Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5159 E. 2014/13733 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet kusuru↗ acentelik↗ iflas↗ taahhütname↗ ilan↗ kusur↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, acentenin kusuru ile taahhüt ettiği şekilde turu gerçekleştirememesi halinde paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararının acentenin hizmet kusuru oranında tazmin edileceğinin kabul edilmiş olmasının, turun hiç yapılmaması halinde değil gereği ve taahhüt edilen şekilde yapılamaması halini kapsadığı, ayrıca genel şartların 22/a maddesinde acentenin iflas etmesi ve iflasın kanunen yetkili mercilerce ilanının şartının koşulduğu, her ne kadar acentenin iflası talep edilmiş ise de, henüz iflasın kesinleşmediği ve ilanın yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davalı sigorta şirketi poliçe genel şartlarının eki mahiyetindeki anlaşmanın 22. maddesi ile paket turun gerçekleştirilememesi halinde dahi tur bedeli kadar ödeme yapmayı taahhüt etmiştir. Davacıların dava dışı seyahat acentesinin iflasa yönelik iddiası sübut bulmamış ise de, davacılar iflas iddiasının yanı sıra seyahatin hiç gerçekleştirilememesi olgusuna da dayanmış bulunduklarından mahkemece hiç gerçekleşmemenin de teminat dahilinde olduğu nazara alınarak neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/286 E. 2014/8464 K.
Ortak:acentelik · iflas · taahhütname · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «acentenin» «kusuru» ile «taahhüt» ettiği şekilde turu gerçekleştirememesi halinde paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararının acentenin «hizmet kusuru» oranında tazmin edileceğinin kabul edilmiş olmasının, turun hiç yapılmaması halinde değil gereği ve taahhüt edilen şekilde yapılamaması halini kapsadığı, ayrıca genel şartların 22/a maddesinde acentenin «iflas» etmesi ve iflasın kanunen yetkili mercilerce «ilanının» şartının koşulduğu, her ne kadar acentenin iflası talep edilmiş ise de, henüz iflasın kesinleşmediği ve ilanın yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın red …
Davacıların dava dışı seyahat «acentesinin» «iflasa» yönelik iddiası sübut bulmamış ise de, davacılar iflas iddiasının yanı sıra seyahatin hiç gerçekleştirilememesi olgusuna da dayanmış bulunduklarından mahkemece hiç gerçekleşmemenin de «teminat» dahilinde olduğu nazara alınarak neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı sigorta şirketi poliçe genel şartlarının eki mahiyetindeki anlaşmanın 22. maddesi ile paket turun gerçekleştirilememesi halinde dahi tur bedeli kadar ödeme yapmayı «taahhüt» etmiştir.
Benzer bu karardaDavacıların dava dışı seyahat «acentesinin» «iflasa» yönelik iddiası sübut bulmamış ise de, davacılar iflas iddiasının yanı sıra seyahatin hiç gerçekleştirilememesi olgusuna da dayanmış bulunduklarından mahkemece hiç gerçekleşmemenin de «teminat» dahilinde olduğu nazara alınarak neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» edilen Seyahat Tur Avrupa 1 «sigortasının poliçesi» 1612 sayılı Kanun'un 12. maddesinde tanımlanan «zorunlu sorumluluk sigortası» olmaması nedeniyle sigorta şirketinin yalnızca sözleşme kapsamına alınmış «rizikoların» gerçekleşmesinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğu, poliçede seyahat «acentesinin» hizmet kusurunun paket turun hiç gerçekleşmemesi halini «teminat» altına almadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi poliçe genel şartlarının eki mahiyetindeki anlaşmanın 22. maddesi ile paket turun gerçekleştirilememesi halinde dahi tur bedeli kadar ödeme yapmayı «taahhüt» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · riziko · uyuşmazlık konusu · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «uyuşmazlık konusu» edilen Seyahat Tur Avrupa 1 «sigortasının poliçesi» 1612 sayılı Kanun'un 12. maddesinde tanımlanan «zorunlu sorumluluk sigortası» olmaması nedeniyle sigorta şirketinin yalnızca sözleşme kapsamına alınmış «rizikoların» gerçekleşmesinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğu, poliçede seyahat «acentesinin» hizmet kusurunun paket turun hiç gerçekleşmemesi halini «teminat» altına almadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7637 E. 2014/13976 K.
