İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11433 E. 2011/4181 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme faizi↗ reeskont faizi↗ icra takibine itiraz↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının ödemesi gereken apel borcunun 40.000 TL olduğu, TTK'nun 407/1. maddesi gereği davalının ihtara gerek kalmaksızın temerrüt faizi ödemekle yükümlü olduğu, davalının apel ödemesini en geç 19.09.2003 tarihine kadar yapması gerektiği, 19.09.2003 tarihinden icra takip tarihine kadar değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasının uygun olacağı, itirazın haksız olduğu gerekçesiyle, icra takibine itirazın kısmen iptali ile toplam 66.435,07 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa reeskont faizi uygulanmasına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, apel alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin, Şişli 3. İcra Müdürlüğü'nün 2005/6666 esas sayılı dosyasındaki icra takip talebinde, asıl alacak ile birlikte 19.09.2003-19.04.2005 tarihleri arasındaki kademeli olarak hesaplanan reeskont faizi olan 28.280,00 TL.'nin de tahsili talebinde bulunduğu, mahkemece gerekçe kısmından anlaşıldığı üzere, 19.09.2003 tarihinden 21.04.2005 tarihine kadar T.C.Merkez Bankası tarafından açıklanan değişen oranlardaki reeskont faizi uygulaması sonucu faiz alacağı miktarının 26.435,07 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Bu şekilde, davacı vekilinin icra takibinde istediği faiz miktarı ile mahkemece hüküm altına alınan faiz miktarı arasında çelişki doğmuş ve faiz miktarının ne şekilde hesaplanarak belirtilen miktara ulaşıldığı anlaşılamamıştır. Mahkemece, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde faiz hesaplamasının karar yerinde tartışılarak, açıklığa kavuşturulması, gerektiğinde konusunda uzman yeni bir bilirkişiden bu sayılan hususları yargısal denetime olanak verecek biçimde açıklayan rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin dosya içinde bulunan rapora ve ek rapora vaki ciddi itirazları mahkemece karşılanmadan, faiz miktarının hesap yöntemi ve dayanağı belirtilmeden, gecikme faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1603 E. 2022/7210 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma
Benzer bu kararda… enen davalıların birlikte bu zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... haklarındaki davanın HMK 150.maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı ...’ın davadan önce vefat ettiği anlaşılmakla, bu davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddine ve davanın diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmişt …
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7091 E. 2013/11241 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, yönetim kurulunun apel çağrısında bulunmaması neticesinde uğranılmış olan zararın ispatlanamadığı, bu nedenle «yönetim kurulu» ve denetim kurulunun sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 19.12.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4050 E. 2013/21038 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının ödemesi gereken apel borcunun 40.000 TL olduğu, TTK'nun 407/1. maddesi gereği davalının «ihtara» gerek kalmaksızın «temerrüt faizi» ödemekle yükümlü olduğu, davalının apel ödemesini en geç 19.09.2003 tarihine kadar yapması gerektiği, 19.09.2003 tarihinden icra takip tarihine kadar değişen oranlarda «reeskont faizi» uygulanmasının uygun olacağı, itirazın haksız olduğu gerekçesiyle, «icra takibine itirazın» kısmen iptali ile toplam 66.435,07 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa reeskont faizi uygulanmasına, %40 «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın şirket «yönetim kurulu», denetim kurulu ve ortaklarına karşı açılan «sorumluluk davası» olduğu, şirketin 09.10.1995 tarihli genel kurulunda 240.000 TL sermaye artışı yapıldığı, bunun 60.000 TL’nin ortaklarca ödendiği 10.000 TL’lik öz sermaye «mahsup» edildiğinde bakiye 180.000 TL ödenmemiş sermaye borcunun kaldığı, muhasebe kayıtlarının şirket ortaklarının apel borcunu olduğu gibi gösterdiği, zarar kalemi olarak yalnızca apel borcu olduğu, bu borç tutarının da kayıtlara doğru geçirildiği, fiktif kayıt olmadığı, bu nedenle ortakların sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davalılar .. ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın HUMK.409.maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalılar.. hakkındaki davanın sabit olmadığından reddine, apel borcu bulunan davalılardan ...’nın 68.400 TL, ...’nın 36.000 TL,..’nın 36.000 TL, ... .’nın 36.000 TL, ...’nın 1.800 TL ve ...’nın 1.800 TL’den sorumlu olmak üzere toplam 180.000 TL. ödenmeyen apel alacağının «temerrüt tarihi» 05.09.2008 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile bu davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · temerrüt tarihi · muacceliyet · açılmamış sayılma · mahsup · temlik · yönetim kurulu kararı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın şirket «yönetim kurulu», denetim kurulu ve ortaklarına karşı açılan «sorumluluk davası» olduğu, şirketin 09.10.1995 tarihli genel kurulunda 240.000 TL sermaye artışı yapıldığı, bunun 60.000 TL’nin ortaklarca ödendiği 10.000 TL’lik öz sermaye «mahsup» edildiğinde bakiye 180.000 TL ödenmemiş sermaye borcunun kaldığı, muhasebe kayıtlarının şirket ortaklarının apel borcunu olduğu gibi gösterdiği, zarar kalemi olarak yalnızca apel borcu olduğu, bu borç tutarının da kayıtlara doğru geçirildiği, fiktif kayıt olmadığı, bu nedenle ortakların sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davalılar .. ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın HUMK.409.maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalılar.. hakkındaki davanın sabit olmadığından reddine, apel borcu bulunan davalılardan ...’nın 68.400 TL, ...’nın 36.000 TL,..’nın 36.000 TL, ... .’nın 36.000 TL, ...’nın 1.800 TL ve ...’nın 1.800 TL’den sorumlu olmak üzere toplam 180.000 TL. ödenmeyen apel alacağının «temerrüt tarihi» 05.09.2008 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile bu davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «temlik» alan TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
… kemece karara esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalılardan ..., ..., . ... ., ... ve ...’nın sorumlu oldukları apel borcu 05.09.1998 tarihinde «muaccel» olduğu halde, dava dilekçesinde alacağın 31.08.2000 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesi talep edilmesi nedeniyle mahkemece bu tarihten faize karar veril …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/397 E. 2021/4956 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11433 E. , 2011/4181 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2008 tarih ve 2006/476 - 2008/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline devredilen Standart Alkollü ve Alkolsüz İçecek San. ve Tic. A.Ş. anasözleşmesinde esas sermayenin 500.000 TL olarak belirlenip 50.000 hisseye ayrıldığını, davalının şirket koymayı taahhüte ettiği sermaye miktarı 160.000 TL'nin 1/4'ü olan 40.000 TL'yi şirketin tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, 19.09.2003 tarihine kadar ödemesi gerektiği halde ödeme yapmadığını, faziyle beraber 68.820 TL'nın ödenmesi için yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin tüm malvarlığına el konulduğunu, dolayısıyla borcu ifa edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının ödemesi gereken apel borcunun 40.000 TL olduğu, TTK'nun 407/1. maddesi gereği davalının ihtara gerek kalmaksızın temerrüt faizi ödemekle yükümlü olduğu, davalının apel ödemesini en geç 19.09.2003 tarihine kadar yapması gerektiği, 19.09.2003 tarihinden icra takip tarihine kadar değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasının uygun olacağı, itirazın haksız olduğu gerekçesiyle, icra takibine itirazın kısmen iptali ile toplam 66.435,07 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa reeskont faizi uygulanmasına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, apel alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin, Şişli 3. İcra Müdürlüğü'nün 2005/6666 esas sayılı dosyasındaki icra takip talebinde, asıl alacak ile birlikte 19.09.2003-19.04.2005 tarihleri arasındaki kademeli olarak hesaplanan reeskont faizi olan 28.280,00 TL.'nin de tahsili talebinde bulunduğu, mahkemece gerekçe kısmından anlaşıldığı üzere, 19.09.2003 tarihinden 21.04.2005 tarihine kadar T.C.Merkez Bankası tarafından açıklanan değişen oranlardaki reeskont faizi uygulaması sonucu faiz alacağı miktarının 26.435,07 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Bu şekilde, davacı vekilinin icra takibinde istediği faiz miktarı ile mahkemece hüküm altına alınan faiz miktarı arasında çelişki doğmuş ve faiz miktarının ne şekilde hesaplanarak belirtilen miktara ulaşıldığı anlaşılamamıştır.
Mahkemece, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde faiz hesaplamasının karar yerinde tartışılarak, açıklığa kavuşturulması, gerektiğinde konusunda uzman yeni bir bilirkişiden bu sayılan hususları yargısal denetime olanak verecek biçimde açıklayan rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin dosya içinde bulunan rapora ve ek rapora vaki ciddi itirazları mahkemece karşılanmadan, faiz miktarının hesap yöntemi ve dayanağı belirtilmeden, gecikme faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019197800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz