Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8063 E. 2014/13692 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekile tebligat↗ yabancı mahkeme ilamı↗ adli yardım↗ möhuk 47↗ tenfiz↗ tebligat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tenfizi istenen kararın gıyabi karar olduğu, gerekçesi bulunmadığı, MÖHUK 38. maddesi şartları bulunmadığı, tenfiz şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/12253 E,2010/1136 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir. Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır. Dosyada yapılan incelemede asıl ve birleşen davaların 12.03.2007 tarihinde açıldıkları Essen Asliye Hukuk Mahkemesinin 8 O 424/04 no'lu kararının temyize cevap dilekçesi ekinde sunulan tebligat evraklarına göre 20.09.2012 tarihinde diplomatik yolla davalı vekiline teblig edildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece dava tarihi itibarıyla usulünce kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11228 E. 2014/5012 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «tenfizi» istenen kararın gıyabi karar olduğu, gerekçesi bulunmadığı, MÖHUK 38. maddesi şartları bulunmadığı, tenfiz şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/12253 E,2010/1136 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Ancak; dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, yabancı bir mahkeme kararının «tenfiz» edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, dosya içerisinde davalı vekiline diplomatik yolla yapılan 24.04.2008 tarihli «tebligat» parçasının bulunduğu, yabancı mahkeme ilamında davalılara kararın tebliğ edildiğine dair ibare olmadığı, temyiz aşamasında «ibraz» edilen ilamda davalılara kararın 07.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, kararın ise 22.12.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla birlikte, 24.04.2008 tarihli tebl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1564 E. 2014/3918 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, «tenfizi» istenen kararın gıyabi karar olduğu, gerekçesi bulunmadığı, MÖHUK 38. maddesi şartları bulunmadığı, tenfiz şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/12253 E,2010/1136 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, dava konusu yabancı mahkeme ilamının tenfizine, «masraf» tespit kararının diplomatik yolla tebliğ edildiği ispatlanamadığından bu karara ilişkin tenfiz talebinin ise reddine karar vermiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, Almanya Essen Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 11 O 569/05 numaralı kararının ve «yargılama giderlerine» ilişkin «masraf» tespit kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, «tenfizi» istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri kapsamında tebliğ edildiği ve usulünce kesinleştiği, ancak «masraf» tespit kararının diplomatik yolla tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · dosya masrafı
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, Almanya Essen Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 11 O 569/05 numaralı kararının ve «yargılama giderlerine» ilişkin «masraf» tespit kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, dava konusu yabancı mahkeme ilamının tenfizine, «masraf» tespit kararının diplomatik yolla tebliğ edildiği ispatlanamadığından bu karara ilişkin tenfiz talebinin ise reddine karar vermiştir.
Mahkemece, «tenfizi» istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri kapsamında tebliğ edildiği ve usulünce kesinleştiği, ancak «masraf» tespit kararının diplomatik yolla tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davaya konu Almanya Essen Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin «tenfizine» karar verilen asıl kararında dava «masraflarının» davalıya yüklendiğinin belirtilmesine ve bu kararın Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak davalıya tebliğ edilmiş olmasına göre, bilahare adli memur tarafından …
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6348 E. 2012/13945 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… lemede asıl ve birleşen davaların 12.03.2007 tarihinde açıldıkları Essen Asliye Hukuk Mahkemesinin 8 O 424/04 no'lu kararının temyize cevap dilekçesi ekinde sunulan «tebligat» evraklarına göre 20.09.2012 tarihinde diplomatik yolla davalı «vekiline teblig» edildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece dava tarihi itibarıyla usulünce kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeyle» kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «tenfizi» istenen kararın gıyabi karar olduğu, gerekçesi bulunmadığı, MÖHUK 38. maddesi şartları bulunmadığı, tenfiz şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/12253 E,2010/1136 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaDavaya konu «tenfizi» istenen Essen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 14.09.2009 tarihinde «tebligat» yolu ile tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 07.06.2010 olduğu yazılı ise de dosyaya sunulan tebliğe ilişkin belgelerden kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 07.06.2010 tarihinde davalı vekili Av. ...’na tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
2-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın diplomatik yolla davalıya tebliğ edildiği tarihten sonrası için yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaAncak, kararın adı geçen davalı «vekiline tebliğinden» sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme «şerhi» karar üzerinde bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8063 E. , 2014/13692 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 16/10/2012
NUMARASI 2011/93-2012/392
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2012 tarih ve 2011/93-2012/392 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/09/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. S. B. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların müvekkillerinden para tahsil edip geriye ödemediklerini, bunun üzerine davalılar aleyhine Essen Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davası açıldığını, 19.01.2005 tarihinde davanın müvekkilleri lehine sonuçlandığını, kararın 21.07.2005 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, yabancı mahkeme kararı ile masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkillerininden K. İnşaat Tarım A.Ş'nin merkezinin Konya olması nedeniyle mahkemenin yetkili olmadığını, bu davalı hakkındaki davanın tefriki ile yetkisizlik kararı verilmesini, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararında MÖHUK 34 ve 38. maddelerdeki usuli şartların oluşmamış olduğunu, müvekkillerine dava dilekçesinin ve kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ayrıca kararın gerekçesinin de bulunmadığını, aynı konuda Türk Mahkemelerinden verilen kararlar ile çeliştiğini, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkili olduğunu, bu nedenle kararın kamu düzenine de aykırı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tenfizi istenen kararın gıyabi karar olduğu, gerekçesi bulunmadığı, MÖHUK 38. maddesi şartları bulunmadığı, tenfiz şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/12253 E,2010/1136 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir. Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır. Dosyada yapılan incelemede asıl ve birleşen davaların 12.03.2007 tarihinde açıldıkları Essen Asliye Hukuk Mahkemesinin 8 O 424/04 no'lu kararının temyize cevap dilekçesi ekinde sunulan tebligat evraklarına göre 20.09.2012 tarihinde diplomatik yolla davalı vekiline teblig edildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece dava tarihi itibarıyla usulünce kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101992100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz