirketin 27/07/1998 tarihinde sicile tescil edildiği, 2007/241 Esas sayılı dosyasındaki iddialardan da görüleceği üzere, öncesinde aynı şirkette olan taraf şirket ortaklarının özellikle davacı tarafın davalının ticari siciline tescilinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, ticaret sicil gazetesinde yayınlanması sebebiyle de bu tarihten itibaren uzun süre sessiz kalarak 8 yıl sonra açmış olduğu unvan terkini talepli davanın dinelemeyeceği, davacının dava açma süresini yitirdiği unvan terkini talebinin süre aşımı nazara alınarak reddinin gerektiği, ayrıca davalının ticaret sicilinde tescilli unvanının yardımcı unsuru niteliğindeki ''T.'' ibaresini kullandığı, bu kullanımın markasal olduğu yolunda davacının somut delil sunmadığı, sunulan fatura ve benzeri belgelerdeki davalı kullanımının tamamen ticaret unvanı doğrultusunda olduğu, kaldı ki markasal kullanım söz konusu olsa dahi kesinleşen mahkeme kararında belirtildiği üzere tarafların kullandıkları emtia sınıfları farklı olduğundan, bu anlamda dahi marka tecavüzünün oluşmayacak ve yine markasal kullanım ve tecavüz niteliğinde bir fiil bulunmaması sebebiyle de TTK'nın 57/5.
maddesinde belirtilen haksız rekabet fiilinin de oluşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men ve refli, oluşan maddi durumun giderilmesi, davalının ünvanının değiştirilmesi, maddi tazminat ve ilan taleplidir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Unvan terkini davası bakımından, başlangıçta davalı şirketin unvanı "T. İnşaat Turizm Ldt. Şti" şeklinde ve şirket inşaat alanında faaliyet göstermekte iken, daha sonra "inşaat" ibaresi unvandan çıkartılarak, "motor" ibaresinin eklendiği ve faaliyetlere bu alan ile ilgili eklemeler yapıldığı iddia edilerek terkin talep edilmiş, mahkemece bu taleple ilgili olarak tarafların unvanlarının baştan beri Tümopar ve T. olarak tescil edilip bu şekli ile kullanıldığı, ticaret sicilinde ilan edildiği ve davalının bunu öğrendiği gerekçe kılınarak istemin reddine karar verilmiştir. Ancak yukarıda belirtildiği gibi başlangıçta davacı tarafın unvanı "T. Motor Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti." ve faaliyet alanı motor ile ilgili olup, davalının ise faaliyet alanı inşaatla ilgili olup sonradan anasözleşmede yapılan değişiklik ile davalının unvanından inşaat çıkartılarak "motor"un eklendiği ve faaliyet alanın da motorla ilgili olarak değiştirildiği anlaşılmakla, faaliyet alanı ve yeni ticaret unvanı birlikte değerlendirildiğinde, davalının ticaret unvanındaki "motor" ibaresinin terkinine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102004600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz