Şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13311 E. 2014/15765 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi ve tasfiyesi↗ ttk 636/3↗ resen terkin↗ haklı sebep↗ şirketin feshi↗ fesih↗ terkin↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafça haklı sebebin varlığı yönünde HMK'nın 121 maddesi ve HMK'nın 140/5. maddeleri çerçevesinde verilen sürelere rağmen somut delillerin sunulmadığı, davada salt ortaklar arasında yaşanan huzursuzluklardan bahisle fesih ve tasfiyenin istendiği, maddi vakıanın hangi hukuki delillerle ispatlanacağını belirtir şekilde ek dilekçenin dahi sunulmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 636 /3. maddesine göre, haklı nedenle davalı şirketin feshi ve tasfiyesi talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Bir şirketin amacına ulaşması için faal olması gerekir. Pendik Vergi Dairesi vergi kayıtlarına göre, davalı şirketin 31/03/2005 itibariyle resen terkinin yapıldığı ve vergi borcunun bulunmadığı belirtilmiş olup, davalı şirketin gayrı faal olduğu davalı ortak F.. Ü..’in yazılı beyanlarından da anlaşılmaktadır. Bu halde, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için haklı sebep bulunduğu nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekirken, davanın reddi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3848 E. 2015/10340 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · mirasçılık · limited şirket · cy/cy kaydı · dahili dava · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, kamu borçlarından sorumluluğun öncelikle dava dışı «limited şirkete» ait olduğu, şirketten tahsilinin mümkün olmaması halinde «şirket müdürü» ve ortaklardan tahsili yoluna gidilebileceği, henüz şirket hakkında icra takibi yapılmadan davacının borcu ödediği, ödeme tarihlerinde borcun şirketten tahsilinin mümkün olup olmadığı hususunda araştırma yapılmak istendiği ancak davacının, şirketin gayri faal olduğundan bahisle şirket «defterlerini» sunmadığı, bu sebeple davacının müdür sıfatıyla yaptığı ödemelerin şirketten tahsili imkanı olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veri …
Somut olayda davacı, şirketin faaliyetinin bulunmaması 2007 yılında vergi «kaydının» kapatıldığını, kaynakları olmaması nedeniyle bizzat kendisi tarafından yapılandırılan vergi borcunun ödendiğini ileri sürmüş, davalı ise şirketin faal olduğunu iddia etmemiş, söz konusu kamu borcunun bir tek davacı tarafından değil, şirket ortakları ve «mirasçıları» da «dahil» birlikte şirket adına ödendiğini savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13311 E. , 2014/15765 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/12/2013
NUMARASI 2013/750-2013/494
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2013 tarih ve 2013/750-2013/494 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili İ.. Ö.., davalı İ.. G.. ve davalı F.. Ü..’in murisi olan M. A. Ü.arafından kurulduğunu, bir zaman sonra ortaklar arasında yaşanan huzursuzlukların ortaklığın devamını imkansız hale getirdiğini, ortaklardan M. A. Ü.’in 10.11.2006 tarihinde ölümünün şirketteki tüm ilişkilerin kopmasına neden olduğunu, bu tarihten itibaren M.A.Ü.’in varisi olan F.A.in şirket işleriyle ilgilenmemesi ve diğer ortak İ.. G..’e de ulaşılamıyor olmasının şirketi tamamen atıl ve çalışamaz duruma getirdiğini, çok uzun süreden beri sadece evrak üzerinde devam eden şirketin toplantı dahi yapamaz halde olduğunu, sicilde kayıtlı olarak görünen şirketin hiçbir işlem tesis etmediğini ileri sürerek, TTK’nın 636 /3.
maddesi mucibince haklı nedenle şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
[…]. G.. ve davalı İ. Dünyası Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
[…] A., davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafça haklı sebebin varlığı yönünde HMK'nın 121 maddesi ve HMK'nın 140/5. maddeleri çerçevesinde verilen sürelere rağmen somut delillerin sunulmadığı, davada salt ortaklar arasında yaşanan huzursuzluklardan bahisle fesih ve tasfiyenin istendiği, maddi vakıanın hangi hukuki delillerle ispatlanacağını belirtir şekilde ek dilekçenin dahi sunulmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 636 /3. maddesine göre, haklı nedenle davalı şirketin feshi ve tasfiyesi talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Bir şirketin amacına ulaşması için faal olması gerekir. Pendik Vergi Dairesi vergi kayıtlarına göre, davalı şirketin 31/03/2005 itibariyle resen terkinin yapıldığı ve vergi borcunun bulunmadığı belirtilmiş olup, davalı şirketin gayrı faal olduğu davalı ortak F.. Ü..’in yazılı beyanlarından da anlaşılmaktadır. Bu halde, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için haklı sebep bulunduğu nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekirken, davanın reddi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101992700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz