Delil tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10219 E. 2014/16922 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil tespiti↗ tescilsiz tasarım↗ bilirkişi incelemesi↗ yasal faiz↗ ilan↗ haksız rekabet↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı şirket yetkili temsilcisinin delil tespit dosyasına sunduğu yazılı beyanda, tespit edilen kanepenin bir başka adreste bulunan 3.kişilerce satılması amacıyla kendi iş yerlerine bırakıldığını beyan ettiği, yargılama aşamasında, davalı şirket vekilinin, bu mobilyanın, aynı iş yerinde bulunan müvekkilinin kiracısı M. A..’a ait olduğunu söylemesinin çelişkili olduğu, inandırıcı olmadığı, davalı işyerinde ele geçirilen kanepe tasarımının, davacının tescilli tasarımındaki kanepe görseliyle birebir aynı olması nedeniyle taklit ürün niteliğinde olduğu, 554 sayılı KHK’nın 48/1 maddesinde zikredilen hüküm karşısında davalının eyleminin tescilli tasarım hakkına tecavüz ve 6012 sayılı TTK 55/1 (4) bendi hükümleri uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğu, KHK’nın 49/1 (c) bendi ile TTK’nın, 56/1 (e) bendi hükümlerinde, hak sahibinin manevi tazminat talep edebileceği, davalı firmanın, davacı tarafın uzun emek ve yatırım sonucu tescil ettirmeyi başardığı tasarımın birebir kopyasını taklit ederek piyasaya sürmesi eyleminin manevi zarara yol açacağı gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı Şark Sedir Mobilya Ltd.'nin üretim ve pazarlama yoluyla davacı şirkete ait 2010/2138-4 sayılı Kanepe tasarımından doğan mali ve manevi hakka tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine, ihlalin durdurulmasına, müteakip ihlal eylemlerinin önlenmesine, davacı taraf lehine takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece değişik iş dosyası üzerinden yapılan tespit neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınarak tecavüzün varlığına kanaat getirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, tespit bilirkişi raporu davalı tarafa tebliğ edilmiş olup, davalı taraf rapora itiraz etmiştir. Bu sebeple mahkemece davalı tarafın tespit raporuna yönelik itirazının da bulunduğu gözönünde bulundurularak, işbu davadaki savunmaları da değerlendirecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılması, dosyadaki tüm deliller ile birlikte incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4632 E. 2011/15252 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaBu sebeple mahkemece davalı tarafın tespit raporuna yönelik itirazının da bulunduğu gözönünde bulundurularak, işbu davadaki savunmaları da değerlendirecek şekilde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması, dosyadaki tüm deliller ile birlikte incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün te …
Benzer bu karardaMahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda, davacının maddi zararının yeni para birimi ile 2.246 TL olduğu belirlendikten sonra, davacı tarafça herhangi bir «ıslah» talebinde bulunulmadığı halde, talep aşılmak suretiyle belirlenen bu miktar üzerinden «maddi tazminata» hükmedilmesi doğru görülmediğinden, davalı Latif Aydın Kanepe Mobilya San. ve Tic.A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu itibarla bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · reeskont faizi · havale · ıslah · maddi tazminat
Benzer bu kararda… davacıya ait tasarım ile görsel özellikler itibariyle aynı olduğu, bu tasarımı üreten ve satan davalıların Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi anlamında iştirak halinde «müteselsilen sorumlu» olduğu, gerekçesi ile; “Papatya” oturma grubunu, davalıların üretip satmasının, davacıya ait tasarıma tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin menine, davalılarda bulunan ürünlerin toplatılmasına, tespit edilen 2.246,19 TL maddi 2.500 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen değişir oranlardaki «reeskont faizi» ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda, davacının maddi zararının yeni para birimi ile 2.246 TL olduğu belirlendikten sonra, davacı tarafça herhangi bir «ıslah» talebinde bulunulmadığı halde, talep aşılmak suretiyle belirlenen bu miktar üzerinden «maddi tazminata» hükmedilmesi doğru görülmediğinden, davalı Latif Aydın Kanepe Mobilya San. ve Tic.A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu itibarla bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosyaya sunulan 24.06.2008 «havale» tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde, davalı Polonez Ltd.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1743 E. 2012/1107 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaA..’a ait olduğunu söylemesinin çelişkili olduğu, inandırıcı olmadığı, davalı işyerinde ele geçirilen kanepe tasarımının, davacının «tescilli tasarımındaki» kanepe görseliyle birebir aynı olması nedeniyle taklit ürün niteliğinde olduğu, 554 sayılı KHK’nın 48/1 maddesinde zikredilen hüküm karşısında davalının eyleminin tescilli tasarım hakkına tecavüz ve 6012 sayılı TTK 55/1 (4) bendi hükümleri uyarınca «haksız rekabet» niteliğinde olduğu, KHK’nın 49/1 (c) bendi ile TTK’nın, 56/1 (e) bendi hükümlerinde, hak sahibinin manevi tazminat talep edebileceği, davalı firmanın, davacı tarafın uzun emek ve yatırım sonucu tescil ettirmeyi başardığı tasarımın birebir kopyasını taklit ederek piyasaya sürmesi eyleminin manevi zarara yol açacağı gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı Şark Sedir Mobilya Ltd.'nin üretim ve pazarlama yoluyla davacı şirkete ait 2010/2138-4 sayılı Kanepe tasarımından doğan mali ve manevi hakka tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine, ihlalin durdurulmasına, müteakip ihlal eylemlerinin önlenmesine, davacı taraf lehine takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece değişik iş dosyası üzerinden yapılan tespit neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınarak tecavüzün varlığına kanaat getirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, tespit bilirkişi raporu davalı tarafa tebliğ edilmiş olup, davalı taraf rapora itiraz etmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, «tescilli tasarımlara» tecavüz ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
… rihinde kurulduğu, tüm dosya kapsamından mağazanın davalıya ait olduğunun tespit edildiği, katalogundaki ‘nadide’, ‘armoni’ ve ‘formula’ ibareli ürünlerin davacının «tescilli tasarımlarına» tecavüz teşkil ettiği, aynı tasarımların kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tasarım hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 10.00 …
Davacı taraf, davalıya ait olduğunu iddia ettiği ‘Modelland’ adlı işyerinde adına «tescilli tasarımlara» tecavüz teşkil eden koltuk ve kanepelerin satıldığını ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlığın giderilmesi kararı · limited şirket ortağı · tüzel kişilik · limited şirket · husumet
Benzer bu karardaBu durum karşısında, davalının, dava dışı «limitet şirketin ortağı» bulunduğu da dikkate alınıp, bu şirket ortaklığı dışında kendi adına ticari faaliyetinin olup olmadığının ilgili resmi mercilerden araştırılması, anılan işyerinin, kendisine mi yoksa ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan ortağı olduğu dava dışı limitet şirkete mi ait olduğunun tespit edilmesi, davalıya «husumet» düşüp düşmeyeceğinin değerlendirilmesi, işyerinin dava dışı limitet şirkete ait olduğu belirlendiğinde, ayrıca davalının doğrudan doğruya tasarımlara ilişkin bir t …
Dosya kapsamından, belirtilen şirketin, aralarında davalının da bulunduğu üç ayrı ortak tarafından 1996 yılında kurulduğu ve halen «tüzel kişiliğini» devam ettirdiği anlaşılmaktadır.
Bozma ilamında işaret edildiği üzere, taraflar arasındaki «uyuşmazlığın giderilmesi» için öncelikle ‘Modelland’ ibareli işyerinin kime ait olduğunun ve davalının doğrudan tasarımlara tecavüzünün bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10219 E. , 2014/16922 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 12/02/2014
NUMARASI 2013/98-2014/29
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2014 tarih ve 2013/98-2014/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/02138-4 sayılı “Koltuk” tasarımının birebir aynısının davalı tarafından satışa sunulduğunun, davalı işyerinde mahkeme kanalı ile yapılan tespit ile sabit olduğunu, davalının eyleminin 554 sayılı KHK uyarınca müvekkiline ait tescilli tasarımdan doğan hakka tecavüz ve TTK hükümleri uyarınca da haksız rekabet niteliğinde olduğunu ileri sürerek tecavüzün tespiti, durdurulması, men’i, hüküm özetinin ilanı ile 5.000,00 TL manevi tazminata hüküm olunmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunarak davanın kime yöneltildiğinin açık olmadığını, ayrıca dava konusu ürünün müvekkiline ait işyerinin birinci katında kiracısı olan dava dışı M.A..’a ait olduğunu, kendisinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı şirket yetkili temsilcisinin delil tespit dosyasına sunduğu yazılı beyanda, tespit edilen kanepenin bir başka adreste bulunan 3.kişilerce satılması amacıyla kendi iş yerlerine bırakıldığını beyan ettiği, yargılama aşamasında, davalı şirket vekilinin, bu mobilyanın, aynı iş yerinde bulunan müvekkilinin kiracısı M. A..’a ait olduğunu söylemesinin çelişkili olduğu, inandırıcı olmadığı, davalı işyerinde ele geçirilen kanepe tasarımının, davacının tescilli tasarımındaki kanepe görseliyle birebir aynı olması nedeniyle taklit ürün niteliğinde olduğu, 554 sayılı KHK’nın 48/1 maddesinde zikredilen hüküm karşısında davalının eyleminin tescilli tasarım hakkına tecavüz ve 6012 sayılı TTK 55/1 (4) bendi hükümleri uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğu, KHK’nın 49/1 (c) bendi ile TTK’nın, 56/1 (e) bendi hükümlerinde, hak sahibinin manevi tazminat talep edebileceği, davalı firmanın, davacı tarafın uzun emek ve yatırım sonucu tescil ettirmeyi başardığı tasarımın birebir kopyasını taklit ederek piyasaya sürmesi eyleminin manevi zarara yol açacağı gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı Şark Sedir Mobilya Ltd.'nin üretim ve pazarlama yoluyla davacı şirkete ait 2010/2138-4 sayılı Kanepe tasarımından doğan mali ve manevi hakka tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine, ihlalin durdurulmasına, müteakip ihlal eylemlerinin önlenmesine, davacı taraf lehine takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece değişik iş dosyası üzerinden yapılan tespit neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınarak tecavüzün varlığına kanaat getirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, tespit bilirkişi raporu davalı tarafa tebliğ edilmiş olup, davalı taraf rapora itiraz etmiştir. Bu sebeple mahkemece davalı tarafın tespit raporuna yönelik itirazının da bulunduğu gözönünde bulundurularak, işbu davadaki savunmaları da değerlendirecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılması, dosyadaki tüm deliller ile birlikte incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101971800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz