6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklık

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4651 E. 2011/4001 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ba/bs formları şahsi sorumluluk aktif dava ehliyeti ba formu hisse senedi pay defteri anonim şirket taraf ehliyeti ortaklık ilişkisi taşıyan eksik inceleme dahili dava husumet e-defter

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: SPK · TTK — TTK 329TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı ...'ın ise şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkilinden 07.07.1998, 17.11.1998 ve 01.03.1999 tarihli üç adet hisse talep formu imzalatılarak toplam (88.691) DM. alındığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu talep formları davalı Yimpaş Gıda A.Ş. unvanını taşımakta olup, devredilen hisse adedi olarak sırasıyla (55), (58) ve (102), her bir hisse bedelinin sırasıyla (385), (385) ve (443) DM., ödenen miktarların da (21.175), (22.330) ve (45.186) DM olduğu açıklamalarını içermekte, devralan olarak davacı ve ... ile bir başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacı ile Müberra’nın imzası dışındaki imzaların davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir. Davalılar vekili, 26.08.2008 tarihli yazısı ile davacı ...’ın Yimpaş Holding A.Ş.’nde (1.000.000) TL nominal bedelli toplam (58) adet, Yimpaş Gıda A.Ş.’de (1.000.000) TL nominal bedelli toplam (75) adet hissesinin bulunduğunu bildirmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının Yimpaş Holding A.Ş.’de (58) adet, Yimpaş Gıda A.Ş.’de (75) adet hissesi bulunmaktadır.

Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan Belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Ayrıca yukarıda anılan 26.08.2008 tarihli yazıdan ve Takasbank kayıtlarından, davacının Yimpaş Gıda A.Ş.’nin yanında Yimpaş Holding A.Ş.’de de ortak olarak gözüktüğü anlaşılmaktadır. Davacı vekili ise işbu davada sadece Yimpaş Gıda A.Ş.’ne husumet yöneltmiştir. Oysa bu türden bir uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için davacının tüm taleplerini ortak olarak gözüktüğü diğer şirkete de yöneltmesi, anılan şirketin de işbu davaya karşı savunmalarının tespit edilmesi ve yukarıdaki bentte belirtilen tüm araştırmaların, aynı grup şirketlerinden olan Yimpaş Holding A.Ş.’nin defter ve kayıtları üzerinde de yapılması gerekmektedir.

O halde mahkemece, davanın açılış şekli de gözetilerek, davacı vekiline Yimpaş Holding A.Ş.’ne karşı dava açıp işbu dava ile birleştirmesi için süre verilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

3-Yine davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde belirtilen sözleşmelerden 01.03.1999 tarihli olanında davalı Yimpaş Gıda AŞ.’nden hisse devralan kişinin ... olduğu belirtilmektedir. Davacı vekili de işbu davada talep ettiği (88.691) DM alacak miktarını belirlerken 01.03.1999 tarihli sözleşmede yazılı meblağı da hesaba dahil etmiştir. Ancak dava sadece ...'dan alınan vekaletname ile ve sadece ... adına açılmıştır.

Bu durumda mahkemece re’sen nazara alınması gereken davacı ...’ın aynı soyadını taşıyan Müberra için aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Ortaklık 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1112 E. 2010/12260 K.

    Ortak: · dava şartı · Ortaklık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1181 E. 2010/12971 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8079 E. 2011/1318 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4638 E. 2010/12400 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ba/bs formları

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8083 E. 2011/7618 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit ve İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8073 E. 2011/7327 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4643 E. 2011/3495 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4640 E. 2011/3660 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4651 E.  ,  2011/4001 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2009 tarih ve 2008/518 - 2009/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2011 gününde davacı avukatı ..... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile (47.698,93) Euro tahsil edildiğini, daha sonra müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, bu konuda davalı ... ve dava dışı diğer yöneticiler hakkında verilen ceza kararının kesinleştiğini, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ve bu konuda da anılan yöneticiler hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleştiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, şimdilik (47.698,93) Euro karşılığı (93.652,08) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı ...'ın ise şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkilinden 07.07.1998, 17.11.1998 ve 01.03.1999 tarihli üç adet hisse talep formu imzalatılarak toplam (88.691) DM. alındığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu talep formları davalı Yimpaş Gıda A.Ş. unvanını taşımakta olup, devredilen hisse adedi olarak sırasıyla (55), (58) ve (102), her bir hisse bedelinin sırasıyla (385), (385) ve (443) DM., ödenen miktarların da (21.175), (22.330) ve (45.186) DM olduğu açıklamalarını içermekte, devralan olarak davacı ve ... ile bir başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacı ile Müberra’nın imzası dışındaki imzaların davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir.

Davalılar vekili, 26.08.2008 tarihli yazısı ile davacı ...’ın Yimpaş Holding A.Ş.’nde (1.000.000) TL nominal bedelli toplam (58) adet, Yimpaş Gıda A.Ş.’de (1.000.000) TL nominal bedelli toplam (75) adet hissesinin bulunduğunu bildirmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının Yimpaş Holding A.Ş.’de (58) adet, Yimpaş Gıda A.Ş.’de (75) adet hissesi bulunmaktadır.

Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan Belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Ayrıca yukarıda anılan 26.08.2008 tarihli yazıdan ve Takasbank kayıtlarından, davacının Yimpaş Gıda A.Ş.’nin yanında Yimpaş Holding A.Ş.’de de ortak olarak gözüktüğü anlaşılmaktadır. Davacı vekili ise işbu davada sadece Yimpaş Gıda A.Ş.’ne husumet yöneltmiştir. Oysa bu türden bir uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için davacının tüm taleplerini ortak olarak gözüktüğü diğer şirkete de yöneltmesi, anılan şirketin de işbu davaya karşı savunmalarının tespit edilmesi ve yukarıdaki bentte belirtilen tüm araştırmaların, aynı grup şirketlerinden olan Yimpaş Holding A.Ş.’nin defter ve kayıtları üzerinde de yapılması gerekmektedir.

O halde mahkemece, davanın açılış şekli de gözetilerek, davacı vekiline Yimpaş Holding A.Ş.’ne karşı dava açıp işbu dava ile birleştirmesi için süre verilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

3-Yine davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde belirtilen sözleşmelerden 01.03.1999 tarihli olanında davalı Yimpaş Gıda AŞ.’nden hisse devralan kişinin ... olduğu belirtilmektedir. Davacı vekili de işbu davada talep ettiği (88.691) DM alacak miktarını belirlerken 01.03.1999 tarihli sözleşmede yazılı meblağı da hesaba dahil etmiştir. Ancak dava sadece ...'dan alınan vekaletname ile ve sadece ... adına açılmıştır.

Bu durumda mahkemece re’sen nazara alınması gereken davacı ...’ın aynı soyadını taşıyan Müberra için aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019154500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.