Ortak:hizmet kusuru · acentelik · iflas · taahhütname · kusur · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «acentenin» «kusuru» ile «taahhüt» ettiği şekilde turu gerçekleştirememesi halinde paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararının acentenin «hizmet kusuru» oranında tazmin edileceğinin kabul edilmiş olmasının, turun hiç yapılmaması halinde değil gereği ve taahhüt edilen şekilde yapılamaması halini kapsadığı, ayrıca genel şartların 22/a maddesinde acentenin «iflas» etmesi ve iflasın kanunen yetkili mercilerce «ilanının» şartının koşulduğu, her ne kadar acentenin iflası talep edilmiş ise de, henüz iflasın kesinleşmediği ve ilanın yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın red …
Davacıların dava dışı seyahat «acentesinin» «iflasa» yönelik iddiası sübut bulmamış ise de, davacılar iflas iddiasının yanı sıra seyahatin hiç gerçekleştirilememesi olgusuna da dayanmış bulunduklarından mahkemece hiç gerçekleşmemenin de «teminat» dahilinde olduğu nazara alınarak neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı sigorta şirketi poliçe genel şartlarının eki mahiyetindeki anlaşmanın 22. maddesi ile paket turun gerçekleştirilememesi halinde dahi tur bedeli kadar ödeme yapmayı «taahhüt» etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı seyahat şirketinin «taahhüt» ettiği seyahati gerçekleştiremediği, şirket tarafından açılan «iflas» davasının reddine karar verildiği, dava konusu poliçeni 1612 sayılı Yasanın 12. maddesinde tanımlanan «zorunlu sorumluluk sigortası» olmaması nedeniyle sigorta şirketinin yalnızca sözleşme kapsamına alınmış «rizikoların» gerçekleşmesinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğu, «sigorta sözleşmesinin» 22. maddesinde; sigortalının paket tur kapsamında seyahat «acentesi» vasıtasıyla yapacağı seyahat ve konaklamalarda ve sigortalının bedelini ödemiş olması kaydıyla; acentenin iflas etmesi ve iflasın kanunen yetkili mercilerce ilamı, acentenin seyahatle ilgili olarak hizmet aldığı üçüncü kişilerden kaynaklanan nedenlerle hizmeti verememesi, yahut taahhüt ettiği şekilde yerine getirememesi, acentenin kamu görevi nedeniyle kamu otoritesince faaliyetlerin durdurulması halleri hariç, grev, lokavt, halk hareketleri ve kötü niyetli hareketler sonucu hizmet verememesinin mümkün olmaması halinde, paket turun gerçekleşmemesi durumunda paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararı işbu kloz kapsamında, acentenin «hizmet kusuru» oranında tazmin edeceğinin düzenlendiği, poliçede bu üç halin dışındaki "yahut acentenin kusuruyla taahhüt ettiği şekilde yerine getirememesi " halinde paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararının işbu kloz kapsamında, acentenin hizmet kusuru oranında tazmin edilir ifadesinin paket turun hiç yapılmaması halinde değil, gereği ve taahhüt edilir şekilde yapılamaması halini kapsadığı, bu durumda poliçede seyahat acentesinin hizmet kusurunun anılan 22. maddeki paket turun hiç gerçekleşmemesi halinin «teminat» altına alınmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece dosya sunulan «sigorta poliçesinin» 22. maddesi dayanak yapılarak talebin «teminat kapsamında» olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, işbu poliçede 22. maddenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · riziko · bilirkişi incelemesi · sigorta poliçesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı seyahat şirketinin «taahhüt» ettiği seyahati gerçekleştiremediği, şirket tarafından açılan «iflas» davasının reddine karar verildiği, dava konusu poliçeni 1612 sayılı Yasanın 12. maddesinde tanımlanan «zorunlu sorumluluk sigortası» olmaması nedeniyle sigorta şirketinin yalnızca sözleşme kapsamına alınmış «rizikoların» gerçekleşmesinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğu, «sigorta sözleşmesinin» 22. maddesinde; sigortalının paket tur kapsamında seyahat «acentesi» vasıtasıyla yapacağı seyahat ve konaklamalarda ve sigortalının bedelini ödemiş olması kaydıyla; acentenin iflas etmesi ve iflasın kanunen yetkili mercilerce ilamı, acentenin seyahatle ilgili olarak hizmet aldığı üçüncü kişilerden kaynaklanan nedenlerle hizmeti verememesi, yahut taahhüt ettiği şekilde yerine getirememesi, acentenin kamu görevi nedeniyle kamu otoritesince faaliyetlerin durdurulması halleri hariç, grev, lokavt, halk hareketleri ve kötü niyetli hareketler sonucu hizmet verememesinin mümkün olmaması halinde, paket turun gerçekleşmemesi durumunda paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararı işbu kloz kapsamında, acentenin «hizmet kusuru» oranında tazmin edeceğinin düzenlendiği, poliçede bu üç halin dışındaki "yahut acentenin kusuruyla taahhüt ettiği şekilde yerine getirememesi " halinde paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararının işbu kloz kapsamında, acentenin hizmet kusuru oranında tazmin edilir ifadesinin paket turun hiç yapılmaması halinde değil, gereği ve taahhüt edilir şekilde yapılamaması halini kapsadığı, bu durumda poliçede seyahat acentesinin hizmet kusurunun anılan 22. maddeki paket turun hiç gerçekleşmemesi halinin «teminat» altına alınmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece dosya sunulan «sigorta poliçesinin» 22. maddesi dayanak yapılarak talebin «teminat kapsamında» olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, işbu poliçede 22. maddenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece sigorta şirketinden poliçenin tüm genel ve özel şartları ile birlikte tamamının getirtilerek ve gerekirse de «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7394 E. 2022/7768 K.
Ortak:acentelik · teminat
İncelediğiniz karardaDavacıların dava dışı seyahat «acentesinin» «iflasa» yönelik iddiası sübut bulmamış ise de, davacılar iflas iddiasının yanı sıra seyahatin hiç gerçekleştirilememesi olgusuna da dayanmış bulunduklarından mahkemece hiç gerçekleşmemenin de «teminat» dahilinde olduğu nazara alınarak neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «acentenin» «kusuru» ile «taahhüt» ettiği şekilde turu gerçekleştirememesi halinde paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararının acentenin «hizmet kusuru» oranında tazmin edileceğinin kabul edilmiş olmasının, turun hiç yapılmaması halinde değil gereği ve taahhüt edilen şekilde yapılamaması halini kapsadığı, ayrıca genel şartların 22/a maddesinde acentenin «iflas» etmesi ve iflasın kanunen yetkili mercilerce «ilanının» şartının koşulduğu, her ne kadar acentenin iflası talep edilmiş ise de, henüz iflasın kesinleşmediği ve ilanın yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın red …
Benzer bu karardaPoliçenin "Yıllık Yurt Dışı Seyahat Programı Hizmet ve Genel Şartlar" kitapçığının 22. maddesinde belirtilen “veya «acentenin» kusuruyla gereği gibi yerine getirilememesi halinde” ifadesinin maddede sayılan üç halin dışında bağımsız bir «teminat» olduğunun ve bu ifadenin paket turun hiç gerçekleştirilememesi halini de «teminat kapsamına» aldığının kabulü gerekir.
… n yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı TA-TÜ Turizm Tekstil Ticaret Ltd Şti. (Holiday Center)'ın faaliyetinin durdurulduğu ve «tasfiye» sürecine girdiğinden düzenlenen turun bu şirket tarafından iptal edilmesinin kendi sorumluluğunda bulunduğunu, bu nedenle sözleşmenin hiç ifade edilmemesi nedeniyle tüketicinin uğradığı zarardan doğrudan sorumlu bulunduğunu, sigorta şirketi açısından ise; TTK'nın 1401. maddesi ile "«sigorta sözleşmesi», sigortacının bir «prim» karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, «rizikonun» meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmelerdir." şeklinde tanımlandığını, poliçenin "Yıllık Yurt Dışı Seyahat Proğramı Hizmet ve Genel Şartlar" kitapçığının 22. maddesi gereğince davalı ... şirketinin mevcut poliçe gereğince sorumluluğunun doğabilmesi için tahdidi olarak sayılan seyahat «acentesinin» iflası, seyahat acentesinin hizmet kusurları kapsamında hiçbirinin dava konusu olayda mevcut almadığını bu nedenle sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı ge …
Dava, seyahat «acentesinin» hizmet kusurundan turun gerçekleşmemesi nedeniyle ödemiş olduğu «bedelin iadesi» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · sigorta teminatı · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · riziko · ek prim · ispat yükü · ek tasfiye
Benzer bu kararda… n yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı TA-TÜ Turizm Tekstil Ticaret Ltd Şti. (Holiday Center)'ın faaliyetinin durdurulduğu ve «tasfiye» sürecine girdiğinden düzenlenen turun bu şirket tarafından iptal edilmesinin kendi sorumluluğunda bulunduğunu, bu nedenle sözleşmenin hiç ifade edilmemesi nedeniyle tüketicinin uğradığı zarardan doğrudan sorumlu bulunduğunu, sigorta şirketi açısından ise; TTK'nın 1401. maddesi ile "«sigorta sözleşmesi», sigortacının bir «prim» karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, «rizikonun» meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmelerdir." şeklinde tanımlandığını, poliçenin "Yıllık Yurt Dışı Seyahat Proğramı Hizmet ve Genel Şartlar" kitapçığının 22. maddesi gereğince davalı ... şirketinin mevcut poliçe gereğince sorumluluğunun doğabilmesi için tahdidi olarak sayılan seyahat «acentesinin» iflası, seyahat acentesinin hizmet kusurları kapsamında hiçbirinin dava konusu olayda mevcut almadığını bu nedenle sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı ge …
TTK’nın 1409/2 maddesi gereğince; sözleşmede öngörülen «rizikolardan» herhangi birinin veya bazılarının «sigorta teminatı» dışında kaldığını «ispat yükü» sigortacıya aittir.
Bu durumda davalı ... şirketi «rizikonun» «teminat kapsamı» dışında kaldığını ispatlayamamıştır.
Dava, seyahat «acentesinin» hizmet kusurundan turun gerçekleşmemesi nedeniyle ödemiş olduğu «bedelin iadesi» talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5159 E. , 2014/13733 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/12/2013
NUMARASI 2013/252-2013/311
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2013/252-2013/311 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin yurt dışına gitmek için dava dışı H. Center ismiyle faaliyette bulunan T. Tur. ve Teks. Tic. Ltd. Şti.’ne başvurarak kişi başı 1.050 € olmak üzere 4 kişi için 4.200 € ödediklerini ve davalı sigorta tarafından 20/10/2012 ve 30/10/2012 tarihleri arasında geçerli Seyahat Avrupa Tur Poliçesi ile sigorta edildiklerini, ancak seyahat acentesinin iflas etmesi nedeniyle turun gerçekleştirilemediğinin kendilerine bildirildiğini, davalı şirkete başvurmalarına rağmen dava dışı tur şirketinin iflasının kesinleşmediğinden bahisle poliçeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, seyahat şirketinin tasfiye sürecine girdiğini, davalı sigorta şirketinin de herhangi bir ödemede bulunmadığını ileri sürerek, 4.200 Euro'nun faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar ödemesinin gerçekleştirilebilmesi için firmanın iflas etmiş olduğuna dair kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunması gerektiğini, ayrıca davaya konu poliçenin seyahat acentesinin hizmet kusurlarına karşı düzenlenen bir zorunlu poliçe olmayıp seyahat sağlık poliçesi kapsamında verilmiş bir ek teminat olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, acentenin kusuru ile taahhüt ettiği şekilde turu gerçekleştirememesi halinde paket tur bedelini aşmamak kaydıyla sigortalının zararının acentenin hizmet kusuru oranında tazmin edileceğinin kabul edilmiş olmasının, turun hiç yapılmaması halinde değil gereği ve taahhüt edilen şekilde yapılamaması halini kapsadığı, ayrıca genel şartların 22/a maddesinde acentenin iflas etmesi ve iflasın kanunen yetkili mercilerce ilanının şartının koşulduğu, her ne kadar acentenin iflası talep edilmiş ise de, henüz iflasın kesinleşmediği ve ilanın yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davalı sigorta şirketi poliçe genel şartlarının eki mahiyetindeki anlaşmanın 22. maddesi ile paket turun gerçekleştirilememesi halinde dahi tur bedeli kadar ödeme yapmayı taahhüt etmiştir. Davacıların dava dışı seyahat acentesinin iflasa yönelik iddiası sübut bulmamış ise de, davacılar iflas iddiasının yanı sıra seyahatin hiç gerçekleştirilememesi olgusuna da dayanmış bulunduklarından mahkemece hiç gerçekleşmemenin de teminat dahilinde olduğu nazara alınarak neticesine göre karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101999400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz