Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16010 E. 2014/632 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
saklama yükümlülüğü↗ usulsüz tevdi sözleşmesi↗ usulsüz tevdi↗ abonelik sözleşmesi↗ kusur sorumluluğu↗ internet bankacılığı↗ tahsilde tekerrür↗ kusur oranı↗ müteselsil sorumluluk↗ mahsup↗ yenileme↗ vade↗ haksız fiil↗ taşıyan↗ yasal faiz↗ kusur↗ hasar↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının T. İletişim Hizmetleri A.Ş'nin abonesi olduğu, herhangi bir başvuru bulunmamasına rağmen davalı T.. A..'nin davalılardan E.. K..'nin G.. A.. aracılığıyla davacının sim kartı için yaptığı başvuru sonucu, abonenin gerçek kimliğini yeterince araştırmadan sim kartı yenilediği, ikinci sim kart kopya olarak sunulmasa dava konusu işlemin yapılamayacağı, bu nedenle anılan davalının sorumlu tutulması gerektiği, davalı H. Bank A.Ş'nin objektif özen yükümünden kaynaklanan sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu işlemde tam kusurlu olduğu, E.. K..'nin haksız fiili gerçekleştirdiğinin ceza mahkemesi tarafından tespit edilerek anılan davalının cezalandırıldığı, bu sebeple Erdal'ın da sorumlu olduğu, davalı T.. A..'nin bayisi olan G.. A..'nin abonelik sözleşmesinin tarafı olmadığından zararın doğumunda kusura yönelik bir sorumluluğunun bulunmadığı, ne sözleşmesel ne de haksız fiil sebebiyle sorumluluğu bulanmayan davalı M. Sağlık Hizmetleri Paz. ve Tic. Ltd. Şti'nden tazminat istenemeyeceği, davalıların şifre ve paroların davacı tarafından korunmadığına ilişkin iddialarını ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın Turkcell A.Ş. yönünden kabulü ile, 50.000,00 TL'nin zarar tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasayla değişik 2/2 bendindeki (avans) faiz oranı üzerinden davalı Turkcell'den tahsili ile davacıya verilmesine, asıl dava dosyasının davalıları olan G.. A.. ile M. Ltd. Şti. hakkındaki davanın sabit olmadığından reddine, birleşen dosyada davalılar H. Bank A.Ş. ile E.. K.. hakkındaki davaların kabulü ile, davalı H. Bank A.Ş. yönünden 50.000,00 TL'nin zarar tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasayla değişik 2/2 bendindeki (avans) faiz oranından bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı E.. K.. yönünden ise 50.000,00 TL'nin zarar tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasayla değişik 1/1 bendindeki (yasal) faiz oranından bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, tahsilde tekerrüre yol açılmamasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı T.. A.. vekili ve davalı H. Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı H. Bank A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- […] Bank A.Ş. ile E.. K..'nin müteselsil sorumluluğunun bulunmasına ve davacının talebinin de bu yönde olmasına rağmen mahkemece müteselsil sorumluğa hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- […]. A.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4. ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur.
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı T. İletişim Hizmetleri A.Ş. de kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararı olup, davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Dolayısı ile davacının talebini akidi olan davalı bankaya yöneltmesi gerekmektedir. Şayet usulsüz işlemde davalı T. A.Ş’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı T. A.Ş’ye husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9256 E. 2012/16409 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4. ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · yetki itirazı · yetki
Benzer bu kararda… lerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Ziraat Bankası'nın tüm temyiz itirazlarının, davalı Turkcell A.Ş.'nin «yetki itirazının» HUMK’nun 9/3. maddesi uyarınca reddinde de bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerek …
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Turkcell A.Ş’nin «sim kart değişikliğinde» gerekli kontrolleri yapmayarak onay şifresinin 3. kişiler eline geçmesinden dolayı sorumlu tutulmak suretiyle kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4843 E. 2012/7249 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4. ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · havale
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından 19.01.2007 tarihinde Albaraka Türk ve Ziraat Bankası Şubelerine ayrı ayrı «havale» yapıldığı, aynı gün davacıya ait telefonda «sim kart değişikliği» de yapıldığı, olayda davalı bankanın, aldığı önlemlerin yetersiz olması nedeniyle sorumlu olduğu, örneğin SMS doğrulaması olmaksızın başkaca havalelerin de yapıldığı, bunun sistemin sağlıklı çalışmadığını gösterdiği, dava dışı GSM şirketinin de yedek sim kart çıkarılmasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle yarı oranında kusurunun bulunduğu, tazminatın belirlenmesinde «kusur» durumunun dikkate alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.250 TL'nin 19.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont fai …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5607 E. 2013/7417 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4. ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
… an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Banka vekilinin tüm, davalı Turkcell A.Ş. vekilinin ise «yetki» ve «işbölümüne» ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup,Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi …
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · özen yükümlülüğü · işbölümü · mevduat hesabı · üçüncü kişi · temerrüt faizi · yetki · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna gör, davacının kasıtlı olarak internet şifresini ve dinamik akıllı onay şifresini «üçüncü kişiye» verdiğinin ve asıl fail ile birlikte hareket ettiğinin iddia edilip kanıtlanamadığı, «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın kural olarak «özen yükümlüğünü» ihlal etmekle asli kusurlu olduğu, davacının zararının oluşmasında davalı Turkcell A.Ş'nin de "«sim" kart değişikliği» nedeniyle kusurlu bulunduğu, dava konusu olayda davacının kusurlu olduğunun ise kanıtlanamadığı, davalıların dava açılmadan önce BK'nun 101. maddesinde öngörülen şekilde «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı Turkcell A.Ş’ne «husumet» düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalı Turcell A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir. ...- Davacı vekilinin temyizine gelince; davacı tarafça dava konusu edilen miktarın olay tarihinden itibaren «temerrüt faizi» ile tahsili talep edilmiş olmasına, esasen davanın özünün haksız eylemden kaynaklanmasına ve davacının hesabınında vadesiz «mevduat hesabı» olmasına nazaran mahkemece, istem gibi olay tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken isabetli bulunmayan yazılı gerekçe ile dava tarihinden itib …
… an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Banka vekilinin tüm, davalı Turkcell A.Ş. vekilinin ise «yetki» ve «işbölümüne» ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup,Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi …
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Turkcell A.Ş’nin «sim kart değişikliğinde» gerekli kontrolleri yapmayarak onay şifresinin .... kişilerin eline geçmesinden dolayı sorumlu tutulmak suretiyle kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3016 E. 2013/2148 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · müteselsil sorumluluk · mahsup · vade · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
K..'nin «müteselsil sorumluluğunun» bulunmasına ve davacının talebinin de bu yönde olmasına rağmen mahkemece müteselsil sorumluğa hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «internet bankacılığı» aracılığıyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almadığı, diğer davalının ise «bayilik sözleşmesine» aykırı olarak mevcut abonenin kimlik bilgileri yönünden gerekli araştırmayı yapmaksızın yeni hat vermek suretiyle kusurlu olduğu, davalıların tespit edilen 14.170 TL zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle 14.170 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · bayilik sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «internet bankacılığı» aracılığıyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almadığı, diğer davalının ise «bayilik sözleşmesine» aykırı olarak mevcut abonenin kimlik bilgileri yönünden gerekli araştırmayı yapmaksızın yeni hat vermek suretiyle kusurlu olduğu, davalıların tespit edilen 14.170 TL zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle 14.170 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı ...Ş’nin «sim kart değişikliğinde» gerekli kontrolleri yapmayarak onay şifresinin .... kişiler eline geçmesinden dolayı sorumlu tutulmak suretiyle kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5711 E. 2012/5713 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4. ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · özen yükümlülüğü · yetki itirazı · reeskont faizi · yetki
Benzer bu kararda… e ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, davalı Turkcell’in ve yetkili kıldığı abone merkezinin «sim kart değişikliğini» gerçek hat sahibine yapmayarak gerekli «özen yükümlülüğünü» yerine getirmediği, davacının kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle 77.100,00 TL’nin 27.03.2008 tarihinden itibaren yasal («reeskont) faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… ön bulunmamasına, davacının kusurlu olduğunu kanıtlayamamış bulunmasına göre davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş’nin tüm temyiz itirazlarının, davalı Turkcell A.Ş.'nin «yetki itirazının» HUMK’nun 9/3. maddesi uyarınca reddinde de bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerek …
Şti’nin «sim kart değişikliğini» gerçek hat sahibine yapmayarak onay şifresinin 3. kişiler eline geçmesinden dolayı sorumlu tutulmak suretiyle kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12243 E. 2018/2836 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
A..'nin «abonelik sözleşmesinin» tarafı olmadığından zararın doğumunda «kusura» yönelik bir sorumluluğunun bulunmadığı, ne sözleşmesel ne de «haksız fiil» sebebiyle sorumluluğu bulanmayan davalı M.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinde hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61'inci maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · reeskont faizi
Benzer bu kararda… osya kapsaına göre, davalı bankanın ve gerçekleşmesi muhtemel riskleri öngörebilmek ve gerekli önlemleri almak durumunda olması gerektiği, davalı telefon şirketinin «sim kart değişikliği» talebinde bulunan kişi hakkında yeterli inceleme yapmadığı, gerekli özeni göstermediği , her iki davalının eşit oranda kusurlu olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne 14.500,00 TL'nin işlem tarihinden itibaren bankalar arası işleyecek en yüksek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4815 E. 2013/5889 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4. ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4. ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · temerrüt faizi · havale · yetki · temerrüt
Benzer bu karardaTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı ...Ş. vekilinin «yetki itirazının» HUMK’nın 9/.... maddesi uyarınca reddinde bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekm …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından birden fazla işlemle başka hesaplara «havale» yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, diğer davalının ise sim kart başvurusu sırasında gerekli kontrolleri yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle, 59.426,...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16010 E. , 2014/632 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/10/2011
NUMARASI 2008/191-2011/460
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/10/2011 tarih ve 2008/191-2011/460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, ihbar olunan vekili ve davalı T.. A.. Vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, T.. A.. ve G.. A..'nin müvekkiline ait SİM kartını, kayıp ihbarı ve geçerli bir talimat olmadığı halde değiştirildiklerini, davalı iletişim şirketinin sim kartın kime teslim edildiğini bildiremediğini, internet bankacılığı şifresinin yeni sim kartı alanlara gönderildiğini, bu yolla müvekkilinin hesabından 50.000,00 TL'nin internet bankacılığının kullanılmasıyla havale edilip tanınmayan kişilerce çekildiğini ileri sürerek çekilen paranın olay terihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı T.. A.. vekili, hat sahibi davacı olmadığından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zararın asıl olarak davacının şifresini koruyamamasından kaynaklandığını, sim kart değişikliği ile zarar arasından illiyet bağının bulunmadığını, zararda bankanın sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı M. Sağlık Hizmetleri Paz. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, sözü geçen telefon hattının sahibi olan müvekkilinin sim kart değişikliği için herhangi bir başvurusunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl davada, davalı G.. A.. savunma yapmamıştır.
Birleşen dosyada da, davacı vekili, asıl davadaki iddialarını tekrar ederek hesabındaki paranın internet bankacılığı yoluyla havale edilmesinde gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı Bankanın sorumlu olduğunu, paranın diğer davalı Erdal'a ödendiğini ileri sürerek 50.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davalı H. Bank A.Ş. vekili, davacının parola/şifre bilgilerinin müvekkilinin sisteminden elde edilmediğini, parola ve şifrelerin davacının sorumluluğu altında iken dava konusu işlemin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen davada davalı E.. K.. savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının T. İletişim Hizmetleri A.Ş'nin abonesi olduğu, herhangi bir başvuru bulunmamasına rağmen davalı T.. A..'nin davalılardan E.. K..'nin G.. A.. aracılığıyla davacının sim kartı için yaptığı başvuru sonucu, abonenin gerçek kimliğini yeterince araştırmadan sim kartı yenilediği, ikinci sim kart kopya olarak sunulmasa dava konusu işlemin yapılamayacağı, bu nedenle anılan davalının sorumlu tutulması gerektiği, davalı H. Bank A.Ş'nin objektif özen yükümünden kaynaklanan sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu işlemde tam kusurlu olduğu, E.. K..'nin haksız fiili gerçekleştirdiğinin ceza mahkemesi tarafından tespit edilerek anılan davalının cezalandırıldığı, bu sebeple Erdal'ın da sorumlu olduğu, davalı T..
A..'nin bayisi olan G.. A..'nin abonelik sözleşmesinin tarafı olmadığından zararın doğumunda kusura yönelik bir sorumluluğunun bulunmadığı, ne sözleşmesel ne de haksız fiil sebebiyle sorumluluğu bulanmayan davalı M. Sağlık Hizmetleri Paz. ve Tic. Ltd. Şti'nden tazminat istenemeyeceği, davalıların şifre ve paroların davacı tarafından korunmadığına ilişkin iddialarını ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın Turkcell A.Ş. yönünden kabulü ile, 50.000,00 TL'nin zarar tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasayla değişik 2/2 bendindeki (avans) faiz oranı üzerinden davalı Turkcell'den tahsili ile davacıya verilmesine, asıl dava dosyasının davalıları olan G.. A..
ile M. Ltd. Şti. hakkındaki davanın sabit olmadığından reddine, birleşen dosyada davalılar H. Bank A.Ş. ile E.. K.. hakkındaki davaların kabulü ile, davalı H. Bank A.Ş. yönünden 50.000,00 TL'nin zarar tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasayla değişik 2/2 bendindeki (avans) faiz oranından bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı E.. K.. yönünden ise 50.000,00 TL'nin zarar tarihi olan 15.05.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasayla değişik 1/1 bendindeki (yasal) faiz oranından bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, tahsilde tekerrüre yol açılmamasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı T.. A.. vekili ve davalı H. Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı H. Bank A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- […] Bank A.Ş. ile E.. K..'nin müteselsil sorumluluğunun bulunmasına ve davacının talebinin de bu yönde olmasına rağmen mahkemece müteselsil sorumluğa hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- […]. A.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4. ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur.
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı T. İletişim Hizmetleri A.Ş. de kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararı olup, davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Dolayısı ile davacının talebini akidi olan davalı bankaya yöneltmesi gerekmektedir. Şayet usulsüz işlemde davalı T. A.Ş’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı T.
A.Ş’ye husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı H. Bank A.Ş vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı T.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı T.. A.. yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.672,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden ihbar olunan H. Bank A.Ş'den alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı T. İletişim Hizmetleri A.Ş'ye iadesine, 13/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101940000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz